İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/555 E. 2024/644 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/555
2024/644
6 Ağustos 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/642 Esas
KARAR NO: 2024/461
DAVA: Tazminat (Posta Tekelini Bozmaktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2023
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (posta tekelini bozmaktan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili özetle, kredi ve banka kartlarının taşınması içinin posta tekeline tabi olduğunu, davalı bankanın müvekkili şirketi taşıması gerektiği kart ve ilgili gönderileri başka taşıma firmalarına taşıttığını, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre “evrensel posta hizmetleri yükümlüsü” olarak belirlendiğini, Yasanın “posta tekeli” başlıklı 6 ncı maddesine göre posta tekelini ihlal edenlerin, bu ihlal kapsamındaki gönderileri için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta ücretinin on katı tutarında meblağı tazminat olarak ödemek zorunda olduğunu, 6475 sayılı Yasanın Geçici 8 inci maddesinin atıf yaptığı yasanın 6 ncı maddesine göre ---------- tarafından ağırlık ve ücret belirleninceye kadar mülga 5584 sayılı Posta Kanununun ilgili maddelerinin uygulanacağının belirtildiğini, anılı Yasaya göre davalının gönderime konu ettiği evrakın ---------- idaresinin tekelinde olduğunu; davalı aleyhine -------- ATM nde açılan davada posta tekel hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, anılı uyuşmazlıkta mahkemesince temin edilen 13/1/2022 ve 12/2/2022 tarihli heyet raporlarında tespitlere yer verildiğini, bu bilirkişi raporları doğrultusunda hesaplama yapılabilecekse de davalının ticari defter ve kayıtları bilinmediğinden davayı belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kaldıklarını, müvekkili --------- nin posta tekel hakkı olduğu hususunda istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararları olduğunu belirterek;
Davalının 01.06.2013'ten 31.01.2017 tarihine kadar ----------- Bankası göndericisinden alarak taşımış olduğu ve ----------E.sayılı dosyadaki bilirkişi raporlarında tespit edilen posta tekeline tabi her gönderi için Posta Telgraf Ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında tazminatın ve ihlal tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizinin davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine,
Davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine,
Muarazanın önlenmesi ile müvekkilin tekel hakkına müdahalenin menine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde, "Huzurdaki davanın; ----------- E. sayılı dosyası ile derdest olmasından, derdestlik itirazımız yerinde görülmez ise davacının davaya konu taleplerinin zamanaşımına uğramış olmasından ve ayrıca davacının huzurdaki dava yönünden hukuki yararının bulunmamasından bahisle öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek üzere, usule ilişkin itirazlarımızın yerinde görülmemesi halinde ise; davalı müvekkil şirketin davacının tekel hakkını ihlal etmediği ve davalı müvekkil şirketin davaya konu taşımalarının haksız rekabet teşkil etmediğinden bahisle davanın esastan tümden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Zira, davalı müvekkil şirketçe yapılan taşımaların davacının posta tekel hakkının ihlali anlamına gelmeyeceği iddiamız; Davalı müvekkil şirketin sunduğu posta hizmetini, düzenleyici ve denetleyici kurum olan --------- kendisine vermiş olduğu yetki belgesi ile yerine getirdiği, Yetki belgesinin dosyada mübrez mütalaalar ile yakın tarihli yargı kararlarında da belirtildiği üzere tekel hakkı kapsamındaki tüm gönderiler bakımından bir hukuka uygunluk nedeni olduğu, Kabul anlamına gelmemek üzere, yetki belgesinin davacının tekel hakkı kapsamında kalan taşımalar yönünden hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmemesi ihtimalinde dahi davalı müvekkil şirketin davaya konu edilen taşımalarının davacı --------- tekel hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, Zira, davalı müvekkil şirketin taşıdığı kredi kartlarının haberleşme gönderisi niteliğini haiz olmadığı, Yine kabul anlamına gelmemek üzere; kredi kartlarının haberleşme gönderisi niteliğini haiz olduğunun kabulü ihtimalinde dahi davaya konu taşımaların davacı ---------- tekel hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, Zira, --------- gerekli ağırlık belirlemesi yapılana dek haberleşme gönderileri yönünden davacının tekel hakkının bizzat kendi uygulaması uyarınca 20 grama kadar olan haberleşme gönderileri ile sınırlı olduğu, 20 gramı aşan haberleşme gönderileri yönünden davacının tekel hakkı bulunmadığı, Davalı müvekkil şirketçe taşınan kredi kartı gönderilerinin ağırlığının en az 50-60 gram olduğundan