İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/790 E. 2024/456 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/790
2024/456
1 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/790
KARAR NO : 2024/456
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/10/2020
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı dava dilekçesinde özetle; 13.12.2019 tarihinde saat: 17:00 sularında, ---- Mahallesinde ---- plakalı aracın --- Caddesinden, ---- doğru kontrollü gitmemesi sonucu, ---- sokağa ait yol üzerinde, yol üstünde kaldırıma yakın sağ şeritte; aracın ayağıma vurması (teması) sonucunda, ayağı aracın lastiği tarafından ezilerek, ayağının kırılmasına sebep verdiğini, tek taraflı yaralandığını, ilgili aracın, süratli olmaması sebebiyle tek taraflı bir yaralı kaza vukuu bulduğunu, araç sürücüsü ve yanındaki şahsa ait bir yaralanma olmadığını, bu kazayla ilgili yaralanarak vücut bütünlüğünün bozulduğunu, aracı kullanan Şoför tarafından ambulans çağırılarak ---- götürüldüğünü, arabanın hızlı olmaması sebebiyle sadece ayağına platin konulmak üzere hasar gördüğünü, ----- plakalı araç karşıdan kontrolsüz geldiği için dikkat edemediğini, hata ve kusurunun olmadığını, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı hukuk yargılama yasası m.107 uyarınca toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davada zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığını var ise kusur oranı adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirleceğini,
davacının kendi can güvenliği nedeniyle gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı ve müterafik kusur durumunun tespiti bakımından yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri Trafik Sigortası Genel Şartları Ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup sgk tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faiz olacağını, sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olacağını,öncelikle davanın zamanaşımı, husumet yönünden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Araç trafik kayıtları, SGK ve hastane kayıtları, --- CBS ---- soruşturma sayılı dosyası, ATK raporları, tanık beyanları, ----poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.---CBS -----soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin dosyamız davacısı, şüphelinin ----- olduğu, suç tarihinin 13.12.2019 ve suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, şikayetin süresi içerisinde yapılmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
---- İhtisas Kurulunun 21.12.2021 tarihli raporunda özetle; davacı -----maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 21.04.2022 tarihli raporunda özetle; 1.Durum: Kazanın; davacı yayanın yol kenarını takiben yürümekte olduğu sırada geriden gelen aracın sadmesine maruz kalması sonucu meydana gelmesi halinde; A)Sürücü ----- %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı yaya ------ %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum: Kazanın; davacı yayanın kaldırım üzerinden kontrolsüz bir şekilde yola girmesi sonucu meydana gelmesi halinde;
2.Duruma göre;
A)Sürücü ----- kusursuz olduğu,
B)Davacı yaya ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı tanığı ----- duruşmada alınan yeminli beyanları; "Ben olay günü iş çıkışında ---- aracımla saat 17:30 sularında ---- caddesinden ---- sokağına doğru ilerlerken yolun sağ akışındaki yolda park etmiş bir arabanın önünden aniden yaya ---- aniden önüme çıkmıştır, hızım yaklaşık 15-20 km arasında idi, ---- Beyi görür görmez direksiyonu sola kırdıysam da ayağını ezmiş bulundum, yaya ---- aniden yola çıkmasaydı belki kaza yaşanmayacaktı, ancak ---- kaldırımın işlevsiz olmasından ve kaldırımın içinde çöp konteynırı olması sebebiyle yolun karşısına geçmek istemiş , bu sebeple kaza vuku bulmuştur, daha sonradan anladığım kadarıyla ---- Belediyesine kaldırımın işlevsiz olması nedeniyle dava açmıştır, kış günü olduğu için hava karanlıktı, yoldaki aydınlatma yetersizdi, tali bir yolu olduğu için trafik yoktu, düz bir yol idi, zaten hızım çok düşüktü, kazanın gerçekleştiği yolda maksimum, hız 40 km diye düşünüyorum, yol gidiş geliş şeklindedir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda; 13.12.2019 günü, sürücü ---- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı otomobil ile ---- sokak üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli No:---- önlerine geldiği sırada, seyrine göre sağ taraftaki kaldırım üzerinden aniden yola giren veya yolun sağını takiben aynı istikamette yürümekte olan davacı yaya ----- idaresindeki aracın sağ ön kısımları ile çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, ATK kusur raporuna göre ikili değerlendirme yapıldığı, 1.Durumda kazanın; davacı yayanın yol kenarını takiben yürümekte olduğu sırada geriden gelen aracın sadmesine maruz kalması sonucu meydana gelmesi halinde; Sürücü ----- %85, davacı yaya ------ %15 oranında kusurlu olacağı, 2.Durumda ise kazanın; davacı yayanın kaldırım üzerinden kontrolsüz bir şekilde yola girmesi sonucu meydana gelmesi halinde, Sürücü----- kusursuz olduğu, davacı yaya ---- %100 oranında kusurlu olacağının belirtildiği, dava konusu kaza olayına ilişkin yürütülen soruşturmanın neticesinde şikayetin süresinde yapılmadığından bahisle takipsizlik kararı verildiği, mahkememizce dinlenen davacı tanığı ve olayın tarafı olan----"yolun sağ akışındaki yolda park etmiş bir arabanın önünden aniden yaya ----- aniden önüme çıkmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu, buna göre somut olayda ATK kusur raporunda belirtilen 2. Durumun gerçekleştiği ve davacı tarafın kazanı meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, bu haliyle tarafların olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli ve gelişimi, davacının asli ve tam kusurlu oluşu ve "Kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez." kuralı gereği ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09