İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/921 E. 2024/694 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/921
2024/694
19 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/921 Esas
KARAR NO: 2024/694
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/11/2022
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas Sayılı takip dosyasıyla giriştikleri icra takibinde borçlunun vefat etmiş olması sebebiyle mirasçıları yönünden takibe devam edilmek üzere ödeme emrinin mirasçılara tebliğ edildiğini, mirasçıların yapmış oldukları itirazlar neticesinde takibin mirasçılar yönünden durduğunu, mirasçıların icra takibine konu takip dayanağı senetteki imzanın murise ait olmadığını, işbu senedi borçlunun imzasını taklit etmek suretiyle müvekkilinin düzenlediğini beyan ederek borca, takibe, imzaya, faiz ve tüm ferilerine itiraz edip icra takibinin haksız olduğunu ve takibin durdurulmasını talep ettiklerini, bu iddiaların asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile borçlu arasında ekte sunulan sözleşme olduğunu, takibin dayanağı olan 18.09.2020 ödeme tarihli 20.000 TL bedelli senedin, işbu sözleşmeye dayandığını, senet aslı ve sözleşmenin, takip dayanağı olarak ---------- İcra Müdürlüğü'ne teslim edildiğini, borçlu müteveffanın imzasının taklit edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, gerek senet üzerindeki gerekse sözleşme üzerindeki imzanın borçlu müteveffanın kendisine ait olduğunu, ilgili senet aslı ve sözleşmede yer alan fakat mirasçıların borçlu müteveffaya ait olmadığını iddia ettikleri imza üzerinde uzman bilirkişi tarafından imza incelemesi yapılarak imzanın borçluya ait olduğunun tespit edilebileceğini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkâr/kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle mirasçıların icra takibine vaki haksız ve mesnetsiz itirazlarının reddini, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazları nedeniyle borçlu müteveffanın mirasçıları aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve icra takibine vaki itirazın iptali ile takibe devam edilmesine karar verilmesini sayın mahkemenizden talep etme gereği hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle imza incelemesi yapılmasına, davalı mirasçıların yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ve takibin mirasçılar yönünden devamına, davalı mirasçıların işbu itirazları bakımından kötü niyetleri sabit olduğundan İİK gereğince takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı mirasçılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı mirasçılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ---------- 17.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak eşi ---------- ve çocukları ---------, --------, ----------, ----------, ---------- ve ---------- bulunduğunu, davacı tarafından müteveffa ---------- adına düzenlenen ve imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanmış olan kambiyo senedi (bono) ile gerçeğe aykırı ve haksız olarak ---------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müteveffanın vefatıyla alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından kötü niyetli olarak düzenlenen senet dayanak gösterilerek ---------- Noterliği 14.02.2022 tarih ve ---------- yevmiye numaralı mirasçılık belgesi temin edilerek, kötü niyetli olarak müvekkilleri aleyhine takip yapıldığını, senet üzerindeki imzanını müteveffadan sadır olmadığı çıplak gözle dahi anlaşılır olması ve tespit edilmesi üzerine müvekkillerinin takibe konu iddia olunan alacağa itiraz ettiklerini, müvekkilleri aleyhine haksız olarak başlatılan takibe itiraz sonrası davacı tarafından işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini, TTK hükmü gereği kıymetli evrak bono ile alacağın ileri sürülebilmesi için düzenleyenin el ile imza edilmiş senedin bulunması gerektiğini, müvekkillerine tebliğ edilen ödeme emrine konu olan senetteki imzanın müvekkillerinin mirasçısı müteveffaya ait olmayıp, müteveffanın imzası taklit edilerek oluşturulduğunu ve bu şekilde takibe konu yapıldığını, bu nedenle senet üzerindeki imzanın müteveffaya ait olmadığının gerekli incelemeler sonrası tespit edilebileceğini, müteveffanın adının kullanılması ve imzasının taklit edilmesi suretiyle müvekkillerinin haksız ve hukuka aykırı şekilde borçlu olarak gösterilme amacı taşıdığının aşikar olduğunu, bu hususun müteveffanın imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbi talep edilerek bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yapılması neticesinde ortaya çıkacağını, davaya konu bonodaki imzanın müteveffaya ait olmadığı bir senet ile alacağın olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkillerin takibe konu senetten dolayı davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilleri ile davacı arasında geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığını, icra inkâr tazminatına ancak, borçlu hakkında geçerli bir ilamsız icra takibi yapılmışsa hükmedileceğini, bu sebeple davacının bu talebi yönünde karar verilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı yanın gerçeğe aykırı şekilde müteveffanın imzasını taklit