İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/977 E. 2024/671 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/977
2024/671
11 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/977 Esas
KARAR NO: 2024/671
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 01/12/2022
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile müvekkilinin yeğeni olan davalı ... ----------- davalı şirketin ortakları olduklarını, şirketin münferit imza yetkilisi olan davalı ... --------- görevini kötüye kullanarak müvekkilinin dolandırdığını, şirketin iki yıldır genel kurulunun toplanamadığını, şirkette % 50 oranında paya sahip müvekkilinin her geçen gün daha da zarara uğradığını, ----------- yaşayan müvekkilinin erkek kardeşi ------------ 2015 senesinde ----------- bir taşınmaz satın aldığını, burada müvekkilinin ikamet ettiğini, müvekkilinin ---------- vatandaşlığına geçebilmesi ve gerekirse taşınmazı üzerine alabilmesi için ------------- 2019 yılında müvekkiline bir vekâletname verdiğini, davalı ... ---------- gayrimenkulün davalı şirketin üzerine alınmasını ve şirket hisselerini müvekkiline devretmeyi önerdiğini, bu şekilde vatandaşlığın daha kolay alınacağını söylediğini, müvekkilinin taşınmazın şirket üzerine devrine yanaşmadığını, buna rağmen davalı ... ---------- müvekkilinin güvenini kazanabilmek için şirketin % 50 oranındaki hissesini 04-02-2020 tarihinde müvekkiline devrettiğini, davalının da tek imza yetkisinin devam ettiğini, davalının ------------ yaşında olan ve ----------- bilmeyen müvekkilini çeşitli yerlere götürerek şirket ile ilgili birtakım işler yaptırdığını ve muhtelif kâğıtlar imzalattığını, müvekkilinin de davalıya güvendiğini, işte bu süreçte davalı ... ----------- müvekkilinin vekâletnamedeki tevkil yetkisini kötüye kullanarak 30-12-2019 tarihinde noterden ---------- adına taşınmazın satış yetkisini içerir bir vekâletname düzenlettiğini, müvekkilinin kardeşi ----------- ----------- geldiğinde şirket ile ilgili birtakım usulsüzler fark ettiğini, şirket ile ilgili ---------- incelerken bahsi geçen taşınmazın şirket adına tescil edildiğini öğrendiğini, bunun üzerine tapu kayıtlarına baktığında vekâletnamedeki tevkil yetkisinin usulsüz kullanılarak işlemin gerçekleştiğini gördüğünü, gayrimenkulün şirkete satış işleminin 07-01-2020 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin ve kardeşi ------------ davalı ... ----------- ve --------- şikayetçi olduklarını, soruşturmanın sürdüğünü, ayrıca müvekkilinin iradesine aykırı biçimde tevkil vekâletnamesi düzenleyen Noter ve Başkatip hakkında da Savcılığa şikayette bulunulduğunu, --------- da 15-11-2022 tarihinde azledildiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine da satışının davalı şirket adıma satılan taşınmazın üçüncü kişi engellenmesi için ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararı verdiğini, müvekkilinin ortağı davalı ... ----------- halen ulaşamadığını, davalı ... ------------- yaptığı işlerden müvekkilinin olmadığını, davalının ustaca müvekkilini dolandırdığını, taşınmazın satışı karşılığında müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, taşınmazın şirketin merkezi olarak gösterildiğini ve burada davalının ikamet ettiğini, davalı şahsın şirketin genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, müdür olarak görev yapmaya devam etmesi halinde şirketi borçlandırıcı işlemler yapmasından endişe edildiğini belirterek öncelikle davalının temsil yetkisinin geçici olarak kaldırılmasına, davalı şirkete yönetici kayyım atanmasına, davalının TTK m.630/4 uyarınca azledilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ---------- uyruklu ve aynı zamanda----------- vatandaşı olan müvekkilinin yıllardır. ------------ bulunduğunu, gemi kaptanlığı mesleğinin yanında ticari faaliyetini de sürdürdüğünü, müvekkilinin teyzesi olan davacı ... ------------- çocuğu olmadığından müvekkilini çocuğu gibi büyüttüğünü, müvekkilinin uluslararası sularda yük taşımacılığı yapmak üzere 06-11-2019 tarihinde tek başına davalı şirketi kurduğunu, dava dışı ----------- kendisine ait ---------- evin satışına ilişkin yetkiyi 17-07-2019 tarihinde kardeşi olan davacı ... ---------- verdiğini, davacı ... ----------- de davalı şirkete ortak olmasının karşılığında ---------- evi şirkete devredebileceğini müvekkiline söylediğini, davacı yaşlı olması ve işlemlerle uğraşmak istememesi nedeniyle yeğeni ------------ 30-12-2019 tarihinde noterden vekâletname verdiğini, akabinde de ---------- davacının istek ve talimatı doğrultusunda 07-01-2020 tarihinde söz konusu gayrimenkulü şirkete devrettiğini, devir karşılığında da aralarındaki anlaşmaya istinaden müvekkili ----------- şirketteki hissesinin yarısını 15-01-2020 tarihli genel kurul kararına istinaden davacıya devrettiğini, mü azlinde husumetin şirket müdürüne, kayyım atanmasında ise husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müdürle ortaklar arasındaki ihtilâfların müdürün azli için haklı sebep oluşturmayacağını, genel kurulun toplantıya çağrılmamasının da müdür ile şirket arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğini göstermeyeceğini savunarak; müdürün azline ilişkin davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine, müvekkili ----------- yönünden esastan reddine, kayyım atanmasına ilişkin davanın müvekkili ------------ yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine, müvekkili şirket yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava; davalı şirketin yetkilisi olan davalı ... ------------ TTK'nun 630/4 maddesi gereği davalı şirketteki müdürlük görevinden azli ile davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Davalı ..., her türlü deniz araçlarının alım satımını ve işletilmesini yapmak üzere 06-11-2019 tarihinde tescil edilerek tek ortaklı olarak kurulmuştur. ----------Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde kayıtlı olan şirketin ticaret sicil numarası ----------- tir. Davalı şirketin 200.000.- T.L. sı olan sermayesinin tamamı davalı ... ----------- aittir.Davalı ... -----------, kuruluşta ana sözleşmenin 7 inci maddesine göre; aksine karar alınıncaya kadar müdür olarak seçilmiş ve şirketi münferiden temsile yetkili kılınmıştır. Şirketin ana sözleşmesi 12-11-2019 tarihli ve ---------- sayılı ----------- ilân edilmiştir.Kuruluştan kısa bir süre sonra, davalı ... ----------- 200.000.- T.L. lık sermayesinin 100.000.- T.L. lık kısmını,----------Noterliği'nce 11-11-2019 tarihinde ----------- yevmiye numarasıyla düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesi ile davacı ...'a devretmiş ve şirketin tek ortaklık durumu sona ermiştir. Devir neticesinde davalı şirketin 200.000.- T.L. lık sermayesinin ortaklar arasındaki dağılımının ------------- (Davalı Ortak) 100.000 TL ... (Davacı Ortak) 100.000 TL şeklinde olduğu görülmüştür. Söz konusu hisse devri 15-01-2020 tarihli ortaklar kurulu toplantısında kabul edilmiş, 29-01-2020 tarihinde tescil edilerek, 04-02-2020 tarihli ve 10008 sayılı ---------- yayımlanmıştır.Davaya konu olan ---------- İli, ----------- İlçesi,----------- Mahallesi'nde bulunan Pafta No:----------, Ada No:----------, Parsel No:---------- kayıtlı bulunan ---------- numaralı mesken niteliğindeki taşınmazı dava dışı ------------ 15-05-2015 tarihinde satın almıştır. Dava dışı ------------, davada bahsi geçen taşınmazın satışı için, ----------- Noterliği'nden 17-07-2019 tarihinde,--------- yevmiye numarasıyla davacı ...'a vekâletname vermiştir. Vekâletnamede başkalarını da tevkil, teşrik ve azil yetkileri de bulunmaktadır. Davacı ...'de vekâletnamedeki satış yetkisi için, ----------- Noterliği'nden 30-12-2019 tarihinde ---------- yevmiye numarasıyla düzenlenen vekâletname ile dava dışı ---------- vekil tayin etmiştir. ---------- taşınmazı 07-01-2020 tarihinde davalı şirkete satmıştır. Davalı şirket, 07.01.2020 tarihide satın aldığı taşınmazı, iki sene sonra 02.01.2022 tarihinde kayıtlarına işlemiştir. Davalı şirket 195.000.- T.L. sına satın aldığı gayrimenkulden ötürü, ortaklarına 195.000.