İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/915 E. 2024/435 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/915
2024/435
13 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/915
KARAR NO : 2024/435
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.05.2022 tarihinde davalı----- sevk ve idaresindeki----plakalı aracıyla ----- yoldan ---- istikametinde seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ön kısımlarıyla ----- ayrımlarında bulunan bariyerlere çarpmış ve çarpmanın etkisiyle aracının arka kısımları ile sürücü ---- idaresindeki davacı şirketin maliki olduğu----- plaka sayılı aracın sağ kısımlarına çarptığını ve kazanın bu şekilde cereyan ettiğini, davalının asli kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kaza sonrasında davacı şirkete ait araçta değer kaybı oluştuğunu, aynı zamanda ticari amaçla da kullanılan aracın belli bir süre onarımda kalması sebebi ile kazanç kaybı da meydana geldiğini, kazaya sebep olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının yapıldığı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda değer kaybına ilişkin bir kısım ödeme alınmış ise de yapılan ödeme miktarı değer kaybı zarar bedelini karşılamadığından bakiye değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla huzurdaki dava ikame edildiğini, eksper raporunda; 01.04.2020 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları değer kaybı tespit esaslarına göre ----- plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin 30.000,00-TL olduğu tespit ve tevsik edildiğini, değer kaybı zararının oluşmasına sebep olan davalıya ait ----- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta poliçesinde kalan bakiye limit bedeli üzerinden bir miktar ödeme yapıldığını ve poliçe limiti doldurulduğunu, neticede sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda değer kaybına ilişkin bir kısım ödeme alınmış ise de yapılan ödeme miktarı değer kaybı zarar bedelini karşılamadığından bakiye değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla huzurdaki dava ikame edildiğini, işbu nedenle rasyonel delillere dayandırılarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali gerektiğini, oluşan bu kazada ---- plakalı araç sürücüsü ------ aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş , yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve davacı şirketin aracını maddi zarara uğrattığını, araçta oluşan zararın meydana gelmesinde davalı yanın tek ve asli kusurlu olduğunu; kazaya ilişkin bilgi alma tutanakları, uzman servis raporları, delil tespiti neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, davacının hasara uğrayan aracına ait kaza sonrasında çekilen fotoğraflar ve yargılama safhasında dosyaya alınacak bilirkişi raporları ile açıkça belirleneceğini, izah edilen nedenler ve Mahkemece resen gözetilip tespit olunacak hususlar ışığında meydana gelen kaza sonucunda davacı şirkete ait ---- plakalı araçta oluşan zarardan doğan ve ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına konu olan 20.360,52-TL tutarındaki bakiye değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli alacağına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalılar tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,Nüfus Kaydı, Ticaret Sicil Kaydı, --- (---- ) İcra Dairesinin ------ Esas dosyası, Araç Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğraflar, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporlanrı, dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı ile kazanç/ ikame araç bedelinin 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü sıfatıyla davalı gerçek kişiden tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazlar nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken zorunlu arabuluculuk süreci ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı geçek kişinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı gerçek kişinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas --- (---- ) İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP Sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; 13/05/2022 tarihinde ----- davalı gerçek kişinin sevk ve idaresindeki ,diğer davalı şirketin işleteni olduğu ----- plaka sayılı hususi otomobilin davacı şirketin malik ve işleteni olduğu -----Plakalı kamyonete çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen işbu kaza dolayısıyla trafik zabıtası tarafından düzenlenen tutanağa göre davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar, değer kaybı ve kazanç kayb üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre değer kaybı ve kazanç kaybı maliyetinin belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle kusur durum ve oranına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir bilirkişiye verilmiştir. Trafik Bilirkişisi ----- tarafından hazırlanan 06/02/2023 tarihli raporda özetle;----plakalı otomobil sürücüsü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında “g) Şeride tecavüz etme,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yüz (%100)------plakalı kamyonet sürücüsü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait kural ihlali tespit edilmediği ve kazaya sebebiyet vermediğinden dolayı KUSURUNUN OLMADIĞI, görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Bilirkişi kusur raporu davacı vekiline ve davalılara tebliğ edilmiş; ancak herhangi bir itiraz öne sürülmemiştir. Mahkememizce de aynı gerekçelere göre rapor benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. (TBK, 74, HMK 266, Yargıtay ----.HD.-----) Bunun üzerine dosya değer kaybı ve kazanç kaybı yönünden makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 13/12/2023 tarihli raporda özetle; ----- sicil numaralı eksper tarafından yapılan ---- numaralı (SBM Eksper Rapor No:-----) ekspertiz çalışmalarında neticesinde tespit edilen 42.662,29TL hasar ve hasar bedelinin kadri maruf olduğu, 13.05.2022 Kaza tarihi itibarıyla ------ plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybının 16.960,00TL olarak tespit edildiği ve bu bedelin davacı tarafından kusurları oranında ve sigorta mevzuatı içerisinde davalılardan talep edilebileceği yönünde rapor verilmiştir. Bu rapor da davacı vekiline ve davalılara tebliğ edilmiş ve nihayetinde mahkememizce yeterli görülmediğinden aynı konuda farklı bir bilirkişiden rapor düzenlemesi istenmiştir. Bu kez Makine Mühendisi bilirkişi ---- tarafından düzenlenen 17/04/2024 tarihli raporda ise özetle;----plakalı, --- marka, ------ tipi, ---- model araçta oluşan Değer Kaybı ve İkame araç bedelleri için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle,