edilmesi suretiyle düzenlenen senet ile müvekkilleri aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere davacının tazminata mahkûm edilmesine karar verilesisini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 20.000-TL Asıl Alacak, 4.673,01-TL işlemiş Faiz ve 40,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 24.713,01 TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 05/05/2024 ve 06/05/2022 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı ---------- tarafından 25/04/2022 tarihinde, davalılar, ----------, ----------, -----------, ----------, ----------, ----------- tarafından 26/04/2022 tarihinde, icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Takibe konu bonoda mevcut olan keşideci imzasının davalıların murisi Keşideci---------- ait olup olmadığının tespiti için dosya -------- Dairesi'ne sevk edilmiş, 25/01/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu senetteki ----------- adına atılı imzalar ile ---------- mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ---------- eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği bildirilmiştir. Müteveffa davalılar murisi keşideci ---------- temin edilen imza örnekleri ile 25/08/2020 düzenleme tarihli 18/09/2020 ödeme tarihli borçlu --------- adına düzenlenen 20.000 TL bedelli bonoda yer alan imzanın karşılaştırılması ve grafolojik değerlendirme yapılarak keşideci imzasının müteveffaya ait olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor tanzim edilmek üzere dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu senette borçlu --------- atfen atılmış imzalar ile davalıların murisi -------- karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından, çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu senette borçlu --------- atfen atılmış imzaların, davalıların murisi ----------- eli ürünü OLDUĞU kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, takip incelendiğinde takibin örnek 7- ilamsız takip olarak başlatıldığı, takip dayanağının ise davalıların murisinin keşidecisi olduğu iddia edilen bono olarak gösterildiği, davacının bu bonoyu dayanak göstermek sureti ile örnek-7 ilamsız takip başlattığı, davalıların da takipte ve iş bu dosyada imzaya itiraz ettiği, takip dayanağı bono aslının mahkememizce yapılacak olan incelemeye esas olmak üzere dosyaya getirtildiği, incelendiğinde bono metnindeki ödeme günü kısmının "18.09.2020" olarak rakamla doldurulduğu, yazı ile ise "18 ARALIK 2020" tarihinin yazılı olduğu bu durumda bonoda çift vade olacağı ve bu hususunda TTK 778/1-b yollaması ile 703/2 maddesi gereğince "...birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır" hükmü gereğince değerlendirilmesi gerekeceği, ezcümle takibe dayanak bonoda çift vade bulunduğu ve bu hususun mezkur kanun maddeleri gereğince bonoyu geçersiz hale getirdiğinin mahkememizce kabul edildiği, ancak kambiyo vasfı çift vade dolayısıyla kaybolmuş olsa dahi eldeki takip dayanağı belgenin adi senet hükmünün ise devam ettiği, mahkememizce aldırılan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce hükme esas alındığı, bu doğrultuda takip dayanağı adi senetteki davalıların murisine atfen atılı olan imzanın davalıların murisine ait olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mirası reddetmeyen davalı mirasçıların murisleri olan keşidecinin borçlarından miras payı oranında mesul olacakları, takibin örnek-7 ilamsız takip olmakla bono bedeli olarak yazılı olan 20.000,00-TL'ye bonoda yazılı olan vade tarihlerine kadar işlemiş faiz talep edilemeyeceği, davalıların ödeme emrinin tebliği ile temerrüde düşecekleri, bu tarihten öncesi için işlemiş faizin davalılardan talep edilemeyeceği mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl alacak likit olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
- Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına davalı mirasçılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 20.000-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 4.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
KARAR HARCI
- Alınması gerekli 1.366,20 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 431,28 TL harcın mahsubu ile eksik 934,92 TL'nin davalı mirasçılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
-
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 4.713,01. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
-
Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 831,87 TL peşin harç olmak üzere toplam 912,57 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarfedilen 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.345,00 TL adli tıp faturası, 673,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 7.018,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 5.679,60 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.338,40 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca, Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan 1.640,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 1.327,24 TL'sinin davalılardan, 312,76 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
-
Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58