İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/333 E. 2023/742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/333
2023/742
12 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/333
KARAR NO : 2023/742
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2019
KARAR TARİHİ : 12/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde. .
Davalı şirketin davalı gerçek kişi ile birlikte davacı şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri ve yöntemleri kullanarak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları, davalı ----davacı şirkette pazarlama satış müdürü olarak çalıştığı, davalının çalıştığı süre boyunca davacı şirketteki her türlü teknolojiye hakim olduğu, müşteri bilgelerine sahip olduğu, davacı şirketin merkezinin ---- olduğu, davalı ----- ise----- görevlendirildiği, ancak davacı şirkette çalışmaya devam ederken diğer davalı şirketi kurduğu ve bu şirkette yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, TBK m. 553'de tacir yardımcıları bakımından rekabet yasağının düzenlendiği, davalı eyleminin davacı arasındaki iş sözleşmesi hükümlerine, rekabet yasağına ve gizlilik sözleşmelerine aykırı olduğu, davalının davacı şirkette çalışırken elde ettiği ticari sır niteliğindeki bilgileri kullandığı, davalı eyleminin TTK m. /1-c uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Kanun hükümleri uyarınca davalının davacıya verdiği maddi ve manevi zararları tazminle yükümlü olduğu ileri sürülerek haksız rekabetin önlenmesi, şimdilik 1.000 TL sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.Davalılar vekili 30.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ---- davacı şirkette 06.05.2015-19.01.2018 tarihleri arasında dış ticaret sorumlusu pozisyonunda görev aldığı, davalının 19.01.2018 tarihinde davacı şirketten ayrıldığı, diğer davalı şirketi ise 21.03.2018 tarihinde tescil ettirdiği, davalının davacı şirkette tacir yardımcısı konumunda olmadığı, pazarlama müdürü olarak değil dış ticaret sorumlusu olarak görev yaptığı, imza yetkisinin bulunmadığı, tacir yardımcısı olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki iş ilişkisi sona erdikten sonra diğer davalı şirketin kurulmuş olması nedeniyle bu eylemin TBK m. 552 kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalının davacı şirketin ticari sır, üretim sırrı niteliğindeki bilgileri haiz olmadığı, davacı tarafın bu konuda ve davacının bu bilgileri kullandığı yönünde bir belgeyi dosyaya sunmadığı, davalının ulaşabildiği bilgilerin sadece müşterilere iletilecek fiyat ve ürün stok bilgisi olduğu, bunun dışındaki bilgilerin kendisi tarafından öğrenilmesinin davacı şirkette kullanıları sistem gereği de mümkün olmadığı, davalı -----şirketten ayrılmasından (19.01.2018) 2 ay 8 gün sonra (21.03.2018) diğer davalı şirketin kurulduğu, taraflar arasındaki iş sözleşmesinden rekabet yasağına ilişkin bir sözleşmenin olmadığı ve cezai şartın bulunmadığı, dolayısıyla iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra geçerli olacak şekilde bir rekabet yasağının sözleşmede yer almadığı, davalı işten ayrıldıktan sonra kendisi ile iletişime geçen müşterilere açıkça işten ayrıldığını belirtip davacı şirketin iletişim bilgilerini verdiği, bu konuyla ilgili ------yazışmalarının da dosyada olduğu, tazminat şartlarının oluşmadığı ileri sürülerek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.06.2019 tarihli dilekçesinde :-----yapılan tüm ihracatların davalı tarafından yapıldığını, müşterilerle birebir iletişimde olduğu, ihracata ilişkin davacı şirketin her türlü bilgisini haiz olduğu, davalının ----- tüm satış işlerini, tüm ihracatları gerçekleştirdiğini, davalının pozisyonu gereği sadece stok bilgisi ve ürün fiyatı değil her türlü bilgiye sahip olduğunu, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesindeki “İşçi, Şirket'in işbu sözleşmeye itimat ederek kendisinin ticari sıralara, müşterilere ve diğer gizli verilere erişmesine izin vereceğini ve bu sözleşme hükümlerinin şirketi ve onun itibarını korumak için oldukça geçerli olduğunu kabul ve beyan eder. İşçi bu bilgileri gizli tutacağını ve bu bilgileri kendi yararına kullanmayacağını veya herhangi bir üçüncü kişiye ifşa etmeyeceğini kabul eder.” hükmünün cari olduğu, davalı eyleminin iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırı olduğu, bu itibarla sözleşme kapsamındaki cezai şartın davacıya ödenmesi gerektiği, davalının davacı şirkette çalışırken diğer davalı şirketi kurma çalışmalarına başladığı, nitekim diğer davalı şirketin patentinin davalı ----adına-----aldığı, davalının davacıya ait müşteri çevresiyle iletişime geçerek bu kişilerle iş yaptığı, şirketten ayrılırken davacıya ait fiyat listesini yanında götürdüğü, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde rekabet yasağının yer aldığı ve iş ilişkisinin sona ermesinden sonra 3 yıl boyunca devam edeceğinin açıkça belirlendiği, davalının davacıya ait müşterilerle iletişime geçerek davacıdan daha düşük fiyatlar vererek müşterileri kendisine kazandırdığı, davalının şahsi telefonunu müşterilerle paylaşmaması gerekmekteyken buna aykırı davranarak şahsi telefonu ile görüşmeler yaptığı, davalı tarafın sunduğu----- yazışmasında, müşteri tarafından eski firmada ürünün mevcut olup olmadığının sorulduğu bu soru üzerine davacı şirketin iletişim bilgilerinin verildiği, yani müşteriler tarafından da davalının davacıdan ayrıldığının açıkça bilindiği ileri sürülerek davanın kabulü talep edilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRDME - DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE NETİCE .
Dava haksız rekabetin öncelenmesi, iş sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve maddi/manevi tazminat davasıdır
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı-----müvekkili şirket nezdinde pazarlama-satış müdürü olarak geniş yetkilerle çalıştığını, davalının konumu gereği her türlü teknolojiye hakim olmakla birlikte müvekkili şirketin müşteri portföyüne de hakim olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin----- olduğunu, davalıya -----işleri takip etme ve altyapı oluşturma görevinin verildiğini, ancak davalının müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiği süreçte diğer davalı ------ kurduğunu ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, sadece bu durumun bile 6098 sayılı Yasanın 553 üncü maddesi gereği rekabet ihlali sayılabileceğini, davalının tacir yardımcısı sayıldığını, davalı işçi ile müvekkili şirket arasındaki iş sözleşmesinde ticari sır, müşteri bilgileri ve diğer gizli bilgilerin gizli tutulacağı hususunda hükmün yer aldığını; davalı işçinin kurduğu diğer davalı şirketin iş ve faaliyet konusunun aynı olduğunu, davalının müvekkili şirketin müşterisinden sipariş aldığını, ne kadar kazanç sağladığının henüz bilinmediğini, maddi/manevi zararların tazmininin gerektiğini belirterek haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 1000,00 TL cezai şart ve maddi tazminat ile 10000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde ise dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddialar reddedilmiştir.
Mahkememizce tensiple birlikte ilgili ticaret sicil müdürlüklerine müzekkere yazılarak tarafların sicil dosyaları talep edilmiş, davacı şirketin sicil kayıtları -----davalı şirketin sicil kayıtları ----- Sicil Müdürlüğü'nden temin edilmiştir. Ayrıca ----- - İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ---- 6/5/2015 tarihinden itibaren ------ kayıtlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili evrak temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 5/12/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, davalıların davacı şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgi ve yöntemleri kullandığı iddiası ile haksız rekabete sebep olup olmadığı, bunun tazminatı gerektirip gerektirmediği, cezai şarta sebep olup olmayacağı hususunda olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce 13/10/2020 tarihli celse ara kararları gereği, davacı vekiline maddi tazminat taleplerini ayrı ayrı açıklamak için süre verilmiş, ayrıca taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesini sunması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilerek, bu ara kararların yerine getirilmesini müteakip dosyanın rekabet yasağı alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından 16/10/2020 tarihinde talep açıklaması 500,00 TL maddi tazminat ve 500,00 TL cezai şart olarak belirtilmiş, ayrıca ilgili sözleşme fotokopisi dosyaya sunulmuştur.
27/1/2021 tarihli raporda özetle;
"(...) Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından bir sınırlamanın getirilmediği, bu hallerde Yargıtay tarafından rekabet yasağının geçersiz sayıldığı, konu ve zaman bakımından yapılan düzenlemeleirn davalının çalışma özgürlüğünü fazla sınırlandırıcı nitelikte olduğu ve TBK m. 445/2 uyarınca hakimin müdahale edebileceği,TBK m. 553 kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalının iş ilişkisi devam ederken sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı hallerde madde kapsamında hukuka aykırı bir eylemin varlığından bahsedilebileceği, ancak davacı tarafından TBK 553'ün şartlarının somut olayda bulunduğunu ortaya konulması gerektiği,TTK m. 55/1-c-1 uyarınca haksız rekabetin mevcut olabileceği ancak bu konuda ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu,
Tazminat talepleri bakımından ispat yükünün davacıda olduğu, uğradığı zararını ispata yarayan belgeleri dosyaya sunması gerektiği,
Cezai şart bakımından ise davalının rekabet yasağına aykırı bir hareketinin mevcut olması durumunda sözleşmede belirlenen cezai şartı isteyebileceği ancak taraflar arasındaki sözleşmede cezai şartın miktarının net bir şekilde belirlenmediği sonucuna ulaşılmıştır" belirlemelerine yer verilmiştir.
Her iki taraf da rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Mahkememizce 12/3/2021 tarihli ara karar ile davacı şirketin 2015-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere inceleme yapılması için talimat mahkemesine müzekkere yazılmış; ikmal edilen talimat doğrultusuna sunulan 16/12/2021 tarihli raporda,
"(...) Davacı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı,
Davacı şirketin 2015 yılından 2018 yılı sonuna kadar olan satışlarında artış gözlenirken, 2019 yılında brüt satış toplamında 371.864,78 TL tutarında bir azalış meydana geldiği, ancak söz konusu azalışın davalı eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği,Davacı her ne kadar davalı yanca müşterilerine satış yapıldığı iddia etmiş ise de, söz konusu durum tespitinin davalı ticari defterlerinde yapılması gerektiği,Davacı taraftan müşteri listesi ve ----- firmasına ait cari hesap ekstresi temin edilerek, davacının ticari sırrı niteliğinde olduğu için rapora konu edilmeden, sayın mahkemenin kasasında tutulmak üzere bilirkişi raporu ekinde kapalı zarf içerisinde dosya kapsamına konulmuştur" belirlemelerine yer verilmiştir.Müteakip celsede (bu sefer) davalı şirketin 2018/2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılacak inceleme ile uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesi talep edilmiş; ayrıca davacı vekiline taleplerini açıklaması ve davalı işçinin müvekkili (davacı) şirket nezdindeki özlük dosyasını sunması için iki hafta kesin süre verilmiştir. Davacı vekili süresinde yazılı beyanda bulunmuştur.
Sunulan 4/8/2022 tarihli heyet raporunda özetle;
"(...) Tarafımızdan tanzim edilen 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda değiştirilecek bir husus bulunmadığı,
Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından bir sınırlamanın getirilmediği, bu hallerde Yargıtay tarafından rekabet yasağının geçersiz sayıldığı, konu ve zaman bakımından yapılan düzenlemeleimn davalının çalışma özgürlüğünü fazla sınırlandırıcı nitelikte olduğu ve TBK m. 445/2 uyarınca hakimin müdahale edebileceği,TBK m. 553 kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalının iş ilişkisi devam ederken sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı hallerde madde kapsamında hukuka aykırı bir eylemin varlığından bahsedilebileceği,Davalı -----davacı şirket bünyesinde 06.05.2015 - 19.01.2018 tarihleri arası Dış Ticaret Sorumlusu olarak çalıştığı, istifa ile iş akdini sonlandırdığı, davalı şahsın, davalı şirketi 21/03/2018 tarihinde kurduğu, kurulan şirketin faaliyet kodunun davacı ile benzer olduğu, davalı şahsın, davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Münferiden imza yetkilisi olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerine göre dava dışı----- davalı yan tarafından toplam 902.977,27 TL tutarında satış yapıldığı, yapılan satıştan davalı yanın 225.744,30 TL tutarında kar elde ettiği,Sayın mahkemeniz tarafından davalıların haksız rekabete konu eyleminin olduğu kanaatine varılması halinde; Davacı şirketin talep edebileceği maddi tazminatın takdiri noktasında, davalı şirketin davacı yanın yurtdışı alıcısına yapmış olduğu satışlardan elde etmiş olduğu 225.744,30 TL'nin dikkate alınabileceği, nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu,
Manevi tazminat noktasında nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu,
Cezai şart bakımından ise davalının rekabet yasağına aykırı bir hareketinin mevcut olması durumunda sözleşmede belirlenen cezai şartı isteyebileceği ancak taraflar arasındaki sözleşmede cezai şartın miktarının net bir şekilde belirlenmediği" belirlemelerine yer verilmiştir.Her iki taraf, rapora karşı yazılı beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Mahkememizce 6/4/2023 tarihli celsede temin edilen teknik ve muhasip bilirkişi raporlarının uyuşmazlığın esası bakımından yeterli, hüküm tesisi ve denetime elverişli olmaları göz önünde bulundurularak davacı vekilinin yeniden rapor alınmasına dönük talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça maddi tazminat tutarı belirlendikten sonra tutar ıslah edilmiş ve ilgili harç ikmal edilmiştir.Tüm dosya kapsamına ve özellikle nihai rapor içeriğine göre; davalılardan ------ davacı şirket nezdindeki iş ilişkisini sonlandırdıktan hemen sonra diğer davalı şirketi kurduğu ve şirkette imzaya yetkili yönetim kurulu başkanı olduğu; dava şirketin, davacı şirketin 2015 yılından itibaren daimi müşterilerinden dava dışı ----- şirketi ile ticari ilişki kurduğu ve yaptığı satıştan 225744,30 TL kar elde ettiği; rekabet etmem yasağı bakımından taraflar arasındaki sözleşmede yer bakımından sınırlama belirtilmemişse Hakimliğimizce bu sınırın somut ticari ilişki tesis edilen ve davalı ----- davacı şirketteki (önceki) pozisyonu gereği doğrudan bilgi sahibi olduğu dava dışı ----- firması bakımından var sayılması gerektiği, yine süre belirtilmemişse de Hakimliğimizin takdiri ile bu yasağın iki yıl süreyle konulmasının her iki tarafın ticari menfaatlerine uygun olduğu; davalı ----ve yönetim kurulu başkanı olduğu diğer davalı (tüzel) kişi eylemlerinin 6102 sayılı Yasanın 55/f.1-(c) bendine aykırı davranışlarının/eylemlerinin rekabet yasağına aykırı olduğu, bu suretle elde edilen karın davacı şirketin mahrum kaldığı kazanç olarak tazmininin gerektiği; sözleşmede cezai şarta dair düzenleme yer alıyorsa da tarafların bu hususta üzerinde anlaştıkları bir rakamın yahut maddi edimin bulunmadığı, bu haliyle sözleşmeye dayalı cezai şart isteminin sübut bulmadığının kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davalının davacı şirketteki iş akdinin bitimini izleyen iki yıl süre ve davacı şirketin müşteri portföyü ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Yasanın 55/f.1-(c) bendine aykırıdavranışlarının/eylemlerinin rekabet yasağına aykırı olduğunun tespitine, sübut bulmayan cezai şart isteminin reddine, 225.744,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6102 sayılı Yasanın 56/f.1-(e) bendi gereği takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28/5/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Not: Kararın gerekçesi yazılırken, Mahkememizce tam kabul yapılan 10000,00 TL tutarlı manevi tazminatın, sehven "20000,00 TL" olarak belirtildiği fark edilmiş, bu husus (taleple bağlılık ve usul ekonomisi ilkeleri göz önünde bulundurularak) resen düzeltilmiştir. Ayrıca kısa kararda "d" bendi olarak harflendirilen bu kısım alfabetik sıralamaya uygun şekilde "ç" bendi olarak düzeltilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a.)Davalının davacı şirketteki iş akdinin bitimini izleyen iki yıl süre ve davacı şirketin müşteri portföyü ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Yasanın 55/f.1-(c) bendine aykırı davranışlarının/eylemlerinin rekabet yasağına aykırı olduğunun tespitine,
b.)Sübut bulmayan cezai şart isteminin reddine,
c.)225.744,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
ç.)6102 sayılı Yasanın 56/f.1-(e) bendi gereği takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28/5/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesineSair istemin reddine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 16.103,69-TL'nin, davacı tarafça dava açılırken yatırılan 187,86.-TL peşin harç ve ıslah harcı olan 3.900,00.-TL nin toplamı 4.087,86.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 12.015,83.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 187,86.-TL peşin harcı, 3.900,00.-TL ıslah harcı ve 44,40.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.132,26.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 2.250,00.-TL bilirkişi ücreti ve 257,80.-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.507,80.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 35.861,65.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde-----Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25