DEĞER KAYBI BEDELİ =25.000,00 TL
İKAME ARAÇ BEDELİ = 5.250,00 TL
TOPLAM = 30.250,00 TL
------ŞİRKETİ tarafından 11.08.2022 tarihinde yapılmış 13.269,87 TL ödeme
dekontunun mevcut olduğu,
BAKİYE TUTAR = 30.250,00 TL – 13.269,87 TL = 16.980,13 TL olarak hesap edildiği yönünde rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi rapor da taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmemiş ; sonradan dosyaya vekaletname ibraz eden davalı vekili tarafından ise itiraz edilmiştir. Mahkememizce icra takibi üzerinde rapordan yararlanılarak hesaplamaya gidilmiş ve bu kapsamda bilirkişi raporunda belirlenen ikame araç bedelinin takipte istenen miktardan yüksek olması ve ikame araç bedelinin her halde kazanç kaybından az olacağından kazanç kaybı yönünden ek rapora ihtiyaç duyulmamıştır. Ayrıca daha önce yapılan ödeme değer kaybı için yapıldığından raporda belirlenen değer kaybından düşülmüştür. Takipte işlemiş faizlerin kaza tarihten itibaren talep edildiği anlaşılmış ve bulunan asıl alacaklar üzerinden kaza tarihinden itibaren yeniden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekmiştir. Görüldüğü üzere hukuk mahkemelerinde yargılamaya hakim olan ilkeler nazarında ve özellikle taraflarca getirilme ilkesi bulunmasına karşısında tarafların uyuşmazlığın çözümüne yeterli katkı sağlamadıkları gibi; bilirkişilerin de mahkemenin işini kolaylaştırmak yerine zorlaştırdıkları, haliyle mahkemenin sürekli itirazlara bağlı olarak bilirkişi raporu alınması yoluna gidemeyeceği değerlendirilerek davalılar yararına kazanç kaybı yönünden oluşan kazanılmış hak ve yukarıda açıklanan hesap ve ilkeler temelinde belirlenen değer kaybı ve kazanç kaybının Yargıtay uygulamasına göre haksız fiil tarihindeki piyasa şartlarında kadri maruf olduğu kabul ve takdir edilmiş ve bu kapsamda verilecek hükümle uyuşmazlığın kalıcı olarak çözüldüğü sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Bu nedenlere göre, işlemiş faiz ve işleyecek faiz ve türü de denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kısmen kabul; kısmen reddi ile ; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince ddavalı-borçluların --- (----) ---. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 11.730,13 TL değer kaybı, 280,45 TL değer kaybı için işlemiş faiz ile 3.150.00 TL kazanç kaybı ve 76,12 TL kazanç kaybı için işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.236,70 TL yönünden iptali ile, takibin asıl alacağa (14.880,13 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle 15.236,70 TL takip çıktısı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ( 5.123,82 TL asıl alacak kısmı yönünden) davanın / talebin reddine karar verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın trafik kazası şeklinde vuku bulan haksız fiilden kaynaklanması, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve sonuca yapılan yargılama, kusura ve hasara ilişkin alınan bilirkişi raporları, hasara göre değer kaybı ve kazanç kaybı bedeline ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları ile hasar dosyası gibi bir kısım bilgi ve belgenin incelenmesi sonucunda ulaşılması nedeniyle alacağın davalılar yönünden likit/muayyen olmadığı kanaatiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/1,2,3 maddeleri gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiş; davalılar ise kendi oranları bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden başvuru zorunlu olduğundan davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden karşılıklı olarak alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
-
)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı. borçluların . . . (. . . ) . . . . . İcra Dairesinin . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 11.730,13 TL değer kaybı, 280,45 TL değer kaybı için işlemiş faiz ile 3.150.00 TL kazanç kaybı ve 76,12 TL kazanç kaybı için işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.236,70 TL yönünden iptali ile, takibin asıl alacağa (14.880,13 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle 15.236,70 TL takip çıktısı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ( 5.123,82 TL asıl alacak kısmı yönünden) davanın/talebin reddine,
-
)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.040,82 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 101,80 TL harcın ve icra dosyasından alınan 101,80 TL harcın mahsubuyla bakiye 693,11 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%75) üzerinden hesaplanan toplam 2.394,71 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%25) üzerinden hesaplanan toplam 805,29 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 245,91 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 338,11 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı tarafından yapılan 858,00 TL posta ücreti, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.608,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%0,75) ve ret (%0,25) oranına göre 4.945,07 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.236,70 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalılar vekilleri için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2 , 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.123,82 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken (1/2) verilmesine,
11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı miktar itibariyle (Kabul-14.880,13 TL -Ret- 5.480,39 TL<28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19