SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/658 E. 2024/66 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/658

Karar No

2024/66

Karar Tarihi

29 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/658 Esas

KARAR NO: 2024/66

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 28/09/2021

KARAR TARİHİ: 29/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda

DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dondurulmuş gıda ürünleri imalatı ve satışı yapan bir şirket olduğunu, davalı ------- şirketinin ise ------- -------- ilçesinde faaliyet gösteren dondurulmuş veya soğutulmuş mallar için soğuk hava depolarında depolama hizmeti sunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.04.2020 başlangıç tarihli 1 yıl süreli bir saklama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı şirketin maliki bulunduğu soğuk hava depolarının --------- nolu odalarını müvekkiline tahsis ederek bu odalarda müvekkilinin dondurulmuş gıda ürünlerinin muhafazasını yapacağını ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt ettiğini, davalı sigorta şirketinin ise diğer davalı şirketin soğuk hava depolarını ve depolar içerisindeki 3.şahıs emtialarını sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, davalı şirketin maliki bulunduğu soğuk hava depolarında 29.06.2020 tarihinde büyük çapta bir yangın meydana geldiğini, bu yangında davalının tüm soğuk hava depoları ve bu depolarda muhafaza edilen 3.şahıslara ait milyonlarca liralık gıda ürünlerinin yanarak telef olduğunu, bu yanında müvekkilinin de toplam maliyet değeri 1.556.467,36 TL olan dondurulmuş gıda ürünlerinin yanarak tamamen telef olduğunu, söndürme işlemini yapan itfaiyenin yangın raporuna göre saat 20.56’da başlayan yangının davalı şirket güvenlik görevlilerince 21.35’te itfaiyeye ihbar edildiğinin, yangın nedeniyle depoda bulunan tüm malların tamamen telef olduğunun bildirildiğini, yangının büyük çaplı olması ve deponun tamamen tahrip olması nedeniyle yangının çıkış nedeninin tespit edilemediğini, yangının çıkış nedeninin bilirkişilerce tespitin edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, yangınla ilgili yürütülen soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, davalılar arasında 02.09.2019 – 2020 dönemi için “-------- Sigorta Poliçesi” isimli sigorta poliçesi tanzim edildiğini, bu sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketinin yangının meydana geldiği davalı şirketin depolarını ve bu depolardaki ürünleri yangına karşı sigortalayarak teminat altına aldığını, teminat limitinin 3. şahıslara ait emtialar için 3.000.000 TL olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketinin işbu sigorta poliçesi uyarınca müvekkili şirketin yangından kaynaklı tüm zararlarından sorumlu olduğunu, yangından sonra davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası sonucunda müvekkili şirketin emtia zararları tutarının 1.506.051 TL olarak tespit ve rapor olunduğunu, müvekkilinin sonradan doğrudan davalı sigorta şirketine ihtarname keşide edilerek hasar ihbarında ve tazmin talebinde bulunduğunu, ancak eksper raporuyla da doğrulanan müvekkili zararının tazmin talebine bu güne kadar ne olumlu ne de olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmenin başlığında her ne kadar kira sözleşmesi yazılı ise de taraflar arasındaki sözleşmenin gerçekte bir saklama sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin bu sözleşme ile birlikte müvekkili şirketin üretmiş olduğu dondurulmuş gıda ürünlerini belirli bir bedel karşılığında soğuk hava depolarında güvenliği de kendisine ait olacak şekilde muhafaza ederek sakladığını, sözleşmenin içeriğinden ve taraflara yüklediği edimlerden sözleşmenin bir taşınma kira sözleşmesi değil saklama sözleşmesi olduğunun aşikar olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında düzenlenen saklama sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin taşınırlarının zarara uğramasını ve yok olmasını engelleyecek önlemleri almakla ve onu özenle saklamakla yükümlü olan davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, davalı şirketin yangınla ilgili güvenlik önlemlerini almayarak tedbirsiz davrandığını, yangınla ilgili güvenlik önlemlerini gereği gibi alması, yangın ilk uyarı ve müdahale sistemlerini mevzuata uygun ve güvenlik kurallarına uygun şekilde tam olarak işletseydi belki de yangının hiç bu boyutlara ulaşmayacağını, yangının başlama saati ile itfaiyeye bildirim saati arasında ciddi zaman farkı bulunduğunu, bunun da davalı sigorta şirketinin ihmalinin göstergesi olduğunu, yine şirket çalışanlarının yangına gereği gibi ilk müdahale yapmamasının şirket çalışanlarının yangın konusunda eğitilmediğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin yapı maliki sıfatıyla müvekkili şirketin zararlarından sorumlu olduğunu, 19.12.2007 tarihli -------- yayımlanan binaların yangından korunması hakkındaki yönetmeliğin 75.maddesinin 3.fıkrası gereğince yapı yüksekliği 6,5 metreden ve bina toplam kapalı alanı 5.000 m2’den yüksek olan depoları otomatik yangın algılama sistemi gereken binalar arasında saydığını, ancak davalı şirketin mevzuat hükümlerine uymadığını, otomatik yangın sistemi kurmadığını, yine depoda bulunması gereken taşınmazda ısı ve duman dedektörlerinin ve otomatik yağmurlama sisteminin bulunmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı davalı depo maliki olan davalı şirketin TBK’nin bina malikinin sorumluluğu hükümleri uyarınca müvekkili şirketin zararlarından sorumlu olduğunu, yangının büyümeden söndürülememesinin ve ortaya çıkan zararın artmasının baş sorumlusunun davalı şirketin çalışanları olan güvenlik görevlisi olduğunu, bu nedenle davalı--------- şirketinin TBK’nin 66.maddesindeki “Adam Çalıştıranın Sorumluluğu” hükümleri kapsamında müvekkili şirketin zararlarından sorumlu olduğunu iddia ederek, sigorta hasar dosyasındaki eksper raporuyla teyit olunan müvekkili şirketin yangın sebebiyle telef olan ürünlerinin maliyet bedeli oranındaki 1.506.051 TL zararının ileride artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davalı--------- şirketi yönünden yangın tarihi olan 29.06.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise ihtarnameyle tazmin talep tarihi olan 10.07.2020 tarihinden başlamak üzere ticari reeskont avans faizi oranındaki temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı ------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı --------- Şti. arasında 02.09.2019 – 2020 tarihleri arası ---------numaralı-------- Sigorta Poliçesinde teminat altına alınan rizikolar düzenlendiğini, sigorta poliçesinde sigortalı firmaya ait bina ve emtiaların hasar bedeli teminatının 3.şahıs emtia bedeli teminatı 3.247.397,26 TL ve yangın mali mesuliyet teminatı 2.719.791,75 TL olarak belirlendiğini, sigortalı için tahakkuk ettirilen hasar bedelinin 7.570.079 TL ödemesinin --------- Esas sayılı dosyasına yapıldığını, 3.şahıs emtia teminat tutarı olan 3.247.398 TL’nin --------- D.İş sayılı dosyasında tevdii mahalli tayin edilerek -------Bankası --------- şubesine ait banka hesabına yatırılmasına karar verildiğini ve ilgili tutarın müvekkili tarafından bildirilen hesaba yatırıldığını, sadece davacıya poliçede belirtilen emtia teminatının ödenmesinin mümkün olmadığını, diğer başvurucular ile birlikte proporsiyon hesabı yapıldıktan sonra sigorta ödemesi yapılabilmesinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe kapsamında sağlanan başkaca teminat bulunmadığını, 3.