SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1002 E. 2024/465 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1002

Karar No

2024/465

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1002 Esas

KARAR NO: 2024/465

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 29/12/2022

KARAR TARİHİ: 02/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının maliki olduğu ---- tarihinde ---- caddesinde seyir halinde iken, davalı yanın sigortalısı olduğu dava dışı ---- aracın dava dışı ------------ yönetimindeyken müvekkil davacının aracının trafiğin yoğun olduğu esnada durmuş haldeyken sol tarafından trafik kurallarına aykırı bir biçimde geçtiği sırada sağa doğru aniden hatalı manevra yapmak suretiyle müvekkili aracının sol tarafına çarparak tam ve asli kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkili davacı ile --------- araç sürücüsü arasında kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, müvekkili davacının başvurusu sonucu davalı sigorta şirketi tarafından sadece 15.148,00 TL' lik ödeme yapıldığını, ancak bu kaza neticesinde müvekkili davacının aracında meydana gelen hasar sebebiyle muadili olan araçlara nazaran çok daha fazla bir değer kaybı meydana geldiğini beyan ederek davanın kabulü ile HMK madde 109 uyarınca ileride arttırılmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının, kaza tarihi 16/06/2022 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek avans faiz oranı işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın müvekkili şirketten talebini netleştirmiş olmakla, talep edeceği tutarı belirlediğini,---- tarihli kazaya karıştığı belirtilen ---- plakalı aracın, müvekkili şirkete ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere -------- sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilin şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, 16/06/2022 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle şirket bünyesinde ---- hasar dosyası açıldığını, konu kaza nedeniyle------tarihinde 10.851,12 TL maddi hasar, davacı tarafa ise 23/11/2022 tarihinde 15.148,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, şayet bir hesaplama yapılacaksa yapılan ödemelerin, faiz güncellemesi yapılarak hesaplanan tutardan tenzil edilmesi gerekeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte,-----uyarınca, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun, ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğunu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve zarar miktarının mahkeme tarafından tespiti gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller :Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.---- müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:

Dava, 16.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ----plakalı araç ile davacının malik olduğu ---- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, değer kaybı alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 109.maddesi uyarınca açılmış 30.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 18.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında,------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/c maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu,---- sürücüsünün kusurunun bulunmadığı,------araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, aracın hasar bedelinin -----kararına göre, araç değer kaybına ilişkin tespitin, piyasa koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alındığı, bu kritere göre dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değerlendirme yapıldığı, aracın, kaza tarihi olan 16.06.2022 tarihinde 28.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, 15.148,00 TL değer kaybı ödemesinin mahsubu ile davacının bakiye değer kaybı alacağının 12.852,00 TL olduğu ve bu bedelin poliçe limitleri dahilinde kaldığı rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan raporda itirazların irdelenmesi amacıyla dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, ---- doğrultusunda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

  2. Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan avans faizi talebinde bulunulmuş, kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, 23.11.2022 ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar davacı tarafça toplam 30.000,00 TL üzerinden dava açılmış ise de, davacının tespit edilen değer kaybına ilişkin zararının, yapılan ödemenin mahsubuna bağlı olarak toplam 12.852,00 TL (28.000,00. 15.148,00) olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE, toplam 12.852,00 TL değer kaybı bedelinin 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 877,92 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 365,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan peşin alınan 512,33 TL harç ile, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 80,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.592,58 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.544,81 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  4. Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.341,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 1.778,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  5. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.852,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.148,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  7. Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesihükümKaynaklanan)Tazminatgereği

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim