SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/494 E. 2023/844 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/494

Karar No

2023/844

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/494

KARAR NO : 2023/844

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/06/2022

KARAR TARİHİ : 08/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde ; taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik enerjisi kullandığını, davalı şirketin yetkilileri olan davalı şahısların aynı zamanda kefil olduklarını, sözleşmenin 36 ay süreli olarak düzenlendiğini, davalıya elektrik satışının 01-08-2019 tarihinde başladığını, sözleşmenin 36 ay sonra 01-08-2022 tarihinde hitam bulacağını, ancak davalının herhangi bir bildirimde bulunmadan 01-03-2022 tarihinde tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini, sözleşmenin 9.3’üncü maddesinde sebepsiz fesih halinde son iki aylık faturaların bedellerinin ceza-i şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu hükme istinaden kesilen ceza-i şart faturasına davalı şirketin noter ihtarnamesi ile itiraz ettiğini ve iade faturası düzenlediğini, bunun üzerine davalı şirkete cevabi ihtarname gönderildiğini, itirazının kabul edilmediğinin bildirildiğini, ayrıca iade faturasının da iade edildiğini ve ödeme yapılması hususunun ihtar edildiğini, tarafların tacir olduklarını, müvekkilinin cezai şart talep etme hakkının bulunduğunu, benzer bilirkişi raporlarının ekte sunulduğunu iddia ederek; itirazın iptaline, takibin devamına, borçluların % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Türk Borçlar Kanunu’na göre kefillerin cezai şarttan sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle icra takibi yapılamayacağını, sözleşme ile müvekkiline elektrik satışının 01-08-2019 tarihinde başladığını, daha sonra Covid-19 salgınının ortaya çıktığını, pandeminin en çok otelcilik sektörünü etkilediğini, müvekkilinin büyük çapta zarara uğradığını, buna rağmen müvekkilinin sözleşmeyi 2,5 sene sürdürdüğünü, hitam tarihine 5 ay kala haklı sebeple fesih ettiğini, davacının müvekkilinin 2,5 sene gösterdiği fedakarlığı göz önüne almadığını, cezai şartın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 20/2. maddesine aykırı olduğunu savunarak; usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Dava ; Taraflar arasındaki Elektrik Satış Sözleşmesinden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.

Davacının ; Merkezi Takip Sisteminin ----- sayılı icra dosyası ile 745.000 TL asıl alacak, 1.028,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 746.028,71 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.

Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla kısmen hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;

Davalı ------/alıcı ile davacı/satıcı arasında, 18.07.2019 tarihli “Elektrik Satış Sözleşmesi” akdedilmiştir.Davalılar vekili tarafından taraflar arasında yapılan elektrik enerjisi satış sözleşmesindeki hükümlerin TBK md. 21 uyarınca genel işlem şartları sayıldığını, müvekkillerinin menfaatine aykırı genel işlem şartlarının sözleşme kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında davacının davalılara bu şartların varlığı hakkında açıkça bilgi vermemesi, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanamadığını belirttiği ancak, davalı tarafça sözleşmenin hangi maddelerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunun açıkça belirtilmediği görülmüştür. 818 sayılı BK'da olduğu gibi 6098 sayılı TBK'da da sözleşme serbestisi ana kuralı olup, sözleşmelerinin geçerliliği için 6098 sayılı TBK'da sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem şartları içermemesi unsuru getirilmiştir.Bir sözleşme hükmünün genel işlem şartları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem şartu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem şartunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem şartu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir. Açıklanan yöntemle yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporunun aksine davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmemiştir.----- BAM ------. Hukuk Dairesi -----

Davalılar ----- ve ------ ise sözleşmeyi “müteselsil kefil” sıfatıyla imzalamışlardır. Davalılar, davalı/kefillerin dava konusu cezai şart borcundan sorumlulukları bulunmadığını, iddia etmişlerdir. Ancak, sözleşmenin 13’üncü sayfasında yer alan Kefalet Anlaşmasının yorumundan çıkan anlama göre; davalı/alıcının işbu sözleşmeden doğan borçlarını davacıya ödememesi halinde, tüm borçların davalı/kefiller tarafından, 1.300.000 TL limit dahilinde, ödeneceği taahhüt edilmiştir. Bu durum karşısında, işbu sözleşmeden doğmuş bir borç olan, “cezai şart borcunun” davalı/alıcı tarafından ödenmemesi halinde, TBK'nın 583 maddesinde belirtilen şartları taşıyan geçerli kefalet sözleşmesi ile kefil olan davalı/kefillerin bu cezai şart borcunu da davacıya ödemekle yükümlü olacakları belirlenmiştir.

Taraflar arasında 01.08.2019 tarihinde düzenlenen " Elektrik Satış Sözleşmesi "nin ;

9.1 ) Maddesinde Sözleşme'nin Sona Ermesi ;

İşbu Sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36.(otuzaltı) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu Sözleşme aynı şartlarla birer yıl sürelerle kendiliğinden uzatılmış olur. Bu fesih bildiriminin ve/veya tedarikçi değişikliği taleplerinin tedarik bitiş tarihinde yürürlüğe girebilmesi için Alıcı cari ve tüketimi yapılmış fakat henüz faturalandırılmamış tüm borçlarını peşinen ödemek veya teminatlandırmak mecburiyetindedir. Aksi halde Alıcı, Satıcı'nın bu fesih bildirimini geçersiz sayma yetkisine sahip olduğunu peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Fesih bildiriminin tanımlı süre zarfın- da yapılmamış olması hallerinde Sözleşme birer yıllık süreler ile otomatik olarak yenilenmiş kabul edilir.

9.3) Maddesinde Sözleşme'nin Alıcı Tarafından Feshi ve Tedarikçi Değişikliği;

"Satıcı'nın Sözleşme'de yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getirmemesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 (on) iş günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi veya Satıcı'nın işbu Sözleşmedeki madde 5.4'teki hallere dayanarak indirim oranı değişikliğine gitmesi durumunda değişikliğin yapıldığı fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yazılı bildirim yapmak şartı ile, Alıcı Sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebilir. Bu durumda feshin yürürlüğe girebilmesi için işbu Sözleşme'nin 9.1'inci maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmiş olması şartı aranır. Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, Alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz tahliye edilirse, Alıcı Satıcı'ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Bu durumda Alıcı, vermiş olduğu güvence bedellerinin irat olarak kayıt edileceğini, güvence bedelinin borcu karşılamaması veya güvence bedeli bulunmaması durumunda Satıcı'nın yasal yollara başvurma hakkının saklı bulunduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." hükümlerinin yer aldığı, Buna göre, sözleşmede alıcıya yazılı olarak bildirim yapılması şartuyla iki farklı durumda fesih hakkı tanındığı, bunların ise; 01.08.2019 tarihli 36 ay süreli sözleşmenin hitam tarihi olan 01.08.2022 tarihinden en az 60 gün öncesinde ve satıcının sözleşmede kararlaştırılan indirim oranında değişikliğe gitmesi halinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmede feshin nasıl olacağı açıkça belirlenmiş olmakla, davalı tarafın sözleşmeyi bitim tarihinden önce üstelik yazılı bildirim yapmaksızın feshetmesinin sözleşmenin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davacıya cezai şart faturası düzenleme hakkı doğurduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin ilgili maddelerinde sözleşmenin davalının kusuru ile feshedilmesi halinde davacı tarafın son iki dönem fatura bedelinin toplamı tutarında cezai şart faturası tahakkuk ettirilebileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir. Davacı tarafından dava konusu cezai şart faturasının düzenlenmesine dayanak olan-----dönem faturası 406.808,75 TL,------. Dönem faturası 344.301,76 TL tutarındadır.Davacının, düzenlediği cezai şart faturasında cezai şart faturasına dayanak olan ------ dönem faturalarında sözleşmede kararlaştırılan indirim oranının uygulanmadığı, ancak uygulanan birim fiyatın yürürlükte olan birim fiyat tarifesinden daha düşük olduğu, cezai şart faturasının 406.808,75 + 344.301,76 = 751.110,51 TL olarak hesapladığı, davacı şirketin davalı şirketten tahsil edemediği 745.000.- T.L. lık cezai şart bedeli faturasını, defterlerinde şüpheli alacaklar hesabına kaydettiği görülmüştür.

Davalı -----davacı şirketin dava konusu 745.000.- T.L. lık faturasını 25.03.2022 tarihli ve------- işlem numarasıyla kayıtlarına almışsa da, düzenlemiş olduğu 745.000. TL'lik iade faturası ile 31.03.2022 tarihli ve ----- işlem numarasıyla kayıtlarından çıkarmıştır. Netice itibarıyla, davalı şirket kayıtlarında 745.000 TL'lik faturadan ötürü davacıya borçlu gözükmemektedir.Davalı -----, 06.04.2022 tarihinde----- Noterliği’nden ----- yevmiye numarası ile davacı şirkete keşide ettiği ihtarnamesinde, faturayı kabul etmediğini bildirerek, ekinde davacının 25-03-2022 tarihli ve 745.000.- T.L. lık faturasını iade etmiştir.

Davalı şirket ayrıca, davacının 745.000 TL'lik cezai şart bedelli faturasına karşılık, davacı şirket adına 31.03.2022 tarihinde ------ numara ile 745.000 TL'si bedelli iade faturası düzenlenmiştir.

Davacı şirket ise -----. Noterliği’nden 08.04.2022 tarihinde,----- yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname göndererek, iade faturasının kabul edilmediğini bildirmiş ve 25.03.2022 tarihli faturaya ilişkin ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvuracağını ihtar etmiştir.

Bizzat davalı ------/alıcı tarafından da kabul edildiği üzere, davalı/alıcı, sözleşme ilişkisi devam ederken, 01.03.2022 tarihinde “tedarikçi değişikliği” yapmıştır. Dolayısıyla da, sözleşmenin 9.3 nolu maddesinde yer alan, “Cezai Şarta ilişkin hüküm kapsamında davacının davalılardan 745.000 TL cezai şart alacağı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede " son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamının cezai şart bedeli olarak ödeneceği belirlenmiş olup, " KDV" hariç veya" belli oranda indirim " uygulanacağına ilişkin bir hüküm olmadığı davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporunun aksine 745.000 TL alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, davalıların itirazının yerinde olmadığı belirlenmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile ;

Merkezi Takip Sisteminin------Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile ;Takibin 745.000 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına,

Davacının alacağı likit olduğundan % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline,Aşan istemin reddine,Red edilen kısım yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

HARÇLAR

  1. Alınması gerekli 50.890,95‬ TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 12.740,31 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 38.150,64 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

VEKALET ÜCRETİ

  1. Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 110.300,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/2. Maddesine göre davalılar vekili için taktir olunan 1.028,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

ARABULUCULUK ÜCRETİ

  1. 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.600,00 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

YARGILAMA GİDERLERİ

  1. Davacı tarafından harç olarak yatırılan 12.832,51 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacı tarafından sarf edilen 7.500,00 TL Bilirkişi ücreti ve 104,50 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 7.604,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 7.594,01 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 10,49‬ TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

harçlarasliyeİtirazınticaretİptalimahkemesiSatımdan(TicarihükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim