SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/186 E. 2024/468 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/186

Karar No

2024/468

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/186

KARAR NO : 2024/468

DAVA : Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı)

DAVA TARİHİ : 13/03/2024

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:

''...

DAVA KONUSU : Kısıtlı müvekkilimiz adına açıkça hukuka aykırı olarak kurulmuş olan -----Şirketinin Tescil Kaydının İptali talepli dav dilekçemizdir.

İZAHI:

Müvekkilimiz ... doğuştan engelli bulunmaktadır. Ekte sunduğumuz vesayet kararında görülebileceği üzere müvekkilimiz zihinsel engeli nedeniyle vesayet altına alınmıştır. Yine ekte sunduğumuz engelli sağlık raporunda görüleceği üzere müvekkilimiz zihinsel engeli nedeniyle ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas, ----- Karar sayılı kararıyla vesayet altına alınmış olup bu tarihten sonrada da en son 11/03/2022 tarihli kararı ile aynı dosya üzerinden vesayet kararı 2 yıl süre ile uzatılmıştır. Müvekkilimiz Hafif Derecede Mental Retardasyon isimli zihinsel hastalığı söz konusu olup engel hali süreklilik arz etmektedir. Bu hastalıktan dolayı engel durumu %50'dir.

Müvekkilimizin fiil ehliyeti zihinsel engeli nedeniyle kısıtlanan bir kişidir. 2008 yılından beri yetkili karar mercii ile bu ehliyeti kısıtlanmıştır. Müvekkilimiz engeli nedeniyle yapılan işlemler ile eylemleri ayıramamaktadır. Bu nedenle yasal temsilcisi bulunmaktadır.Vesayet altında olan müvekkilimiz adına şirket kurulmuş olup bu şirket kurulumu müvekkilimizin bilgisi dışındadır. Kısıtlı müvekkilimizin ve yasal temsilcisinin bilgisi dışında-----İsimli şirket kurulmuştur. İş bu şirketi müvekkilimiz adına tescil edenler hakkında yaptığımız Savcılık soruşturması devam etmekte olup ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- sayılı dosyasında soruşturma devam etmektedir. İş bu dosyanın dosyamız arasına alınmasını talep ederiz. İş bu savcılık dosyasında şirket tescil belgesindeki imza ile müvekkilimiz kısıtlının mukayeseye esas imzaları arasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde iş bu tescile esas belgelerdeki imzanın müvekkilimize ait olmadığı tespit olunmuştur. Şirket sözleşme ve başvuru aşamasında hiç bir şekilde müvekkilimizin vasisi bulunmamıştır. Bilgisi ve onayı veya imzası söz konusu değildir. Bu nedenle muhtemel suretle müvekkilimiz adına hukuka aykırı olarak bu şirket kurulmuştur.Müvekkilimiz hakkında davaya konu şirketten kaynaklı borçlar ve ödeme emirleri gelmesi üzerine iş bu ödeme emrine karşı açtığımız davada ----İş Mahkemesi------ esas sayılı dosyada mahkemece iş bu davanın açılması hususunda kesin süre verilmiştir.

Açıkça hukuka aykırı olarak kurulan ------ tescil kaydının iptaline ilişkin olarak dava açmak zarureti hasıl olmuştur.

4721 Sayılı TMK Madde 405 Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı "- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. " hükmüne istinaden kısıtlılığı mahkemece tespit ve karar altına alınan müvekkilimiz aleyhine başlatılan icra takibine konu edilen iş yeri ve iş yerinden kaynaklanan borçlardan dolayı müvekkilimizin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.Müvekkilimiz zihinsel engelli kısıtlı bir kişidir. Herhangi bir işte çalışmamaktadır. Adına kayıtlı herhangi bir taşınır ya da taşınmaz bulunmamaktadır. Bu saikle müvekkilimizin adli yardımdan faydalandırılmasını talep ederiz.

................

NETİCE VE TALEP : Dava dilekçemizin kayıt ve kabulü ile arz ve izah ettiğimiz ve sayın mahkemenin re’sen tetkik buyuracağı sair sebeplere binaen;

Dava Dilekçemizin Kayıt ve Kabulü ile,

Adli Yardım Talebimizin Kabulüne,

Kısıtlı Müvekkilimiz adına hukuka aykırı olarak kurulmuş olan ---- isimli şirketin kayıt ve tescil kaydının İPTALİNE,

...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davacı-kısıtlı-müvekkili adına hukuka aykırı olarak kurulmuş olan "----." ünvanlı şirketin kayıt ve tecsil kaydının iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, esasında dava söz konusu şirketin kuruluşunun hükümsüz olması nedeniyle başından itibaren olmadığının tespitini içermektedir.Adli yardım talebi yönünden tensiben oluşturulan 01/04/2024 tarihli ara karar ile davacının adli yardım kurulundan yararlandırılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar ederek ileri sürdükleri iddialar karşısında ve ---- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davada verilen süreye bağlı olarak eldeki davayı açmak durumunda kalmış olmaları nedeniyle ve söz konusu şirket ----- Ticaret Siciline kayıtlı olduğu için bu davanın açıldığını ileri sürerek husumet itirazının yerinde olmadığını belirtmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelen olmamış ise de vekaletname sunulmadan davalı adına cevap dilekçesi gönderilmiş olduğundan resen de gözetilmesi gereken husumet itirazına ilişkin içeriği gözetilerek aşağıdaki şekilde gerekli-yeterli kısımları buraya aynen alınmıştır.

Davalı adına UYAP üzerinden gönderilen ve gerekli-yeterli kısımları:

"...

KONU..............: Davaya cevaplarımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR..........:

USÛLE İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ

I- TESCİL EDİLMİŞ HUSUSLARIN TERKİNİ ANCAK KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARI İLE MÜMKÜN OLDUĞUNDAN BU İTİBARLA DA, SAYIN MAHKEMENİZDE GÖRÜLEN DAVADA, TESCİL EDİLMİŞ OLGULARIN TERKİNİ DE ANCAK KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARI İLE MÜMKÜN OLDUĞU GİBİ, BU DAVALARDA DA HUSUMETİN İLGİLİ ŞİRKETE VE DAVACI YANCA İDDİA EDİLEN USULSÜZ İŞLEMİ/İŞLEMLERİ YAPAN KİŞİLERE KARŞI HUSUMETİN YÖNELTİLMESİ GEREKMEKTEDİR. BU BAKIMDAN DA HUZURDAKİ DAVADA, MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET YÖNELTİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

NİTEKİM YUKARIDA DA İFADE EDİLDİĞİ ÜZERE DE, YARGITAY ----HUKUK DAİRESİNİN 21.09.2010 TARİHLİ,-----SAYILI İLÂMINDA DA VURGULANDIĞI GİBİ, DAVACIYLA DAVA DIŞI ŞİRKET VE DAVA KONUSU İŞLEMİ/İŞLEMLERİ YAPTIĞI İDDİA EDİLEN KİŞİLER ARASINDA GÖRÜLEN/GÖRÜLMESİ GEREKEN YARGILAMA NETİCESİNDE SAYIN MAHKEMECE KARAR VERİLMESİ VE İŞBU KARARIN KESİNLEŞMESİ HÂLİNDE TESCİL İŞLEMİ YAPILABİLECEK OLUP; MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET YÖNELTİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Kaldı ki; TESCİL EDİLMİŞ HUSUSLARLA İLGİLİ MÜVEKKİL MÜDÜRLÜK DEĞERLENDİRME YAPARAK TESCİL EDİLMİŞ OLGULARI RE'SEN DEĞİŞTİREMEZ.

ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ

Bir an için, aksi kabul edilmemekle birlikte, huzurdaki davada müvekkil Müdürlüğe husumet yöneltilmesi söz konusu olsa bile dava konusu edilen işlemlerle ilgili müvekkil Müdürlük bakımından davanın usûlden reddedilmediği düşünüldüğü takdirde de, dava dilekçesi kapsamında esasa ilişkin açıklamalarımıza, aşağıda yer verilmiştir.

1. TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ, TTK M. 32 VE TİCARET SİCİLİ YÖNETMELİĞİ M. 34 HÜKMÜ ÇERÇEVESİNDE İŞLEM YAPMIŞTIR.

Müvekkil ..., ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder.

2. TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN YAPILAN TESCİLLERDE BİR İHMALİ BULUNMAYIP, DAVADA MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET TEVECCÜH ETMEZ.

Müvekkil müdürlük, ilgili mevzuattan kaynaklanan görevlerini eksiksiz olarak yerine getirerek ilgili evrakı incelemiş; noter imzası ve mührü de bulunan anasözleşmeyi ve yine, davacı adına düzenlenen noter onaylı imza beyannamesine dayalı işlemleri tescil etmiştir. Çünkü, müvekkilin imza uzmanı (grafolog) gibi, imzaları inceleme yetki ve görevi bulunmamakta ve işlem güvenliği açısından bu inceleme, Noterlik Kanunu gereği olarak; ilgili noterlerce yapılmaktadır.Davacının iddialarının doğru olması ve zararın varlığının tespiti halinde de; sorumluluk, hiç kuşkusuz sahte evrakı düzenleyen şahıslara ait olacaktır. Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne husumet yöneltilemez. Davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkil yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamaz.

"Şirketin adına sahte işlemler gerçekleştirerek şirketin tek ortağı gibi görünen kimseye karşı (...) dava açılması gerekmektedir. Bu durumda da şirketin davacı olması gerekmektedir. (şirketin organ eksikliği yahut temsil yönünden sakıntı varsa şirkete kayyım tayin edilebilir)Davacının bahsettiği tescil işlemlerindeki noterliklere yazı yazılmış belirtilen işlemlerin olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNDE YAPILAN İŞLEMLERİN SAHTE OLDUĞU KABUL EDİLEBİLİRSE DE TESCİL ANINDA TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNÜN BUNU BİLME İMKANININ BULUNMADIĞI KABUL EDİLMELİDİR. DAVADA BELİRTİLEN MADDİ OLGULAR DOĞRU OLSA BİLE DAVA DOĞRU BİR DAVA DEĞİLDİR. ŞİRKETİN GERÇEK ORTAK VE YÖNETİCİSİ OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN ŞAHISLAR (ŞİRKET ADINA) SAHTE OLDUĞU ÖNE SÜRÜLEN ŞAHSA KARŞI DAVA AÇARAK İŞLEMLERİ İPTAL ETTİREREK TESCİLİ DE AYNI ŞEKİLDE İPTAL ETTİRMEK DURUMUNDADIR.

6102 sayılı TTK'nın 32.madde hükmüne göre: (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.

(2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.

(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.

...

DAVALININ KENDİSİNE YAPILAN BAŞVURUYU ŞEKLİ YÖNDEN KONTROL EDEREK TESCİL ETMESİNDE HUKUK NORMUNA AYKIRI BİR DURUM OLMADIĞI GİBİ, DAVACININ İDDİA ETTİĞİ DÜZELTMEYİ DE MAHKEME KARARI OLMADAN YAPMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR."

----- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesinin 05.07.2018 tarihli,----- sayılı ilâmı.

3. BU BAKIMDAN, DAVACININ İDDİA ETTİĞİ ŞEKİLDE, SAHTE İMZA/EVRAK BULUNMASI GİBİ İDDİALARIN VARLIĞININ, MÜVEKKİL MÜDÜRLÜK TARAFINDAN TESPİTİ MÜMKÜN OLMADIĞI GİBİ, YİNE, DAVACININ BU KONUDAKİ İDDİALARININ DOĞRULUĞU HÂLİNDE DE, BUNUN MUHATABI, KUŞKUSUZ YANILTICI VEYAHUT DA DOLANDIRICI EYLEM İÇİNDE BULUNANLAR OLMALIDIR.

NİTEKİM YARGITAY -----HUKUK DAİRESİNİN AŞAĞIDA YER ALAN 2019 TARİHLİ BİR KARARINDA, SAHTE İMZA VE SAHTE KARAR ALINDIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALARLA AÇILAN DAVADA DA MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET YÖNELTİLEMEYECEĞİ YÖNÜNDE KARAR VERİLMİŞTİR.

"Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'un davalı şirket nezdindeki hisselerini davalı ...'a devrettiği, davacının, davalı şirket nezdinde hissesinin kalmadığı, devir sözleşmesindeki imzanın ve davacının tüm hisselerinin davalıya devredildiğinin tespit edildiği, bu nedenle davacının davalı şirketin 18.12.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, dolayısıyla davalılar-----aleyhine açılan davanın sübut bulmadığı, DAVALI ... SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN İSE PASİF HUSUMET EHLİYETİNİN BULUNMADIĞI GEREKÇESİYLE, DAVALI ... SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, DAVALILAR-----ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞTİR.

----- Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA..." karar verilmiştir.

Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarihli----- sayılı ilâmı.

4. BU BAĞLAMDA; MEVZUATA UYGUN İŞLEM YAPAN MÜVEKKİL MÜDÜRLÜK DAVANIN AÇILMASINA SEBEP OLACAK HERHANGİ BİR İŞLEM YAPMAMIŞTIR. HUZURDAKİ DAVADA DAVAYA KONU ŞİRKETİN TESCİL İŞLEMLERİNİ MEVZUATA UYGUN YAPAN MÜVEKKİLE HUSUMET DAHİ YÖNELTİLEMEZ.

4.1. BİR BAŞKA HUSUS OLARAK DA, DAVACI TARAF VE DAVA DIŞI ŞİRKET ARASINDA GÖRÜLECEK YARGILAMA NETİCESİNDE TESCİL VE İLANA İLİŞKİN/DAVA KONUSU GENEL KURUL VE YÖNETİM KURULU KARARLARININ YOKLUĞUNA/SAHTELİĞİNE İLİŞKİN KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARININ İBRAZ EDİLMESİ İLE TESCİL VE İLAN İŞLEMİ YAPILABİLMESİNİN MÜMKÜN OLMASI KARŞISINDA MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET YÖNETİLMESİ BU İTİBARLA DA MÜMKÜN DEĞİLDİR."Ancak DEVİR HUSUSUNUN TESCİL VE İLAN EDİLMESİNİN GEREKMESİ NEDENİYLE TİCARET SİCİL MEMURLUĞUNUN DA DAVADA HASIM GÖSTERİLMESİ VE BU YAPILMADAN AÇILAN DAVANIN REDDİNİN GEREKTİĞİ YÖNÜNDEKİ MAHKEME GEREKÇESİ DOĞRU DEĞİLDİR. ZİRA DAVACI TARAFINDAN İŞBU DAVA SONUCUNDA ALINACAK KESİNLEŞMİŞ İLAMIN İBRAZI İLE TİCARET SİCİL MEMURLUĞU NEZDİNDE İNFAZI SAĞLANABİLİR. BUNUN İÇİN TİCARET SİCİL MEMURLUĞUNUN DAVADA TARAF OLMASI GEREKMEZ. Kaldı ki davacının ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi yönünde bir talebi bulunmayıp, işin bu kısmına yönelik olarak infaz aşamasında çıkabilecek bir uyuşmazlığın ayrıca dava konusu yapılabileceği de tabiidir.Bu durum karşısında mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir."

Yargıtay---- Hukuk Dairesinin 21.09.2010 tarihli, -----sayılı ilâmı.

................

SONUÇ VE İSTEM…....: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; huzurdaki davada müvekkil Müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinden ve açıklandığı üzere, dava konusu tescil işlemlerinde müvekkil Müdürlüğe bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyecek olmasına göre müvekkil yönünden davanın öncelikle usûlden sayın mahkemeniz aksi kanaate ise esastan reddine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. 28.05.2024..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde öncelikle husumet itirazında bulunularak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

Her ne kadar söz konusu cevap dilekçesi dilekçede belirtilen vekiller tarafından davalı adına gönderilmiş ise de vekaletname sunulmadığından vekiller UYAP'a kaydedilmediği gibi yukarıda karar başlığında da gösterilmemiş olmakla birlikte resen de gözetilmesi gereken husumet itirazı dikkate alınarak söz konusu cevap dilekçesinin gerekli kısımları yukarıdaki şekilde buraya aynen aktarılmıştır.

Gerekli-yeterli UYAP içeriği celbedilip incelenen ---- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan menfi tespite ilişkin dava olduğu ve 13/02/2024 tarihli duruşmada alınan ara kararla şirketin hiç kurulmadığı iddiası yönünden şirketin tescil kaydının iptali yönünde dava açmak ve beyanda bulunmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği, aksi halde mevcut kurum kayıtları doğrultusunda yargılamaya devam olunacağının ihtar olunduğu anlaşılmıştır.Gerekli-yeterli UYAP içeriği celbedilip incelenen ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma sayılı dosyası kapsamında eldeki davaya konu şirketle ilgili olarak Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma yapıldığı, mağdur olarak davacı ...'ın, müşteki olarak ise kardeşi ...'ın yer aldığı, failinin meçhul olduğu ve zaman aşımı tarihine kadar daimi arama kararı alındığı anlaşıldı.

Dosya kapsamındaki engelli sağlık kurulu raporuna göre davacının %50 oranında engelli olduğu, sebebinin raporda belirtilen şekilde olduğu ve ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden ...'a, ...'ın vasi olarak atanmış olduğu anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre söz konusu şirketin 23/01/2018 tarihinde kurulup tescil edildiği, tek ortağı ve sahibinin ... olup, münferiden temsile yetkili olduğu belirlenmiştir.Ön inceleme duruşmasında öncelikle husumet itirazının karara bağlanması gerekmiş olup, bu yönden yapılan irdeleme sonunda davanın söz konusu şirketin kayden tek ortağı ve sahibi görünen davacının iradesi olmadan kurulduğu ve başından itibaren kuruluşun hükümsüz olduğu iddiasına dayalı olarak açılmış olması, TTK. Madde 34 düzenlemesine bağlı olarak açılan bir dava olmaması, zaten ileri sürülen iddiaların TTK. Madde 34 düzenlemesine konu olabilecek bir işlemle ilgili olmayıp, şirketin kuruluş işlemine yönelik bir dava olması karşısında husumet itirazının yerinde olduğu, böyle bir davanın söz konusu şirkete karşı açılması gerektiği, söz konusu şirketin sahibi ve ortağının sadece davacı olması nedeniyle husumetin ticaret siciline yöneltilmesinin de mümkün olmaması, ancak şirkete karşı açılacak davada şirketin atanacak temsil kayyımı ile temsilinin sağlanmasının gerekli olması ve bu hususun şirket aleyhine açılacak davayla ilgili bir husus olması, açılan menfi tespit davasında bu konuda süre verilmesinin açıklanan yasal zorunluluğa bir etkisinin söz konusu edilemeyecek olması, esasında menfi tespit davasında iddiaya değer verilerek doğru olması ihtimalinde davacının muhtemel haklarının korunması için öyle bir şirketin olmadığı yönünde Mahkeme kararına ulaşma ihtimalinden davacının mahrum kalmamasının amaçlandığı, verilen sürenin buna göre değerlendirilmesi gerektiği ve bunun da ancak söz konusu şirket aleyhine açılacak dava ile sağlanabileceği ve ticaret siciline husumet yöneltilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından yerinde görülen husumet itirazının kabulü ile husumet yokluğuna bağlı olarak dava şartı yönünden davanın usulden reddine olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Husumet itirazının kabulü ile husumet yokluğuna bağlı olarak dava şartı yönünden davanın usulden reddine,Dava açılırken harç yatırılmadığı gibi adli yardım kararı gereğince de harç ikmali yoluna gidilmemiş olması hususları da gözetilerek sonuçta 427,60 -TL başvurma harcı ve 427,60 -TL maktu karar harcı olmak üzere toplam 855,2‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Taraflarca yatırılmış bir avans bulunmadığından bu konuda karar oluşturulmasına yer olmadığına,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kuruledilebilirsedoğruedilmesininibrazıbaşkayönündekimaddikonusukurulugörülecekehliyetininistem…hasımdavadakarşımüvekkilsonuçŞirketyöneticisionanmasına"genelmüdürlüğütescilaçılandavalımüdürlüğebulunmadığıtesciliasliyemahkemesiiptalgerekçesiyleimkanınınhususgerçekizahıkarşısındaticaretyokluğundanmemurluğudurumundadırolarakyokluğunasahteliğinedeğildiryapılabilmesininbilmearasındakararınındeğiştiremezdavalılaraleyhinesağlanabilirbununşekildegerekmezolduğuedilmelidirsahtegerekmesimemurluğununneticeyargılamakarargerekçesikesinleşmişaçarakyapılanettirerekdevirmüdürlüğününhususlarlailanareddininHükümsüzlüğüneneticesindeyaparakolgularortakgösterilmesiilgilişirketettirmekbelirtilenilişkinmümkünişlemlerinanındaitibarlatarafolmasımüdürlükalınacakaleyhinehususununsürülensicilinfazıaçıklamalartarafındanyapılmadantalepreddinedavanınnezdindedeğerlendirmeilamıniptalineadınapasifilişkindavanedeniyleolgularışahsakabulsonucundaşirketinyönetimmahkemeşahıslar(Kuruluşunyönetilmesihusumetibrazre'senmüdürlüğü’nünkararlarınınişlemleriedilmişmüdürlüğündeverilmiştirişlemiTicariedilmesidavacıgerektiğiDayalı)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim