SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1149 E. 2024/523 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/1149

Karar No

2024/523

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/1149 Esas

KARAR NO: 2024/523

DAVA: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 23/10/2017

KARAR TARİHİ: 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA:Davacı-karşı davalı vekili dava-karşı davada cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın --------- bir şirket ile yapmış olduğu ihracat anlaşması gereğince, davalı firma ile sağlam olduğu kalite kontrol firması tarafından tespit edilen 30.000 adet iç çamaşırının alım satımı konusunda anlaştığını, bu anlaşma gereğince davalı tarafa 5.000,00.-TL ödendiğini, 17.08.2016 tarihinde 3.000,00.-TL, 17.02.2017 tarihinde 2.950,00.-Buro havale yapıldığını, ayrıca çamaşırlara etiket dikimi için yine davacı şirket tarafından 5.000,00.-TL ödendiğini, ödemenin yapılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından 30.000 adet iç çamaşırının davacı şirkete teslim edilmediğini, teslimat olmadığı için davacı şirketin anlaşma yaptığı firmanın sözleşmeyi feshettiğini, --------- firma tarafından yapılan ödemenin iadesi yapılmadığı takdirde davacı şirket aleyhine dava açılacağının da ihtar edildiğini belirttiğini, ayrıca güven ilişkisinin de zedelenmiş olmasından dolayı başkaca siparişlerinin de iptal edildiğini ifade ettiğini, davacı şirket tarafından davalı tarafa 19.06.2017 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmenin feshedilmesiyle ödenmiş paraların iadesinin istendiğini ancak cevap alınamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle davalı şirkete ödenen 24.500,00.-TL'nin ve 15.000,00.-TL manevi tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, Karşı Dava Açısından verilen beyanlarda: Davalı şirket ile 30.000 adet çamaşır için anlaşıldığını, -------- yazışmalarından görüleceği üzere malların parasının davalı tarafa ödendiğini ve helalleşildiğini, iç çamaşırına dikilen etiketlerin firma etiketi olmayıp beden etiketi olduğunu, davacının davalıya ait iç çamaşırlar içinden kalite kontrol yaptırmış ve aralarındaki anlaşma gereğince sağlam olan 30000 adetin seçildiğini, bu çamaşırların davacıya teslim edilmek yerine davalı tarafın bir başkasına satmış olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin iç çamaşırlarını ihraç edeceğinden davalı tarafın fatura kesmeden davacı şirketin çamaşırları gidip almasının mümkün olmadığını, davalı tarafından gönderildiği iddia edilen ihtarnamenin ise taraflarına ulaşmadığını ve bilgileri dahilinde olmadığını beyan etmiştir.

ASIL DAVA CEVAP-KARŞI DAVA DAVA DİLEKÇESİ :Davalı-karşı davacı vekili asıl davada cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile 30.000 değil 50.000 iç çamaşırı almak üzere anlaşmaya varıldığını, alışverişin peşin ödeme şeklinde olacağını, anlaşma uyarınca ürün bedellerinin ödenip teslim alınması gerektiğini, ürünlerin hazırlandığını, davacının ürünleri görüp beğenip kalite kontrol elemanına kontrol ettirerek satın aldığını, alışveriş anında etiket işi yapan ---------- eleman çağırılarak 50.000 adet iç çamaşırına kendi markasına ait etiketi dikmek üzere anlaşıldığını ve 5.000,00.-TL paranın ----------- ödendiğini, 50.000 adet çamaşırın etiket dikimi için -------- teslim edildiğini, davacı tarafın ürün bedellerini ödeyerek etiket firmasından teslim alması gerektiğini, davacı şirketin aksine borçlu olduğunu, 41.650,00-TL ödeme yapması gerektiğini, ancak sadece 17.02.2017 tarihinde 2.950,00.-Euro havale edildiğini, başka bir ödeme yapılmadığını, ürün bedelleri nedeni ile 30.145,00.-TL daha borcu bulunduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtara --------Noterliğinin 22.06.2017 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini ancak ürün bedellerinin ödenerek teslim alınmadığını, Karşı Dava Açısından verilen beyanlarda: davacı şirket ile yapılan anlaşma gereğince işe bedelinin 41.650,00 TL olduğunu, ancak sadece 17.02.2017 tarihinde 2.950,00.-Buro havale edildiğini, başka bir ödeme yapılmadığını, ürün bedelleri nedeni ile 30.145,00.-TL daha borcu bulunduğunu, davalı şirketin edimini yerine getirdiğini ürünlerin etiket firmasına | yıl önce teslim edildiğini halen ödemesinin yapılmadığını, ---------Noterliğinin 22.06.2017 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödeme yapılmasının istendiğini ancak yapılmadığını, davalı şirketin söz konusu ürünleri ticari olarak değerlendirme imkanının olmadığını ve zarar ettiğini, arz edilen nedenle 30.145,00.-TL'nin ihtar tarihi olan 22.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, karşı davacının davasının reddine, davalarının kabulüne, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Açılan asıl dava satım sözleşmesi sebebi ile teslim edilmeyen ancak parası ödenen malların bedelinin tazmini için açılan alacak davası olduğu, karşı davanın ise yine aynı satım sözleşmesi gereğince alacak davası olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Talimat yolu ile dinlenen davacı tanığı ... ''...'tanıyorum, çalıştığım firmanın sahibi idi, davalı firmada bir süre çalıştım, taraflar arasındaki anlaşmanın olduğu tarihte fiilen çalışıyordum, yaklaşık 6-7 yıl önce davacı ... geldi benden fiyat teklifi aldı, ben imalata yönlendirdim, orada imalat yetkilileri ile görüştüler ve duyduğum kadarı ile anlaşmışlar, adetini tam olarak hatırlamıyorum ama iç çamaşırı satışı konusunda anlaşmışlar, içeriğini ben bilmiyorum çünkü görüşmede ben yoktum, hangi fiyata anlaşıldığını da şuan hatırlamıyorum, davalının bakiye alacağının olup olmadığını bilmiyorum, benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir,'' beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Mahkememizce aldırılan 31.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflara ait ticari defterlerin TTK.64 Md. hükümleri gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin tanzim edildiği ve defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, Davacı karşı davalı tarafın iş bu dava ile davalı şirkete ödenen 24.500,00.-TL'nin ve 15.000,00.-TL manevi tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilin talep ettiği, Davalı karşı davacı tarafın ise ürün bedellerinin ödemesinden bakiye kalan 30.145,00.-TL'nin ihtar tarihi olan 22.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, Davacı karşı davalı tarafından avans niteliğinde ödeme yapılmış olmasına rağmen her iki taraf ticari defterlerinde cari hesap ilişkisinin kurulmadığının görüldüğü, Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, sipariş edilen mal miktarı, teslim alınma tarihi ve teslim edilme tarihi vb. hususlarda belge düzenlenmediği, Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler kapsamında dava konusu siparişe ait mal miktarının 50.000 adet olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, davacı karşı davalı şirketin 30.000 adet mal siparişi aldığı, davalı karşı davacı ile yapılan görüşmelerde bahsedilen mal miktarının da 30.000 adet olarak geçtiği, Davalı karşı davacı taraf malların etiketçiye teslim edildiği ve davacı karşı davalı tarafça bedellerinin ödenerek teslim alınabileceğini beyan ettiği ancak malların etiketçiye ne zaman ve ne şekilde teslim edildiğine dair bilgi ve belge sunulmadığı, Sunulan ödeme belgelerinden, davacı karşı davalı tarafça, 17.08.2016 tarihinde banka yolu ile 3.000,00.-TL ödeme yapıldığı, 17.02.2017 tarihinde banka yolu ile 2.950,00.-Buro karşılığı x 3.9178: 11.557,51.-TL ödeme yapıldığı, Her iki tarafça ikrar edildiği üzere etiketçi olarak bahsedilen işler için ise ayrıca 5.000,00.-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Taraf yetkilileri arasında geçtiği beyan edilen ---------- yazışmalarında görülen hesaplamada da toplam bedelin 19.448,00.-TL olarak yer aldığı ve yapılan kontrolde kalan bakiye olarak belirtilen 10.600,00.-TL * KDV: 11.448,00-TL hesaplanmakla 17.02.2017 tarih ve 2.950,00.-Buro karşılığı (--------- Döviz kuru 3.9178) x 3.9178: 11.557,51.-TL ödeme tutarı ile uyumlu olduğunun görüldüğü, diğer taraftan hesaplamada yer verilen 8.000,00.- TL'nin 3.000,00.-TL'sinin banka havalesi olarak ödendiği anlaşılmakla beraber, kalan 5.000,00.-TL tutarlı ödemeye dair beyan ve bilgi bulunmadığı, Sipariş verilen mal miktarının 30.000 adet olduğunun kabulünde davacı karşı davalı tarafça 17.02.2017 tarihi itibari ile mal bedelinin tamamının ödenmiş olmasına rağmen ---------Noterliğinin 19.06.2017 tarihli ihtarnamesine kadar geçen sürede teslim alınamadığının kabulünde ödeme belgesi mevcut olan talep edilebilecek tutarın 11.557,51.-TL * 3.000,00.-TL: 14.557,51.-TL olduğu, ---------- yazışmalarında geçen hesaplamanın muteber kabul edilmesi halinde ise talep edilebilecek tutarın 11.557,51.-TL * 8.000,00.-TL: 19.557,51.-TL olacağı, davalı karşı davalı tarafından etiketlenmek üzere gönderilen mallar için etiketçiye 5.000,00.-TL ödenmiş olduğunun her iki tarafça da kabul edildiği görülmekle 5.000,00.-TL'lik giderin davacı karşı davacıya ödenip ödenmemesi gerektiğine dair değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davacı karşı davalı tarafın alacaklı olduğunun kabulünde ---------Noterliğinin 19.06.2017 tarih ve --------- nolu ihtarnamesi ile ilgili tarihte davalı tarafın temerrüde düştüğü ve tebliğ şerhi bulunmadığından karşı tarafın cevabi ihtarname tarihi dikkate alınmakla 22.06.2017 itibari ile ticari avans faizi talep edilebileceği, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; huzurdaki davanın satım sözleşmesinden kaynaklandığı, satıma konu malların adedi ve fiyatı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, keza yapılan ödemelerin de uyuşmazlık konusu oluşturduğu anlaşıldığı, taraflar arasındaki ----------- yazışmasının her ne kadar davalı tarafından her zaman oluşturulabilecek bilgi ve belgelerden olduğu bildirilmişse de, bu yazışmaların yazılı delil niteliği bulunmamakla birlikte bir iradenin karşı yana yansıması olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünüldüğü, bu yöndeki takdir Sayın Mahkemeye aittir. Bu yazışmalar ışığında davacı ve davalı arasındaki satış ilişkisinin 30.000 Adet ürünü konu aldığı yazışmalarda geçen 30.000 X 0,62 : 18.600 TL ifadesine yönelik karşı tarafın iban numarasını göndermesi ile belirlenebildiğini, bu durumda tarafların 18.600 TL + KDV olarak hesapladığı, tekstil alanında KDV oranının 2017 yılı için % 8 olduğu görülmektedir. Bu haliyle satış bedelinin 20.088 TL olarak belirlenmesi gerektiği, ancak taraflar arasındaki yazışmada, faturalamaya konu bedel üzerinde durulduğu ve bu haliyle fatura bedelinin daha düşük gösterilmesine yönelik bir açıklamada bulunulduğu, davacının yurt dışına satış yapmasına bağlı olarak faturaya ihtiyaç duyacak olması hayatın olağan akışına uygun olmakla birlikte, fatura bedelinin anlamlı olmayacağı veya gümrük vergileri bakımından düşük fatura bedelinin gümrük vergisinden de kaçınma amacıyla kullanılabileceği değerlendirilmekte olup, tarafların hangi saikle düyük miktarlı fatura düzenlenmesi yoluna gittikleri anlaşılabilir değildir. Ancak yazışmada açıkça FATURAYI KAÇTAN KESİCEZ ve DÜŞÜK OLSUN yönündeki beyanların yer aldığı, buna bağlı olarak gerçek mal değerinden 8.000 TL düşülerek bulunacak miktar üzerinden fatura kesilmesinin kararlaştırıldığı ve bunun da 10.600 TL + % 8 KDV olmak üzere toplam 11.448,00 TL olacağının kabul edilmesi gerektiğini, bu haliyle tarafların düşük fatura kesilecek bir biçimde faturalandırma ve tarafların banka kayıtlarına buna uygun bir biçimde yansıyacak ödeme amacıyla hareket ettikleri, Yazışmalarda geçen 8.000 TL Bedelin, faturanın düşük tutulmasına yönelik bir hesaplama niteliğinde bulunduğu, önceki ödemelerin mahsubuna yönelik herhangi bir beyan içermediği, önceki bilirkişi raporunda bu miktarın hangi gerekçe ile ÖDEMEYE MAHSUP olarak değerlendirildiğinin taraflarınca anlaşılamadığı, belirtilen 8.000 TL bedele yönelik olmak üzere, bunun önceki ödeme değil, düşük miktarlı fatura kesimine yönelik bir hesaplama niteliği gösterdiği, davacı tarafından 17.08.2016 tarihinde gönderilen 3.000 TL ödemeye yönelik olmak üzere incelendiğinde, bu tarihin davacı tarafından yurt dışında sipariş alındığını bildirildiği tarihten önemli bir süre öncesine işaret ettiği, gerçekten ödeme tarihi 17.08.2016 olup, sipariş tarihi olan 26.12.2016 tarihi ile arasında 4 ay 10 gün süre bulunduğu, bu haliyle söz konusu ödemenin 30.000 adet ürüne yönelik gerçekleştirilen bir ödeme olması, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, söz konusu dekont üzerinde yer alan MAL ALIM BEDELİ açıklaması ile ----------- alınan siparişe yönelik bir ön ödeme niteliğinin varlığı da kabul edilebilir görülmediği, davacının iddiası ile mal sipariş gerekçesine uygun bir ödeme sayılmadığından, 3.000 TL Miktarlı ödemenin uyuşmazlık ile bağlantılı olmadığı kanaatine varıldığı, davacının iddiası ile yazışmalarda geçen ALLAH BEREKET VERSİN ifadesi ibra anlamına gelmediği, bu haliyle aşağıdaki sonucun ortaya konulması gerektiği, taraflar arasında 30.000 ürüne yönelik toplam 20.088 TL miktarlı ödeme gerektiren bir ticari ilişki kurulduğu, ödenecek vergileri yönelik olmak üzere gerçek değerinin altında olmak üzere KDV dahil 10.448 TL miktarlı fatura kesileceği kararlaştırıldığı, fatura bedeline uygun olarak yazışmaların gerçekleştirildiği gün 2.950 EURO ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle bu miktarın 11.557,51 TL karşılığının bulunduğu mali bilirkişi incelemesi ile belirlendiği, bu durumda kendi aralarındaki anlamaya göre davacının 20.088,00 TL -11.557,51 TL = 8.530,49 TL bakiye borcu bulunduğu, Malların teslim edilmediği, davacı tarafından fatura kesilmediği anlaşılmakta olup, davacının 19.06.2017 tarihinde çektiği ihtar ile ödediği bedeli talep ettiği, bu haliyle değerlendirildiğinde, davacının bakiye borcu bulunmakla birlikte davalının teslimi ispat edemediği, dava konusu malların dava dışı üçüncü kişi elinde bulunduğunu bildirmesine rağmen bu kişiye teslime yönelik de herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı bu kişinin tanık olarak gösterilmesine rağmen kişiye ulaşılamadığı dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan ödemenin iadesini talep imkanının doğduğu yönünde bir değerlendirme yapılabileceğinin takdiri mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından yapılan 11.557,51 TL ödemenin 19.06.2017 tarihinden itibaren ticari faiziyle talep edilebileceği kanaatine ulaşıldığı, zarar açısından değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkide edimin tamamının davacı tarafından ödenmediği, satıcının temerrüdü hükümlerine göre temerrüt ihtarı ile zarar talep edilebilmesine uygun mehil verilmek suretiyle hakların kullanılmadığı, doğrudan ödenen bedelin talep edildiği anlaşılmakla, sözleşmenin ihlaline dayalı zarar talep şartlarının oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı, KARŞI DAVA BAKIMINDAN Davalı ve karşı davacının 50.000 ürüne yönelik sözleşme yapıldığı yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, 30.000 adet ürüne yönelik kararlaştırılan bedelden bakiye 8.530,49 TL alacağının bulunmasına rağmen, ürünlerin teslimine yönelik ispat yükünün yerine getirmediği gibi fatura kesme yükümlülüğünü de yerine getirmediği anlaşıldığından, bakiye bedeli talep şartlarının oluşmadığı, ASIL DAVA BAKIMINDAN Taraflar arasında 30.000 Adet ürünün 0,62 TL birim fiyat üzerinden 18.600 TL olmak üzere satışı yönünde sözleşme oluştuğu, KDV dahil fiyatın 20.088 TL olduğu, Davacının düşük miktarlı fatura talebi sebebiyle 10.600 TL + % 8 KDV olmak üzere toplam 11.448,00 bedel kararlaştırıldığı ve bu bedele uygun olarak 11.557,51 TL Karşılığı 2.950 EURO ödeme yapıldığı, ----------- yazışmalarında mahsup edilen 8.000 TL’nin ödeme niteliğinde değil, düşük fatura bedelinin kararlaştırılmasında bir hesap aracı olduğu, Davalı tarafından yapılan 17.08.2016 tarihinde yapılan 3.000 TL miktarlı ödemeni tarihi itibariyle iddia edilen satım ilişkisi ile bağlantılı olamayacağı, Davalının ürünleri teslim etmediği, ihracat için ihtiyaç bulunmasına rağmen fatura kesmediği, bu haliyle davalının sözleşmeyi ihlal ettiği, Davacının ödediği 11.557,51 TL bedeli 19.06.2017 ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle talep edebileceği, Sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan tazminat talebinin şartlarının oluştuğunun ispat edilemediği, KARŞI DAVA BAKIMINDAN, davalı ve karşı davacının 8.530,49 TL bakiye aacağı bulunmakla birlikte, mal teslimini gerçekleştirmediği ve ihracat için zorunlu bulunan faturayı kesmediği dikkate alındığında, bakiye alacak bedelini talep edemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; huzurdaki asıl ve karşı davanın satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu malların adedi ve fiyatı konusunda tarafların uyuşamadığı, dosyaya sunulu olan taraflar arasındaki --------- yazışma kayıtları incelendiğinde, davacı ve davalı arasındaki satış ilişkisinin 30.000 Adet ürünü konu aldığı yazışmalarda geçen 30.000 X 0,62 = 18.600,00-TL ifadesine yönelik karşı tarafın iban numarasını göndermesi ile açığa kavuştuğu, bu durumda tarafların 18.600,00-TL + KDV olarak hesapladığı, tekstil alanında KDV oranının 2017 yılı için % 8 olduğu görülmekle bu hesaplamanın da sıhhatli olduğunun teyit edildiği, dolayısıyla bu doğrultuda hesaplama yapıldığında satış bedelinin 20.088,00-TL olarak belirlenmesi gerekeceği, yine taraflar arasındaki yazışmada, faturalamaya yönelik bedel üzerinde de durulduğu ve bu haliyle fatura bedelinin daha düşük gösterilmesine yönelik bir gayrette bulunulduğu, davacının yurt dışına satış yapmasına ihracat isteğine bağlı olarak faturaya ihtiyaç duyduğu, kdv ve gümrük vergileri bakımından düşük fatura bedelinin gümrük vergisinden de kaçınma sonucunu doğuracağı, bu sebeple tarafların hangi saikle düşük miktarlı fatura düzenlenmesi yoluna gittiklerinin anlaşılamadığı, taraflar arasındaki yazışmada açıkça "faturayı kaçtan kesicez" ve "düşük olsun" yönündeki beyanların yer aldığı, buna bağlı olarak gerçek mal değerinden 8.000,00-TL düşülerek bulunacak miktar üzerinden fatura kesilmesinin kararlaştırıldığı ve bunun da 10.600,00-TL + % 8 KDV olmak üzere toplam 11.448,00-TL olacağı, bu haliyle tarafların düşük fatura kesilecek bir biçimde faturalandırma ve tarafların banka kayıtlarına buna uygun bir biçimde yansıyacak ödeme amacıyla hareket ettiklerinin dosya kapsamında sabit olduğu, yazışmalarda bahsi geçen 8.000,00-TL'lik bedelin, faturanın düşük tutulmasına yönelik bir hesaplama niteliğinde bulunduğu, önceki ödemelerin mahsubuna yönelik herhangi bir beyan içermediği, dolayısıyla mahkememizce 31/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda 8.000,00-TL'lik bu bedelin ödemeye mahsup olarak değerlendirilmesine mahkememizce itibar edilmediği, belirtilen 8.000,00-TL bedele yönelik olmak üzere, bunun önceki ödeme değil, düşük miktarlı fatura kesimine yönelik bir hesaplama niteliği gösterdiği, zira davacı tarafından davalıya 17/08/2016 tarihinde gönderilen 3.000,00-TL ödeme incelendiğinde, bu tarihin davacı tarafından yurt dışından sipariş alındığını bildirildiği tarihten önemli bir süre öncesine ait olduğu, gerçekten ödeme tarihi 17/08/2016 olup, sipariş tarihi olan 26.12.2016 tarihi ile arasında takriben 4 ay 10 gün süre bulunduğu, bu haliyle söz konusu ödemenin 30.000 adet ürüne yönelik gerçekleştirilen bir ödeme olamayacağı, bunun eşyanın tabiatına aykırı olacağı, söz konusu dekont üzerinde yer alan "mal alım bedeli" açıklaması ile ---------- alınan siparişe yönelik bir ön ödeme niteliğinin varlığının da kabul edilebilir olmadığı, bu sebeple davacının iddiası gibi mal sipariş gerekçesine uygun bir ödeme olamayan 3.000,00-TL'lik ödemenin uyuşmazlık ile bağlantısının olamayacağı, yazışmalardaki "allah bereket versin" ifadesinin tek başına ibra olarak değerlendirilemeyeceği, zira bu tip bir ifadenin ibra niteliği olmayan yani borcu sona erdirmeyen her ödeme için de uygulamada kullanılageldiği, ezcümle tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde taraflar arasında 30.000 ürünün teslimine yönelik toplam 20.088,00-TL miktarlı ödeme gerektiren bir ticari ilişki kurulduğu, ödenecek vergilere yönelik olmak üzere gerçek değerinin altında olmak üzere KDV dahil 10.448-TL miktarlı fatura kesileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı, fatura bedeline uygun olarak yazışmaların gerçekleştirildiği gün 2.950,00-EURO ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle bu miktarın 11.557,51-TL karşılığının bulunduğunun 31/05/2019 tarihli mali bilirkişi raporunda belirlendiği, bu durumda kendi aralarındaki anlamaya göre davacının davalıya 20.088,00-TL -11.557,51-TL = 8.530,49-TL bakiye borcu bulunduğu, diğer yandan malların teslim edilmediğinin dosya kapsamında sabit olduğu, davacı tarafından fatura kesilmediğinin anlaşıldığı, davacının 19/06/2017 tarihinde çektiği ihtar ile ödediği bedeli talep ettiği, dolayısıyla davacının bakiye borcu bulunduğu dosya kapsamında tespit edilmekle birlikte davalının ise teslimi ispat edemediği, dava konusu malların dava dışı üçüncü kişinin (etiketçinin) elinde bulunduğunu bildirmesine rağmen bu kişiye teslime yönelik de herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamına sunulamadığı, etiketçi olan bu kişinin tanık olarak gösterilmesine rağmen bu kişiye mahkememizce de ulaşılamadığı, bu sebeple davacının yapmış olduğu ödemenin iadesini talep edebileceği, davacı tarafından yapılan 11.557,51 TL ödemenin 19/06/2017 tarihinden itibaren avans faiziyle talep edilebileceği, zarar açısından değerlendirildiğinde ise taraflar arasındaki ilişkide edimin tamamının davacı tarafından ödenmediği, satıcının temerrüdü hükümlerine göre temerrüt ihtarı ile zarar talep edilebilmesine uygun mehil verilmek suretiyle hakların kullanılmadığı, doğrudan ödenen bedelin talep edildiği anlaşılmakla, sözleşmenin ihlaline dayalı zarar talep şartlarının oluşmadığı, karşı dava bakımından yapılan değerlendirmede ise davalı ve karşı davacının 50.000 ürüne yönelik sözleşme yapıldığı yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, 30.000 adet ürüne yönelik kararlaştırılan bedelden bakiye 8.530,49-TL alacağının bulunmasına rağmen, ürünlerin teslimine yönelik ispat yükünün karşı davacı tarafından yerine getirmediği gibi fatura kesme yükümlülüğünü de yerine getirmediği, mahkememizce anlaşılmış ve 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve açılan asıl davanın 11.557,51-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

ASIL DAVA YÖNÜNDEN:

  1. Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,

11.557,51-TL'nin 19/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  1. Koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine,

  2. Alınması gerekli 789,49. TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 674,57. TL harçtan mahsubu ile eksik 114,92. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 11.557,51. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen kısım için davalı vekili için takdir olunan 11.557,51. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 31,40. TL başvurma harcı, 674,57. TL peşin harç olmak üzere toplam 705,97. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından sarfedilen 4.500,00. TL bilirkişi ücreti ve 212,90. TL posta ücreti olmak üzere toplamda 4.712,9‬0. TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.378,97. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.333,93‬. TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

KARŞI DAVA YÖNÜNDEN:

  1. Açılan davanın REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60. TL karar ve ilam harcının, dava açılışı esnasında peşin alınan 514,80. TL harçtan mahsubu ile artan 87,20. TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı. karşı davacıya iadesine,

  3. Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, davacı-karşı davalı ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(TaşınmazAlım-SatımıticaretödemeyedilekçesiKaynaklı)bereketversinincelemecevapkarşımahsupkarşıgerekçefaturayıolsunAlacakhükümbakımındankesicezasliyemahkemesibedelikaçtanallahdüşük

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim