İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/775 E. 2024/47 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/775
2024/47
18 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/775
KARAR NO : 2024/47
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2021
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Manevi Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- Şirketi'nin tersanecilik alanında faaliyet gösteren ve birçok gemi inşasında çalışmış köklü ve deneyimli bir şirkettir. Müvekkil ile ... arasında -----tanker gemisinin inşasının tamamlanması hususunda Gemi İnşa Sözleşmesi akdedildiğini, inşası tamamlanan gemi, davalı yanca ihtirazı kayıt konulmadan teslim alındığını ve yaklaşık 9 ay boyunca hiçbir sorun ve sıkıntı yaşanmadan kullanıldığını, bu süre boyunca inşa edilmiş olan gemi ile ilgili hiçbir bildirimde bulunulmamış olup söz konusu sözleşmeden doğan alacakların tahsili için tahkim süreci başlatılana kadar davalı tarafından herhangi bir iddiada bulunulmadığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle, taraflarınca Gemi İnşa Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak tahkim süreci usulüne uygun olarak başlatıldığını, bunun akabinde davalının sözde dümen mili arızası sebebiyle hukuki yollara başvurduğunu, yasaya ve usule aykırı olarak da hakem kararı olduğu iddia edilen 27.03.2020 tarihli ihtarnameye dayanarak-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası tahtında ihtiyati haciz başvurusu yaptığını, işbu başvurunun haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edildiğini, tahkim süreci devam ederken davalı tarafından ihtiyati haciz talebi dışında da müvekkili taleplerinden vazgeçirmek ve gerçek dışı iddialarını kabul ettirmek adına kötüniyetle muhtelif yollara başvurulduğunu, tahkim yargılamasına konu olan ve var olduğu iddia edilen alacak talebine yönelik -----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası tahtında 21.07.2020 tarihli müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, sonrasında ise aynı alacak için ve aynı usulsüz hakem kararına dayanarak müvekkili aleyhine-----İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı dosyası tahtında 04.02.2021 tarihli mükerrer bir ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının müvekkili korkutma, alacağından ve taleplerinden vazgeçirme çabası içerisinde kötüniyetli hareket ettiğinin açıkça görüldüğünü, Mahkemenin ----- sayılı dosyası tahtında verilen ihtiyati haciz kararı -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas numaralı dosyası tahtında davalı yanca tatbik edildiğini, bankalara yazılan müzekkere neticesinde Müvekkili şirketin hesabının bulunduğu -----nezdindeki hesaplarına haciz koyulduğunu, haksız ihtiyati haciz kararına süresi içinde itiraz edildiğini ve kararın kaldırılması talep edildiğini, Mahkeme tarafından itirazın reddedilmesi üzerine ise karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve işbu hukuka aykırı karar kaldırıldığını, bunun üzerine Mahkemenin ------ sayılı dosya tahtında görülen 30.09.2021 tarihli duruşmada haksız ihtiyati haczin kaldırılmasına hükmettiğini, kararın verildiği ve kaldırıldığı tarih nazara alındığında gerek çalıştığı bankalar ve gerekse iş çevresi nezdinde Müvekkilinin ticari itibarı sarsıldığını ve Müvekkilinin zarara uğradığını, hal böyleyken müvekkilinin zararına yönelik olarak manevi tazminat talep etme gereği hasıl olduğunu, taraflar arasında bahsi geçen gemi inşa sözleşmesi kurulmasından bu yana basiretli bir tacir olarak hareket ettiğini ve sözleşmeden doğan yükümlülüğünü başarılı bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen haklı talebinden vazgeçirmek ve caydırmak davalının kötüniyetli girişimleri müvekkilinin faaliyet gösterdiği çevreler nezdinde manevi olarak zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, her ne kadar ilgili kararın istinafta bozulması sonucu mahkemece kaldırılmış olsa da müvekkilinin halihazırda uğradığı zararı tazmin etmeye yeterli olmayacağını, müvekkilinin çalıştığı bankalar nezdinde saygınlığı ve kredibilitesinin düşmesinin yanı sıra, müvekkili şirketin kendi banka hesaplarından gerekli ödemeleri yapamadığını ve hesaplarını kullanamadığını, bunun en somut örneği ise tahkim yargılaması sırasında Hakem ücretlerinin ödenmesi talep edildiğinde görüleceğini, bunların yanında müvekkilinin, Türkiye’de mukim ve Türk yasalarına göre usulüne uygun olarak kurulmuş, uzun yıllardır süregelen tecrübesi ile gerek Türkiye gerekse yurt dışında tanınmış saygın bir şirket olmakla birlikte, inşası devam eden, onarımı gerçekleşen pek çok gemi bulunmadığını, müvekkilnin mal kaçırmak yahut hileli davranmak gibi bir amacı olmadığı da bu denli belirgin şekilde görülmekte iken verilmiş hukuka aykırı ihtiyati haciz kararının da hukuki yarardan yoksun olduğu ve kötüniyetle talep edildiği bir kez daha anlaşıldığını, öte yandan davalının talebine dayanak sözde hakem kararı da alelacele ve usulsüz şekilde işbu haksız ve hukuka aykırı talebine dayanak yapılmak üzere hazırlandığını, zira, yargılama sırasında müteaddit kereler açıklandığı üzere tahkim yargılaması sonucu derç edildiği iddia edilen ihtarnamenin hazırlanma sürecinden müvekkilinin hiçbir surette haberdar edilmediğini, davalının müvekkilinin hakkını aramaktan caydırmak ve müvekkili üzerinde maddi bir baskı kurmak üzere söz konusu ihtiyati haciz başvurusunu yaptığının açık olduğunu, 12.01.2021 tarihli hakem kararı taraflarınca ilamlı icra takibine konu edildiğini ve söz konusu ilamın-----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas numaralı dosyası tahtında icraya konulduğunu, davalı yan söz konusu takibi dosyaya sunmuş olduğu teminat mektubu ile yargılama sonuna kadar durdurduğunu, akabinde, haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararının icra edilmesi akabinde bizzat davalı yanın borçlu olduğu Müdürlük dosyasına yazı yazılarak dosya alacağı ihtiyaten haczedildiğini, davalı yan borçlu olduğu dosya kapsamında haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı ile borcunu ihtiyaten haczettiğini, davalının müvekkili üzerinde baskı kurmak amacıyla kötüniyetle hareket ettiği söz konusu işlemden de açıkça anlaşıldığını, açıklanan ve Mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; işbu davanın kabulüne, ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyası tahtında davalı yanca sunulan teminat mektubunun iade edilmemesine, haksız ihtiyati haciz sonucu müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine karşılık 20.000 TL manevi tazminata haksız ihtiyati haciz kararının verildiği 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı .... ile davacı ------ arasında, 24/10/2015 tarihinde akdedilen gemi inşa sözleşmesi ile davacı taraf, özellikleri sözleşmede belirlenen ------ isimli kimyasal madde tankerinin inşasını tamamlayıp müvekkiline teslim etme işini üstlendiğini, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca; inşası tamamlanarak müvekkiline 12.04.2017 tarihinde teslim edilen ----- isimli geminin dümen mili, 23.01.2018 tarihinde arızalandığını ve gemi dümen milinden su almaya başladığını, geminin dümen milinden su alması nedeniyle geminin denize, yola ve yüke elverişliliğinin tehlikeye düştüğünü, müvekkilinin zarara uğradığı ve bu zararın giderilmesi için davalı tarafa önce 13.02.2018 tarihinde e-posta mesajı gönderildiğini, sonrasında ----- Noterliği aracılığı ile 28.02.2018 tarihli ----- yevmiye numaralı ve 15.05.2018 tarihli ve ------ yevmiye numaralı ihtarnameler gönderildiğini, ancak davalı tarafından arızanın giderilmesi için hiçbir işlem yapılmadığını, geminin, bu şekilde denize, yola ve yüke elverişsiz olarak sefere çıkması mümkün olmadığından, gemi durumun tespiti ve tamir işlemleri için ----- getirildiğini, geminin dümen milinden su gelmesi ile ilgili olarak uluslararası alanda tanınmış bir ---- kuruluşu olan----- tarafından gemide yapılan incelemelere binaen 27/06/2018 tarihli rapor hazırlandığını, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca uluslararası --- kuruluşu tarafından yapılan bu incelemeye ilişkin raporun 5 numaralı "zararın nedeni" başlıklı bölümünde; geminin dümen milinde meydana gelen zararın, Gemi'nin inşa sürecinde yapılması gerekli ilk hiza ayarlaması gereğince chock fast uygulamasının yapıldığı, ancak davacı tersane tarafından chock fast kuruması-katı hal almasının ardından son hiza kalibrasyonunun yapılmadığı tespit edildiğini, dolayısıyla, müvekkilin uğradığı zararın sorumlusu geminin inşa sürecindeki ağır kusuru nedeniyle davacı olduğunun tespit edildiğini, raporda yapılan zarar hesabı çerçevesinde, dümen mili arızasının giderilmesi için yapılan masraflar toplamı 59.176, 64 ABD Doları olduğunu, ekte sunulu olarak sunulu ihtarnameler ile davalı taraftan müvekkilinin zararının tazmini istendiğini ancak müvekkilinin davalı tarafa gönderdiği ihtarlardan sonuç alamayınca sözleşme’nin 21.1.2 maddesi uyarınca yine Sözleşme’de öngörülen prosedürü izleyip ----Noterliği'nin 28.02.2020 tarihli,----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dümen mili tedarikçisi dava dışı ------ hakem olarak atadığını, teknik hakem olarak tayin edilen ----- tarafından -----. Noterliği vasıtası ile 27.3.2020 tarihinde ----- yevmiye numarası ile taraflara bildirilen kararda davalının ağır kusuru ile dümen mili arızasına neden olduğu ve müvekkilinin bu arıza nedeniyle doğan zararlarından davalının sorumlu olduğu şu şekilde ifade edildiğini, hakem kararı çerçevesinde müvekkilinin 59.176,64 ABD doları alacağının 15.05.2018 tarihinden itibaren işlemiş olan faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesinin ---- Noterliği'nin 17.06.2020 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edilmiş ancak davalı tarafından müvekkilinin zararları giderilmediğini, müvekkili tarafından zararının tazmini için -----. İcra Dairesi'nin -----. dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilamsız icra takibine davacı tarafından itiraz edildiğini ancak bu sırada davacı tarafın şirketin içini boşalttığının istihbar edilmesi üzerine müvekkilinin alacağının temini için davacı aleyhinde ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını, müvekkili tarafından -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----sayılı dosyasından davalı aleyhinde ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuş olup; ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ sayılı kararı ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verildiğini, ihtiyati haciz talebine karşı davalı itirazları da -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----.sayılı 17/12/2020 tarihli ek kararı ile reddedildiğini,-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı ihtiyati haciz kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ----Bölge Adliye Mahkemesi-----. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2021 tarihli, ----- sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararının taraflar arasında karşılıklı davalar olduğu için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği yorumu ile kaldırıldığını, davacının iddiasının aksine müvekkili davacı taraf 23.12.2019 tarihinde tahkim yoluna başvurmadan önce dümen mili arızasını davacı tarafa bildirerek zararının tazmin edilmesini talep ettiğini, 13.02.2018 tarihinde e-posta mesajı ve yine 2018 yılında noter kanalı ile gönderilen ihtarnameler ile sabit olduğunu, dolayısıyla, davacı tarafın tahkim süreci başlatılana kadar müvekkilinin hiçbir talebi olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunun yazılı belgelerle sabit olduğunu, davacı tarafın bu kadar açık ve net bir konuda yazılı belgelerin aksini iddia etmesinin davacının iddia ve taleplerinin itibar edilebilir olmadığını, davacının bir zarara uğramadığını, gerçek dışı iddialarla bu davayı haksız kazanç sağlamak adına bu davayı açtığını ortaya koyduğunu, zira davacı iddiasının aksine müvekkilinin dümen mili arızasını bildirerek bu arızanın giderilmesini talep etmesi üzerine davacı tarafından daha önce hiçbir alacak talebi olmadan müvekkiline satılıp, müvekkili adına tescil edilen geminin inşasına ilişkin alacak iddiası ile tahkim yoluna müracaat edildiğini, dolayısıyla, kötü niyetli olan ve kusuru ile müvekkili zarara uğratan davacının kendisi olduğunu, yine davacının iddiasının aksine ihtiyati haciz yoluna başvuran, icra takibi açan ve itirazın iptali davası açan müvekkilinin bu işlemleri kötüniyetle davacı tarafı korkutma ve tahkime konu taleplerinden vazgeçirmek için değil, işlemlerin içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, alacağının tahsili için yasal hakkını kullanmak için yaptığını, dava konusu olayda olduğu gibi, gemi inşa sözleşmesi gibi kapsamlı bir işe ilişkin bir sözleşmenin tarafı olan müvekkili geminin dümen milindeki gizli ayıbın ortaya çıkması üzerine zararını gidermek için ihtiyati haciz kararı almak, dava açmak, icra takibi açmak gibi yasal haklarını kullandığını, bu yasal işlemlerin hiçbir koşul ve durumda korkutma ve tehdit olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu tarz zorlama iddialarla müvekkilinin olmayan kötü niyetini yapay yollarla, uydurma gerekçelerle varsaymaya çabalayan davacının bu asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarına hiç şüphesiz itibar edilmemesi gerektiğini, davacının sürekli sürekli atıf yaptığı dava dışı tahkim yargılaması ve hakem kararının iptali davasındaki kararların bu dava ile ilgisi olmadığı çok açık olduğunu, dümen miline ilişkin dava konusu ihtilaf tahkim yargılaması ve hakem kararının konusu olmadığını, dolayısıyla bu dava ile ilgisi olmayan hakem kararına ve tahkim yargılamasına dair beyan ve itirazlarının dikkate alınmamasını talep ettiklerini, müvekkilinin ihtiyati haciz talebinin haksız olup olmadığı ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ----- sayısı ile devam eden itirazın iptali davası neticelendiğinde ortaya çıkacağını, ayrıca müvekkilinin ihtiyati haciz kararının alınmasında hiçbir kusuru ya da kötüniyeti olmadığı gibi, müvekkilinin ihtiyati haciz talebi ile haklı alacağını temin etmek için yasal hakkını kullandığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, arz ve izah olunan gerekçelerle, davacı tarafın ihtiyati haciz kararı nedeniyle manevi tazminat talep etmesine ilişkin şartlar gerçekleşmediğinden davanın reddine, müvekkili tarafından ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyasına sunulan ----- 02.10.2020 tarihli ve ------ numaralı 117.382,93-TL bedelli teminat mektubunun müvekkiline iade edilmesine, Mahkemece teminatın iadesi yönünde karar verilmez ise davanın ıslahı dahi mümkün olmayan manevi tazminat davası olduğu gözetilerek 02.10.2020 tarihli ve ---- numaralı 117.382,93.-TL bedelli teminat mektubunun 20.000,00 TL kesin ve süresiz teminat mektubu ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları,----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları,----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- sayılı dosyası UYAP kayıtları, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, Tanık Beyanı dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'Ben 2020 yılının Ocak ayından 2022 yılının Temmuz ayına kadar davacı şirkette muhasebe personeli olarak çalışmıştım, bu nedenle dava konusu olayları biliyorum, zira dava konusu olaylar benim çalıştığım dönemde meydana gelmişti, davalı şirket bizim şirket hakkında ihtiyati haciz alıp uygulamak suretiyle şirketin ticari itibarını ve bankalar nezdindeki kredisinin sarsılmasına sebep olmuştur, böylece şirket hem ekonomik olarak hem de ticari güven açısından zarara uğramıştır. Benim taraflar arasındaki hukuki işlemlere ve sebeplerine ilişkin ayrıntılı bir bilgim yoktur ancak şirkette konuşulanlara göre bizim şirketin borcu olmadığı halde davalı şirketin haksız olarak işlem yaptığı ve buna bağlı olarak davacı ... zarara uğrattığı yönündeydi, ben 7 ay önce ayrıldığım için şirketin durumunu bilemiyorum davacı şirketin sahibi ... isimli kişidir, dedi. Davalı vekili tarafından soruldu: davalı şirketin haciz işlemleri dolayısıyla davacı şirketin banka hesaplarına bloke konulduğunu ve bu nedenle faaliyetlerini yürütmekte zorlandığını biliyorum ancak somut olarak herhangi bir paraya haciz konulup konulmadığını bilemiyorum ben haciz kavramını da tam bilemediğim için olayı bu şekilde anlıyorum. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 58 maddeleri kapsamında, haksız ihtiyati haciz nedeniyle Manevi Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada; mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlandığı tespit edilmiş ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak taraf teşkilinin sağlandığı tespit edildikten sonra resen incelemeye tabi başta arabuluculuk dava şartı olamak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ile harç ve taraf sıfatına ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Kişilik hakkının zedelenmesi başlıklı 6098 sayılı TBK'nin 58. maddesinde; Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. düzenlemesi bulunmaktadır.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Öte yandan 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde de, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK'nin 58. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK’nın 49(58)’ncu maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır. (Yargıtay ----.HD-----.)
Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yargılama ışığında somut olaya baktığımızda ; davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhinde -----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiği ve kararın uygulandığı, davacı şirket tarafından işbu ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ve buna bağlı olarak yapılan haciz işlemleri nedeniyle şirketin ticari itibarının sarsıldığı ve manevi zarar gördüğü öne sürülmekle birlikte ; somut uyuşmazlığa /ihtiyati hacize konu alacak yönünden açılan itirazın iptali davasında ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından esastan davalı lehine karar verildiği tespit edilmiştir. Buna göre davacının ihtiyati haciz talebinde kötü niyetli ve kusurlu olmadığı, vaki ihtiyati haciz talebinin tamamen hak arama hürriyeti kapsamında istendiği ve bağımsız mahkemece verilerek uygulandığı anlaşılmakla, eldeki olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı açıkça anlaşılmıştır. (HMK,187/1,198 ) Binaenaleyh, davacının davasını TBK'nin 49 ve 50, 58. maddeleri temelinde TMK'nin 6, HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispat edemediği gibi, davanın haklı ve yerinde de olmadığı sonuç ve kanaatiyle, davanın esastan reddine karar verilmiştir. (AY,9, 36, 138,141, TMK,1/1, 2, 6, 24, İİK, 257 vd, 259/1, TTK. 16/1, 18/2, TBK. 49, 50,51/1, 58, 74, HMK, 25,26, 27, 29,30, 33, 187/1, 190,198, 240 vd, ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davacı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın REDDİNE,
-
)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubuyla 86,05 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinen hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başkaca bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;. . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29