İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1046 E. 2024/441 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/1046
2024/441
26 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1046
KARAR NO : 2024/441
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/12/2019
HEYETE TEVDİ TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Müvekkil ----- dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle, yargılama safahatında hesaplanacak miktar oranında arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak: 1.000,00 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının) ve 1.000,00 TL tedavi giderlerinin her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen; müvekkil ----- adına araç sürücüsü ve maliki olan davalılardan 200.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer müvekkile ---- adına 10.000,00 TL manevi tazminatın; kızı Müvekkile ----- adına 10.000,00 TL manevi tazminatın; kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillere ödenmesi talebimizi muhtevi dilekçemizdir.
HARCA ESAS DEĞER : 222.000,00 TL
I- DAVA KONUSU TRAFİK KAZASININ OLUŞUMU
-
Davacı Müvekkil . . . . , akrabaları . . . . . ve . . . yolcu olarak bulunduğu ve . . . . sevk ve idaresindeki . . . . . Plaka sayılı araç 12.08.2018 tarihinde saat 04:30 sıralarında . . . Karayolu üzerinde orta şeritte seyir halinde iken . . . . . Mezarlığı karşısına gelindiğinde, aynı istikamette seyreden davalı . . . . . sevk ve idaresindeki . . . . Plaka sayılı araç sol ön kısımları ile Müvekkilin bulunduğu aracın sol arka kısımlarına çarpmıştır. Çarpmanın etkisi ile Müvekkilin içinde bulunduğu araç sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulup sağ yan kısımları ile aynı şeritte ve en önde aynı istikamette seyreden dava dışı sürücü . . . . kullandığı . . . . . Plaka sayılı kamyonun sol arka kısımlarına çarpmak zorunda kalmıştır.
-
Bu şekildeki çarpışmalar neticesinde Müvekkil . . . . . bulunduğu . . . . . Plaka sayılı aracın sürücüsü . . . , yolcu olarak bulunan . . . . ve yine yolcu olarak bulunan . . . . kazanın hemen akabinde kaldırıldıkları hastanede vefat etmişlerdir.
-
Kaza nedeniyle Müvekkil . . . . ağır şekilde yaralanmıştır. Yaralanma neticesinde . . . . . . Hastanesi'ne kaldırılmış olup yoğun bakım servisinde bilinci kapalı bir şekilde uzun süre tedavi görmüştür. Yoğun bakımdaki uzun süreli tedavisinin ardından 11.10.2018 tarihinde Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon Servisine alınmak suretiyle tedavilerine burada devam edilmiştir. 26.02.2019 tarihinde de Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisinden ayrılmıştır. Müvekkil . . . . tedavileri diğer Hastanelerde halen devam etmektedir.
II- TRAFİK KAZASININ HUKUKİ SORUMLULARI
A) Sürücü ve Araç Sahibi Yönünden:
-
Dava konusu . . . . Plaka sayılı aracın maliki davalı . . . . . kaza anındaki sürücüsü ise davalı . . . . . . .
-
Dava konusu trafik kazasının hemen akabinde Trafik Polisleri tarafından 12.08.2018 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmiştir. Söz konusu bu Tutanakta,. . . . Plaka sayılı araç sürücüsü davalı . . . . . davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kural ihlali yapmadıkları dolayısıyla kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir.
-
Bunun yanında 12.08.2018 tarihinde, kaza mahallinde . . . . İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği tarafından inceleme yapılmış ve 12.08.2018 Tarihli . . . . Rapor Numaralı Olay Yeri İnceleme Raporu düzenlenmiştir.
-
Akabinde başlatılan . . . . Cumhuriyet Başsavcılığının . . . . Soruşturma Numaralı Dosyasında alınan bila tarihli Bilirkişi Raporunda da . . . . Plaka sayılı araç sürücüsü . . . . . başvuruya konu trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusur ve ihlalinin bulunmadığı açıkça tespit edilmiştir.
-
Bunun yanında dava konusu kazaya ilişkin yapılan ceza yargılaması safahatında . . . . Bölge Adliye Mahkemesi . . . . . Ceza Dairesinin . . . . Esas sayılı dosyasında alınan 10.09.2019 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda:
-
Davalı ---- Plaka sayılı araç sürücüsü ----- meydana gelen zincirleme kazada ASLİ VE TAM KUSURLU OLDUĞU;
-
Müvekkilin içinde bulunduğu --- Plakalı aracın sürücüsü müteveffa ----ve dava dışı ---- Plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen zincirleme kazada herhangi bir KUSURLARININ OLMADIĞI;
----- Plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan ve ağır yaralanan müvekkil ----- ile vefat eden ---- ve ----- kendi yaralanmalarında ve ölümlerinde herhangi bir KUSURLARININ OLMADIĞI, belirtilmiştir.
Bu haliyle davalı sürücü ---- ile davalı araç maliki ---, dava konusu trafik kazası nedeniyle: maddi tazminat (geçici-kalıcı iş göremezlik) yönünden Müvekkil ---- karşı davalı Sigorta Şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen; manevi tazminat yönünden de yine Müvekkil ----ile Müvekkiller --- ve ---- karşı birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
B) Davalı -----. Yönünden:
-
Davalı . . . sürücüsü olduğu ve davalı . . . . maliki olduğu. . . . Plaka saylı araç davalı . . . . . tarafından . . . . Poliçe Numaralı, 30/10/2017 . 30/10/2018 Başlangıç/Bitiş Tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmıştır.
-
Söz konusu bu Poliçe'nin "Teminatlar" başlığı altında "Sağlık Giderleri" için kişi başına 330.000,00 TL ve "Sakatlanma ve Ölüm" halinde kişi başına 300.000,00 TL Sağlık Gideri, Ölüm/Sakatlık Teminatı, davalı . . . . . tarafından taahhüt edilmiştir.
Ancak Poliçe'deki söz konusu bu teminatlar 2017 yılına ait belirlenmiş olan zorunlu teminatlardır. Dava konusu trafik kazası ise 12.08.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu halde Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; kazanın meydana geldiği 2018 yılına ait zorunlu olarak belirlenen teminatlar geçerlidir.
Nitekim ---- yayınlanan "Motorlu Araç İşletenleri İçin 01.01.2018 Tarihinden İtibaren Uygulanacak Asgari Sigorta Teminatları" kapsamında 2018 yılı için belirlenmiş olan kişi başı Sağlık Gideri ve Ölüm/Sakatlık Teminatı 360.000,00 TL'dir. Bu durumda dava konusu trafik kazasında da Müvekkil ---- yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu Poliçe Zorunlu Teminat Bedeli 360.000,00 TL'dir.
- Bu haliyle diğer davalı . . . . . dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan ve sakat kalma ihtimali kuvvetle muhtemel olan . . . . . karşı maddi tazminat (geçici. kalıcı iş göremezlik) yönünden ve Poliçedeki 2018 yılı için belirlenen zorunlu teminat bedeli olan 360.000,00 TL teminat limitini aşmamak kaydıyla diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
III- TEDAVİ SÜRECİ VE BUNA İLİŞKİN
MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ
A- Tedavi Giderleri:
-
Müvekkil . . . . 12.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralanmıştır. Yaralanma neticesinde . . . . Hastanesi yoğun bakım servisinde bilinci kapalı bir şekilde uzun süre tedavi görmüştür. Yoğun bakımdaki uzun süreli tedavisinin ardından 11.10.2018 tarihinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisine alınmak suretiyle tedavilerine burada devam edilmiştir. 26.02.2019 tarihinde de tarihinde ev programı verilip dışarıdan takip edilmek üzere Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisinden taburcu edilmiştir.
-
Müvekkil . . . . maruz kalmış olduğu trafik kazası nedeniyle vücudunda çok ciddi sağlık problemleri oluşmuştur. . . . . . Hastanesindeki uzun süre devam eden tedavileri buradan taburcu edildikten sonra başka Hastanelerde devam etmiş ve halen de devam etmektedir. Tam anlamıyla ne zaman iyileşeceği, sakat kalıp kalmayacağı belli değildir. Zira bacaklarında, ayaklarında çok ciddi hasar oluşmuştur. Buna ilişkin ve vücudundaki diğer hasarlara ilişkin yeniden birçok defa ameliyat olması söz konusudur. Halihazırda yürüyemediği gibi, bacağının kesilmesi tehlikesi dahi bulunmaktadır.