- T.L. sı borçlanmıştır. Ancak, defter kaydında hangi ortağa borçlandığı gösterilmemiştir. Davalı şirketin sermayesi de 31-12-2022 tarihiyle ödenmemiş olarak gözükmektedir. Davalı şirketin bir faaliyeti de yoktur. Gayrimenkulün alınmasına dair bir genel kurul (ortaklar kurulu) kararı mevcut değildir.Davalılar vekili, gayrimenkulün alışına karşılık; davalı müvekkilinin, davalı şirketteki hissesinin yarısını, 15-01-2020 tarihli genel kurul kararına istinaden davacıya devrettiğini savunma konusu yapmıştır. Oysa, ne 15-01-2020 tarihli genel kurul kararında, ne de 11-11-2019 tarihinde Noterde düzenlenen ----------- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesinde; davalının hissesini, davacıya gayrimenkul satışı sebebiyle devrettiğine dair bir ibare yoktur.Davalı şirketin kayıtlarında varlık olarak bir davaya konu olan gayrimenkul ve birde taşıt aracı gözükmektedir. Davalı şirketin bunların haricinde başkaca bir varlığı yoktur. Bunlar da borçlanarak alınmıştır.Davacının talebi üzerine Mahkeme tarafından atanan Kayyım tarafından davalı şirketin 30-05-2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmışsa da; müdür seçimi yapılamamıştır. Davalı şirkette ortakların hisseleri %50 oranında eşit olduğundan, şirkette karar da alınamamaktadır.Davalı şirketin muhasebe kayıtları usulüne uygun şekilde tutulmamıştır. Kapanış tasdikleri de eksiktir. Davalı müdür her sene zorunlu olan genel kurul toplantısını yapmamaktadır. TTK'nın 630/1 maddesi uyarınca genel kurul, müdür veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkı ve temsil yetkisini sınırlandırabilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca her bir şirket ortağına haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteme hakkı getirilmiştir. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ve diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetim için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, her somut olayın özelliğine göre azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir. Görüldüğü gibi yasa hükmünde yöneticinin azli için haklı sebep olabilecek durumlar sınırlı olarak sayılmamış ve her somut olayın özelliğine göre değerledirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Somut olayda; davacı ve davalının eşit paylarla ortak oldukları davalının kuruluştan beri müdürlük görevini yerine getirdiği, şirketin gayri faal hale geldiği, genel kurulun toplanamadığı, sermayesinin ödenmediği, genel kurul kararı almadan taşınmaz alındığı, bu hususun ceza yargılamasına konu edildiği, davalının şirketi iyi yönetemediği belirlenmekle; davalı ... ----------- aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise iş bu müdürlükten azil davası şirkete karşı yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
-
Davalı . . . . . . . . . Şti. aleyhine açılan davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddine,
-
Davalı ... . . . . . . . . . . aleyhine açılan davanın KABULÜ ile ;
----------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----------- sicil numarası ile kayıtlı ------------- Şti. Müdürü olan davalı ... ------------ şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak müdürlük görevinden AZLİNE,
Yönetim kayyımı olarak tedbiren ...'nun atanmasına, görevine kararın kesinleşmesine kadar tedbiren devamına,
Yönetim kayyımına karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 5.000 TL ödenmesine, ücretin davacı tarafından karşılanmasına,
3-KARAR HARCI;
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 346,90 TL'nin davalı ... ----------- tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-VEKALET ÜCRETİ
a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ------------ alınarak davacıya verilmesine,
b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ----------- Şti için taktir olunan 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 161,40 TL'nin davalı ... ----------- alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 3.000 TL bilirkişi ücreti ve 302,25 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 3.302,25 TL'nin davalı ... ---------- alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
d-Davalı ---------- Şti tarafından yatırılan 25,60 TL vekalet harcının davacı taraftan tahsili ile davalı ---------- Şti'ne verilmesine,
e-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58