İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/535 E. 2023/889 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/535
2023/889
16 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/535 Esas
KARAR NO: 2023/889
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/05/2015
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile ile davalı şirket arasında 27.04.2009 tarihinde davalı şirketin farklı adreslerinde ifa edilmek üzere -------- ve -------- numaralı ------- sözleşmeleri akdedildiğini, davalı şirketin sözleşmede yer alan fesih hükümlerine riayet etmeksizin 05.12.2014 tarihinde müvekkil şirket genel koordinatörünün mail hesabına göndermiş olduğu yazı ile hiçbir sebep belirtmeksizin sözleşmenin önce 31.12.2014 tarihinde sona erdirileceğini bildirdiğini, müvekkilinin bu bildirimin sözleşmenin fesih şartlarına uygun olmadığını bildiren 09.12.2014 tarihli yazısının ardından yine sözleşmeye aykırı olarak hizmetin 05.01.2015 tarihinde sonlandırılmasının istendiğini ve müvekkilinin davalı şirketin isteği üzerine 05.01.2015 saat 00:00'da güvenlik hizmetini sonlandırdığını, daha sonra müvekkilinin,-------- Noterliği'nin 27.02.2015 tarih ve-------- ve -------- yevmiye numaralı ihtarnameleri ile sözleşmenin ihbar önellerine uyulmaksızın haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı kazanç ve uğramış olduğu zararların tazmini için bildirimde bulunmuşsa da davalı şirketin hiçbir ödemede bulunmadığını, taraflar arasındaki 27.04.2009 tarihli güvenlik hizmet sözleşmelerinin 4.b. maddesinde sözleşmenin sona erme süresinden 60 gün önce taraflardan birinin fesih bildiriminde bulunmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla uzayacağının kabul edildiğini, bu halde de sözleşme süresinin sonu olan 08.05.2015 tarihine kadar ---------- sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunu, davalı şirketin , yaklaşık 4 sene süren güvenlik hizmetinin ifası sırasında davacı müvekkili şirkete sözleşmeye aykırı hareket edildiğine ilişkin hiçbir yazılı ihtarda bulunmadığını, müvekkilinde hem sözleşme hükümleri çerçevesinde hem de 5188 sayılı kanun çerçevesinde üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, hatta müvekkilinin tüm grup şirketleri için hizmet verdiğini, --------- yer alan iş yerinde güvenlik hizmetinin ifası sırasında davaltı şirket yetkililerinin güvenlik personeline kötü ve hakaret içeren sözleri nedeniyle tazminat ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerini hatırlatmış olmasına rağmen, davalı şirketin 15.12.2015 tarihli yazısı ile sözleşmenin feshedildiği bildirilerek sözleşmeye açıkça aykırı davranıldığını, bu sebeple müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak fesih yapılsaydı usulüne uygun yapılması gereken bildirim tarihinden itibaren hizmet verecek olduğu 01/05/2015-08/05/2015 tarihleri arasındaki süre için sözleşme ekinde belirlenen kişi başı ücret üzerinden güvenlik personeli için ödenmesi gereken hizmet bedelini talep etmek zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 27.04.2009 tarihli güvenlik hizmet sözleşmelerinin ihbar önellerine uyulmadan haksız feshi nedeniyle şimdilik 5.000 TL'nın 27.02.2015 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ,usul ve yasaya aykırı olup davanın reddi gerektiğini, taraflarınca sözleşme gereği 31/12/2014 tarihi itibarı ile tüm şirketler için fesih edileceğinin bildirildiğini, sadece grup firmalarından --------- şirketi için itiraz edildiğini ve sadece bu firma yönünden fesih edilmediğini, ------- şirketi bünyesinde tüm firmalar için davacı tarafa sözleşmenin 31/12/2014 tarihi itibariyle fesih edileceğinin bildirildiğini, cevap olarak da sadece -------- şirketi yönünden fesih konusunda itiraz edilmediğini ve diğerlerinin kabul edildiğini, buna istinaden iyi niyet çerçevesinde --------- şirketi yönünden sözleşmenin bitim tarihinin beklendiğini, bu nedenle açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, hatta bu konuda davacı tarafa -------- şirketi yönünden devam edildiği ama diğer firmalar için 05/01/2015 tarihi itibariyle fesih edildiğine dair mail atıldığını ve bugüne kadar sağlanan anlaşma gereği bir itiraz ihtar veya ödeme talebi de gelmediğini, bu konuda taraflarına mail dahi atılmadığını, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davacının sözleşme süresi boyunca kusurlu hareketleri ile ayıplı hizmet sunduğunu, bu konuda taraf mailleri ve tutanaklarının ekte sunulduğunu, sözleşme boyunca iyi niyetli olarak iş akdi devam ettirilmeye çalışılsa da hizmet ayıbının fesih anına kadar devam ettiğini, bu nedenle fesih hakkı doğduğunu, zararın ispat edilmesi gerektiğini, eğer fesih haksız kabul edilecekse dahi davacının zararını ispat edemediğini, eğer mahrum kalınan karı talep ediyor ise şirketlerinde çalışan işçileri davacı tarafın başka bir iş için başka bir firmaya yönlendirdiğini ve bu işçiler üzerinden yine kar elde ettiğini, yani mahrum kalınan bir kar olmadığını, bunun için --------- davalı firmada çalışan güvenlik görevlilerinin isim ve sicil numaralarının istenmesini ve başka bir firmada sigortalı çalışıp çalışmadıklarının tespiti gerektiğini, bu konuda davacı firmayı izaha isticvap olarak beyanda bulunması için davet ettiklerini, en son çalışan işçi sayısının 6 olduğunu 6 işçinin fesih sonrası başka yerde çalışıp çalışmadığının sigortasının devam edip etmediğinin sorulması gerektiğini, güvenlik elemanı işinde taşeron olan davacının sadece çalışan işçi başı karını talep edebileceğini, güvenlik şirketlerinin sağladıkları işçi başına şirketten kar payı aldıklarını, ekte sunulan fiyat analiz raporuna göre güvenlik şirketinin işçi başına tüm giderleri kendisine ait olmak üzere 100 TL aldığını, bilirkişi incelemesi ile bu kar payı hak eden davacı şirketin sözleşme devam etseydi giderleri olup olmadığı tespit edilerek buna göre hakkaniyet indirimi yapılarak bir bedel çıkması gerektiğini, yani hizmet bedelinde de indirim yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, taraflar arasındaki tüm sözleşmeler , bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Mahkememizin 02/06/2016 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ------- Davalı şirkete bizim şirketimiz yaklaşık 4-5 yıl süreyle güvenlik hizmeti vermiştir, bu konuda sözleşme yapılmıştır, sözleşme 1 yıllık idi, tarafların iradesiyle mayıs ayına kadar devamı kararlaştırılmıştır, ancak ocak ayında karşı tarafça sözleşme fesh edildi, feshin geçerli bir nedeni yoktur, biz sözleşmeye riayet ettik, gereklerini yerine getirdik, bizde çalışan satış pazarlama koordinatörümüz davalı ------ yapı ile aramızda iş ilişkisinin oluşmasını sağlamıştı, daha sonra bizim şirketten ayrıldı kendi firmasını kurarak davalı özga yapının işlerini de kendisi yaptı, bu nedenle -------- yapı bizimle olan sözleşmesini fesh etmiştir, sözleşmeyi mail yoluyla fesh ettiklerini bize bildirdiler, ihtarname gönderilmedi, --------, ---------- gibi firmaların bizimle bağlantısı vardır, --------- bize bağlıdır, ancak ---------- bizden bağımsızdır, ticaret sicil kaydı farklıdır, --------- kaydı olmayan güvenlik elemanlarını davalı şirkete veya başka bir şirkete hiçbir zaman göndermedik, belgeleri mevcuttur'' beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Mahkememizin 02/06/2016 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ---------Davalı şirkete bizim şirketimiz yaklaşık 5-6 yıl süreyle güvenlik hizmeti vermiştir, bu konuda sözleşme yapılmıştır, sözleşme 1 yıllık idi, tarafların iradesiyle mayıs ayına kadar devamı kararlaştırılmıştır, ancak ocak ayında karşı tarafça sözleşme fesh edildi, feshin geçerli bir nedeni yoktur, biz sözleşmeye riayet ettik, gereklerini yerine getirdik, bizde çalışan satış pazarlama koordinatörümüz davalı ---------- yapı ile aramızda iş ilişkisinin oluşmasını sağlamıştı, daha sonra bizim şirketten ayrıldı kendi firmasını kurarak davalı özga yapının işlerini de kendisi yaptı, bu nedenle ---------- yapı bizimle olan sözleşmesini fesh etmiştir, sözleşmeyi mail yoluyla fesh ettiklerini bize bildirdiler, ihtarname gönderilmedi,---------, ---------- gibi firmaların bizimle bağlantısı bazıların vardır bazılarının yoktur, --------- bize bağlıdır, ancak ---------- bizden bağımsız olduğunu hatırlayamıyorum, --------- kaydı olmayan güvenlik elemanlarını davalı şirkete veya başka bir şirkete hiçbir zaman göndermedik, belgeleri mevcuttur '' beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Mahkememizce aldırılan 02/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının Sözleşme'de yer alan fesih usulüne uygun davranmadığı, dolayısıyla haksız feshin söz konusu olduğu, Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu, dolayısıyla güvenlik hizmeti sözleşmesini haksız fesheden Davalı'nın, Davacı'nın zararinı tazminle mükellef olduğu, bununla birlikte Borçlar Kanunu'nun 408. maddesi “İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir" hükmünü haiz olup, Borçlar Kanunu'nun 114. Maddesinin delaletiyle Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince de davacı tarafın zararının artmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini, adı geçen yasa maddeleri uyarınca, tazminat talep etme hakkı bulunan davacının aynı şartlardaki güvenlik hizmetleri işini ne kadar sürede bulabileceği belirlenerek, bu süre içinde mahrum kaldığı ücrete hak kazandığının kabulü gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 02/11/2017 tarihli bilirkişi raporunun heyetinde görev alan tercüman bilirkişinin sektör bilirkişisi olarak kabul edilmeyeceği bu sebeple hükme esas alınamayacak kadar özensiz olduğu mahkememizce değerlendirilmekle dosya yeniden güvenlik uzmanı sektörel bilirkişinin de bulunduğu heyete tevdii edilmiş, 28/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; --------- İl’ in de bulunan bazı Özel Güvenlik Şirket yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde; Ülkemizde Özel Güvenlik sektörü en kolay iş bulabilen sektörlerden olduğu; Sözleşme feshinden sonra davacı özel güvenlik şirketinin toplam 6 Özel Güvenlik personeli için yaklaşık 1 ay içinde, benzer şekilde başka bir projede iş bulabileceğinin değerlendirildiği, 26.08.2020 tarihinde dosyada görevli Bilişim Bilirkişisi ---------, Mali Bilirkişi --------, Davalı ve Davacı vekillerinin katılımı ile ------- Holding -------- Mah. -------- Cad.-------- Sk. No:------- --------- adresinde yapılan incelemer sonucunda dosyaya sunulan mailler bilgisayarda kontrol edildiğini, ekran görüntüleri inceleme esnasında -------- Marka -------- usb bellek içerisinde teslim alındığı, alınan ekran görüntüleri ve dosya içerisinde bulunan mail ekran görüntülerinin İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler (Bilişim Uzmanı) kısmında sunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesine uygun olarak yapılmayan fesih işlemi sözleşmeye uygun bir fesih olarak nitelendirilemeyecektir. Davacı sözleşmenin fesih tarihi olan 05.01.2015 tarihinden itibaren sözleşmede belirtilen sayıda personeli istihdam etmek zorunda kalmış ise, bu personel için yapmış olduğu 1 aylık gideri talep edebileceği, bu hususun varlığının ispata muhtaç kaldığı kanaati bildirilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosyaya kazandırılan -------- işe giriş çıkış evraklarının da değerlendirilmesi suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, 12/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; sektörel açıdan itirazlar doğrultusunda dosya ve ekleri incelendiğini, kusur yönünden kök raporumuzdaki genel olarak aynı görüş ve kanaatine varıldığını, ancak, sözleşme feshinden sonra davacı özel güvenlik şirketinin toplam 6 Özel Güvenlik personeli için yaklaşık kaç gün içinde, benzer şekilde başka bir projede iş bulabileceği konusunun yeniden araştırıldığını, sözleşme feshinden sonra davacı özel güvenlik şirketinin toplam 6 Özel Güvenlik personeli için yaklaşık 6 ay içinde, benzer şekilde başka bir projede iş bulabileceği bilgileri alındığını ve kök rapordaki bu hususların revize edilerek; davacı özel güvenlik şirketinin toplam 6 Özel Güvenlik personeli için yaklaşık 6 ay içinde, benzer şekilde başka bir projede iş bulabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, Mali açıdan yapılan incelemelerde, davacı tarafından dosya içerisine 12.11.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan Sigortalı işe Giriş-Çıkış Bildirgelerinin incelenmesinde, --------- ait Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinde, --------- 22.06.2011 tarihinden itibaren davacı şirkette çalıştığı, işten çıkış tarihinin 05.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun --------- (Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli) olduğu, -------- 06.01.2015 tarihinde davacı tarafa ait -------- Mh. --------- Cd. ---------Sk. -------- -------- No:--------- adresinde işe başladığı, işten çıkış tarihinin 12.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun --------- (İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshi) olduğu, --------- ait Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinde, --------- 13.07.2013 tarihinden itibaren davacı şirkette çalıştığı, işten çıkış tarihinin 05.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun --------- (Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli) olduğu, --------- 06.01.2015 tarihinde davacı tarafa ait -------- Mh. --------- Cd. --------- Sk. --------- ---------- No:------- adresinde işe başladığı, işten çıkış tarihinin 12.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun ---------- (İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshi) olduğu, --------- ait Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinde, ---------- 01.12.2010 tarihinden itibaren davacı şirkette çalıştığı, işten çıkış tarihinin 05.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun --------- (Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli) olduğu, ---------- 06.01.2015 tarihinde davacı tarafa ait ----------- Mh. --------- Cd. -------- Sk. --------- --------- No:-------- adresinde işe başladığı, işten çıkış tarihinin 12.01.2015, İşten çıkış nedeni kodunun -------- (İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshi) olduğunun görüldüğü, üzerinde taraflara ait kaşe ve imza bulunmayan Fiyat Analizine göre, 01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında 1 eleman fiyatı 1.981,40 TL. olduğu, fiyatlara KDV dahil edileceğinin yazıldığını, --------- nolu proje kapsamında çalıştığı bildirilen, - --------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, --------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------- işten çıkış tarihinin 17.11.2014, -------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------, ----------, ---------, --------, ve --------- işten çıkış nedenin Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olduğu, --------- işten çıkış nedenin Deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi olduğu, Kök rapor tarihinden sonra davacı tarafından dosya içerisine sunulan, ---------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015, ---------- işten çıkış tarihinin 05.01.2015 olduğunun görüldüğü, ancak davacı tarafından sunulan ----------, -------- ve ---------- davalı taraf işyerinden çıkış tarihi olan 05.01.2015 tarihinden sonra, davacı tarafından--------- ve------- ------- Mh. -------- Cd. --------- Sk. -------- ------- No:--------- adresinde, --------- ise --------- Mh. ----------Cd. ---------Sk. --------- --------- No:---------- işe başlatıldığı, daha sonra bu 3 personelin 12.01.2015 tarihinde işten çıkışının yapıldığının görüldüğü, bu üç personelin 05.01.2015 tarihinden sonra çalıştığı adreslerin davacının 6 adresi olmaması nedeniyle, başka firmalarda çalıştırıldığı, daha sonra işten çıkarıldığı bu nedenle davacının bu personel için bir gidere katlanmadığı kanaatine varıldığı, kısaca davacı tarafından ----------- nolu proje kapsamında çalıştığı bildirilen --------, ----------,---------, ---------, ---------, ---------- davalı taraf işyerinden çıkışı yapıldıktan sonra davacı taraf adresinde çalıştığını gösterir belge sunulmadığı için bu personellere yönelik gider hesabı yapılmadığı, sektör bilirkişisi tarafından, --------- İl’ in de bulunan bazı Özel Güvenlik Şirket yetkilileri ile yaptıkları olduğumuz görüşmelerde; Ülkemizde Özel Güvenlik sektörü en kolay iş bulabilen sektörlerden olduğu; Sözleşme feshinden sonra davacı özel güvenlik şirketinin toplam 6 Özel Güvenlik personeli için yaklaşık 6 ay içinde, benzer şekilde başka bir projede iş bulabileceğinin değerlendirildiği, davacı tarafından kar kaybı talep edilip edilemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, mahkemece 1 aylık süre için davacının kar kaybı olduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, 6 personel x 80 TL. = 480,00 TL , 2 emekli personel x 128,06 TL. = 256,12 TL. olmak üzere toplam 736,12 TL. kar kaybı alacağı, teknik incelemede tespit edilen 6 aylık süre için ise 736,12 x 6= 4.416,72 TL hesaplandığı, Mahkemenin fesih tarihinden sonra kalan süre 4 ay 3 gün için davacının kar kaybı olduğu kanaatine ulaştığı takdirde, 4 ay x 736,12 TL. =2.944,48 TL. 3 gün x 24,53 TL. = 73,61 TL. olmak üzere toplam 3.018,09 TL. kar kaybı alacağı hesaplandığı, diğer hususlarda kök raporda varılan sonuçlarla bağlı kalındığı bildirilmiştir.Ek bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeni oluşturulan heyete tevdii edilmiş ,06/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalı arasındaki haksız fesihten dolmayı dolayı tazminat talebi ile açılan davada, Feshin haksız olduğu, davacının talep edebileceği kar kaybının sözleşme süresi sonuna kadar hesaplanabileceği, bunun 4 ay 3 gün olduğu, davacının ALTI ELEMAN görevlendirmek suretiyle işin yapımını üstlenmesi sebebiyle, bir güvenlik görevlisinden bir ay içinde emekli olmayan personel için 80 TL, emekli personel için 128,06 TL kar payı elde edilecekken, bu elde edilemediğinden, 6 güvenlik görevlisinden 4 ay 3 gün için elde edilebilecek gelirin 2.165,07 TL olacağı, bu miktarın sözleşmenin ihlali tarihi olan 05.01.2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle talep edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasındaki özel güvenlik hizmeti alımına dair 27/04/2009 tarihli -------- ve -------- numaralı güvenlik sözleşmeleri doğrultusunda davalıya güvenlik hizmeti veren davacının davalı tarafından yapılan fesih sebebiyle feshin sözleşmedeki ihbar sürelerine uygun yapılıp yapılmadığı ve dolayısıyla haklı fesih olup olmadığı, ve davacının haksız fesih sebebiyle davalıdan mahrum kaldığı kazanç ve uğradığı zararlar için şimdilik 5.000,00-TL talep edip edemeyeceğine dair alacak davası olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4b maddesi gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin 1 yıl süreli olarak yapıldığı, bu sürenin bitiminden altmış gün öncesinde yazılı olarak fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin bir yıllık süre ile kendiliğinden uzayacağının benimsendiği, dolayısıyla fesih için yazılı bildirimin şart olduğu, sözleşmede öngörülen yazılılık şartının taraflar arasında benimsenmiş olan ispat sözleşmesi niteliğinde olacağı, bu sebeple davalının somut olaydaki gibi mail yolu ile sözleşmeyi feshedemeyeceği, tüm bu açıklamalar muvacehesinde feshin haksız olduğunun açıklanan gerekçelerle mahkememizce kabul edildiği, davalının haklı nedenle fesih usulünü işletebilmesi için sözleşmenin 10.b. maddesini uygulaması gerekeceği, ancak davalı tarafından bu usule de uyulmadığı, feshin haksız olduğu belirlenmekle davacının ne kadarlık bir zararının bulunduğu ve davalıdan talep edebileceği miktarın ne olduğu hususunun aydınlatılması gerekeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme olmakla, belirli süreli sürekli borç ilişkisinde süresinden önce sözleşmenin haksız feshi halinde davacının sözleşmenin süresinden önce sona ermesinden dolayı doğacak olan menfaatlere hak kazanacağı, ancak bu bedelden yapılmasından kurtulduğu giderlerin ve başka iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı bedellerin de TBK 408 ve 438 gereği bu bedelden tenzil edilmesi gerektiği, dosyada mevcut olan fiyat analizleri incelendiğinde davacı şirket için aylık olarak çalıştırdığı emekli personel için 80,00-TL, emekli olmayan personel için ise 128,06-TL kar payı olduğu, fesih tarihi olan 05/01/2015 ile sözleşmenin sona ereceği tarih olan 08/05/2015 tarihleri arası 4 ay 3 günlük hesaplama yapılması gerekeceği, bu parametreler çerçevesinde davacının davalıya biri emekli personel olmak üzere toplam 6 çalışan ile hizmet verdiği, bu durumda davacının davalıdan 2.165,07-TL alacaklı olduğu ve bu bedele fesih tarihi olan 05/01/2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekeceği mahkememizce anlaşılmış, ancak taleple bağlı kalınarak faizin başlangıç tarihi 27/02/2015 olarak benimsenmiş, 28/11/2020, 12/03/2022 ve 06/09/2023 tarihli ek ve kök raporlar gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
- Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
2.165,07-TL'nin 27/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
KARAR HARCI
- Alınması gerekli 269,85 TL harçtan dava açılırken yatırılan 85,39 TL'nin mahsubu ile eksik 184,46 TL davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
-
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 2.165,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen bölümü yönünden davada avukatla temsil edilen davalı yararına belirlenen vekalet ücreti davacı için takdir olunan avukatlık ücretini geçemeyeceğinden 2.165,07 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
-
Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 113,09 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarfedilen 9.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 207,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 9.307,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.030,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 5.276,94 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK 'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 16/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38