İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/252 E. 2024/509 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/252
2024/509
25 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252
KARAR NO : 2024/509
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin seslendirme ve tiyatro sanatçısı olduğunu, ------ Stüdyosu isimli işletmenin sahibi ve eğitmenlerinden biri olduğunu, davalının ise adı geçen sanat akademisinin dublaj eğitimine katıldığını, davacıdan ders aldığını, davalının ----- isimli internet sitesinde 13.12.2023 tarihli yazısı ile "İlk derse gittim, kapıdan içeri girdim ve pişman olmaya başladım. Girişin karşısındaki masada, ağzında sigara, ciddiyetsiz ve laubali tavırlarla, sanki kahvede oturur gibi 'ne vardı?' dedi. Kayıt formu verdi. Doldurmakla gitmek arasında düşündüm, keşke gitseydim. Ders salonuna girdim, düzen zaten 'ben buranın hakimiyim' modunda, psikolojik baskı yaratacak kadar yüksek bir kürsüde, önünde okuduğunu düşünmediğim bir sürü kitap, hava atar gibi duruyordu. Adam desen, zaten dünyanın en itici insanı bana göre. Hiçbir şey yokken durup durup bana ve sınıftakilere sataştı, çok rahatsız ediciydi. Aklınca eksik özgüvenini tatmin etmek için insanları aşağılamaya çalışan tutumlar, tavırlar sergiliyordu. Karşımıza pijamadan bozma bir eşofmanla çıktığı yetmiyormuş gibi bu ciddiyetsizliğini Başarı gibi anlattı. 2,5-3 saat boyunca hiç ara vermeden durmadan bağırarak konuştu ve öğrenmek için geldiğimiz hiçbir şeyi anlatmadı. Zaten daha önceden araştırsaydım, eğitim almak için önünden geçmezdim. Asıl olay ise insanların kişisel verilerini toplaması oldu. Katılımcılara doğum tarihi; gün, ay, yıl şeklinde sordu, sözde burç hesaplamak için ve bunları not etti. Bununla da kalmadı, insanlara doğum yerlerini sorup yazdı. Seni ne ilgilendirir insanların güvenlik bilgileri? Amacınız nedir ki bunları topluyorsunuz?" şeklinde paylaşımda bulunduğunu----- sitesinden paylaşıma erişim yapılabildiğini, söz konusu yazıda davalının davacıya yönelik kullandığı üslup, yorum ve ifadelerin haksız, yakışıksız ve itham edici olduğu gibi davacının kişiliğini zedeleyici ve kişilik haklarına zarar verici nitelikte olduğunu, aynı zamanda, internet sitesinde aleni olarak yayınlanan söz konusu yazı içeriğinin müvekkilinin kişiliği ve işletmesi hakkında kamuoyunda ve muhtemel kurs katılımcıları nezdinde itibarını zedeleyici, olumsuz izlenime düşürücü ve yanlış tanıtıcı nitelikte olduğunu, müvekkilinin ilk olarak davalıya 16.12.2023 tarihli ihtar gönderdiğini ancak davalının ihtarın gereğini yerine getirmediğini, söz konusu yazının ilgili internet sitesinde yayınlamaya devam ettiğini, dava konusu yazıyı yayınlayan ve yer sağlayan ---- isimli internet sitesinin sahibi şirket olan----- işbu davanın ihbar olunmasını talep ettiğini, HMK m.389'a göre gecikmenin doğuracağı sakıncanın giderilmesi ve m.390/2'ye göre talep edenin haklarının derhal korunmasındaki zorunluluk hali göz önünde bulundurularak, HMK m.391 uyarınca öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu 13.12.2023 tarihli yazının ----- isimli internet sitesinde yayımının tedbiren durdurulması gerektiğini belirterek fazlaya dair ve başkaca her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle tensip aşamasında ve HMK m.389-390-391 hükümleri doğrultusunda; dava konusu 13.12.2023 tarihli yazının ----- isimli internet sitesinde yayımının durdurulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbir kararının----- bildirilmesine, ----- isimli internet sitesinin sahibi şirket olan-----(adres:----- davanın ihbarına, davacının kişilik hakkına yönelik saldırıya son verilmesine, bu kapsamda dava konusu 13.12.2023 tarihli yazının ------ isimli internet sitesinde yayımının kaldırılmasına, kişilik hakkı ihlal edilen davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.Dava----Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas, -----karar sayılı 27/12/2023 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olmuş ve yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam olunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline açılan davanın mesnetsiz gerçeğe aykırı iddialara ve hukuka aykırı taleplere dayandığını, zamanaşımı, yetki, görevsizlik hak düşürücü süre dava şartı yokluğu, arabuluculuk, usulsüz tebligat itiraz ve defilerini sunduğunu, müvekkilince yazılan yorumların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri sınırları içinde yapılan beyanlar olduğunu, gerçeği yansıttığını, ve sadece kendi yaşadığı olayları yazdığını, müvekkilinin tacir olmadığını, davacıya rakip olmadığını, davacının işletmesi ile ilgili pek çok şikayet bulunduğunu, bu süre içinde internet sitesini kapatıp tekrar açtığını, davanın reddi ile lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir .
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, kişilik haklarına saldırıldığı iddiası ile açılan manevi tazminat davasıdır.
Görevsizlikle kesinleşerek mahkememize tevzi olan davada dava dilekçesi dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili zamanaşımı, yetki, görevsizlik hak düşürücü süre dava şartı yokluğu, arabuluculuk, usulsüz tebligat itiraz ve defilerinde bulunmuştur.
Mahkememizce 25/06/2024 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın , uyuşmazlığın davalı tarafından paylaşıldığı ihtilaf konusu olmayan yazı ve ifade içeriklerinin 6100 Sayılı yasanın rekabet hukuku çerçevesinde haksız olup olmadığı, tazminatı gerektirip gerektirmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Anayasamızda bir taraftan 17. maddesinde kişinin manevi varlığının korunma ve geliştirilmesini, 20. maddesinde özel hayatın gizliliği ve korunmasını; bir taraftan da 22. maddesinde haberleşme hürriyetini, 25. maddesinde düşünce hürriyetini, 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini, 28. maddesinde basın hürriyetini düzenlenmiş, kapsam ve sınırları belirlenmiş ve güvence altına alınmıştır. Anayasaya uygun olarak çıkartılan (başta Türk Ceza Kanunu olmak üzere ) yasalarla (ve bu arada 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yolu İle İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunla) da bu hak ve hürriyetlerin somut olarak nasıl korunacağı, ihlallere karşı uygulanacak yaptırımların esas ve usulleri düzenlenmiştir. Anayasa ve 5651 sayılı yasanın ilgili maddelerine göre değerlendirme yapılırken özgürlüğün esas, sınırlamanın ise yasal şartların varlığına bağlı olarak istisna olduğu hususu daima dikkate alınmalıdırAnayasanın yukarıda sayılan maddeleri arasında dengenin, hakların kesiştiği noktalarda hangi hakkın öncelikli olarak korunacağının her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme yapılırken bir yandan kişilik haklarının ve özel hayatının gizliliğinin korunmasını talep edenlerin sosyal konumu, unvan, makam ve görevi, bunlar itibarı ile kamuya karşı sorumluluğu, şöhreti ve geçmişinde eylem ve söylemleri nedeni ile kamuoyunun ilgisine mazhar olup olmadığı, diğer yandan somut olayın niteliği, bilinmesinde kamu yararı bulunup bulunmadığı, haber değeri olup olmadığı, görünür gerçekliğe uygun olup olmadığı ve bir diğer yandan da olayda düşünce basın hürriyetini kullandığını iddia edenin beyan ve yayınlarının içeriği, bunların düşünce, kanaat, eleştiri, yorum kapsamında kalıp kalmadığı, yayının biçim ve içeriği arasında bir denge olup olmadığı, özel bir hakaret ve aşağılama kastı taşıyıp taşımadığı gibi birçok hususun birlikte düşünülmesi ve karar verilmesi gerekmektedir. Bunlarla birlikte kamu hizmeti yapanlar ya da kamuyu ilgilendiren eylemlerde bulunan veya eserlerini kamuya sunan kişiler, bu hizmetlerinden, eylemlerinden ve eserlerinden dolayı eleştirildikleri takdirde buna katlanmak zorundadırlar (-----)
Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda anılı ve davanın sebebini teşkil eden paylaşım değerlendirildiğinde, davalının davacıya karşı özel bir hakaret ve aşağılama kastı taşımadığı, edindiği izlenimi paylaştığı, paylaşımın yapıldığı “-----” vb dijital platformlarda birçok firma/kuruluş hakkında çokça paylaşımların bulunduğu, paylaşımın eleştiri ve ifade hürriyeti kapsamında kaldığını kabulünün gerektiği anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Yasal şartları oluşmayan talebin REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL peşin harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85.-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09