şahıs emtia zararı için tevdii mahalli tayini ile birlikte müvekkili şirketin borcundan kurtulduğunu, bu nedenle borcundan tamamen kurtulmuş olan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı sigortalı soğuk hava deposu ile davacı şirket arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğması sebebiyle davaya bakmakla görevli Mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev yönünden davanın reddi gerektiğini, TBK m.72 ve TBK m.1470’e göre sigorta poliçesinden yapılan tüm taleplerin hasar olayının meydana gelmesinden itibaren iki yıl içerisinde zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, gerek alınan bilirkişi raporunda gerekse eksper raporlarında yangının ana nedeninin 2 nolu oda kiracısı olan -------- şirketine ait depoda ------- şirketi çalışanları tarafından içilen sigaranın depo içerisinde atılması sebebiyle çıktığının tespit edildiğini, yangının meydana gelmesinde sigortalı --------- firmasının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, illiyet bağı 3.kişinin kusuru ile kesildiğinden davalı sigortalıdan ve dolayısıyla müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının, iddia edilen yangın sebebiyle meydana gelen hasarının mükerrer tazmin ve talebinin önlenebilmesi için davacı yanın tanzim ettirmiş olduğu herhangi bir sigorta poliçesi ile tazmin edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği zarar ve faiz miktarının fahiş olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin temerrüt hali mevcut olmadığından faiz talebinin de reddi gerektiğini savunarak, davanın öncelikle görev yönünden, Mahkeme aksi kanaatte ise itirazları dikkate alınarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresinin --------- olması nedeniyle yetkili Mahkemelerin -------- Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin, oda kiralayan şirketlere odanın anahtarını verdiğini, kiracıların serbestçe odaların giriş-çıkışlarını, mal yükleme-teslim alma işlemlerini kendileri yaptıklarını, kira sözleşmesi yapıldıktan sonra müvekkilinin kiracıların odalarına herhangi bir müdahale yapamadığını, hatta bazı firmaların soğuk hava depolarında kendilerine şube dahi açarak işlemlerini oradan yürüttüklerini, müvekkilinin yalnızca güvenlik amacıyla bekçi bulundurduğunu ve teknik sebeplerle arıza oluştuğu zaman müdahale edebilmesi amacıyla teknik bir eleman bulundurduğunu, 29.06.2020 tarihinde işletmesinde yer alan kiracıya ait bir soğuk hava odasında yangın çıktığını ve yangın neticesinde soğuk deposunun tamamen yandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olması ve müvekkilinin kiraya verdiği soğuk hava odalarına hiçbir şekilde müdahalede bulunmaması, taraflar arasında mutlak ticari ilişki olmayıp yanlıca kira ilişkisi bulunması göz önüne alındığında davaya konu uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, kiralanan yerin yanın tarihindeki hali ile ilk günden itibaren kiracıyla kiraya verildiğini, herhangi bir ayıp ihbarı da olmadığını, sonradan ortaya çıkan bir ayıbın da söz konusu olmadığını, basiretli bir tacir olan kiracının bu haliyle bilerek kiralama yaptığını ve yangın tarihine kadar sözleşmeden dönmediğini, müvekkilinin tesisinde yangın uyarı-söndürme sistemi bulunmadığını bilerek ve buna rağmen isteyerek kiralama yapan kiracının bu tehlikeden kaynaklı zarardan dolayı müvekkilinden tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davaya konu yangın olayından dolayı herhangi bir kusuru veya kastının bulunmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun da olmadığını, gerekli bakım ve kontrollerini yaptığını, yangının fark edilir edilmez de gerekli müdahale ve ihbarın yapıldığını, yangınla ilgili yürütülen soruşturma dosyasından da anlaşılacağı üzere yangın sebebinin müvekkilinden kaynaklanmadığını, yine -------- D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da sabit olduğu üzere yangının elektrik panolarından, Güneş Enerjisi sisteminden kaynaklanmadığının tespit olunduğunu, yangın sonrası alınan tüm raporlarda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığının tespit edildiğini, yangına binadan kaynaklanan etken, yapı bozukluğu veya bakım eksikliğinin sebep olmadığını, müvekkili firmanın bina sahibi olarak kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkili firmanın haksız fiili söz konusu olmadığından haksız fiil iddiasıyla müvekkilinin sorumlu olduğu bir husus ve bedel bulunmadığını, ayrıca davacının da zarar iddiasını kesin olarak ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu irsaliyelerde faturalarda teslim yeri olarak geçen yer ile müvekkili firmanın adresinde farklılıklar olduğunu, yine dilekçe ekinde sunduğu irsaliyelerin hiçbirisinde müvekkili firma veya yetkililerinin imzasının bulunmadığını, dilekçe ekinde sunulan faturaların tamamen müvekkilinden bağımsız ve farklı şehirlere ait olduğunu, kantar tutanaklarının da müvekkiline ait olmadığını, tüm bu belgeler müvekkili haricinde ve müvekkilinin dahli olmadan her zaman tek tarafları olarak düzenlenebilecek mizan kaydı – stok miktarına dayanıldığını, ayrıca kiracının yandığını ve kullanılmaz hale geldiğini iddia ettiği ürünler sanki varmış gibi hiç mal çıkartmamış gibi kötü niyetli hareket ettiğini, davacının dilekçesinde belirttiği ürün miktarı ve bedellerin fahiş ve afaki olduğunu, toplam belirttiği zararın da gerçeği yansıtmadığını, Mahkemece aksi kanaat haslında dahi farklı hukuki münasebetlerin tümü açısından da müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, davacının iddiasının aksine kusursuz sorumlulukta dahi kurtuluş beyyinesi getirilebileceğini ve illiyet bağının kesilmesi sebebiyle zarardan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, meydana gelen yangın olayının en fazla mücbir sebep olarak addedilebileceğini, yangından en büyük zararı görenin de müvekkili olduğunu, müvekkilinin zardan sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen faiz başlangıç tarihi ile oranının da yasal ve hukuki olmadığını, davacıya kendi sigortası tarafından yapılan tüm ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, tüm ödemeler mahsup edilmeden eldeki davanın ikame edilmesinin doğru olmadığını savunarak, açılan davanın öncelikle görev ve yetki yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, bu tazminatın davacıdan tahsil ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; davalı şirkete ait olan ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan soğuk hava deposunda meydana gelen yangın olayından dolayı davacının ürünlerinde oluşan hasardan kaynaklı olarak davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu kısmen gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Davalı -------- Şti'nin ------- Mah. ------- No; -------- --------- adresinde bulunan ve mülkiyeti kendisine ait olan soğuk hava depolarında 29.06.2020 tarihide yangın meydana geldiği, bu yangında davacıya ait ürünlerin telef olduğu anlaşılmıştır. Davalı -------- Şti. ile davalı ------- şirketi arasında 02.09.2019 başlangıç tarihli, 02.09.2020 bitiş tarihli, --------- Poliçe Numaralı “---------- Sigorta Poliçesi” tanzim olunduğu, sigorta poliçesinde Bina Yangın teminat limitinin 12.191.945 TL bedel üzerinden teminat altına alındığı anlaşılmıştır.Dosyada mevcut sözleşmeler incelendiğinde, taraflar arasında, davacı şirketin Kiracı, davalı ---------- Şti’nin kiralayan olduğu 07.04.2020 tarihli “KİRA SÖZLEŞMESİ” başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca davalı şirketin maliki bulunduğu 2 odanın aylık 25.000 TL bedel karşılığında davacı şirkete kiralandığını, kira başlangıç tarihinin 07.04.2020, sözleşme süresinin ise 1 yıl olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Yangının çıkmasında dava dışı 2 no.lu depo kullanıcısı -------- Şirketinin kullandığı depoda yangın çıkma riskine karşı alınması gereken yangın önlem ve güvenlik tedbirlerini almadığı/aldırmadığı, bu eksiklikleri yapı sahibine yazılı olarak bildirmediği, ihmal ve tedbirsizliği nedeniyle yangının çıkmasında KUSURLU belirlenmiştir. Depoların mülkiyetine sahip olan Davalı Bina sahibi --------- şirketinin binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında, depo olarak inşası yapılan binanın mevzuata ve standartlara uygun inşa edilmediği, depo olarak kullanıma kiraya verdiği taşınmazda yangın güvenlik tedbirlerinin alınmaması/aldırılmaması, ihmali ve tedbirsizliği neticesinde kiracısının işyerinde meydana gelen yangının, diğer işyerlerine yayılmasına ve hasarın büyümesinde etken olması nedeniyle KUSURLU olduğu belirlenmiştir.

