Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/665
2024/633
1 Ekim 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/665
KARAR NO : 2024/633
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tespit davasında dosya tensiben incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ---- plakalı forklift, 12.02.2024 tarihinde müvekkille ait---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ---- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen ---- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 44.919,74.-TL olduğu belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı aracının kazalarını öğrenmek için tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 12.02.2024 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 44.919,74-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne 55.687,00-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, yönetmeliğe göre sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne bildirmekle yükümlü olduğunu, ticari dava niteliğindeki tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haklı davanın kabulü ile; 12.02.2024 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 44.919,74.-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP/TALEP : Dosya üzerinden karar verildiğinden bu aşamada davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER : Dosyaya sunulan ve davada gösterilen tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, tespit istemine ilişkindir.T.C.Anayasasının 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenleme kapsamında dava şartlarına yönelik yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 6100 şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir."düzenlemesi bulunmaktadır.Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (----- sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (--- Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır. Öte yandan, bu hukuksal yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması gerekir (---). Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada hâlen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (----).
Tespit davasında; eda davasından ve inşai davadan farklı olarak, davacının böyle bir menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır. Çünkü tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkâr ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır (-----).Bu doğrultuda, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. (----).Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2013 tarihli ve ----. ile 01.02.2012 tarihli ve ---- sayılı kararı sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir."Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında; bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken, inşai (yenilik doğuran) davalar ile; var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararının icra ve infaz kabiliyeti yoktur. Bu davanın konusunu sadece hak veya hukuki ilişkiler oluşturur. Maddi vakıalar tek başına tespit davasının konusunu oluşturamazlar. Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için yalnız başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ve yargılama ışığında somut olayda; dava dilekçesindeki açıklamaya göre davacının malik /işleteni olduğu kamyonet sınıfındaki ticari nitelikteki araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı iş makinesi niteliğinedeki forkliftin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası (trafik iş kazası ) nedeniyle davalı sigorta şirketinin sigortacılık mevzuatından kaynaklanan eylem ve işlemleri nedeniyle nedeniyle maddi zarara uğranıldığı ileri sürülmekte olup ,hasara ilişkin SBGM nezdinde yapılan belirlemenin ve görünen kaydın dava konusu yapıldığı ancak söz konusu uyuşmazlığın inşai dava veya eda davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-h maddesinde gösterilen davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasına yönelik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)6100 Sayılı HMK'nin 114/1. h maddesi gereğince 'davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; Davanın 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
-
)Yapılan yargılama giderlerin külliyen davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansların yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından resen işlem yapılmasına)Dair, tarafların ve davacı vekilinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan ilk inceleme sonucunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59