İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/222 E. 2023/849 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/222
2023/849
9 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/222 Esas
KARAR NO: 2023/849
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2017
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı taraf arasında un tedarik etmek amacıyla ticari ilişki kurulduğunu, icra takibine konu unların --------- seri -------- sıra nolu sevk irsaliyeesi ile ve -------- Seri-------- sıra nolu ve 19/08/2016 tarihli fatura ile teslim ettiğini, ancak davalının sadece 4.500,00.-TL ödeme yaptığını, bakiye alacağının tahsili için -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyası üzerinden takibe başlanıldığını, Davalının icra takibine gerçeğe aykırı ve haksız olarak itiraz ettiğini, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamı ile alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin 05/12/2017 tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından, 6100 sayılı Yasanın 128 uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında un tedarikine dair ticari ilişki çerçevesinde ------- Seri --------- Sıra No'lu sevk irsaliyesi ve ilgili faturayla birlikte davalı tarafa teslim edilen un için davalı tarafça yalnızca 4500,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye tutarın ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe karşı yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçeler, davacı tarafın ibraz ettiği tüm deliller, tarafların BA/BS formları, yemin delili ve --------İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası ve dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, toplam 16.407,00.-TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %9 avans faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı yana 21/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 23/12/2016 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Davacının un satışından kaynaklanan alacağın bulunduğu iddiası, davalı yanca ikrar/teyit edilmediğinden hem bu sözleşme ilişkisini ile birlikte sözleşmeye konu malı sözleşmenin karşı yanına teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edilir. Kuşkusuz, bu belgelerin imzalı ve de imzaların, alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerekir.Davalı istinabe yoluyla isticvap edilmiş, irsaliye altında yer alan imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulduğunda, “imza bana ait değil, ticari ilişkinin tarafı değilim” demiş, bu nedenle imza incelemesine karar verilmiş; davalının temin edilen imza örnekleri ile 19/8/2016 tarihli sevk irsaliyesinde yer alan davalı ... atfedilen imzanın karşılaştırılması ve grafolojik değerlendirme yapılarak irsaliye üzerindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor tanzim edilmek üzere dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. 7/7/2023 tarihli teknik raporda özetle;"... İnceleme konusu belgedeki ... atfen atılmış imza ile ... ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görülmektedir. Bunun yanı sıra istif, işleklik, doğrultu, baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları yönünden grafolojik farklılıklar bulunmaktadır.İnceleme konusu belgedeki isim yazısı ile ... ait karşılaştırma belgelerindeki isim yazıları incelendiğinde; her iki yazı arasında eğim ve yön farklılıkları olduğu, karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğu saptanmıştır.
Sonuç:-------- esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle olup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede;İnceleme konusu belgedeki ... atfen atılmış imza ve isim yazısı ile ...ait mukayese imzaları ve yazıları arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki ... atfen atılmış imzanın ve “...” isim yazısının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı" tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, temin edilen ticari kayıtlar ve sevk irsaliyesinde yer alan imza incelemesi tetkikinin yapıldığı (Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli kabul edilen) teknik rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalının cevap dilekçesi vermeyerek davacının iddia ettiği maddi vakıaları inkar etmiş sayıldığı, ayrıca isticvap marifetiyle temin edilen beyanına göre ticari ilişkiyi reddettiği, sevk irsaliyesi üzerinde adına atılan imzayı da inkarı üzerine yapılan teknik incelemede imzanın ve yazının davalının el ürünü olmadığı; bu haliyle davacının teslim olgusunu ispat etmiş sayılamayacağı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Sübut bulmayan davanın REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 1.120,76.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 164,67-TL harç ve icra müdürlüğüne yatırılan 115,53.-TL harcın toplamı 280,20.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 840,56.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 09/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38