-
Bunlarında yanında maruz kaldığı trafik kazasında aynı araçta bulunan 3 yakın akrabası vefat etmiştir. Müvekkil . . . . . trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu cismani zararların yanında, aynı araçta bulunan 3 yakın akrabasının vefat etmiş olması nedeniyle de ruhen çöküntü yaşamış ve halen yaşamaktadır.
-
Bütün bu tedavi sürecinde, halihazırda SGK tarafından karşılanmayan kendisinin ve ailesinin birçok harcaması olmuştur. Bu hususlara ilişkin detaylı açıklama, bilgi ve belgeler Müvekkil ve ailesinden temin edildiğinde mahkeme dosyasına bilahare bildirilecektir. Ancak bu aşamada ifade edeceğimiz hususta tarafımıza bildirilen hususlar şu şekildedir:
-
Kazanın meydana geldiği ilk günlerde müvekkilin durumunun aciliyetine ve hayati tehlikesi bulunmasına binaen o dönemde ---- İlçesinde oturan eşi ve yakınları sürekli olarak ---- yakasında bulunan - - -----Hastanesine taksi ile gidip gelmişlerdir. Buna ilişkin taksi ücretleri ödenmiştir.
-
Müvekkil ---- Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisi'nde yattığı süreçte, sürekli hastane dışından birtakım malzemelerin temini gerekmiştir. Bu malzemelerin temini içinde yakınlarından birisinin sürekli olarak hastaneye gidip gelmesi gerekmiştir. Bu çerçevede müvekkilin yakınları, müvekkilin söz konusu Hastanede yatmış olduğu süre boyunca sürekli olarak günde 2 - 3’er defa taksi ile gidip gelmek zorunda kalmışlardır. Buna ilişkin taksi ücretleri ödenmiştir.
-
Müvekkil, uzun süre yatmış olduğu --- Yoğun Bakım Ünitesindeki tedavisinin ardından 11.10.2018 tarihinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisine alındığında, Müvekkilin hareket kabiliyeti kısıtlı olup yatakta ve sair zamanlarda kendi başına hareket edemediği için ---- desteğine ihtiyaç duymuştur. Bu çerçevede Müvekkile ---- eşi --- yatakta sağa sola çevirirken, yatıp kalkmasına yardımcı olurken belinin zorlanması nedeniyle bel fıtığı olmuştur. Zira Müvekkile daha önceden zaten belinin sol tarafından bel fıtığı ameliyatı olduğu için bu zorlama bu sefer belinin sağ tarafından bel fıtığı oluşmasına sebebiyet vermiştir. Buna ilişkin Müvekkilenin de tedavisi devam etmektedir. Bu çerçevede gerektiğinde Müvekkilenin söz konusu tedavilerine dair belgeler de Mahkemeniz dosyasına ibraz edilecektir.
Müvekkile ----, eşi ---yatakta sağa sola çevirirken, yatıp kalkmasına yardımcı olurken (kadın olmasının da etkisiyle) gerek fiziken gücünün yetmemesi, belindeki şiddetli ağrılar ve bu çerçevede Müvekkilin Hastanedeki tuvalet ihtiyaçlarının karşılanması noktasında sıkıntı yaşaması, gerekse içerisinde bulunduğu psikolojik travmanın etkisiyle eşi --- tek başına yardımcı olamaz hale gelmiştir.
Bunun üzerine Müvekkil ---akrabası olan ----- bedeli mukabilinde bakım yardımı talep etmişlerdir. ---bu teklifi kabul etmek suretiyle 20.10.2018 tarihinden itibaren aylık 2.500,00 TL bakım ücreti mukabilinde Müvekkil --- --- bakmayı kabul etmiştir. Bu çerçevede ---- 20.10.2018 tarihinden 20.02.2019 tarihine kadar aylık 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 (OnBin) TL nakit bakım bedeli ödenmiştir. Buna ilişkin belge yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Dava konusu trafik kazası nedeniyle Müvekkilin kullanmak zorunda olduğu gözlüğü de kırılmış olup yeni gözlük almak zorunda kalmıştır. Bu çerçevede Müvekkil yeni gözlük almak için 400,00 TL ücret ödemiştir. Buna ilişkin fatura da yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Dava konusu trafik kazası nedeniyle Müvekkilin ayak ve bacaklarında meydana gelen hasarlar nedeniyle yürüyemez hale gelmiştir. ---- Ünitesindeki tedavisinin ardından 11.10.2018 tarihinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisine alındığında, kaza nedeniyle ayak bileklerindeki hareket kaybı, kontrol kaybı ve yürüme problemlerinde, ayak bileği deformitelerinde ve kas zayıflığının dengelenmesinde destek olarak kullanılan alt ekstremite ortez AFO (Ankle Foot Orthosis) yani Ayak Bileği Ortezi alınmak zorunda kalınmıştır. Bu çerçevede Müvekkil Özel Yapım AFO (Ankle Foot Orthosis) almak için 600,00 TL ücret ödemiştir. Buna ilişkin fatura da yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Dava konusu trafik kazası nedeniyle Müvekkilin kullanmakta olduğu cep telefonu da parçalanıp kullanılamaz hale gelmiştir. Telefonda takılı sim kartında ve parçalanan telefonda bulunan ve aile ve sosyal çevresine ait numaralar da telefonla birlikte yok olmuştur. Müvekkil bu nedenle sağlığına kavuştuktan sonra yeni bir cep telefonu almak zorunda kalmıştır. Bu çerçevede Müvekkil cep telefonu almak için 2.149,00 TL ücret ödemiştir. Buna ilişkin fatura da yargılama safahatında ibraz edilecektir.---- Hastanesinden taburcu edildikten sonra devam eden tedavi sürecinde gitmiş olduğu diğer Hastanelere taksi ile gitmek zorunda kalmıştır. Bu çerçevede sürekli olarak taksi ücreti ödemek zorunda kalmıştır. Bunlardan bazıları için Perakende Satış Fişi alınmıştır. Bunlar yargılama safahatında ibraz edilecektir.
Ancak Müvekkilin bu şekilde taksiyle Hastanelere gittiği zamanların bir çoğunda ise Müvekkilin durumun aciliyetine binaen bir an önce Hastaneye gidilmesi gerektiği için ya da teksi şoförünün o an için yanında Perakende Satış Fişi bulunmaması nedeniyle Perakende Satış Fişi alınamamıştır. Bu şekilde ödenen taksi ücretlerine ilişkin Perakende Satış Fişinin Müvekkiller tarafından ilgili taksi şoförlerinden temin edilmesi halinde bunlar da yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Müvekkilin ---- Hastanesinden taburcu edildikten sonra devam eden tedavi sürecinde gitmiş olduğu diğer Hastanelerdeki tedavileri için de SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ödenmiştir. Buna ilişkin Ortopedi Polikliniklerine ödenmiş olan bedeller mevcuttur. Bunlara ilişkin Mutemedi Alındısı belgeleri de yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Müvekkilin gerek ---- Hastanesindeki gerekse taburcu edildikten sonra diğer Hastanelerde devam eden tedavi sürecinde yine SGK tarafından karşılanmayan ilaçlar ve bazı medikal malzemeler de satın alınmak zorunda kalınmıştır. Bu çerçevede Eczanelerden alınan ilaçlar ile bazı Medikal Şirketlerinden alınan medikal malzemelere ve Hastane muayene ücretlerine ilişkin fatura ve fişler yargılama safahatında ibraz edilecektir.
-
Bunların yanında Müvekkil tek başına yürüyemediği için mevcut olan evlerine ancak merdivenle ulaşım mümkün olduğundan, dava konusu kazadan sonra bu evde yaşaması mümkün olmamıştır. Bu sebeple --- Hastanesinden taburcu olduğu tarihten itibaren, rahatça girip çıkabileceği bir ev kiralamak zorunda kalmıştır. Halen de bu evde kirada oturmaktadır.
- Görüldüğü üzere; Müvekkil dava konusu kaza nedeniyle uzunca bir süre tedavi görmüş, bu tedavileri için yüklü miktarda maddi bedel ödemek zorunda kalmıştır. Ancak ödenen birçok kalem gider için tedavinin aciliyetine binaen her zaman fatura alınması mümkün olmamıştır. Ancak faturalandırılamayan gerek kendisinin gerek yakınlarının izah edilen harcamaları da tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gereken harcamalardır. Tüm bunlar yargılama safahatında yapılacak Bilirkişi incelemesinde açıkça ortaya çıkacaktır.
B- Maddi Tazminat (Geçici ve Kalıcı İş Göremezlik):
- Müvekkilin maddi kayıpları tedavi giderleri ile de sınırlı değildir. Şöyle ki; müvekkil ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet veren dava konusu trafik kazasından önce pazarcılık yaparak kendisinin ve ailesinin geçimini temin etmiştir. Ailesinin tek geçim kaynağı da müvekkilin çalışarak elde etmiş olduğu kazançtır. Hal böyle iken müvekkil dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle çalışamaz hale geldiği için kendisi ve ailesi söz konusu kazanç kaybından mahrum kalmıştır. Daha da ötesi müvekkil dava konusu trafik kazasında yaralandıktan sonra yürüyemez, ayakta duramaz hale gelmiştir.
Bunun neticesinde tek başına hareket edemez hale geldiği için, tek başına hiçbir ihtiyacını da gideremeyecek noktaya gelmiştir. Zira trafik kazası nedeniyle müvekkilin bacaklarında, ayaklarında çok ciddi hasar oluşmuştur. Bunun yanında uzun süre yoğun bakım ünitesindeki tedavisi aşamasında hareketsiz bir şekilde yatması nedeniyle de vücudunda çok ciddi hasarlar oluşmuştur. Yoğun bakım ünitesindeki ve servisteki tedavileri aşamasında defalarca ameliyat edilmiş, çok yoğun ilaç tedavisi uygulanmıştır. Bu süreç de müvekkilin vücudunda geçici ve kalıcı hasarlar oluşturmuştur.
Hali hazırda da müvekkilin tedavisi devam etmekte olup bu süreç içerisinde bacaklarından çok ciddi bir ameliyat geçirmesi gerekmektedir. Öyle ki tedavi gördüğü ----- Hastanesi Ortopedi Servisinde, böyle bir ameliyatın ülkemizde çok sınırlı sayıda ve sadece birkaç doktor tarafından yapılabileceği, bunun da özel maddi imkanlar gerektirdiği ve bekleme listesindeki ameliyat sırasının ne zaman geleceğinin de söz konusu doktorların iş yoğunluğuna göre belli olacağı söylenmiştir. Bu çerçevede müvekkil ameliyatı yapabilecek doktordan ameliyat sırası beklemektedir. Ancak müvekkil bacaklarındaki rahatsızlık nedeniyle bir an önce ameliyat olmak zorundadır. Zira müvekkilin bacaklarındaki rahatsızlığın bir an önce ameliyatla giderilememesi halinde bir daha hiç yürüyemeyecek hale gelmesi, hatta bacaklarının kesilmesi tehlikesi dahi söz konusu olabilecektir. Kaldı ki ameliyat edildiği halde bile bacaklarındaki bu rahatsızlığın tam olarak giderilip giderilemeyeceği, müvekkilin kazadan önceki sağlığına kavuşup kavuşamayacağı da belli değildir.
Bunun yanında Müvekkil ---- dava konusu trafik kazası nedeniyle ciddi anlamda solunum sıkıntısı da çekmeye başlamıştır. Buna ilişkin olarak ---- Devlet Hastanesi Gögüs Hastalıkları biriminde KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tedavi görmektedir.
-
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; müvekkil dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinden bugüne kadar ve bundan sonraki yaşamı boyunca ciddi oranda iş gücü kaybına uğramıştır.
-
Davacı müvekkilin söz konusu bu geçici ve sürekli kazanç kayıplarının karşılanması için de geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı (maddi tazminat) olarak yargılama safahatında belirlenecek miktarlar oranında arttırılmak üzere belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL talep ediyoruz.
IV- MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ
A- Müvekkil ---- Yönünden:
-
Bilindiği üzere; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. Maddesi; "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır" hükmünü ihtiva etmektedir.
-
Yine bilindiği üzere manevi tazminat da kusursuz sorumluluk şartları içinde istenebilmektedir. Nitekim bu hususta 1966 yılında verilmiş olan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında;
“…İstihdam edenin BK.m.47 gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulabilmesi için ne kendisinin ne de müstahdeminin kusurunun şart olmadığına, hakimin sebebiyet münasebeti bulunmak kaydıyla özel hal ve şartları takdir ederek manevi tazminata hükmedebileceğine, varsa müstahdeminin veya istihdam edenin yahut her ikisinin kusurunun ve ölenin veya cismani zarara uğrayanın birlikte sebebiyet verme nispetinin yahut müterafık kusurunun özel hal ve şartla içinde takdir edilmesi gerektiğine”karar verilmiştir.Görüldüğü üzere Yargıtay, sebep sorumluluğu olan istihdam edenin sorumluluğunda kusur şartının aranmadığına işaret ederek kusur aranmaksızın TBK’nun 56. Maddesindeki manevi tazminat talebine muhatap olunacağını kararında belirtmiştir. Kuşkusuz bu karar, diğer kusursuz sorumluluk hallerine de emsal teşkil edecektir.Bu halde TBK’nun 56. Maddesindeki düzenlemeye göre Hakim, somut olayda manevi tazminatı gerektirecek haklı bir sebebin bulunup bulunmadığını belirleyip, bulunduğuna kanaat getirdiği takdirde de manevi tazminata hükmedecektir.
-
Tafsilatıyla izah ettiğimiz üzere; dava konusu kaza nedeniyle müvekkil . . . . . çok ciddi ve ağır bir tedavi süreci geçirmiştir. Nitekim dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 12.08.2018 tarihinden 11.10.2018 tarihine kadar . . . . Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde bilinci kapalı bir şekilde tedavi görmüştür. Bu tarihten, 26.02.2019 tarihine kadar ise aynı hastanenin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Servisine alınmak suretiyle tedavilerine devam edilmiştir. Daha sonra bu hastaneden taburcu edilmiş ancak tedavilerine dışarıdan gerek bu hastanede gerek diğer hastanelerde devam edilmiştir.
-
Müvekkil . . . . , Dava konusu trafik kazasından sonra başlayan ve halen de devam eden uzun tedavi sürecinde birçok ameliyat olması, yürüyememesi, bacaklarının kesilme tehlikesiyle karşı karşıya olması, günlük hayatında hiçbir işini tek başına yapamıyor olması ve bütün bunların yanında dava konusu kazada aynı araç içerisinde çok yakın akrabaları olan . . . , . . , . . . . . kaybetmiş olması vs. nedeniyle çok ciddi elem ve ızdırap yaşamıştır. Bu elem ve ızdırap psikolojik bir travmaya dönüşmüştür.
-
Müvekkil . . . . . bu olumsuz psikolojik hal, halihazırda da devam etmektedir. Öyle ki dava konusu trafik kazasını hatırlatacak en küçük bir cümle dahi duymak istememektedir. Kazayla ilgili hiçbir anı hatırlamak istememektedir. Nitekim müvekkil, dava konusu trafik kazasının ceza yargılamasının yapıldığı . . . . Ağır Ceza Mahkemesi'nin . . . . Esas sayılı dosyasının duruşmasında da kazanın öncesi ve sonrasıyla ilgili hiçbir şey hatırlamadığını söylemiştir. Bütün bu husular müvekkilin yaşamış ve yaşamakta olduğu psikolojik travmanın ağırlığını göstermektedir.
-
Görüldüğü üzere dava konusu trafik kazası nedeniyle Müvekkil uğramış olduğu cismani zararın yanında uzun süren ve halen devam eden tedavi sürecinde yaşadıkları ve bunun yanında aynı kazada çok yakın akrabası olan 3 kişinin vefatı nedeniyle manevi anlamda ruhsal çöküntü yaşamış ve halen de yaşamaktadır.
-
Müvekkilin dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 12.08.2018 tarihinden bugüne kadar yaşamış ve halen de yaşamakta olduğu manevi elem ve ızdırabın tam anlamı ile izahı da telafisi de mümkün değildir. Bununla birlikte esasında bu elem ve ızdırabın bir maddi karşılığının da olabilmesi mümkün değildir. Ancak Müvekkil . . . . bu elem ve ızdırabının bir nebze de olsa telafisi için davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden 200.000,00 TL Manevi Tazminat talep zarureti hasıl olmuştur.
B- Müvekkile ---- Yönünden:
-
Bilindiği üzere "ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. (BK md.56) Trafik kazası nedeniyle ağır bedensel bir yaralanma vuku bulmuşsa, yaralanan kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuklar, nişanlı) da sadece 'manevi tazminat davası' açabilirler"
-
Nitekim Yargıtay . . . . Hukuk Dairesi 12.6.2003 Tarihli, . . . . Esas ve . . . . Karar Sayılı kararında; “Uygulamada kabul edildiği üzere, B.K.'nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu onun (ana, baba, karı, koca, çocuk gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa (örneğin kazaya uğrayan yakın kişi büyük ölçüde iş göremez duruma gelmişse) onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. HGK'nun 26.4.1995 gün ve. . . . sayılı kararı bu doğrultda olduğu gibi, Dairemizin de giderek B.K.'nun 47 maddesine getirdiği yorum bu karar ile paralellik arz etmektedir. Bu açıklamalar ışığında, kazazede . . . . . % 81 maluliyet oranına ve bakıma muhtaç durumda bulunmasına karşın, eş ve çocuklarına uygun miktarda manevi tazminata hükmetmek gerekir...” denilmek suretiyle bu husus vurgulanmıştır.
-
Dava konusu trafik kazasında Müvekkil . . . ağır şekilde yaralanmış olması ve uzun süren, halen de devam eden tedavileri ile Müvekkil . . . . . içinde bulunduğu izah ettiğimiz olumsuz psikolojik durumu nedeniyle eşi Müvekkile . . . çok ciddi ruhsal çöküntü yaşamış/yaşamaktadır. Zira Müvekkile . . . . eşi Müvekkil . . . dava konusu trafik kazasında ağır bir şekilde yaralanmasının, bunun yanında çok yakın 3 akrabalarının ise aynı kazada vefat etmesinin oluşturduğu psikolojik travma yaşamıştır. Bunun yanında eşi Müvekkil . . . kazadan bugüne kadar süren ve halen devam eden hastanelerdeki ve evdeki tedavileri sürecinde sürekli olarak eşinin her anında bilfiil bulunmak zorunda olması nedeniyle de kendi özel yaşamı ve sosyal yaşamı da tamamen ortadan kalkmıştır. Bu hal de Müvekkileyi ciddi bunalıma ve ruhsal çöküntüye sürüklemiştir.
-
Diğer taraftan Müvekkil . . . . hareket kabiliyeti kısıtlı olup yatakta ve sair zamanlarda kendi başına hareket edemediği için eşi Müvekkile . . . . desteğine ihtiyaç duymuştur. Bu çerçevede Müvekkile . . . . . eşi . . . . yatakta sağa sola çevirirken, yatıp kalkmasına yardımcı olurken belinin zorlanması nedeniyle bel fıtığı olmuştur. Zira Müvekkile daha önceden zaten belinin sol tarafından bel fıtığı ameliyatı olduğu için bu zorlama bu sefer belinin sağ tarafından bel fıtığı oluşmasına sebebiyet vermiştir. Buna ilişkin de Müvekkilenin tedavileri devam etmektedir. Bu durum da Müvekkileyi manen çöküntüye uğratmıştır.
-
Müvekkile . . . . dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 12.08.2018 tarihinden bugüne kadar yaşamış ve halen de yaşamakta olduğu manevi elem ve ızdırabın tam anlamı ile izahı da telafisi de mümkün değildir. Bununla birlikte esasında bu elem ve ızdırabın bir maddi karşılığının da olabilmesi mümkün değildir.
Ancak Müvekkile ----- yukarıda zikrettiğimiz mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde dava konusu trafik kazasında eşi ---- ağır şekilde yaralanmış olması ve kendisinin de bu vesileyle yaşamış olduğu sağlık problemleri nedeniyle yaşamış olduğu elem ve ızdırabın bir nebzede olsa telafisi için kazaya sebebiyet veren davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Bu çerçevede Müvekkile ----- adına davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden 10.000,00 TL Manevi Tazminat talep zarureti hasıl olmuştur.
C- Müvekkile ---- Yönünden:
-
Müvekkil . . . tek çocuğu olan kızı Müvekkile. . . . . dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 12.08.2018 tarihinde evli olup 6,5 Aylık hamiledir. Dava konusu trafik kazası neticesinde babası . . . . . ağır şekilde yaralanmış olması ve çok yakın 3 akrabalarının ise aynı kazada vefat etmesi nedeniyle ağır psikolojik travma yaşamıştır. Bu travma neticesinde bebeğini düşürme tehlikesi ile karşı karşıya gelmiştir. Bu sebeple Müvekkile hamilelik sürecinin kazadan sonraki aşamasını sürekli hastane ve doktor kontrolünde tamamlamak zorunda kalmıştır. Çok zor bir hamilelik ve doğum süreci geçirmiştir. Bebeğini dünyaya getirdikten sonra da babası . . . . yaşamış/yaşamakta olduğu uzun tedavi sürecinde de psikolojik olarak yıpranmışlığı devam etmiştir. Hatta Müvekkile sütten kesilmiş olup bebeğine süt verememiştir.
-
Müvekkile . . . . dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 12.08.2018 tarihinden bugüne kadar yaşamış ve halen de yaşamakta olduğu manevi elem ve ızdırabın tam anlamı ile izahı da telafisi de mümkün değildir. Bununla birlikte esasında bu elem ve ızdırabın bir maddi karşılığının da olabilmesi mümkün değildir.
-
Ancak Müvekkile . . . . yukarıda zikrettiğimiz mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde dava konusu trafik kazasında babası . . . . ağır şekilde yaralanmış olması nedeniyle yaşamış olduğu elem ve ızdırabın bir nebzede olsa telafisi için kazaya sebebiyet veren davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Bu çerçevede Müvekkile . . . adına davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden 10.000,00 TL Manevi Tazminat talep zarureti hasıl olmuştur.
V- DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU SÜRECİ:
- İzah ettiğimiz hususlar çerçevesinde davalı . . . . Şirketi tarafından . . . . Poliçe Numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olan . . . . Plaka sayılı aracın, 12.08.2018 tarihinde Müvekkilin içerisinde bulunduğu . . . . Plaka sayılı araca çarpması neticesinde; müvekkilin sürekli iş göremez şekilde yaralanması dolayısıyla (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla);
-
Müvekkilde oluşan cismani zarardan doğan (geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle) maddi tazminatın,
-
uzun süren ve halen devam eden tedavileri nedeniyle (SGK tarafından karşılanmayan) sağlık giderleri tazminatının,
-
tedavi sürecinde yapılan kira ve sair harcamaların,
talep dilekçemizin tebliğinden itibaren en geç 15 gün içerisinde hesaplanıp tarafımıza ait banka hesabına ödenmesi ve tarafımıza bilgi verilmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususlarını ---- yazılı olarak bildirdik.
- Söz konusu yazılı talebimiz davalı . . . 17.07.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen kanunda belirtilen 15 günlük süre içerisinde herhangi bir işlem yapılmadığı gibi olumlu ya da olumsuz bir geri dönüşte sağlanmamıştır.
VI- DAVA ŞARTI OLAN ZORUNLU ARABULUCULUK SÜRECİ:
- Davalı . . . . izah ettiğimiz gibi talebimize süresi içerisinde cevap vermemesi üzerine bu sefer; Müvekkilin dava konusu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez şekilde yaralanması dolayısıyla;
a) Müvekkil -----,
-
oluşan cismani zarardan doğan (geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle) maddi tazminatın,
-
uzun süren ve halen devam eden tedavileri nedeniyle (SGK tarafından karşılanmayan) sağlık giderleri tazminatının,
-
tedavi sürecinde yapılan kira ve sair harcamaların,
hesaplanıp her üç muhatap tarafından müştereken ve müteselsilen (Sigorta Şirketi Poliçe Limiti ile sınırlı olmak üzere) ödenmesi,
b) Diğer taraftan Müvekkilin kaza nedeniyle bizatihi kendisinin uzun tedavi sürecinde çekmiş olduğu elem ve ızdırabın yanında, kaza esnasında aynı araçta bulunan 3 yakınının vefat etmiş olması sebebi ile ruhen çöküntü yaşamış ve halen yaşamakta olması karşısında da şimdilik 200.000,00 TL Manevi Tazminatın Araç Maliki ve Sürücü tarafından ödenmesi,talebiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında "Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu"nun yapılması zarureti hasıl olmuştur.
-
Bu çerçevede 12.09.2019 tarihinde Zorunlu Arabuluculuk Süreci başlamış ve 21.10.2019 tarihinde sonlanmış olup, tarafların anlaşamadığına dair 21.10.2019 tarihli "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı" düzenlenmiştir. Söz konusu tutanak Dava Dilekçesi ekinde ibraz edilecektir.
-
Bunun neticesinde dava açmaya hazırlanırken bu sefer davalı . . . . tarafından ihtiyari olarak Arabulucu'ya başvurulmuştur. Bu çerçevede İhtiyari Arabulucu tarafından taraflarla yapılan görüşmede, davalı . . . . tarafından, Müvekkil . . . . . dava konusu trafik kazası nedeniyle uğranış olduğu cismani zararın tespiti bakımından mevcut iş göremezlik durumuna ilişkin kendileri tarafından medikal inceleme yapılması, bunun neticesinde maddi tazminat hesaplaması yapıp teklifte bulunabileceklerini söylediler.
Müvekkilin ailesinin davalı --- bu talebini kabul etmeleri üzerine davalı ---- anlaşmalı olduğu ve --- İlçesinde bulunan ----- Merkezi nezdinde Müvekkil --- Hastanesi'nde medikal incelemesi yapılmıştır. Bu inceleme neticesinde 25.11.2019 tarihli ve ---- Sayılı Durum Bildirim Raporu düzenlenmiştir.
Bunun neticesinde de davalı ---- Müvekkil ---- için Poliçe Zorunlu Teminat Limitinin 1/3 ünden daha az bir bedele tekabül eden maddi tazminat teklifinde bulunduğu İhtiyari Arabulucu tarafından, tarafımıza telefonla bildirilmiştir. İhtiyari Arabulucu tarafından bildirilen bu teklif tarafımızdan Müvekkil ve ailesine iletilmiştir. Ancak Müvekkil ve ailesi bu şekildeki cüzi bir teklifin kabulünün mümkün olmadığını tarafımıza bildirmiştir.İhtiyari Arabuluculuk sürecinin de bu şekilde olumsuz sonuçlanması nedeniyle Müvekkillerin maddi ve manevi haklarının temini için Mahkemeniz nezdinde işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
VII- İHTİYAT-İ TEDBİR
İHTİYATİ HACİZ MAHİYETİNDE İHTİYAT-İ TEDBİR
TALEPLERİMİZ:
- Bilindiği üzere; İhtiyati Tedbir, HMK nun 389 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun, davamızı ilgilendiren 389. Maddesinin 1. bendinin hükmü;
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir"
şeklindedir.
Kanunun 390. Maddesinin 2. Bendinin hükmü ise;
"Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir"
şeklindedir.
Kanunun 391. Maddesinin 1. bendi ise;
"Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir"
hükmünü muhtevidir.
Kanunun 392. Maddesinin 1. bendi ise;
"…Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez"
hükmünü muhtevidir.
-
Diğer taraftan Yargıtay . . . . Hukuk Dairesinin . . . . Esas, . . . . Karar Sayılı ve 26.9.2012 Tarihli Kararında ve diğer yerleşik içtihatlarında; "...İİK’nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Somut olayda haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açıktır. …Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir talebinin incelenmesi gerekir..." denilmek suretiyle dava konusu maddi olayda ki gibi haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği durumlarda İhtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talep edilebilmektedir.
-
Dava konusu olaya bu hükümler ve içtihatlar çerçevesinde bakıldığında, müvekkil . . . . ağır şekilde yaralanmasına neden olan trafik kazası sonucu oluşan haksız fiile dayalı müvekkil . . . . lehine hükmedilecek maddi tazminatın Sigorta şirketinin Poliçe limitini aşan kısmı ile manevi tazminatın; diğer Müvekkiller . . . ve . . . . lehine hükmedilecek manevi tazminatın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için davalı araç maliki ve araç sürücüsünün mal varlıklarının UYAP Sistemi üzerinden sorgulanması suretiyle kayıtlarına İhtiyat. i Haciz Mahiyetinde İhtiyati. i Tedbir konulmasını talep zarureti hasıl olmuştur.
......
NETİCE VE TALEP : Yukarıda izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlere istinaden;
- Müvekkil . . . . Yönünden;
A- Maddi Tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) yönünden yargılama safahatında hesaplanacak miktar üzerinden artırılmak üzere 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak;
a- Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00 (Bin) TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her üç davalıdan (davalı Sigorta Şirketi açısından Poliçe Teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,
b- Haricen yapılan tedavi giderleri ve buna bağlı olarak yapılan ve dilekçemizde zikredilen harcamalara ilişkin olarak 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her üç davalıdan (davalı Sigorta Şirketi açısından Poliçe Teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,
B- 200.000,00 (İkiyüzbin) TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve maliki olan davalılardan, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,
- Müvekkile . . . . Yönünden;
10.000,00 (Onbin) TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve maliki olan davalılardan, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkileye ödenmesine,
- Müvekkile . . . . Yönünden;
10.000,00 (Onbin) TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve maliki olan davalılardan, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkileye ödenmesine,
- Yargılama neticesinde müvekkiller lehine hükmedilecek; Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı Sigorta Şirketinin Poliçe Teminatı dışında kalan kısmı ile Manevi Tazminatın hükümsüz kalmaması için, öncelikle davalı . . . adına kayıtlı olan dava konusu . . . . plaka sayılı aracın kaydına (müvekkillerin mağduriyeti ve ekonomik durumları da göz önüne alınmak suretiyle teminatsız olarak) ihyita. i tedbir konulmasına,
Bunun dışında; davalı sürücü ---- ve diğer davalı araç maliki ---- UYAP Sistemi üzerinden mal varlığı araştırması yapılmak suretiyle adlarına kayıtlı taşınmaz ve araç bulunması halinde, yargılama sonuna kadar bunların 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına (müvekkillerin mağduriyeti ve ekonomik durumları da göz önüne alınmak suretiyle teminatsız olarak) İhtiyat-i Haciz zımnında İhtiyat-i Tedbir konulmasına,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden her üç davalıya müştereken ve müteselsilen, manevi tazminat talebi yönünden ise sürücü ve araç maliki olan davalılara yükletilmesine,karar verilmesini vekaleten talep ediyoruz.13.12.2019...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı ---- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
Konu : Cevap dilekçemizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1.Sayın Mahkemede ikame edilmiş olan ---- Sayılı davada, dava dilekçesi Müvekkilime 27.12.2019 tarihinde tebliğ olmuştur. 10.01.2020 tarihli dilekçe ile tarafımızdan cevap süresinin uzatılması talep edilmiş olup Sayın Mahkemenin 24.01.2020 tarihli Kararı uyarınca süresi içeirisnde dava dilekçesine itiraz ve cevaplarımız ile delillerimizi sunmaktayız.
-
Davacı tarafça, 12.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ---- yaralanmış olması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep edilmektedir. Davacıların tüm iddia ve talepleri ile birlikte davanın reddini talep etmekteyiz.
-
Müvekkilim , ---- Plakalı ----- marka aracın sahibidir (Bkz.: Trafik sicil kayıtları). Dava dilekçesinde de belirtilmiş olduğu üzere, kaza ile ilgili olarak Müvekkilim sadece aracın işleteni/araç sahibi konumundadır. Diğer Davalı ----- aracı Müvekkilimden kazanın olduğu gece saat 02:00-03:00 saatlerinde almıştır ve Müvekkilim yanında değil iken kaza gerçekleşmiştir. Müvekkilim kaza yapmamıştır, kazanın yapılmasına sebebiyet vermemiştir, kaza sonucu doğan zararın meydana gelmesine veya zararın artmasına yol açmamıştır. Müvekkilim kaza esnasında ne kaza yapan araçta ne de kaza mahallinde bulunmamaktadır.
-
Müvekkilim aracın bakımını ve denetimlerini hiç aksatmamış, gereken her türlü özeni göstermiş, araca ilişkin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş, gerekli sigortaları yaptırmış, aracı her zaman iyi durumda ve arızasız olarak kullanmıştır. Diğer Davalı ---- aracı, iyi durumda, bakımlı ve arızasız olarak ve kendisinin iyi araç kullandığını bildiği için ve sürücü ehliyeti olan Davalının aracı özenle ve dikkatle kullanacağına inanarak teslim etmiştir. Dava dilekçesinde, Diğer Davalı ---- kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirtilmekte ise de, kusur oranının Sayın Mahkeme tarafından Bilirkişiler marifetiyle yeniden belirlenmesi gerekeceğinden bu hususta keşif Bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmekteyiz. Ceza yargılaması dışında kusur oranının hukuk mahkemelerince de tespit edilmesi gerekmekte olup bu hususlarda tanık beyanları başta olmak üzere diğer delillerin de incelenmesi ve KTK m. 86/1 uyarınca tazminat davasında esas alınması lazım gelen kusur oranının (ve diğer sebeplerin) ortaya çıkarılması gereği açıktır. Bu nedenle dosyanın kusur oranlarının tespiti için bilirkişiye tevdiini talep etmekteyiz. Bu nedenle ve dilekçemizde belirttiğimiz diğer sebeplerle de, Davacı tarafça Müvekkilimin araç sahibi/işleteni olması sebebiyle dava konusu taleplerin tamamından sorumlu olduğu iddiasına itiraz etmekteyiz. Kaldı ki, daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere, Müvekkilim aracın güvenliği, bakımı, emniyeti için her türlü tedbiri alan bir kişidir. Ayrıca araça ait ilgili sigorta poliçeleri incelenmiş olduğunda kusurun sigorta kapsamında olduğu görülecektir.
-
Dava dilekçesinde, müteveffa ---- kazancına ilişkin bilgiler verilmiş ve talepte bulunan Davacıların müteveffanın bu desteğinden yoksun kaldığı ifade edilmiştir. Ancak, tazminat davalarında Sayın Mahkemece kural olarak, zarar ve tazminat hesabına ilişkin tüm verilerin belirlenmesi zorunlu olduğundan müteveffanın geliri, yaşam ve çalışma süresi, karşı kusur oranı, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, destek gücü süresi, destek ihtiyaç süresi, eş ve çocukların payları, eşin evlenme olasılığı ve çalışıp kazanma yeteneği ve SGK'ca veya özel sigortalar tarafından yapılan yardımların miktarı, indirim yapılması gereken haller gibi hususlar eksiksiz ve resmi belgelerle belirlendikten sonra bilirkişi tarafından zarar (zenginleşme amacı taşımayacak şekilde) tespit edilecektir. Kaldı ki, kusur oranlarının ve tazminat miktarının tespiti için ilgili mevzuat hükümlerine ve Yargıtay kararlarına uygun verilerin dava dosyasına celbi, bunun için ilgili kurum ve kuruluşlardan rapor alınması gerekmektedir. Bu nedenle, kusur ve sorumluluğa ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere, Sayın Mahkeme tarafından bu hususların da gözetilmesini talep etmekteyiz.
6.Dava dilekçesinde, her bir davalı için ayrı ayrı olmak üzere manevi tazminatın talep edilmiş olduğu görülmektedir. Kusur ve sorumluluğa ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere, talep edilen manevi tazminata itiraz etmekteyiz. Bilindiği üzere, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi söz konusudur ve manevi tazminat talepleri belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemez. Ayrıca, her manevi zarar tek başına tazminatı gerektirmemektedir ve bu nedenle Sayın Mahkeme tarafından manevi tazminatı haklı kılan durumların araştırılması; ardından ise, manevi tazminat oranının belirlenmesinde kusurun, vuku bulan hadiselerin, acı elem ve kederin büyüklüğünün, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının, tarafların yaşlarının vb. araştırılması, tazminatın ruhsal dengeyi sağlayacak oranda olması ancak zenginleşmeye yol açmayacak miktarda olması gibi hususlar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
7.Davacı tarafça talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına gerekli şartların mevcut olmaması nedeniyle itiraz etmekteyiz. Aynı şekilde talep edilen maddi tazminata da itiraz etmekteyiz. Dava dilekçesinde sayılan bazı kalemler doğrudan Müvekkilimin sorumluluğu kapsamında değerlendirilemeyecektir. Sayın Mahkeme tarafından işbu taleplerin tek tek değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca SGK kapsamında olmayan harcamaların da kabul edilmesi mümkün değildir.
8.Araca ilişkin sigorta poliçeleri incelendiğinde poliçelerin bu durumu da kapsadığı açıktır; bu nedenle tazminat talepli işbu davanın Müvekkil hakkında reddini talep etmekteyiz.
-
Dava dilekçesinde talep edilen faize ve Kanunda yazılı şartları haiz olmayan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerine de itiraz etmekteyiz.
-
Tüm bu nedenlerle, Müvekkilime atfedilen kusur ve sorumluluğa itiraz etmekteyiz. Müvekkilimden maddi ve manevi tazminat talep edilmesine ve ayrıca talep edilen tazminatın miktarına ve faize itiraz etmekteyiz. Kaldı ki, Müvekkil sadece araç sahibinin sorumluluğu nedeniyle davaya dahil edilmiş olması nedeniyle yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerekir, bu nedenle bu yöndeki talebe de itiraz etmekteyiz. Ayrıca, tedbir taleplerine de itiraz etmekteyiz. Tüm bu nedenlerle, huzurdaki davanın reddini talep etmekteyiz.
......
Netice Talep : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, Davacı tarafın tüm talepleri ile birlikte davanın usul ve esasa ilişkin sebeplerle reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin Davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. 24.01.2020
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı ----vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : Davaya karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR :
ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
1. POLİÇE VE TEMİNAT LİMİTİNİN BELİRTİLMESİ.
Dava dilekçesinde bahsi geçen 12.08.2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı araç, müvekkil şirkete 30/10/2017-30/10/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 330.000,00- TL’dir.
Müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir.
2.KUSUR DURUMUNUN TESPİTİ GEREKMEKTEDİR.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine uyarınca Müvekkil Şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusudur. Diğer bir anlatım ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da yoktur.
Dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmalıdır. Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesini talep ediyoruz.
3. MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ POLİÇE TEMİNATINA DAHİL DEĞİLDİR.
Davacı vekili dava dilekçesinde tarafımızdan herhangi bir manevi tazminat talebinde bulunmamıştır, zaten müvekkil şirket ile sigortalı arasındaki poliçe Trafik Poliçesidir ve manevi tazminat talepleri poliçe teminatına dahil değildir.
4.TAZMİNAT HESAPLAMASI AKTÜER SIFATINA SAHİP BİLİRKİŞİLER TARAFINDAN ZMMS GENEL ŞARTLARINA ÇERÇEVESİNDE YAPILMALIDIR.
Bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumluluğumuz doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, 15.8.2007 tarihli ---- yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılmalıdır.
5. MALULİYETE İLİŞKİN MADDİ TAZMİNAT TALEBİ HAKKINDA KANUNA VE YARGITAY UYGULAMALARINA UYGUN DEĞERLENDİRME YAPILMALIDIR.
Davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, ve varsa oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacının ---- İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, talep ediyoruz.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereği, alınacak rapor,; “özürlü sağlık kurulu raporu” olmalıdır. Maluliyet oranı özürlülük ölçütüne göre belirlenmelidir.
Hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konuları belirlenmelidir.Ayrıca, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusu da açıklığa kavuşturulmalıdır. Bir tazminat ödemesinin söz konusu olabilmesi için; maluliyet oranının yanında, davacının çalışabilecek durumda olup olmadığı, mesleği, maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediği konuları tespit edilmelidir.
Davacı, maluliyetine rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa, kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa, maluliyet tazminatına hükmedilmemeli ya da somut durum tazminat hesabında dikkate alınmalıdırMaluliyet sebebi ile ortaya çıkan zararlar uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmelidir. Hesaplamada Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereği TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplama yapılmasını talep ediyoruz.
6. GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK TAZMİNATI POLİÇE KAPSAMINDA DEĞİLDİR.
Poliçe yalnızca ölüm ve sakatlanma hallerini kapsamakta olup, geçici iş göremezliğe ilişkin talepler teminat dışındadır. Dolayısıyla buna yönelik taleplerde müvekkil şirketin sorumluluğu söz konusu olmamaktadır.
01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında; geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtilmiştir. (Genel Şartlar A.5. c. Sürekli Sakatlık Teminatı)
Bu hususa ilişkin olarak ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi’nin ----sayılı dosyasındaki 05.06.2018 tarihli kararında da açıkça bahsedilmiştir:“2918 sayılı Kanunun 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile değişik 98 inci maddesi trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmünü içermektedir. Buna göre Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olan husus yaralanma sebebiyle oluşan tedavi giderleri ile sınırlıdır. Tüm tedavi süresinde meydana gelen sağlık giderleri ve geçici iş göremezlik zararı SGK tarafından karşılanmaktadır.
Kaza ve poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları’na göre geçici iş göremezlik tazminatı konusunda SGK’nın sorumlu olduğu, buna rağmen ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu değerlendirilmiş, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararı KALDIRILARAK hüküm kurulmuştur."
Kararında da görüleceği üzere geçici iş görmezlik müvekkil sigorta şirketi sorumluluğunda değildir. Davaya konu kazaya karışan araç şirketimiz nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır.
7.DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİ HAKKINDA BEYANLARIMIZ
Davacı vekili dava dilekçesinde tarafımızın destekten yoksun kalma tazminatından da sorumlu olduğuna ilişkin beyanlarda bulunmuştur. Ancak bu talep tarafımızca anlaşılamamıştır.
"Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin yaşarken destek verdiği kişilerin aldığı desteğin ölüm sebebiyle ortadan kalkması neticesinde destek alanların uğradıkları zarardır. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin destek verdiği kişilerin hayatlarının ölüm nedeniyle kötüleşmemesi için kabul edilmiş bir maddi tazminat davası türüdür." Söz konusu kazada davacı ---- ölmemiş, yaralanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı ölümle sonuçlanan trafik kazalarında mümkün olup bu talep dolayısıyla sorumluluğumuz bulunmamaktadır.
8. UYGULANMASI İSTENEN FAİZİN BAŞLANGICI HATALIDIR. MÜVEKKİL ŞİRKETİN FAİZ SORUMLULUĞU DAVA DİLEKÇESİNİN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 8 İŞGÜNÜ GEÇMESİ İLE SÖZ KONUSU OLACAKTIR.
Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerlidir. Kabul manasına gelmemek kaydıyla, Müvekkil şirketin faiz sorumluluğu ancak dava dilekçesinin tebliğ tarihinden sonra 8 işgünü geçtiği tarihinden itibaren söz konusu olacaktır.
9.BAŞVURAN’IN YARGILAMA GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK DA İTİRAZLARIMIZ BULUNMAKTADIR.
Tahkim başvurularına ilişkin vekalet ücreti, Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde düzenlenmiştir:“Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.”
Buna ilaveten 19.01.2016 gün ve ---- sayılı --- Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin son fıkrası ile Yönetmelik’e aşağıdaki madde eklenmiştir;
“Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle ---- Barosunca açılan ve ----- Dairesinin ---- sayılı dosyasında görülen dava 28.04.2016 tarihli karar ile reddedilmiştir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi 15.02.2016 tarih, ----Esas ve --- Karar sayılı kararda bu husus açıklığa kavuşturulmuştur.
- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi uyarınca zararın azaltılması için yapılan masrafın tahsili istemine ilişkindir. 6327 sayılı Kanunla Sigortacılık Kanunu'na eklenen 30/17. fıkrası uyarınca, talebi kısmen veya tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücretinin ...'de belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i olacağı öngörülmüştür. Madde hükmünde sözkonusu olan talep, tahkim yargılamasında karşılıklı yer alan uyuşmazlık taraflarının talepleridir. Dolayısıyla maddedeki "talebi red olunanlar" ifadesi, hem sigorta sözleşmesinde menfaat sağlayanları hem de risk üstlenen kuruluş ve güvence hesabını ifade eder. Zira, tahkimde uyuşmazlığın taraflarından her biri hakemden kendi lehine hüküm kurulmasını istemektedir. Diğer bir ifadeyle, sigorta sözleşmesiyle menfaat sağlayanlar kendi lehine ancak risk üstlenen kuruluş ve güvence hesabına hüküm kurulmasını talep ederken risk üstlenen kuruluş ve güvence hesabı da haksız olduğu iddiası ile karşı tarafın talebinin reddedilerek, kendi lehine hüküm kurulmasını talep eder. Ayrıca tahkim yargılamasının çekişmeli yargı olduğu göz önünde bulundurularak hakem, uyuşmazlık taraflarından birisinin talebini kabul ettiği oranda diğer tarafın talebini de reddetmiş demektir. Bu noktada maddede geçen reddedilen kavramı sadece davacı konumundaki sigorta sözleşmesinden menfaaat sağlayanlara yönelik değildir. Diğer taraftan ...'de belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i olması ve hükmedilecek vekalet ücretinin her iki yan bakımından göz önüne alınması gereken bir ücret olup, bu nedenle karşı yan lehine belirlenen avukatlık ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay --- Hukuk Dairesi 01.06.2016 tarih, ----- Esas sayılı dosyada vermiş olduğu 14.05.2019 tarih ve ---- Karar sayılı karar ile bu husus yerleşik hale gelmiştir.
“İtiraz Hakem Heyetince; itirazın kısmen kabulü ile 1 ve 2 numaralı bentlerin aynen infazına, 3 numaralı bendin "hükmedilen miktar üzerinden AAÜT 17.maddesi uyarınca belirlenen 1/5 avukatlık ücreti olan 4.006,00 TL'sinin ---- Şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine" seklinde düzeltilmesine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA 14/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.”
YUKARIDA YAZILANLAR IŞIĞINDA, HÜKMEDİLECEK OLAN VEKALET ÜCRETİNİN 1/5 ORANINDA OLMASI GEREKTİĞİ TARTIŞMASIZDIR.
......
SONUÇ VE İSTEM :
a) Davanın REDDİNE,
b) Aksi hüküm kurulacak ise Kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini,
c) Maluliyet oranı tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu ---- İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini,
D) Manevi tazminat ve geçici iş görmezliğe ilişkin talebin reddini,
e) Kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını,
f) Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını,
f) Aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.21.01.2020
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı ---- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Davacılar vekili tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesinin gerekti-yeterli kısımları:
''...
KONU : Davacı Müvekkil ----, dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ile diğer giderlere ilişkin; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmış olduğumuz Mahkemeniz nezdindeki işbu davanın yargılama safahatında düzenlenen dosyada mübrez 03.10.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporundaki tespit ve hesaplamalar doğrultusunda ve SADECE DAVALI ---- VE DAVALI ----- yönünden: dava dilekçemizdeki taleplerimizin tam ve kesin olarak belirlenmesine ve artırılmasına ilişkin talep artırım dilekçemizdir.
TALEP ARTIRIMINA
ESAS DEĞER : (1.428.387,49) TL
AÇIKLAMALAR
- Bilindiği üzere Dava Dilekçemizde maddi tazminat olarak:
A- Maddi Tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) yönünden yargılama safahatında hesaplanacak miktar üzerinden artırılmak üzere 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak;
a- Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00 (Bin) TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her üç davalıdan (davalı Sigorta Şirketi açısından Poliçe Teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,
b- Haricen yapılan tedavi giderleri ve buna bağlı olarak yapılan ve dilekçemizde zikredilen harcamalara ilişkin olarak 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte her üç davalıdan (davalı Sigorta Şirketi açısından Poliçe Teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,"
karar verilmesini talep etmiştik.
- Yargılama safahatında Mahkemeniz dosyasına ibraz edilen 03.10.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davacı Müvekkil . . . . lehine, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ile diğer giderlere ilişkin yapılan hesaplamalarda;
-
Geçici iş göremezlik zararının 35.373,09 TL,
-
Sürekli iş göremezlik zararının 1.752.035,50 TL,
-
Taksi ücretinin 1.140,00 TL,
-
İlaç giderinin 1.238,90 TL,
-
Özel yapım AFO için 600,00 TL
olmak üzere toplam maddi zararının 1.790.387,49 TL olduğu tespit edilmiştir.
3.1- Bununla birlikte Bilirkişi Heyet Raporunda, Davalı ---- kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri çerçevesinde 360.000,00 (Üçyüzaltmışbin) TL ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğuna yönelik tespit ve değerlendirme yapılmıştır.
3.2- Bu kapsamda Davacı Müvekkil ---- ile Davalı ----yetkilileri arasında İhtiyari Arabulucu nezdinde yapılan müzakareler neticesinde: dava konusu kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan 360.000,00 (Üçyüzaltmışbin) TL ve diğer ferileri, Davacı Müvekkil ---- haricen ödenmiştir. Davalı ----. tarafından yargılama safahatında ödenmiş olan 360.000,00 TL yönünden dava konusuz kalmıştır. Bu husus ile buna yönelik beyan ve taleplerimiz, 10.01.2024 tarihli Dilekçemiz ile Mahkemeniz dosyasına bildirilmiştir.
4.1- Bilirkişi Heyet Raporunda; Davacı Müvekkil ---- lehine, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ile diğer giderlere ilişkin yapılan hesaplamalar doğrultusunda Davalı ----. tarafından poliçe limitleri kapsamında yargılama safahatında yapılan 360.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile dava dilekçesinde talep edilen 2.000,00 TL'nin; Bilirkişi Heyet Raporunda hesaplanan toplam maddi tazminattan tenzili ile bakiye 1.428.387,49 TL üzerinden dava dilekçemizdeki maddi tazminat taleplerimizi artırma zarureti hasıl olmuştur.
4.2- Bu kapsamda; Davacı Müvekkil -------, dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak Dava Dilekçemizde, Davacı Müvekkil ---- adına geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ile diğer giderlere ilişkin toplam 2.000,00 TL olan talebimizi; 1.428.387,49 TL artırmak suretiyle 1.430.387,49 TL'ye çıkarıyoruz.
4.3- İşbu dilekçemizdeki artırım talebimiz doğrultusunda yatırılması gereken bakiye peşin harç, Mahkemeniz dosyanıza UYAP Sistemi üzerinden yatırılmıştır. (Harçlar Kanunu m. 28/a hükmüne göre "Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide birdir.")
4.4- İşbu Talep Artırım Dilekçemizin araç sürücüsü Davalı ---- MERNİS Sisteminde kayıtlı adresine; araç maliki olan diğer Davalı ---- ise vekiline ---- yoluyla tebliğini talep ediyoruz.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlere istinaden;
- Müvekkil . . . . Yönünden;
A) Maddi Tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) yönünden yargılama safahatında hesaplanacak miktar üzerinden artırılmak üzere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan Mahkemeniz nezdindeki işbu davada;
a) Davalı -----., 03.10.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporundaki tespit ve hesaplamalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğundan; Davalı -----. yönünden "karar verilmesine yer olmadığına"
b) Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile haricen yapılan tedavi giderleri ve buna bağlı olarak yapılan ve dilekçemizde zikredilen harcamalara ilişkin olarak: toplam bakiye 1.430.387,49 TL (Birmilyondörtyüzotuzbinüçyüzseksenyedi TL Kırkdokuz KRŞ) maddi tazminatın, tamamına kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte araç sürücüsü Davalı ---- ve araç maliki Davalı ----, müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müvekkile ödenmesine,
B) 200.000,00 (İkiyüzbin) TL manevi tazminatın, Davalı ----- ve Davalı ---, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müvekkile ödenmesine,
- Müvekkile . . . . Yönünden;
10.000,00 (Onbin) TL manevi tazminatın, Davalı ---- ve Davalı ----, kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müvekkileye ödenmesine,
- Müvekkile . . . . Yönünden;
10.000,00 (Onbin) TL manevi tazminatın, Davalı ----ve Davalı ----- kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkileye ödenmesine,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de Davalı . . . . ve Davalı . . . . , müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten talep ediyoruz.17.01.2024
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Deliller
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.İlgili Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.İlgili hastanelere yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
ATK raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 12.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ---- plakalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu --- plakalı araç ile çarpışması sonucu, davacı --- yönünden HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak geçici, kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminat davası; davacılar ----- yönünden 10.000'er TL manevi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca arabuluculuk görüşmelerine katılım sağlanmış ancak anlaşma sağlanamamış, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça, sigortaya başvurulmuş, bu hususa ilişkin dava şartı yerine getirilmiştir.
Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından 17/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile sulh olunduğundan ve herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığından bahisle mahkememize bilgi verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 10/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğu ve herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığından bahisle mahkememize bilgi verilmiştir.
6100 sayılı HMK 313.maddesinde:"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı HMK 314.maddesinde:"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."6100 sayılı HMK 315.maddesinde:"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." denmektedir.
Davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğuna dair beyan dilekçeleri değerlendirildiğinde; davacı ----, davalı sigorta şirketine yönelttiği maddi tazminat davası yönünden davacı ---- ile davalı sigorta şirketinin 6100 sayılı HMK 315 maddesi gereği sulh oldukları anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden, davacı tarafın konusuz kalan davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas---- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 30.03.2022 tarihli, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacı ----- tüm vücut engellilik oranının %64 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren on sekiz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 05.10.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araç maliki davalı ---, sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca TRH 2010 Tablosu göre davacı ---- 1.752.035,50 TL sürekli iş göremezlik zararı, 35.373,09 TL geçici iş göremezlik zararı olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı ---- davalılar ---- ile ---- yöneltmiş olduğu maddi tazminat davasının, miktar yönünden, toplamda 1.430.387,49 TL olarak ıslah edilmiş olduğu, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı tespit edilmiştir. Yapılan ıslaha bağlı olarak 20.02.2024 tarihli celsede, 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5.maddesi gereğince davanın, değere bağlı olarak Mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Yargıtay ---Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ---- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----- sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
-
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı sigorta şirketi yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça, dava ve talep artırım dilekçelerinde talep edilen faiz türü belirtilmemiş ise de, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalılar --- ile --- yönünden kaza tarihi olan 12.08.2018 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve davacı ---- maddi tazminat talebi bakımından, teselsül talebi de dikkate alınarak, davalı sigorta şirketi dışında kalan davalılar ----- yönünden, talebi arttırılan davanın kabulü ile 1.430.387,49 TL'nin 12.08.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---- ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur.
Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(----Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(----)
Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(----).
Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalının ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün -- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, davacı ---- %64 oranında malul kalması, 18 ay geçici iş göremezlik yaşaması, alınan kusur raporuna göre davalı sürücünün ve davalı araç malikinin olayda asli ve %100 kusurlu, davacının ise kusursuz olması, davacı --- davacı ---- eşi; davacı ---- , davacı ---- kızı olması hususları, bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan her ne kadar davalı sigorta şirketine yöneltilen maddi tazminat davası konusuz kalmış ise de; taraf vekillerinin yukarıda belirtilen beyan dilekçelerine göre, birbirlerinden yargılama gideri ve avukatlık ücreti talebi olmadığından, konusuz kalan dava bakımından, yapılan yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılmış, taraflar lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Davalı sigorta şirketi yönünden:
Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL maktu harcın davacı ----- tahsili ile Hazine adına irad kaydına,
Bu dava bakımından taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
B-Diğer davalılar yönünden:
Davacı ---- adına ileri sürülen maddi tazminat talebi yönünden talebi arttırılan davanın kabulü ile 1.430.387,49 TL'nin 12/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---- ödenmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden bütün davacılar bakımından davanın kabulü ile;
Davacı ---- için 200.000 TL manevi tazminatın 12/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---- ödenmesine,
Davacı ---- için 10.000 TL manevi tazminatın 12/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---- ödenmesine,
Davacı --- için 10.000 TL manevi tazminatın 12/08/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---- ödenmesine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 112.737,96 TL harçtan, peşin alınan 758,25 TL harç ile 4.880,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 5.638,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 107.099,71 TL harcın davalılar . . . . ile . . . . müteselsilen tahsili ile Hazine adına irad kaydına,
-
Davacı . . . . tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, peşin alınan 758,25 TL harç ile 4.880,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 5.682,65 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.131,80 TL posta masrafı, olmak üzere toplam 9.814,45 TL yargılama giderinin davalılar . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı . . . . verilmesine,
-
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 28/04/2023 fatura tarihli . . . . nolu 2.828,00 TL'lik davacı . . . . tarafından ödenen fatura ücretinin davalılar . . . . ile . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı . . . . . verilmesine,
-
Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar . . . ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Maddi tazminat davası bakımından davacı . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 186.431,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar . . . . ile . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı . . . . verilmesine,
-
Manevi tazminat davası bakımından davacı . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10 uyarınca hesap ve takdir edilen 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar . . . ile . . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı . . . . verilmesine,
-
Manevi tazminat davası bakımından davacı . . . . kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10 uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar . . . ile . . . müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı . . . . verilmesine,
10-Manevi tazminat davası bakımından davacı ----kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 10 uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar --- ile ---- müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ---verilmesine,
11-Davalı ---- tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı ---- tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
C-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,İlişkin olmak üzere e-Duruşma sistemi üzerinden davacılar vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09