----------- no.lu --------- SİGORTA POLİÇESİ’nin davalı------- şirketi tarafından tanzim edildiği, poliçe priminin ödenip ödenmediği ve poliçenin yangın tarihinde yürürlükte olup olmadığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, sigorta poliçesinin yangın tarihi olan 29.06.2020 tarihi itibariyle yürürlükte ve geçerli olduğu, davaya konu 29.06.2020 tarihli yangının ve oluşan hasarların sigorta poliçesi yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği, davaya konu 29.06.2020 tarihli yangın neticesinde meydana gelen hasarların ve zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu, davacı ------- şirketinin davalı --------Şti.’nin kiracısı olduğu, diğer davalı ------- şirketi tarafından tanzim edilen -------- no.lu -------- SİGORTA POLİÇESİ’nden menfaat sağlayan konumunda olduğu, poliçe klozları ve açıklamaları ile Yangın Ve İnfilak Mali Sorumluluğu klozları birlikte göz önünde bulundurulduğunda poliçedeki 4.000.000 TL’lik emtia bedelinin 3.000.000 TL’sinin üçüncü şahıslara ait emtia bedeli olduğu, 1.000.000 TL’sinin ise sigortalıya ait emtia bedeli olduğu, poliçedeki “2.719.791,75 TL bedelli Mali Mesuliyet Teminatının” Yangın ve İnfilak Mali Sorumluluğu klozları çerçevesinde kiracıların emtialarını teminat altına alan bir kloz olduğu anlaşılmıştır.Yangın Mali Mesuliyet Teminatı ile 3. Şahıs Emtia Teminatı başlıkları altında ayrı ayrı değerlendirilen tazminat alacaklarının sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olması ve zarar görenlerin birden fazla olması nedenleriyle garame (proporsiyon) hesabı yapılması gerektiği belirlenmiştir. Davacı ------- şirketinin 29.0.2021 tarihli dava dilekçesi ekinde yangın sonrası telef olan ------- ait Yeminli Mali Müşavir -------- tarafından onaylanmış ürün listesi ve maliyet raporu ve beyan edilen listelere göre --------- Şti.’de kalan “----------” isimli ürünlerin toplam mal bedelinin 1.484.451 TL, nakliye bedelinin 21.600 TL, kira bedelinin 50.416,36 TL, toplam bedelin ise 1.556.467,36 TL olduğu görülmüştür. Ekspertiz Raporunun incelenmesinde; expertiz bulguları başlığı altında yapılan değerlendirme de depolanan gıda nedeni ile metan gazı oluşamayacağı, yangının depolanan gıdalar nedeniyle meydana gelemeyeceği, yaşanan yangın olayı nedeniyle depoların içerisinde bulunan bütün emtianın yanarak telef olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı şirket tarafından talep edilen zarar tutarının 1.556.467,36 TL olduğu kabul edilen tutarın 1.506.051,00 TL olduğu ve kadri maruf olduğu, garame hesabına göre davacının sigorta poliçesine dayalı olarak davalı -------- şirketinin talep edebileceği tazminat tutarının 133.178,14 TL olduğu, mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yeni Türk Borçlar Kanununda yapı malikinin sorumluğu 69. Maddede düzenlenmiştir. TBK 69. maddesinde " bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür" denilmektedir. Kanun hükmü, bina ve yapı eserleri nedeniyle sorumluluğu, bunların yapım bozukluğu veya bakım eksikliğine dayandırmaktadır.TBK bu sorumluğu " özen" ilkesine dayanan kusursuz sorumluluk halleri arasında saymıştır. Kusura dayanmayan sorumlulukta, sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağ bulunması, bozukluktan veya bakım eksikliğinden dolayı meydana gelmesi gerekmektedir, davalı daire sahibi -------- Şti’nin, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında depo olarak inşaatı yapılan binanın mevzuata ve standartlara uygun inşa edilmediği, depo olarak kullanıma verdiği, taşınmazdan yangın güvenlik tedbirlerini almadığı, aldırmadığı, dolayısıyla meydana gelen yangın nedeniyle bina sahibi olarak kusursuz sorumluluğu bulunduğu, davacı kiracı ve dava dışı ihbar olunan kiracı ------Ş''nin kusuru bulunduğu, ancak bu kusurun illiyet bağını kesmeyeceği, davalı yapı malikinin TBK'nun 69. maddesi uyarınca yangının meydana getirdiği zarardan sorumlu olduğu, zararın davalılar arasında düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı, rizikonun 29.06.2020 tarihinde gerçekleştiği, iş bu davanın 28.09.2021 tarihinde açıldığı, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin " saklama sözleşmesi " niteliğinde olduğu, bu nedenle görev itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı delili olarak dava dilekçesi ekinde sunulan -------- Noterliğinin 10.07.2020 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapılarak, davaya konu yangın nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu yaklaşık1.555.467,36 TL hasar bedelinin karşılanması hususunun ihtar olunduğu, ilgili ihtarnamenin 16.07.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin TTK'nun 1427 maddesi gereği 03.08.2020 tarihinde, davalı ------- Şti'nin ise riziko tarihinde tememrüde düştüğü belirlenmekle; davanın kabulü ile, 1.506.051 TL'nin davalı sigorta şirketinin 133.178,14 TL sorumluluk limiti gözetilerek davalı --------Şti. yönünden 29.06.2020 tarihinden itibaren davalı -------- şirketi yönünden 31.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği, Davalı ------- şirketinin davadan önce -------- D.iş sayılı dosyası ile tevdi mahalli tayini talep ettiği ve -------- Sigorta Poliçesi kapsamında üçüncü şahıs zararı için verilen 3.247.398,00 TL teminatı ------- Bankası --------- Şubesine depo ettiği görülmekle, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

  1. DAVANIN KABULÜ ile ;

1.506.051 TL'nin davalı sigorta şirketinin 133.178,14 TL sorumluluk limiti gözetilerek davalı --------- Şti. yönünden 29.06.2020 tarihinden itibaren davalı ------- şirketi Yönünden 31.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

2-HARÇLAR

Alınması gerekli 102.878,34 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 25.719,59 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 77.158,75 TL'nin davalı ---------- Şti tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-VEKALET ÜCRETİ

Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 192.484,08 TL nispi vekalet ücretinin davalı -------- Şti alınarak davacıya verilmesine,

4-ARABULUCULUK ÜCRETİ

6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.360,00 TL'nin davalı -------- Şti'inden tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-YARGILAMA GİDERLERİ

a-Davacı tarafından yatırılan 25.719,59 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 8,50 TL vekaletname olmak üzere toplam 25.787,39 TL harcın davalı -------- Şti alınarak davacıya verilmesine,

b-Davacı tarafından sarf edilen 10.000 TL bilirkişi ücreti, 5.000 TL ek bilirkişi ücreti ile 345,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 15.345,00 TL'nin davalı -------- Şti'nden alınarak davacıya verilmesine,

c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapharçlarasliyeinceleme“kirasigortaticaretmahkemesikusurlusözleşmesi”(SözleşmedengerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim