İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/926 E. 2024/518 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/926
2024/518
27 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/926 Esas
KARAR NO: 2024/518
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2022
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 11/06/2021 tarihli sözleşme doğrultusunda müvekkili firmanın (dava dışı) üçüncü kişiye taahhüt ettiği işlerden "Çatı Kaplama/Kurulum" işinin davalı şirket tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, tarafların sözleşmede işin başlangıç tarihini 15/06/2021, çatı kurumunun 28-2/06/2021 tarihleri arasında yapılmasını ve işin 17/06/2021 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın tüm ödemeleri yaptığını, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirket yetkilisi ile iletişime geçildiğinde Covid nedeniyle işin tamamlanamayacağının belirtildiğini, ancak müvekkilinin yaptığı kontrollerde böyle bir durumun bulunmadığını, defalarca fatura kesilmesi ve işin tamamlanmasının dile getirilmesine rağmen davalı şirket tarafından bunların yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket --------- Noterliğinin 10/082021 tarihli -------- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle işin bir başkasına daha fazla bedelle yaptırıldığını, maddi zararın tazmini için yapılan takibe haksız itiraz edildiğini, belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrinde takibe konu alacağın sebebinin belirtilmediğini, ödeme emri usulsüz düzenlendiğinden itirazın iptali talebinin usulden reddine karar verilmesini, davacının işin yapılacağı -------- ilgili tüm iş ve işlemleri yerine getirmesi gerekirken müvekkilin doğrudan muhattabı olmayan ---------- talepleri nedeniyle müvekkilinin işe on gün geç başlamak zorunda kaldığını, ------- iş güvenlik denetimleri nedeniyle çalışmalarının kesintiye uğradığını çalışma süresinin uzadığını, aynı alanda bir iş yapılırken bir taraftan da başkaca işler yapılması nedeniyle müvekkilin çalışma süresinin uzadığı, müvekkilim davacının verdiği sözleri yerine getirmeyerek işin uzamasına sebebiyet vermesi, sürekli olarak sözleşme dışı işler yaptırmak istemesi ve ödemeleri düzensiz yapması nedeniyle sözleşmedeki çatı işini yaptığını, ancak işin diğer kalanını yapmadığını, Bu sırada geçirilen Covid rahatsızlığının işe devam edememesine neden olduğunu, sözleşmede belirtilen çatı kurulumu işini tamamlandığını, belirlenen bedelin KDV hariç 159.300,00-TL olduğunu, Davacının ödemesi gereken tutarı eksik ödediğini, müvekkilinin çatı kurulum işini bitirip davacıya teslim ettiğini, davacı tarafından kontrol edilerek teslim alındığını, davacının iddia ettiği eksik işlere ve bu işlerin yapılması için yaptığı harcamalara dair herhangi bir tespit ve fatura sunulmadığını, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 40.000,00.-TL asıl alacak, 1.640,00.-TL yasal faiz olmak üzere toplam 41.640,00.-TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %9 yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı yana 16/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 17/11/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememiz 04/04/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın davalı borçlunun edimini gereği gibi ifa etmemesi iddiasına dayalı davacı tarafın uğradığı menfi zararın tazminine yönelik başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeden dönme şartlarının, 6098 sayılı yasanın 125 inci maddesine göre menfi zararın oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı hususlarında olduğu belirlemelerine yer verilmiş, aynı celsede tahkikata geçilerek tarafların bildirdiği tanıkların dinlenilmesine karar verilmiştir.Yapılan 23/02/2024 tarihli keşfen inceleme sırasında dinlenen davacı tanıklarından --------- yeminli ifadesinde "ben ------ firmasında inşaat mühendisi olarak çalışıyordum, şu an lojistik şefi olarak çalışıyordum, o dönemde sözleşme konusu imalat sürecini ben yönetiyordum, bu süreç taşeronumuz ... aracılığı ile yürütülüyordu, kendisi de işi bir başka alt taşerona veriyordu, bu alt taşeron ekibi gelmemeye başlayınca ---------- durumu sorgulamış kendisine korona olduklarını söylemişler, ancak daha sonra kendisi gidip kontrol ettiğinde alt taşeron işçilerinin iş yerlerinde çalıştıklarını tespit etmiş, ---------- daha sonra davalı firmanın eksik bıraktığı işi bir başka firmaya yaptırdı, eksik iş olarak tavanda ki cam yoktu, üç çevredeki camlar ve doğramalar yoktu, sadece tavanı taşıyan kolonlar vardı, biz ayrıca 4. Cephedeki zaten var olan camlarda kaynak sıçrak yanıkları olduğunu fark ettik, bunlar daha sonra filim çekilmek sureti ile giderildi, bunlarda yeni alt taşeron tarafından yapıldı, çatıda tavanda cam montajları yapılmadığı, çatı ayarlarının yapılmadığı, contalarının eksik bırakılması nedeni ile aralıklardan su akıntıları oluşmuştur, şu anda dahi 2-3 yerden zaman zaman su almaktadır. Yeni alt taşeron tüm eksiklikleri gideremedi, 2-3 yerde hala sızıntı vardır, bu ilk sözleşme 2021 yılının yaz döneminde yapılmıştı, eksik bırakılan iş de hemen sonraki süreçte yapıldı" beyanında bulunmuştur. Keşfen inceleme sonucunda inşaat mühendisi tarafından düzenlenen 12/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Mahallinde yapılan incelemede yukarıda ayrıntısı belirtilen birkaç ayıp dışında işin tamamlamış olduğu görülmüş olup, bu nedenle davacının dilekçesindeki eksiklerin tamamı ile ilgili kesin bir tespit yapılamamıştır.Davacının dilekçesinde beyan ettiği eksik ve ayıplar ile teknik açıdan söz konusu beyanları teyit eden tanık beyanı göz önüne alınarak yapılan teknik değerlendirme sonucunda ise; davalının icra takip tarihi itibarıyla davalıdan talep edebileceği bedel aşağıda hesaplanmış olup takdiri Sayın Mahkeme'ye aittir ... Bununla birlikte çatı kurulum işinin tüm bedelinin davacı tarafından davalıya tam olarak ödenip ödenmediği konusunda takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme'ye aittir" belirlemelerine yer vermiştir. Ayrıca yine aynı raporda, davacının dilekçesinde belirttiği eksik ve ayıplar ile ilgili herhangi bir tespit yaptırmamış olduğu, dosyaya teknik nitelikte geçerli bir belge ve/veya sonradan tamamlatıldığı belirtilen işler ile ilgili fatura veya harcama belgesi de sunulmadığı tespitlerine yer verilmiştir.4721 sayılı Yasanın "İspat yükü" başlıklı 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, davalı tarafından eksik bırakıldığını iddia ettiği işler nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmekte ise buna dair tüm kayıt, belge ve bilgiyi teksif ilkesi çerçevesinde, Kanun'da belirlenen usûl kesitine kadar dosyaya sunması gerekir. Tüm dosya kapsamı, yapılan keşfen inceleme, düzenlenen bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları, icra dosyası ve dosya arasındaki tüm belge ve deliller birlikte incelendiğinde; işin ne kadarının eksik bırakıldığı hususunda davacı tarafça bir tespit yaptırılmamış olup, eksik bırakıldığı iddia olunan işin bir başkasına ne tutarda yaptırıldığına dair bir fatura yahut belge de sunulmuş değildir. Bu duruma göre davacının ispat külfeti altında bulunduğu maddi vakıaları ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşadağıki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Sübut bulmayan davanın REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 711,11.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 283,51.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından sarf edilen 20,00.-TL posta giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09