İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/611 E. 2023/813 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/611
2023/813
2 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/611
KARAR NO : 2023/813
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2021
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:
Davalı-----Şirketi ile müvekkili şirket arasında ----müşteri ve----- hesap numaralı Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye bağlı olarak davalının işletmesinde elektrik enerjisi tüketiminde bulunduğunu, davalının Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince üzerine düşen yükümlükleri gereği gibi ifa etmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde kullanılan olduğu enerji tüketim bedellerini ödemediğini, enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedelinin gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 3.730,38 TL olduğunu, işbu borcun tahsili amacıyla -----Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün------ sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından tüketim bedeli borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı itiraz etmişse de müvekkili nezdinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde belirtilen borç miktarının tahakkuk ettirildiğini, herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığını, davalı adına olan söz konusu faturalarda eski borcun da belirtilmekle tüketim bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğunu, elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abonenin, sözleşme iptal edilmediği sürece elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı sorumluluğunun devam edeceğini, davalının herhangi bir bedel ödemeden elektrik enerjisi tükettiği için sebepsiz zenginleştiğini, dolayısıyla abonenin hiçbir ücret ödemeden kullandığı enerji bedelinin tahsil edilmesi gerektiğini, işbu dava ikame edilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ------ Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller,-----Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. -----Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.690,11-TL Asıl Alacak, 881,56-TL işlemiş Faiz ve 158,71 TL KDV olmak üzere olmak üzere toplam 3.730,38-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 22/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 24/03/2021 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın aslı teknik bilgiyi gerekli kılmakla dosya elektrik-elektronik mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, 27/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada mübrez belgeler ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı kurum ile davalı şirket ile abonelik sözleşmesi bulunduğu davacı kurumun tüketilen elektrik miktarını kayıt altına alan sayaç verilerine göre elektrik tüketim faturalaması yapması gerektiği, davalı adına tanzim edilen 26.02.2019 ve 28.03.2019 tarihli faturaların sayaç verilerine göre tanzim edildiği, davacı kurum tarafından 15.03.2019 tarihli faturanın seyyanen tanzim edildiği herhangi bir tüketime dayanmadığı veya ileri tarihli tüketimlerden düşülmesi gerekirken düşülmediği için sehven tanzim edildiği, asıl davacı alacağına dayanan bu 2 fatura için asıl alacak tutarının davacı lehine 789,10 TL olduğu ----- göre takip tarihi itibari ile işleyen faiz miktarının 301,01TL, faizin KDV sinin 54,18TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş taraf vekillerinin itirazı üzerine dosya itirazların değerlendirilmesi için ek rapora gönderilmiş, 20/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dosyada mübrez belgeler ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı kurum ile davalı şirket ile abonelik sözleşmesi bulunduğu, davacı kurumun tüketilen elektrik miktarını kayıt altına alan sayaç verilerine göre elektrik tüketim faturalaması yapması gerektiği, davalı adına tanzim edilen 26.02.2019 ve 28.03.2019 tarihli faturaların sayaç verilerine göre tanzim edildiği, davacı kurum tarafından 15.03.2019 tarihli faturanın 30.11.2016-25.12.2017 tarihleri arasında davalı yanın ek tüketimine dair tahakkuk ettirildiği davacı yan tarafından iddia edilmesine rağmen neden ek tüketim tahakkuk ettirildiğinin davacı yan tarafından açıklanmadığı için kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine dosya bu kez başka bilirkişiye tevdii edilmiş ve 10/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında 25.12.2017 tarihli bir abonelik sözleşmesi imzalandığı, ancak bu sözleşmede tesisat numarası ve adresine ait bir bilgi bulunmadığı, faturalar üzerinde yazan adresle davacının ilgili tarihlerde faaliyette bulunduğu adres bilgilerinin de aynı olmadığı anlaşılmakla birlikte, önceki bilirkişi kök raporuna itirazlarında bu konuda herhangi bir beyanı veya itirazı olmadığı anlaşılan davalı tarafın, 25.12.2017 abonelik sözleşmesi kapsamında tüketilen elektrik enerjisinden ve tahakkuk edecek fatura borçlarından sorumlu olduğu, dava ve icra takibine konu 4 adet faturadan üçünün sayaç endeks değerleri kullanılarak bulunan tüketimler karşılığı tahakkuk ettirilen faturalar olduğu, üzerinde tüketime dair bir kayıt olmayan 15.03.2019 tarihli faturanın ise 30.11.2016-25.12.2017 tarihleri arasında tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinin karşılığı olarak tahakkuk ettirilen fatura olduğunun beyan edildiği, ancak 1,5-2 yıl önceki geçmiş dönem tüketimin hangi gerekçeyle sonradan fatura edildiğinin belirsiz olması bir yana, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin 25.12.2017 tarihli olması sebebiyle, her şeyden önce ve zaten sözleşme öncesindeki bir tarihteki tüketimden davalı tarafın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalının sözleşme öncesindeki tüketime istinaden düzenlenmiş faturadan sorumlu olup olmadığına dair inceleme yapılabilmesi ve alacağın hangi gerekçeyle daha önce tahsil edilemediğinin anlaşılabilmesi için davalının söz konusu adreste öncesinde de faaliyette olduğunu ve/veya tesisattan sorumlu olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin dosyasına sunulması gerektiği, Emsal YARGITAY ve BAM kararlarında, ödenmeyen elektrik faturalara rağmen elektriğin kesilmemesinin müterafik kusur teşkil ettiği ve elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonraki fatura alacaklarında gecikme zammı hesabında yasal faiz oranına kadar gecikme faizi istenebileceği hüküm altına alındığı ve sözleşmede de faturaların ödenmemesi halinde elektriğin kesileceğinin hüküm altına alınmış olması sebebiyle, dava konusu ilk fatura olan 2019/02 dönem faturasından önce de ödenmeyen fatura borçları olması sebebiyle 03.09.2020 takip tarihine kadar her bir fatura için %.9 yasal faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile alacak tutarı 805,87.-TL olarak hesaplanmış olmakla birlikte, Yönetmelik gereği ikili anlaşmalar kapsamında elektriğin kesilemeyeceğinin kabul edilmesi halinde 03.09.2020 takip tarihi itibariyle %.19,20 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile borç tutarı 920,43.-TL olarak hesaplandığı, faiz hesabına ilişkin değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın abonelik sözleşmesinden kaynaklı elektrik enerjisi tüketen davalının fatura ve gecikme faizlerinin ödenmesi için yapılan takibe itiraz üzerine takip durmakla , takibin devamını sağlamak maksadıyla açılan itirazın iptali talepli olduğu, mahkememizce takip dayanağı belgeler, icra dosyası, abonelik ve tüketime dair tüm evrakların dosyaya celbedildiği, taraflar arasında 25/12/2017 tarihli abonelik sözleşmesi bulunduğunun ihtilafsız olduğu, ancak bu sözleşmede tesisat numarası ve aboneliğin tesis edildiği adrese ait herhangi bir veri bulunmadığı, her ne kadar faturalar üzerinde yazan adresle davacının ilgili tarihlerde faaliyette bulunduğu adres bilgileri aynı olmasa da davalının bu hususa herhangi bir itirazının olmadığı, bu doğrultuda davalının 25/12/2017 tarihli abonelik sözleşmesi kapsamında tüketmiş olduğu elektrik enerjisinden ve tahakkuk edecek fatura borçlarından sorumlu olduğu, takibe konu edilen 4 faturadan üçünün sayaç endeks değerleri kullanılarak bulunan tüketimler karşılığı tahakkuk ettirilen faturalar olduğu, üzerinde tüketime dair herhangi bir kayıt bulunmayan 15/03/2019 tarihli faturanın ise 30/11/2016-25/12/2017 tarihleri arasında tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinin karşılığı olarak tahakkuk ettirilen fatura olduğunun beyan edildiği, ancak tahminen tüketimin üzerinden 2 yıla yakın süre geçtikten sonra önceki geçmiş dönem tüketimin hangi gerekçeyle sonradan fatura edildiğinin dosya kapsamında muğlak olmakla birlikte, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin 25/12/2017 tarihli olması beraber değerlendirildiğinde, davalının sözleşme öncesindeki tarihteki tüketimden sorumlu tutulamayacağı, ödenmeyen elektrik faturalara rağmen elektriğin kesilmemesinin davacı açısından da müterafik kusur teşkil edeceği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde davacının davalıdan 3 fatura bedeli olarak toplam 704,78-TL asıl alacak, 85,67-TL işlemiş faiz ve 15,42-TL KDV olmak üzere toplam 805,87-TL alacaklı olacağı mahkememizce değerlendirilmiş, 10/03/2023 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
- Davanın KISMEN KABULÜ ile
---- Abonelik icra müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 704,78 TL asıl alacak, 85,67 TL işlemiş faiz ve 15,42 TL KDV olmak üzere toplam 805,87 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak yargılama neticesinde sarahiyet kesbetmekle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
KARAR HARCI
- Alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik 118,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
-
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 805,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 805,87. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
-
Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 912,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarfedilen 1.900,00 TL bilirkişi ücreti ve 103,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 2.003,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 432,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.570,29 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL'nin arabuluculuk ücretinin hazine tarafından ilgili arabulucuya ödendiğinden, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun'a göre; arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 285,16 TL'sinin davalıdan, 1.034,84 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerini yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK 'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55