İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/890 E. 2024/526 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/890
2024/526
19 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/890
KARAR NO : 2024/526
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, yurt içi elektrik, doğalgaz ve madencilik alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşları olduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında doğan fatura alacağına istinaden; ---- İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olup işbu takibe davalı/borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın amacıyla dava açılabilmesi için gerekli olan arabulucuya başvuru dava şartı sağlandığını ancak taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşamadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yetkili icra müdürlükleri ----- İcra Müdürlükleri olarak belirlenmiş olduğundan davalının yetki itirazı geçersiz olduğunu,
davalı, müvekkili şirket ile imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemememiş olup haksız olarak borca itiraz ettiğini,davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yönelik olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle;
davanın kabulü ile; davalının ----- İcra Dairesi'nin --- sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına,
davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik tamamen kötüniyetli olmakla birlikte, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görev ve yetkiye ilişkin itirazlarının kabulüne, davanın görevli ve yetkili ---- Tüketici Mahkemeleri'ne gönderilmesine, süresinde açılmayan davanın reddine, davanın esastan reddine, haksız ve kötüniyetle açılan dava nedeniyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış öncelikle dava şartları incelenmiş ve akabinde davalı şirket tarafından ilk itiraz kapsamında ileri sürülen yetki itirazı değerlendirilerek karar duruşmasına katılan davacı vekilinin konuya ilişkin beyanları da zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c) İş bölümü itirazı.''
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı HMK'nin 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı vekili tarafından ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulmuş ve yetkili mahkemenin ---- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu öne sürülmüştür. (HMK-116/1-a, 119/2) Öncelikle genel yetki yönünden yapılan incelemede davalı tarafın adresinin ---- olduğu ve işbu adresin ---- yargı çevresine dahil olduğu, davacının adresinin ise ----- adresinde yer aldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddeleri gereğince, para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olsa ve bu ihtimalde davacının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili kabul edilebilecek ise de somut olayda taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı, bu hususun ----Asliye Ceza Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası üzerinden alına bilirkişi raporu ile de teyit edildiği, bu nedenle davacı tarafın adresinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili kabul edilemeyeceği görülmüştür. Bilindiği üzere olayda olduğu gibi birden fazla yetkili mahkemenin bulunması halinde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Ancak yine somut olayda olduğu gibi yetkisiz bir mahkemede dava açılmış ise seçim hakkı bu kez yetkiye itiraz eden davalıya geçmektedir. Davalı vekili yetki itirazında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri adresi olan ---- Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir. Binaenaleyh; yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin Yetkisizliğine, Yetkili Mahkemenin davalının itiraz ve seçimine göre ---- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan dolayı USULDEN REDDİNE,
-
HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)
-
HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
-
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55