İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/261 E. 2024/471 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/261
2024/471
3 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/261
KARAR NO : 2024/471
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
DAVA KONUSU : Türk Ticaret Kanunu m.547 hükmü kapsamında ----- ticaret sicilinden terkin edilen tüzel kişiliği bakımından ek tasfiye/ ihya kararı verilmesi talebimiz hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
I. OLAYLAR
1)Müvekkil ...'ın tasfiye memuru olarak görev yaptığı ---- vergi kimlik numaralı---- Gazetesinin 03.03.2009 tarih, --- sayı ve 375. sayfasında yayınlanan ilan ile tasfiyeye girmiş, daha sonrasında tasfiye işlemleri tamamlanarak 24.06.2010 tarih, ---- sayı ve 184. Sayfasında yayınlanan ilan ile şirket tasfiye edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiştir. Şirket tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte şirket ticaret sicilinden terkin edilmiştir.(EK-2 : İlgili ---- Gazetesi Kayıtları)
-
Şirketin 24.06.2010 tarihinde tasfiye edilmesi ve tüzel kişiliğinin sona ermesine rağmen Ticaret Bakanlığı --- Gümrük Müdürlüğü tarafından şirket aleyhine hukuka aykırı olarak ----- sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı ----- Sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. (EK-1: İlgili İdari İşlemler)
-
Tasfiye tarihinden sonra haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün olmayan münfesih şirket adına herhangi bir işlem tesis edilemeyeceğinden şirket adına tesis edilen idari işlemlerin iptali amacıyla tarafımızca her iki idari işlem bakımından vergi mahkemesi ve idare mahkemesinde iki ayrı dava ikame edilmesi ve konuya ilişkin hukuki prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiğinden huzurdaki davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olmuştur.
II. HUKUKİ SEBEPLER
1-TARAFIMIZCA EK TASFİYE/ İHYA KARARI VERİLMESİ TALEP EDİLEN ŞİRKETİN SON TASFİYE MEMURU MÜVEKKİL ... OLDUĞUNDAN MÜVEKKİLİN HUZURDAKİ DAVAYI AÇMAKTA AKTİF HUSUMET EHLİYETİ BULUNMAKTADIR.
AYRICA EK TASFİYE/ İHYA DAVASI AÇILMASI İÇİN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ÖNGÖRÜLMEDİĞİNDEN DOSYANIN ESASINA GEÇİLEREK İNCELEME YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.
Konuyla alakalı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ek Tasfiye" başlıklı m.547 hükmü: "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " şeklindedir.
TTK m.547'de ek tasfiye talebinde bulunulacak kişiler sınırlı olarak sayılmış olup madde hükmünde son tasfiye memurlarının da bu davayı ikame edebileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla son tasfiye memuru müvekkil ... tarafından mezkur davanın açılabilmesi hukuken mümkün olup müvekkilin aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.ine Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici Madde 7/15 hükmü: "...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." şeklindedir. Dolayısıyla şirketin ek tasfiyesi- ihyası talepli huzurdaki davayı açmak için bir hak düşürücü süre de öngörülmemiştir. Bu nedenle Sayın Mahkemenizce işin esasına geçilerek inceleme yapılması gerekmektedir.
2- SOMUT OLAYDA EK TASFİYEYE BAŞVURULABİLECEK ZORUNLU HALLER MEVCUTTUR. BU NEDENLE HAKLI DAVAMIZIN KABULÜ GEREKMEKTEDİR.
TTK m. 547 hükmünün gerekçesinde ek tasfiyeye başvurulabilecek haller sayılmış olup, bunlar sınırlı sayıda olmayıp, örnek kabilinden sayılmış hallerdir. Nitekim madde gerekçesinde “özellikle” denmek suretiyle de bu husus vurgulanmıştır. Bu kapsamda somut bir hakka dayanan, şirket adına beyanda bulunulması gereken yani şirketin hukuken temsilinin gerektiği hallerde de ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. (-----)Netice itibarıyla doktrinde ve yargı kararlarında tasfiye edilmiş şirket bakımından ek tasfiye/ ihya kararı verilebilmesi için tasfiyenin yapılmış olması ve ek tasfiyeye başvurulmasının zorunluluk arz etmesi gerekmektedir. Ek tasfiyeye başvurmanın zorunluluk arz etmesi hususunda ise menfaat şartı ve amaca ulaşma şartının varlığı aranmaktadır.Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere şirketin 24.06.2010 tarihinde tasfiye edilmesi ve tüzel kişiliğinin sona ermesine rağmen Ticaret Bakanlığı ----- Gümrük Müdürlüğü tarafından şirket aleyhine hukuka aykırı olarak ---- sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı ----- Sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. Tasfiye tarihinden sonra haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün olmayan münfesih şirket adına herhangi bir işlem tesis edilemeyeceğinden şirket adına tesis edilen idari işlemlerin iptali amacıyla tarafımızca her iki idari işlem bakımından vergi mahkemesi ve idare mahkemesinde iki ayrı dava ikame edilmesi ve konuya ilişkin hukuki prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu prosedürlerin yerine getirilmemesi halinde ise tasfiye memuru olarak müvekkilin sorumluluğuna gidilecektir. Bu noktada somut olayda menfaat şartı ve amaca ulaşma şartının mevcut olduğu açıktır.
3- HUZURDAKİ DAVA KAPSAMINDA EK TASFİYE İÇİN TASFİYE MEMURU ATANMASI ZORUNLULUK ARZ ETMEKTE OLUP BU KAPSAMDA MÜVEKKİL ... EK TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINI TALEP ETMEKTEYİZ.
Anonim şirketin ek tasfiye sürecine girmesiyle birlikte Ticaret Sicil Yönetmeliği m. 89/1 uyarınca ek tasfiyeye ilişkin mahkeme kararı, şirketin ek tasfiye halinde olduğu; ticaret unvanına “tasfiye halinde” ibaresi eklenerek yeniden tescil edilmiş bulunduğu, görevlendirilen yeni tasfiye memurları, ek tasfiyenin yürütüleceği adres gibi hususlar sicile tescil edilir. Tasfiye memurlarının ticaret siciline tescil ve ilan edilmeleri zorunludur. Şirketin ticaret siciline tescili ile birlikte şirket yeniden tüzel kişilik kazanır ve organlar kendiliğinden çalışmaya başlar ve bu durumun ayrıca tesciline gerek yoktur. (TSY m. 89/2).Yine bilindiği üzere tasfiye için yeniden tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkeme ek tasfiye davasında tasfiye memuru atanmasına yönelik ayrıca bir talep olmasa bile daha önceki veya yeni kişileri tasfiye memuru ataması gerekmektedir.........................Sonuç itibariyle şirketin 24.06.2010 tarihinde tasfiye edilmesi ve tüzel kişiliğinin sona ermesine rağmen Ticaret Bakanlığı ---- Gümrük Müdürlüğü tarafından şirket aleyhine hukuka aykırı olarak ---- sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı ----- Sayılı ödeme emri düzenlenmesi açıkça hukuka aykırı olup ilgili idari işlemler bakımından dava açılması ve takip eden hukuki işlemlerin tamamlanabilmesi açısından haklı davamızın kabulü ile Sayın Mahkemenizden müvekkilin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.
........................
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız ve Sayın Mahkemenizce Re'sen dikkate alınacak sebepler muvacehesinde;
Haklı davamızın KABULÜNE,
-----; Ticaret Bakanlığı ----- Gümrük Müdürlüğü tarafından şirket aleyhine tanzim edilen ------ sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı -----Sayılı ödeme emrinin iptali için dava açılması başta olmak üzere ilgili her türlü hukuki prosedürlerin takip edilebilmesi açısından EK TASFİYESİNE/ İHYASINA KARAR VERİLMESİNİ, ek tasfiye/ ihya sürecinde şirketin temsili amacıyla müvekkil ...'ın TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA,..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan "Tasfiye Halinde ----ünvanlı şirketin, ----- Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen ----- sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı ------- sayılı ödeme emrinin iptali için gerekli hukuki prosedürlerin takip edilebilmesi, dava açılması ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ek tasfiye işlemleri yönünden ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Celbedilen ticaret sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin son tasfiye memurunun davacı olduğu ve bu nedenle taraf teşkilinde bir eksiklik olmadığı belirlenmiştir.
Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ve dava dilekçesinde belirtilen ödeme emrinin iptali için gerekli hukuki prosedürlerin takip edilmesi, dava açılması ve Mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin 18/06/2010 tarihinde resen tasfiyeye bağlı olarak terkin edildiği, şirketin adresinin-----olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurunun davacı ... olduğu belirlenmiştir.Celp edilen ---- Gümrük Müdürlüğü Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri Servis Şefliğinin söz konusu ceza kararı ve ödeme emrine ilişkin evrak örneğine göre söz konusu şirket hakkında dava dilekçesinde özgülenen şekilde para cezası verilmiş olduğu ve bunun ödeme emrine dönüştürülmüş olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket aleyhine ceza kararı ve ödeme emri düzenlenmiş olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu ceza kararı ve ödeme emrine karşı muhtemel hakların ileri sürülebilmesi yönünden olabilecek hukuki süreçlerde muhataba gerek olduğu; söz konusu muhtemel süreçler yönünden TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği; tasfiye memuru konumunda olan davacının böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.Terkin işleminin tasfiyeye bağlı olarak 18/06/2010 tarihinde gerçekleşmiş ve davanın herhangi bir davaya dayalı olmaksızın 16/04/2024 tarihinde açılmış olmasına rağmen tasfiyeye bağlı terkin ve bu konuda emsal Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 30/04/2024 Tarih ve ----- Esas, ---- Karar sayılı kararı gözetildiğinde davanın herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığı ve bu yönden bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden son tasfiye memuru olan davacının tasfiye memuru olarak atanmasının uygun, gerekli ve yeterli olacağı sonucuna varıldığından ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak davacı tarafından yapılması uygun görülmüştür.
Yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde ---- ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının ----- Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen ---- sayılı ceza kararı ve bu kararla bağlantılı -----sayılı ödeme emrinin iptali için gerekli hukuki prosedürlerin takip edilebilmesi, dava açılması ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ek tasfiye işlemleri yönünden ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davacı ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Harç peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna göre sonuçta:
Davacı tarafça yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili yararına avukatlık ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09