İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/888 E. 2024/349 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/888
2024/349
9 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/888 Esas
KARAR NO: 2024/349
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2019
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili--------- Es. Sayılı dosyaya vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 11.07.2017 başlangıç tarihli Özel Güvenlik Koruma Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme kapsamında davalı yan tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bunun üzerine -------- Noterliğinin 19.02.2018 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, iş bu ihtarname ile ödenmeyen fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiğini, iş bu ihtarname ile ödenmeyen fatura bedellerinin tahsilinin talep edildiğini ancak davalı yan tarafından ödenmediğini, bunun üzerine -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, akabinde taraflar arasında imzalanan 30.04.2018 tarihli protokol ile iş bu icra borcunun kapatıldığını ve davalı yan tarafından 11.07.2017 başlangıç tarihli sözleşmenin feshedildiğini, iş bu 11.07.2017 başlangıç tarihli Özel Güvenlik Koruma Hizmetleri Sözleşme hükümlerinin davalı yan tarafından ihlal edildiğini beyan ederek konusunda uzman bilirkişi marifeti ile harcı daha sonra tamamlanmak üzere 11.07.2017 başlangıç tarihli sözleşme kapsamında, sözleşmenin 8/d, sözleşmenin eki ücret sözleşmesi j ve sözleşmenin eki ücret sözleşmesi c maddesi, sözleşmenin 8/d maddesi kapsamında ödenmesi gereken tazminat,vekalet ücreti miktarlarının tespiti ile davalı yandan -------- Noterliğinin 19.02.2018 tarihli ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ücreti vekalet ile yargılama giderlerinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin adresinin -------Mah. --------- Cad. No:------- ---------- olduğunu, yine taraflar arasında akdedilen 05.05.2018 tarihli sözleşmenin son hükümler başlığı altında protokolden kaynaklanan uyuşmazlıkların --------- Adliyesi ve İcra Müdürlüklerinin yetkli olduğunun belirlendiğini, bu nedenle maddi vakıaya bakma konusunda yetkili --------- Adliyesi olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafça protokolden kaynaklanan alacakların tahsili için önce --------- Noterliğinin 19.02.2018 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, akabinde de -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine tarafların bir araya geldiklerini ve 05.05.2018 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tüm alacakların konu edildiği -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yönelik protokol yaptıklarını, protokol gereği müvekkilinin yapması gereken tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını ve taraflar arasındaki takibe ya da davaya konu edilecek herhangi bir borç kalmadığını, yine protokol gereği tarafların birbirlerini gayrikabili rücu ibra ettiklerini, aradan yaklaşık 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra sözleşmeye dayalı olarak bir kısım taleplerde bulunulduğunu beyan ederek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan tazminata hükmedilmesine ilişkindir. Dava ilk olarak -------- sayılı Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda ---------- Sayılı 27/11/2019 tarihli karar ile Yetkisizlik kararı verilmekle dosya mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin -------- Esasına kaydedilmiş, mahkememizce yapılan yargılama sonunda ----------- Sayılı 23/03/2021 tarihli karar ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf başvuru üzerine yapılan istinaf incelemesi sonunda; --------- Sayılı 09/12/2021 tarihli karar ile "Somut olayda davacı vekili 5.000,00 TL harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası açtığını bildirerek talepte bulunmuş, davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşıldığından somut olayda belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de, alacaklarının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmi, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukuki yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir. Alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin HMK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından, yeni düzenleme ile dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasında, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinin belirtilmiş olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Bu yöndeki kabulün Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören "usul ekonomisi" ilkesine de uygun olacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına da hizmet edeceği açıktır. Yukarıdaki açıklamalar gözönüne alındığında, mahkemece ara kararla davayı kısmi dava olarak görüp sonuçlandırması gerekirken, usulden ret kararı isabetli olmadığı" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememizin --------- Esasına kaydedilmiştir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan özel güvenlik koruma hizmetleri sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacının sözleşmenin 5/d ve 8/c maddeleri ile sözleşmenin eki ücret sözleşmesi J ve C maddeleri kapsamında tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı, taraflar arasında imzalanan 05/05/2018 tarihli protokol kapsamında asıl borcun sona ermiş olması nedeniyle cezai şart alacaklarının da sona erip ermediği konularında tarafların anlaşamadıkları şeklinde olduğu belirlenmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, davalı taraf incelemeye katılmadığından davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak mali müşavir bilirkişi ile borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi heyetine bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Mahkememizce benimsenen usul ve yasaya uygun bilirkişi heyeti raporunda özetle; Ticari Defterler Bakımından, davacı şirket tarafından ibraz edilen, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği, davalı tarafın inceleme gün ve saatinde incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, İhtarname, Avukatlık Ücretleri, Gecikme Cezası ve Cezai Şart Bakımından, davacı yüklenicinin, bu alacak kalemleri ile ilgili taleplerinin taraflar arasındaki 05.05.2018 tarihli protokol kapsamında olduğu, taraflar arasında bu protokolden kaynaklanan edimlerin ifa edildiği noktasında bir ihtilaf olmadığından, sözleşme kapsamındaki bu alacakların sona erdiği, İş Sahibinin Yüklenici Personeli İle Çalışması Bakımından, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra 6 ay içerisinde davacı yüklenici çalışanlarının davalı iş sahibinde çalışması durumunda, sözleşmenin eki olan ücret sözleşmesinin “a” bendine göre 22.108, 32 TL aylık bedel üzerinden, 44.216,64 TL'lik davacının tazminat hakkının doğacağı, Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinin d bendinde düzenlenen bu tazminat hakkının, icra dosyası içerisindeki iki ödeme emrinin de takip dayanakları içinde geçmediği, bu sebeple taraflar arasındaki ibra protokolunün, bu madde kapsamındaki tazminat taleplerinin ileri sürülmesine engel olmayacağı, bununla beraber, dosya içerisinde sözleşmenin ne zaman sona erdiği, davacı yüklenici personelinin davalı iş sahibinde ne zaman çalıştığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, bu hususta nihai bir değerlendirme yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Bilirkişi raporunda sözleşmenin sona erdiği tarihine ilişkin dosya içerisinde belge bulunmadığı belirtildiğinden davacı vekiline sözleşmenin sona ermesine ilişkin tüm bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, ayrıca --------- kayıtları celbedilmiş, davacı vekili dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti Ek Raporunda; Dosyaya celbedilen davacı ve davalı çalışan listeleri ile ilgili karşılaştırma yapıldığında aynı kimlik numarası üzerinden ortak bir çalışan tespit edilemediği, yine davacının bildirmiş olduğu rapora ilişkin beyan dilekçesinde bildirmiş olduğu, --------- ve ---------- isimlerine de davalının çalışan listesinin içerisinde rastlanılmadığı, dosyaya celbedilen verilere göre 13.08.2018 tarihinden itibaren davacı ve davalıda çalışan kişilere ilişkin listelerde ortak çalışanlara rastlanılmadığı, davalının bildirmiş olduğu, -------- ve ---------- isimlerinin de listelerde yer almadığı, mevcut verilerle, İş Sahibinin Yüklenici Personeli İle Çalışması Bakımından, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra 6 ay içerisinde davacı yüklenici çalışanlarının davalı iş sahibinde çalıştığı tespit edilemediğinden, sözleşmenin eki olan ücret sözleşmesinin “a” bendine göre 22.108, 32 TL aylık bedel üzerinden, 44.216,64 TL'lik davacının tazminat hakkının doğmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından ibraz edilen 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ihtarname, avukatlık ücreti, gecikme cezası ve cezai şart taleplerinin taraflar arasında imzalanan 05.05.2018 tarihli protokol kapsamında olduğu, taraflar arasında bu protokolden kaynaklanan edimlerin ifa edildiği, sözleşme kapsamında bu alacakların sona erdiği, iş sahibinin yüklenici personeli ile çalışmasından doğan tazminat yönünden; --------- kayıtlarından ortak bir çalışan tespit edilemediği, davacının bildirmiş olduğu isimlere de alacaklının çalışan listesinde rastlanılmadığı, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra 6 ay içerisinde davacı çalışanların davalı iş sahibiyle çalıştığı tespit edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Alınması gereken 427,60 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
-
Davacı tarafça yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32