bahisle tekel kapsamı dışında kaldığı hususları ile sabittir" demek suretiyle huzurdaki davanın ---------- E. sayılı davası ile derdest olması nedeniyle usulden reddine, Derdestlik itirazımızın Sayın Mahkemeniz'ce yerinde görülmemesi halinde, davacının davasına konu taleplerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine, Dilekçemiz içeriği açıklamalarımız ile sabit olduğu üzere; huzurdaki davanın ayrıca davacının hukuki yararının bulunmamasından bahisle usulden reddine, Usule ilişkin itirazlarımız yerinde görülmeyerek işin esasına girilmesi halinde ise davalı müvekkil şirketçe yapılan taşımalar yönünden --------- alınan yetki belgesinin hukuka uygunluk nedeni olarak kabulü ile dava konusu somut olayda hukuka aykırılık unsuru bulunmadığı ve dolayısıyla davacının tekel hakkının ihlal edilmediğinden bahisle davanın esastan tümden reddine, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, Sayın Mahkemeniz'ce yetki belgesinin hukuka uygunluk nedeni sayılmaması halinde; davalı müvekkil şirketçe yapılan taşımalara konu emtianın haberleşme gönderisi değil, ticari emtia vasfını haiz olmasından bahisle posta tekeli ihlali teşkil etmeyeceğinin ve dahi söz konusu emtialar haberleşme gönderisi vasfını haiz olsa dahi, davalı müvekkil şirketçe yapılan taşımalara konu emtiaların davacının bizzat kendi tarifelerinde uyguladığı 20 gram sınırını aştığından bahisle posta tekeli ihlali teşkil etmeyeceğinin kabulü ile davanın esastan tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, davacının tekel hakkına aykırı olarak davalı tarafından hizmet verildiği iddiasına dayalı, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, bundan kaynaklı alacak davasıdır.Mahkememizce 26/9/2023 tarihli tensip doğrultusunda, davacı ---------Ş. ne müzekkere yazılarak -------- Kurumu ile akdedilen 23/07/2013 tarihli Görev Sözleşmesinin okunaklı bir suretinin ve 2013 - 2017 yıllarına göre değişen Posta ve Telgraf Ücret Tarifelerinin; ------- ATM ne müzekkere yazılarak mahkemelerinin------- esas, --------- Karar sayılı ilamı ile ilama esas bilirkişi raporunun bir suretinin; -------- ATM ne müzekkere yazılarak mahkemelerinin --------- E.-------- K. Sayılı ilamı ile ilama esas bilirkişi raporunun bir suretinin ve --------- Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak mahkemelerinin --------- E.sayılı dosyada alınan 13/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 12/02/2022 tarihli heyet raporu ile ön inceleme tutanağının bir suretinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.Davalı şirket vekilinin 25/10/2023 tarihli cevap dilekçesi sunduğu; dilekçe ile -------- E.sayılı davasının, tarafları ve konusu aynı olan işbu dava bakımından derdestlik itirazının ileri sürüldüğü, anılı davanın istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğinin belirtildiği; ayrıca zamanaşımı itirazları ve davanın belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğine dair usule ilişkin itirazların mevcut olduğu anlaşılmıştır.Tensip doğrultusunda ---------ATM, -------ATM, ---------ATM ne ve davacı --------Ş ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, 6475 sayılı kanun 6 ncı maddesi gereği posta tekeline ilişkin düzenlemeye aykırılık sebebiyle tazminat talebi ile birlikte davalı şirketin 6475 sayılı kanunun yürürlük tarihinden itibaren posta tekeline ilişkin düzenlemeye aykırı olarak yapılan tüm taşımalarının tespitine ve muarazanın giderilmesine ilişkin olduğu belirlenmiş, aynı celsede tahkikata geçilerek, --------Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, Mahkemelerinin ---------- E.sayılı uyuşmalığındaki dava dilekçesi, ilk derece mahkemesi kararı ve varsa hükme esas alınan raporun birer suretlerinin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine; dosyanın, biri sektör bilirkişisi , biri mali muhasip bilirkişi ve bir diğeri de rekabet hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek, davalı -------Ş ve gerekirse dava dışı -----------Ş nın 2013-2017 tarihleri arasındaki ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle,
-
Davalının, --------Bankasından kabulünü yaparak taşıdığı hesap ekstreleri, ihtarnameler, banka ve kredi kartlarının davacı şirketin taşıyabileceği ve posta tekeli kapsamına giren gönderi türü olup olmadıkları,
-
Anılı gönderi türü konusundaki hizmetinin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve yine anılı Yasanın atfıyla mülga 5584 sayılı Posta Kanunu kapsamında davacının tekelinde olup olmadığı,
-
Dava dışı------Ş nın davalı --------Ş nden yukarıda belirtilen anlamda hizmet alıp almadığı, aldı ise bunların adedi ve gönderi (bedel) tutarları,
-
Sabit olması halinde davalının eyleminin 6475 sayılı Yasanın ilgili hükümleri de göz önünde bulundurularak 6102 sayılı Yasa (m.54-63) kapsamında haksız (rekabet) eylem mahiyetinde olup olmadığı, anılı yasanın 60 ncı maddesi doğrultusunda zamanaşımının söz konusu olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine,
Bilirkişi heyetine tarafların ve üçüncü kişi ---------- Bankası kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
7/5/2024 tarihli raporda, "Davacı taraf davalının 01.06.2013'ten 31.01.2017 tarihine kadar ---------- Bankası göndericisinden alarak taşımış olduğu gönderiler için iş bu davayı açtığını dava dilekçesinde belirtmiştir. Dava 14.09.2023 tarihinde açılmıştır.Haksız rekabet devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı süresi haksız eylemin sona erdiği tarihte başlar.Somut olayımızda davacı talebini sınırlandırmış ve 01.06.2013 — 31.01.2017 tarihleri arasındaki gönderiler hakkında tazminat talebinde bulunmuştur. Bu durumda haksız rekabetin devam ettiği sonucuna ulaşmak oldukça zordur.Davacı son eylemin 31.01.2017 tarihinde olduğunu beyan etmiş fakat davayı 14.09.2023 tarihinde açmıştır. 6 yıldan uzun bir süre boyunca davayı açmamıştır. Bu süre boyunca davacının kendi isteğiyle hareketsiz kalıp dava açmadığı düşünülmektedir. Bu konudaki nihai değerlendirme sayın mahkemeye aittir. - Davalı gönderilerinin haberleşme gönderisi olmadığı ve bu itibarla post tekeline aykırılığın mevcut olmadığı kanaatine ulaşıldığından, davalının iş şartı niteliğinde bir kurala aykırı hareket ettiği sonucuna varılamayacağından, eylemin TTK m. 55/l-e kapsamında haksız rekabet teşkil etmediği,-TTK “da belirtilen 3 yıllık dava açma süresinin somut olay açısından geçtiği fakat bu konudaki nihai değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu,- Davalı ----------- firmasının 23.05.2013 tarihinde çıkarılan 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre tüm şartları sağlayarak 16.10.2014 ile 15.10.2029 yıllarını kapsayan Ulusal (tüm yurt genelinde) coğrafik kapsamında “Hizmet Sağlayıcı” yetki ve belgesini 16.10.2014 tarihinde aldığı,-23.05.2013 tarihinde çıkarılan 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre davacı ve davalı tarafın---------- Hizmet Sağlayıcıları olduğu,
-
Davalı ---------- firmasının ---------- aldığı yetki ile piyasada banka ve kredi kartlarının dağıtımını yapabileceği, bu hizmetinin de posta tekeli ihlalli olmadığı kanaatine varıldığı,
-
Davalı ------------ firmasının piyasada dağıtım hizmeti verdiği banka ve kredi kartlarının davacı şirketin taşıyabileceği ve posta tekeli kapsamına girmeyen gönderi türü olduğu kanaatine varıldığı" tespitlerine yer verilmiştir.(2) numaralı celsede davacı vekilinden sorulduğunda; "Beyan ve itirazlarımızı tekrarla, hesaplama yapılması için dosyanın ek rapora gönderilmesini talep ederiz, raporda posta sayısı belirlendi, ancak mali hesaplama yapılmadı, zararın tespit edilmesini talep ederiz, bizim iddiamız davalının taşımasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir, davamız 10 yıllık zamanaşımına tabidir, biz haksız rekabet hükümlerine değil, davalının kanuna aykırı davranması nedeni ile davamızı açtık, dolayısı ile genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı söz konusudur" demiş; davalı vekili ise, "Zamanaşımına ilişkin savunmayı kabul etmiyoruz, yarışan hükümler söz konusu olduğunda özel hüküm genel hükümden önce gelir, dolayısı ile davalının genel zamanaşımına tabi olduğu savunmasını kabul etmiyoruz, iddia konusu yapılan fiillerin hukuki niteliği haksız rekabet olarak belirlenmiştir, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, celse arasında sunduğumuz dilekçeleri tekrar ederiz, mahkeme zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermeyecekse harcın ikmal edilmesi gerekir" şeklinde beyanda bulunmuştur.6102 sayılı Yasanın "Zamanaşımı" başlıklı 60 ıncı maddesine göre, 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ayrıca haksız rekabet davasının çok uzun zaman sonra açılmasının hakkın suiistimali olacağı belirtilmektedir. ------------ 19/11/2969 tarihli kararında da bu husus vurgulanmıştır .Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalıya izafe edilen ve haksız olduğu (hukuka aykırı olduğu) iddia edilen eylemlerin 01.06.2013 - 31.01.2017 tarihlerinde gerçekleştiği, davanın ise zamanaşımı süresinden sonra ikame edildiği anlaşıldığından davanın, davalının zamanaşımı def’i nin kabulü ile, davanın (tüm talepler bakımından) zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davalının zamanaşımı def’i nin kabulü ile, davanın (tüm talepler bakımından) zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL harç dava açılırken peşin olarak alınan 269,85.-TL den mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Ara buluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55