SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/970 E. 2024/425 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/970

Karar No

2024/425

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/970

KARAR NO : 2024/425

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/12/2022

KARAR TARİHİ : 10/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki uyarınca 08.03.2022 tarihli, ---- numaralı fatura ile davalıya mal/hizmet sağlandığını, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki ve anlaşma uyarınca tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirdiğini, davalı tarafından yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalının ticari defterlerinde faturanın işlenmiş olmaması ve hizmete itiraz edilmesi halinde müvekkili şirket bilgisayarları üzerinde mahkemece verilecek yerinde inceleme yetkisi ile davalının ilan hakları, ilan veritabanı, ilan log kayıtları ve kullanıcılar sayfası ve firma log-in kayıtlarının Bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde hizmetin sağlandığının tartışmasız olarak ortaya koyulacağını, davalının ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile borçlu aleyhine başlatılan icra takibine haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli itiraz ettiğini, takip tarihi itibariyle sözleşmeler, faturalar ve cari hesap dökümü ile sabit ve likit bir alacak olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek davanın kabulü ile borçlunun borca ve ferilerine ilişkin haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar taminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket yetkilisi arasında takibe konu herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete sunulan herhangi bir hizmet bulunmadığını, dosya kapsamında takibe konu edilen faturalara ilişkin herhangi bir hizmet alınmadığı gibi bu faturalar hiçbir şekilde müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına işlenmediğini, elektronik olarak düzenlenen faturanın 28.03.2022 tarihinde iade faturası düzenlenerek davacı şirkete iade edildiği, davacı vekilin dosyaya sunmuş olduğu üyelik sözleşmesinin altında da müvekkili şirket yetkilisinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, davacı tarafın icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER:

---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava,----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

  1. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, taraf defter ve kayıtlarının incelenmesinde dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlendiği, her ne kadar iade faturası davacı taraf BA formunda kayıtlı olsa ve davalı tarafça sözleşmenin varlığına itiraz edilmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı tarafın davacının gönderdiği linke onay vererek sözleşme kapsamında sunulan hizmeti almayı kabul ettiği, sözleşme gereği davacının davalının kullanımı için sistemi aktif hale getirdiği ve davalının sistemi kullandığı giriş çıkış yaptığının teknik olarak tespit edildiği, bu haliyle faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiği, davacı tarafın alacak iddiasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun. . . . İcra Müdürlüğü’nün . . . . . . Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,

-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 11.682,00 TL'nin % 20 si olan 2.336,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  1. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 797,99 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 141,09 TL peşin harcın mahsubuyla 656,90‬ TL bakiye karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 141,09 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 7.977,46 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  3. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 11.682,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  4. Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  5. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekicevapdeğerlendirilmesidelillerinHizmetdelillerasliyeticaretİtirazınİptalimahkemesi(TicariSözleşmesindenhükümKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim