SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/896 E. 2024/354 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/896

Karar No

2024/354

Karar Tarihi

22 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/896

KARAR NO:2024/354

DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)

DAVA TARİHİ : 27/12/2023

KARAR TARİHİ : 22/05/2024

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:

"...

T. KONUSU : Özel Denetçi tayini talebidir.

AÇIKLAMALAR

Ekli olarak sunulan mirasçılık belgelerine göre müvekkil ------ dolayısı ile------ mirasçısıdır. Şirkette bir milyon TL nin üzerinde hisse sahibidir. (EK 1/a, b, c Mirasçılık Belgeleri) 20.12.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında, Divan Başkanlığına sunulan ve tutanağa geçen davalı şirket ile bağlı iştiraki olan şirketler hakkındaki bilgi alma taleplerimiz (EK 2) gerek Yönetim Kurulu gerekse Genel Kurul tarafından yeterli gerekçe gösterilmeden, açıklama yapılmadan 101.812.896,407 pay kabul oyuna karşılık 454.071.860,34 pay oyla oy çokluğu ile reddedilmiştir. (EK 3 Genel Kurul Tutanağı)

Yönetim Kurulunun ve Genel Kurulun kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek, hissedar müvekkili zarara uğratmış, şirketin sermaye yapısını yasaya aykırı yollarla bozmuş olabilecekleri kanısı ile TTK 438, 439, 440 ve 200. maddeler ile ilgili sair yasa hükümleri uyarınca Sn. Mahkemeden, aşağıda sunulan bilgi alma taleplerimizin reddi nedeni ile işbu konularda aydınlatılmamız açısından özel denetçi atanmasını talep etmek zorunlu olmuştur.

ÖZEL DENETÇİ ATANMASI TALEBİ NEDENLERİMİZ:

TTK madde 437/2 hükmünde;"Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımmdan özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.Bağlı şirketler hakkında bilgi alma" başlıklı TTK madde 200 hükmünde ise;"Hakim şirketin her pay sahibi genel kurulda, bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile lıesap sonuçları, hakim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hakim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri, yaptıkları işlemler ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan lıesap verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

İşbu yasal düzenlemeler çerçevesinde 20.12.2023 günü gerçekleştirilen davalı şirket Genel Kurul Toplantısı Divan Başkanlığından, yönetim kurulundan sorulmasını talep ettiğimiz hususlara cevap verilmediği gibi bilgi alma talebimiz geçerli bir neden olmadan reddedilmiştir. Bu taleplerimiz aşağıda sunulmaktadır. (EK 2)

Ortakların şirkete verdiği borçlar muaccel olunca sermaye arttırımı sırasında alacaklı ortağın aldığı hisse bedellerine mahsup edilebileceği TTK 343. madde hükmü gereğidir.

Ancak davalı şirket, A Grubu pay sahipleri ----- %100 hissesine sahibi olduğu ---- borç almış gibi gösterip, çok kısa zaman sonra ne amaçla alındığı belli olmayan işbu borçlarını TTK 343. madde gereği yapılmış gibi gösterip, sermaye artışı sırasında şirket hisse bedellerine mahsup etmiş, yasal olmayan bu işlemle şirketin sermaye yapısını bozmuştur. Hatta 2013 yılı ocak ayında yapılan sermaye arttırımı hariç diğer sermaye arttırımlarında, ortaklardan alınan borçları gösterir meblağ kasa ve banka hesaplarında yoktur.Finansal tablolarda 331 sayılı ortaklara borçlar hesabında takip edilmesi gereken paralara ait hareketler, sermaye avansı hesabında muhasebeleştirildiği halde, sanki davalı şirkete borç verilmiş ve işbu borcun vadesi gelmiş gibi gerçekleştirilen sermaye artışında bu borçların muaccel olduğu iddiası ile yasanın aradığı şartları içeren somut hiçbir inceleme yapılmadan bu kişiler ve şirkete sermaye artışlarında hisse verilip şirketin sermaye yapısı bozulmuştur. Şöyle ki;

2019 yılı Ocak ayında 135.750.000,- TL olan sermayenin 294.742.951, - TL arttırılmasında----- ve ----- 6.600.000, - şer TL olmak üzere toplam 13.200.000, - TL finansal tablolarda sermaye avansı olarak kayıtlı olduğu halde, konulan fonlar nedeni ile şirketten olan muaccel alacakları açıklaması ile sermaye taahhüdüne mahsup edilmiştir. Böylece şirketin sermaye yapısı bozulmuştur. Bu işleme dair ne mahkeme onayı ve ne de Yeminli Mali Müşavir raporu vardır. Yasaya aykırı olduğu kanısında olduğumuz bu işleme ait resmi kayıtların denetlenerek, usulsüzlük olup olmadığının yönetim kurulundan bilgi verilmesini talep ediyoruz.

2020 yılı Ocak ayında gerçekleştirilen sermayenin 294.742.951, - TL den 600.000.000, TL ye arttırılmasında isimleri ve miktarları belirtilmeden --- grubu pay sahiplerinin finansal tablolarda sermaye avansı olarak kayıtlı olduğu halde, konulan fonlar nedeni ile şirketten olan muaccel alacakları açıklaması ile 72.800.000, - TL sı sermaye taahhüdüne mahsup edilmiştir. Böylece şirketin sermaye yapısı bozulmuştur. Bu işleme dair ne mahkeme onayı ve ne de Yeminli Mali Müşavir raporu vardır. Yasaya aykırı olduğu kanısında olduğumuz bu işleme ait resmi kayıtların denetlenerek, usulsüzlük olup olmadığının yönetim kurulundan sorulmasını talep ediyoruz.2021 yılı ağustos ayında gerçekleştirilen sermayenin 600.000.000,- TL’den 1.400.000.000,- TL ye arttırılması sırasında ------ 76.192.977,61 TL ve ----- 22.639.510, TL olmak üzere toplam 98.802.488,28 TL alacakları olduğu beyan edildiği halde, ---- ve----- finansal tablolarda sermaye avansı olarak 128.413.938,28,- TL sı alacağı olduğu kaydedilmiştir. Özel durum açıklamaları, Yönetim Kurulu Kararları ile muhasebeleşen miktar arasında 29.611.450, - TL fark olup bu farkın nedeninin tespiti için özel denetçi tayinine karar verilmesini bilvekale saygılarımla talep ederim.20.12.2023 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısında, toplantı tutanağının 2. sayfasının ilk paragrafında bağlı kuruluş ---- Yönetim Kurulu üyesi Sn.------ yüz milyon TL nin üzerinde borç vermesi ile ilgili Yönetim Kuruluna yasal belgelerle ilgili soru sorulup bilgi istenmiş, Yönetim Kurulu üyesi Sn.----- "Şirketin nakit akışına destek olmak için borç verdim" diye cevap vermiş hiç bir doyurucu açıklama yapmamıştır. (EK 3,4)

..........

NETİCE VE TALEP :Yukarıda izahına çalışılan olaylar karşısında re'sen tespit buyuracağınız nedenlerle; davacı müvekkilin doğrudan ve/veya dolaylı olarak doğmuş ve doğacak her türlü zarar-ziyan, maddi ve manevi tazminat, hak ve alacakları, söz konusu hukuka aykırılıkların gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan kişilere karşı her türlü şikayet, dava ve talep haklarını saklı tutularak;

Davanın kabulü ile, Sayın Mahkemenizce; Davalı Şirket ve bağlı şirketler hesap ve belgelerinde inceleme ve denetleme yapmak üzere denetim yahut danışmanlık görevi üstlenmemiş, bağımsız uzman bir özel denetçi atanmasına,

Atanacak bağımsız uzman özel denetçi tarafından, bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla, Davalı şirket ile ilgili olarak;

Davalı şirketin A gurubu pay sahibi olan , ----- ve onların sahibi olduğu ----- davalı şirkete borç vermiş olarak muhasebeleştirip, sonradan şirketten olan muaccel alacakları açıklaması ile sermaye artışlarında hisse verilmesi işlem ve kayıtlarının haklı ve yasaya uygun olup olmadığının incelenmesini,Atanacak bağımsız uzman özel denetçiler tarafından, incelemenin davalı şirket ve bağlı şirketlerinin ticari defter ve kayıtlarının da incelemesi suretiyle ayrıntılı rapor düzenlemesine, Özel Denetçi ücretlerinin davalı şirketçe karşılanmasına,..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.

Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada da tekrar edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:

"...

KONU : Davacı tarafın dava dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulması ve haksız davanın REDDİNE karar verilmesi talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Genel Açıklamalarımız

Davacı ----- (buradan sonra "davacı" olarak anılacaktır.) % 0,15 oranında hissedarı olduğu (elbirliği ile tutulanlar dahil) müvekkil şirket------20.12.2023 tarihli genel kurulda Olağan Genel Kurul Toplantısında, Divan Başkanlığına sunulan ve tutanağa geçen davalı şirket ile bağlı iştiraki olan şirketler hakkındaki bilgi alma taleplerinin reddedildiği iddiasıyla TK m. 438 vd. Hükümleri gereği özel denetçi atanmasını talep etmiştir. Öncelikle davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı yanın mesnetsiz iddialarına itiraz ettiğimizi ve davanın reddi gerektiğini belirtiriz.

Aşağıda izah edildiği üzere, özel denetçi atanması işlemine yönelik olarak kanunda öngörülen şartlar gerçekleşmemiştir. Müvekkil-----veya “müvekkil şirket”) payları borsada işlem gören halka açık bir anonim ortaklık olup sermaye piyasası ve ortaklıklar hukuku başta olmak üzere, mevzuatımızın öngördüğü tüm amir hükümlere tam ve eksiksiz şekilde riayet eden ve etme iradesine sahip enerji sektöründe iştigal eden ve en başta Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu regülasyonuna ve denetimine, payları borsada işlem görmesi nedeniyle Sermaye Piyasası Kurulu denetimine ve Türk Ticaret Kanunu prensipleri gereği bağımsız denetime olan bir ortaklıktır. Huzurdaki dava ise bizce iyiniyetli olmayan bir yaklaşımın ürünü olarak ikame edilmiştir.Aşağıda, dava dilekçesinde yer verilen iddialar hakkındaki savunmalarımızı usule ve esasa dair gerekçeler özelinde ve iki alt başlık altında sırasıyla arz etmekteyiz. Açıklamalara geçmeden önce izah etmek gerekir ki, özel denetçi atanmasını gerektirecek kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıkları bir durum kesinlikle yoktur.

USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ

İşbu Davayı Açmada Davacı tarafın Taraf Ehliyeti Mevcut Olmayıp, Taraf Teşkili Sağlanmadan Açılan Davanın Usulden Reddi Gerekmektedir.

Davacı tarafın beyanı doğrultusunda, sahip olduğu hisseler üzerindeki hak sahipliği, miras hukukundan kaynaklıdır. Zira davacının bu husustaki beyanı şu şekildedir: "Ekli olarak sunulan mirasçılık belgelerine göre müvekkil ----- dolayısı ile ----- ve ----- mirasçısıdır (dava dilekçesi sayfa 1)." Davacının bu beyanı doğrultusunda, davacının hisselere miras hukuku çerçevesinde el birliği mülkiyetiyle sahip olduğunun kabulü halinde, davacının kardeşi ---- işbu davada davacı sıfatı almaksızın -zorunlu dava arkadaşılığının olması nedeniyle- salt davacı ----- işbu dava ikame edemez. Bu nedene davanın reddi gerekmektedir.Davacı tarafın talebi TK m. 439/1'deki şartları sağlamamaktadır. Bu hüküm şu şekildedir:

"Genel kurulun reddi

MADDE 439- (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir."

Davacı taraf hisselere, TK m. 439/1 çerçevesinde, davaya konu özel denetçi talebinin atanmasına yönelik en az paya sahip olmaya yönelik azınlık payı şartını sağlamamaktadır ve bu hisselere kardeşi ----- birlikte elbirliği ile maliktir. Benzer bir ifadeyle, davacı taraf bu paylara tek başına sahip olmayıp diğer mirasçılarla elbirliği ile maliktir. Bu durumda elbirliği ile hisselere sahip olan paydaşların bu paya bağlı haklarını kullanmaları için birlikte hareket etmeleri zorunludur. Doktrinde zorunlu dava arkadaşlığı olarak ifade edilen bu durumda elbirliği ile malik olanların birlikte davayı açmaları gerekirken davacı tarafından tek başına açılması davanın reddini gerektirmektedir. Şöyle ki; davada taraf ehliyetinin olması dava şartıdır. Davacının tek başına bu davayı açma ehliyeti olmadığından dava reddedilmelidir.

Davacı Tarafından Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Kullanılmadan Özel Denetçi Talebiyle dava Açılmıştır.TTK m. 438/1 uyarınca, pay sahiplerinin özel denetim isteme hakkını kullanabilmesi için öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması gerekmektedir. Pay sahipliği haklarından biri olan ve TTK m. 437'de düzenlenen bilgi alma hakkı, pay sahiplerinin, oy hakkı başta olmak üzere tüm diğer pay sahipliği haklarını etkin ve bilinçli şekilde kullanmalarına hizmet eden önemli bir kurumdur. Finansal tabloların, yıllık faaliyet raporlarının veya denetim raporlarının, ilgililer tarafından genel kurula sunulması ve bunun sonucunda pay sahiplerinin genel anlamda bilgi edinmesi, kamuyu aydınlatma kapsamında değerlendirilecek olup gerçek anlamda bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığını ifade etmemektedir.

Dolayısıyla gerçek ve teknik anlamda bilgi alma hakkı, pay sahibinin bizzat kendi talebi ile harekete geçirdiği ve aktif olarak yer aldığı bir süreci ifade etmektedir. Ancak davacılar tarafından dilekçelerinin 2. ekinde yer alan ve genel kurula sunulup genel kurul tarafından reddedilen özel denetçi talebine ilişkin belgenin içeriği hakkında davacı tarafından genel kurulda bilgi edinme ve inceleme hakkı kullanılmamıştır. Bu davanın açılabilmesi için usuli gereklilik olan bu koşulun sağlanmaması tek başına davanın reddini gerektirmektedir.

Davacı taraf öncelikle özel denetçi talebini 2022 yılı olağan genel kurul toplantı başkanlığına sunmuş ve daha sonrasında ----- yöneltilen borç sorusu hariç bilgi alma ve inceleme hakkını detaylı olarak kullanmamış olup kötü niyetli olarak işbu davayı ikame etmiştir. Doktrinde yer alan bir görüşe göre; pay sahibinin, genel kurulda bir konuya ilişkin sorusunu yönelttikten sonra cevabını alıp aynı genel kurulda özel denetim istemesi durumunda genel kurul tarafından verilen cevaplar yeterince değerlendirilmemiş olacağından bilgi alma ve inceleme hakkının daha önceden kullanılmış olması şartı gerçekleşmiş sayılmayacaktır. Zira eğer sorular kapsamlı ve uzun ise yine cevaplar da geniş içerikli olacağından bu durumda pay sahibinin konuya dair yapacağı değerlendirmenin, daha fazla zaman alması beklenir. Davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan özel denetçi talebini genel kurula sunması kötü niyetini ortaya koymaktadır. Davacının kötü niyetinden yararlanamaması gerekir.Davacının EK-2'de sunduğu özel denetçi atanmasına yönelik sebepler için bilgi alma ve inceleme hakkını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte 2022 yılı olağan genel kurulunda kullandığı varsayılsa bile şirket tarafından detaylı ve yeterli doğru cevabın verilmesinin uzun süreceği gözetilmeksizin toplantının hemen başında böyle bir durumun başkanlığa sunulması davacının kötü niyetini ortaya koymaktadır. Bu hususta madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu şartın amacı özel denetim kurumunun keyfi uygulanmasını ve kötüye kullanılmasını engellemektir. Ancak pay sahibinin yönelttiği sorulara, baştan savma cevaplar verildiği gibi bir durum söz konusu ise bu halde aynı genel kurulda özel denetim talebi yapılabilmelidir. Davada bu durum söz konusu değildir. Çünkü davacı bilgi alma ve inceleme hakkını genel kurulda kullanmamıştır. Bu hususa ilişkin kesin olarak verilen mahkeme kararları şu şekildedir:

"Özel Denetçi atanması talebinin usulsüz olması, öncesinde inceleme hakkının usulüne uygun kullanılmamış olması ve bu amaçla ... ATM.----- ... Esas sayılı dosyasından dava açılmış olması hususları birlikte değerlendirilerek, özel denetçi atanmasına karar verilmesinin koşulları oluşmamış olduğundan," ( ----. Asliye Ticaret Mahkemesi, -----)"davacı ortağın şirketin zarara uğratıldığı iddiasında olduğu ancak işbu durumun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 439/(2) maddesinde öngörüldüğü üzere mahkememizi ikna edici bir şekilde ortaya koyamamış olduğu, bunun yanı sıra 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 438. maddesine göre, özel denetçi atanma talebinde bulunabilmek için öncelikli koşulun aynı kanunun 437. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının gerekmesi," (----- Asliye Ticaret Mahkemesi, -----)"TTK m. 439 (1) uyarınca özel denetçi tayin edilmesi talebinden ibaret olup; öncelikle şekli olarak bilgi alma ve inceleme hakkı konusu ile özel denetim konusunun aynı olması şart olmakla, bu husus bizzat davacı vekilinin duruşmalarda ısrarla beyan ettiği üzere; bilgi alma hakkı kullanılan konular ile, özel denetçi talep edilen konuların başka konular olduğu hususundaki beyanları karşısında şekli koşulun gerçekleşmediği, bir an için bu açıklamanın sehven yapıldığı kabul edilse dahi; maddi koşullar yönünden ise özel denetçi talep edilen konuların yasada açıkça belirtilen ''belirli olaylar'' kapsamında olmadığı, özel denetçinin belirli bir konuda atanacağı, " (---- Asliye Ticaret Mahkemesi, 27.02.2019 tarihli ve ------sayılı kararı)"Özel denetçi talebi pay sahibinin bilgi edinme hakkının bir uzantısıdır. Her ikisinin de amacı pay sahibinin bilgi edinme ve kontrol haklarını daha efektif kullanmalarını sağlamak ve bu yolla pay sahiplerinin haklarının (örneğin sorumluluk davası veya genel kurul kararlarının iptali) kullanımını kolaylaştırmaktır.

Özel denetçi talebi bilgi edinme ve inceleme hakkının sonuca ulaştırmadığı durumlarda ikincil ve son araçtır. Özel denetçi talebinin ikincilliği TTK md. 438’den kaynaklanmakta olup şahsa, esasa ve usule ilişkin hususları kapsamaktadır, özel denetçi talebi müessesinin ikincil nitelikte bir hukuki yol olması noktasında kanun koyucu katı bir biçimde genel kurulda önceden bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığını aramaktadır. Bir başka ifadeyle pay sahibinin özel denetçi talebinde bulunabilmesi için öncelikle genel kuruldan bilgi talep edip inceleme hakkını kullanarak zamansal ve maddi olarak daha ekonomik olan yönteme başvurması gerekmektedir.TTK’nın özel denetime ilişkin düzenlemeleri talebin zamanı hakkında açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ancak anonim şirketlerde pay sahibi olmanın gereği pay sahipleri özel denetçi taleplerini prensip itibarıyla tıpkı diğer pay sahipliği haklarında olduğu gibi olağan veya olağanüstü genel kurulda ve genel kurul toplantısı süresince kullanabilirler. Bilgi edinme ve inceleme hakkında olduğu gibi bu hak her ne kadar genel kurulda kullanılabilirse de genel kurul öncesinde pay sahiplerinin özel denetim taleplerini yönetim kuruluna iletmeleri de mümkündür. Ancak her iki durumda da bilgi edinme hakkının önceden kullanılmış olması zorunludur, öte yandan bu hak genel kurul öncesinde kullanılmış olsa da talep hakkında karar sadece genel kurulda verilebilir.Yukarıda da belirtildiği üzere pay sahibinin talebi üzerine Mahkemece özel denetçi tayin edilebilmesi kanunda aranan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Mahkemenin özel denetçi tayin edebilmesi için aranan maddi koşulların başında pay sahiplerinin genel kurulda daha önceden bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmış olmaları gelmektedir. Bu noktada genel kurulun olağan veya olağanüstü toplanmış olmasının bir önemi yoktur.

Özel denetçi talebi müessesesinin ikincil bir hukuki yol karakterine sahip olmasının gereği olarak pay sahibi bu hakkını kullanmadan doğrudan Mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep edemez. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır. Bilgi edinme hakkının genel kurulda kullanılmış ancak bilgi verilmemiş olması halinde de bu koşul gerçekleşmiş sayılır." (----- Asliye Ticaret Mahkemesi, 10.06.2021 tarihli ve ------. sayılı kararı)"TTK.nın 438. Maddesi gereğince, her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.

'...Pay sahibinin, pay sahibi haklarının kullanılması bakımından gerekli olduğu durumlarda GK' dan özel denetim isteminde bulunabilmesi için daha önce bilgi alma ve/veya inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Bu gereklilik özel denetimin ön şartlarından biridir. Bu şart özel denetçi atanması isteminin ikincil nitelikte yani inceleme ve/veya bilgi alma haklarının tüketilmesinden sonra kullanılacak bir hak olduğunun kanıtıdır. ---- Federal Mahkemesi bir kısım kararında bu durumun altı çizilmiştir(...) 'daha önce' şartı kanunda açıkça ifadesini bulan daha önce şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz....' (-----)

Sonuç olarak; bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmayan davacının özel denetim talep hakkının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." (-----. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12.07.2018 tarihli ve ------ sayılı kararı)

Yukarıda yer verdiğimiz kesin olarak verilen mahkeme kararlarından da anlaşılmaktadır ki, bilgi alma hakkının usulüne uygun olarak TTK m. 437. Maddesine göre kullanılması gerekmektedir. Kararlar doğrultusunda usulüne uygun olarak bilgi alma hakkını kullanmayan davacının bu taleplerinin reddinin gerektiği açıktır.

Davacının tek amacı özel denetimi bir menfaat sağlamak için araç olarak kullanılmaktır. Araç olarak kullanma , bu kurumun amacına ve TMK m. 2’de yer alan dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edecektir.Davacı taraf TK m. 437'de öngörülen bilgi alma ve inceleme yollarını tüketmeden işbu davayı açmıştır. Mahkeme yoluyla bilgi alma ve inceleme hakkını tüketmeyen davacının bu haksız davasını reddi gerekmektedir. Mahkeme yoluyla bilgi alma ve inceleme hakkının tüketilmemesi durumunda özel denetçi talebinin reddinin gerekeceği mahkeme içtihatlarıyla da ortaya konulmuştur:

"Davacı, genel kurul toplantısından önce 21/10/2019 tarihli ihtarname ile TTK'nun 437.maddesine dayalı bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması için talepte bulunmuş, bu hakkın kullandırılmamasına rağmen yasada belirtilen sürede veya makul bir sürede mahkemeye başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasını talep etmeden, özel denetçi atanmasını belirtilen genel kurulda talep etmiş, reddedilmesi üzerine iş bu davayı açmıştır. TTK'nun belirtilen maddelerine göre bilgi ve inceleme hakkı talebi reddedilen pay sahibi yasaya göre bu hakkını kullanabilmesi için mahkemeye başvurması ve mahkemece bu hakkın kullandırılmasına izin verilmesi ve pay sahibi tarafından da bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasından sonra belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, genel kurulda özel denetim isteminin reddedilmesi halinde mahkemece şartların varlığı halinde özel denetçi tayin edilebileceğinden davacı da usulüne uygun bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığından davacının bu nedenle özel denetçi atanması talebi yerinde değildir." ----- Asliye Ticaret Mahkemesi, 17.02.2021 tarihli ve----- sayılı kararı)TTK m. 438/1’in gerekçesinde, genel kurul toplantı tutanağından pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanıp kullanmadığı hususunun anlaşılacağı ifade edilmiştir. Genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, pay sahibinin, bilgi alma ve inceleme talebine ilişkin sorular yönelttiği anlaşılıyorsa, bu durum pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığı anlamına gelmektedir. Ancak davaya konu özel denetçi talebinin yapıldığı genel kurulun toplantı tutanağına bakıldığında, davada ileri sürülen özel denetçi atanması sebeplerine ilişkin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmadığı açıktır.Genel kurula sunulan yazılı talepte özel denetim isteminin ön şartı olan bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığının da ifade edilmesi gerekmektedir. (-----) Ancak davalı tarafından sunulan talepte bu husus da mevcut değildir.Sayın Mahkeme’nin de malumu olduğu gibi, özel denetçi atanması sebeplerinin ispatı genel esaslar dâhilinde Davacı’ya aittir [4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“MK”) m. 6; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) m. 190/1]. Dava dilekçesi incelendiğinde; Davacı’nın özel denetçi atanmasını gerektirecek sebeplere soyut olarak dayanmak suretiyle dava ikame ettiği, özel denetçi atama sebebini ikna edici bir şekilde ortaya koyamadığı gibi, ispat yükünü de kesinlikle yerine getirmediği anlaşılmaktadır.

ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

Özel Denetimin Konusunu Belirli Olayların Oluşturması Gerekmekte Olup Şirketle İlgili Bilgilerin Özel Denetim Yoluyla Edinilmesi Şeklinde Menfaat Aracı Olarak Kullanılamaz.Özel denetim talep etme hakkının kullanılma amacının, “belirli olayların açıklığa kavuşturulması” olması gerektiği kanunda ve gerekçesinde açıkça ifade edilmiştir (TTK m. 438/1 ve gerekçesi). Dolayısıyla talebin; konusu belli, sınırlı, somut ve açıkça tanımlanmış hususları içermesi gerekmektedir. Örneğin, X yılı bilançosunun kanuna uygunluğunun değerlendirilmesi (-----) gibi genel bir inceleme değil yönetim kurulu üyelerinin her birine belli bir dönemde ödenen huzur hakkı vs. konusunu oluşturabilir. Özel denetim yapılması istenen olayın/olgunun somutlaştırılması zorunlu olup konunun sınırları belirlenmiş bir biçimde açık ve kesin olarak gösterilmesi gerekir. ( -----) Davacının dilekçesinin netice-i talep kısmında ise davacı tarafından şunlar talep edilmiştir:

"Sayın Mahkemenizce; Davalı Sirket ve baglı sirketler hesap ve belgelerinde inceleme ve denetleme yapmak üzere denetim yahut danısmanlık görevi üstlenmemis, bagımsız uzman bir özel denetçi atanmasına, 1)Atanacak bagımsız uzman özel denetçi tarafından, bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla, Davalı sirket ile ilgili olarak; 2)Davalı sirketin A gurubu pay sahibi olan----- ve onların sahibi oldugu -----davalı sirkete borç vermis olarak muhasebelestirip, sonradan sirketten olan muaccel alacakları açıklaması ile sermaye artıslarında hisse verilmesi islem ve kayıtlarının haklı ve yasaya uygun olup olmadıgının incelenmesini,"

Davacının bu talepleri belirli olayların açığa kavuşturulması şeklinde olmayıp genel bir incelemenin özel denetim yoluyla sağlanmaya çalışılmasından ibarettir. Davacının EK-2'de belirttiği ve dava dilekçesinin netice-i talep kısmında özel denetçi atanması sebepleri kapsamında değinmediği genel kurul tarafından reddedilen özel denetçi talebi doğrultusunda bu davayı açtığı kabul edilse dahi EK-2'nin de "satılan elektriğin maliyetinin nasıl hesaplandığından", "bağlı şirketler veya 3.şahıslar lehine başkaca kefalet verilip verilmediğinin tespit edilmesine" kadar genel incelemeden ibaret talep olduğu açıktır. Belirli hususlar yerine genel bir araştırma ve inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması talebinde bulunulamaz. Buna ilişkin kesin olarak verilen mahkeme kararları şu şekildedir:

"Gerek dava dilekçesinde gerekse bilgi edinme kapsamında yapılan başvuruda özel denetçi atanmak suretiyle açıklığa kavuşturulması istenen hususlar aynı şekilde 7 bent halinde gösterilmiştir. Ancak söz konusu maddeler incelendiğinde belirli bazı olaylardan çok şirketin genel olarak bir denetiminin sağlanması amacına yönelik olduğu, yönetim kurulu kararların amaca uygunluğunun ve hukukiliğinin bu yöntemle denetlenmek istendiği, bir kısım hususların ise davalı şirketle ilgili olmadığı,

...özel denetçi atanması istenen hususlar nazara alındığında belirli bazı olayların açıklığa kavuşturulmasından ziyade şirketin faaliyetleri ile ilgili hukuki ve yerindelik denetimi yapılması amaçlandığı, bu hususun ise özel denetçi atanması kapsamı dışında kaldığı tespit edilmekle" (---- Asliye Ticaret Mahkemesi, 17.11.2021 tarihli ve ----- sayılı kararı) Bu çerçevede özel denetçi talebi, yeterli açıklık ve belirlilik taşımadığı için reddedilmelidir. Özel denetim, belirli hedefi olmadan yapılan bir inceleme ----- olmayıp, olayları tespit eden bir rapor (-----) niteliğindedir. Özel denetim, hukuka uygunluk denetimi olmadığından, bir davranışın hukuka uygun olup olmadığı, mantıkî illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ne miktarda tazminat hakkının olduğu türünden hukuki sorunların aydınlatılmasını konu edinemez. ----- Mahkemesi’nin 6.08.2013 tarih ve ------ sayılı kararında da belirttiği üzere, hiçbir bilgisinin olmadığı bir hakkın ihlâl edilmiş olabileceği ümidiyle tamamen araştırmaya yönelik bir özel denetim talep edilemez. (------) Davacı bu yönde sebepler ileri sürmektedir. İşbu sebeplerle kanuni şartları gerçekleşmeyen davanın reddi gerekmektedir.

Pay Sahipliği Haklarının Kullanılması İçin Özel Denetim Gerekli Değildir.

Şirketten özel denetçi atanmasını talep eden pay sahibinin, bu konuda “hukuken korunabilir güncel bir menfaati” olmalıdır. Yine, yönetim kurulunun verdiği bilgiler özel denetimle ilgili konuyu zaten açıklığa kavuşturmuşsa, bu konularda da özel denetim talep edilemez. Gereklilik koşuluna dâhil “pay sahipliği hakları” ise geniş yorumlanmalıdır. Bunun kapsamına, yıllık hesapların onaylanmaması, yönetim kurulunun azli gibi hususların da dâhil olduğu öğretide ifade edilmektedir. Keza iptal davası açılması bakımından bir görüş oluşturması dâhi gereklilik koşulu için yeterli sayılmalıdır. Ancak, istemde bulunan pay sahibinin ilişki kurduğu hak, zamanaşımı, hak düşürücü süre veya başka sebeplerle kullanılamayacak durumda olursa gereklilik koşulu oluşmayacaktır. ---- Mahkemesi’nin 6.08.2013 tarih ve ---- sayılı kararında da belirttiği üzere, hiçbir bilgisinin olmadığı bir hakkın ihlâl edilmiş olabileceği ümidiyle tamamen araştırmaya yönelik bir özel denetim talebinde bulunulamaz. Aynı kararında Mahkeme, davalı şirketin çoğunluk pay sahiplerinin ve yönetim kurulu üyelerinin şirket ile kısmen rekabet eden bir işe girmiş olmalarının ve davalı şirket ile aynı adrese taşınmış olmalarının bir menfaat çatışması yaratması ve yönetim kurulu üyesi olarak sadakat yükümlülüğünü ihlâl etmelerinin sadece dava edilmiş olmasını yeterli saymamıştır. Mahkeme’ye göre, özel denetime karar verilmesinde belirleyici husus, soyut bir menfaat uyuşmazlığı tehlikesi olmayıp, somut bir menfaat çatışmasının mevcudiyetidir (------)Gereklilik koşulu bağlamında ayrıca, pay sahipliği haklarının kullanımıyla özel denetim talebi arasında “anlaşılabilir bir bağlantı” bulunmalıdır. Zira özel denetim sonucunda davacı pay sahiplerinin oy kullanma, açılan davalardan sonuç alabilme, gibi pay sahipliği haklarını kullanma ile özel denetim arasında bir bağlantı kurulamıyorsa, özel denetçi atanması kararı verilmemelidir. Bu çerçevede örneğin, ihtilafın olduğu genel kurula katılarak olumsuz oy veren ve kararın iptali için dava açan pay sahibinin, görünen başkaca menfaati bulunmadığı takdirde, söz konusu genel kurul ile ilgili özel denetçi talebi kabul

edilmemelidir (-----). Genel kurulda kabul anlamına gelmemekle bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığı kabul edilse dahi davacının bu konularda pay sahipliği haklarını kullanması için özel denetçi atanması talebi gerekli değildir. Çünkü 2013 - 2020 yılları arasındaki olağan genel kurullara ilişkin genel kurulun geçersizliği ve 2021 genel kurulunun geçersizliğine yönelik olarak genel kurul kararlarının yokluk / butlan/ iptal davaları şirkete karşı açılmış olup bu genel kurullarda alınan kararların da içinde olduğu bir özel denetim talebinin kabul görmesinde hukuken bir gereklilik yoktur. Nitekim söz konusu genel kurul kararlarının geçersizliği için dava açmıştır. İşbu sebeplerle gerekli olmayan özel denetim talebinin reddi gerekmektedir.

Şirket Gerçekleştirdiği Bütün İşlemlerinde Eşitlik İlkesine Uygun Olarak Hissedarlarını ve Şirket Menfaatlerini Gözetmiş Olup Özel Denetçi Atanması İçin Kanunda Düzenlenen Özel Denetçi Atanmasını Gerektirecek Kurucuların veya Şirket Organlarının, Kanunu veya Esas Sözleşmeyi İhlal ederek, Şirketi veya Pay Sahiplerini Zarara Uğrattıkları Bir Durum Mevcut Değildir.Müvekkil şirket, kuruluşundan bugüne kadar işlemlerinde ticari kararlarını büyük bir özenle almaktadır. Payları borsada işlem gören müvekkilimiz, halka açık olmayan anonim şirketlere göre SPK ve diğer ilgili mevzuat kapsamında daha fazla denetim altında olup herhangi bir zararın oluşması söz konusu değildir. Özel denetçi atanmasını kanun koyucu istisnai bir durum olarak düzenlemiştir. Şöyle ki, pay sahipleri arasındaki her anlaşmazlık özel denetime tabi olsaydı bu durum şirketin paylarının değer kaybetmesine ve şirket içinde çatışmalara sebebiyet vererek şirketi ilerleyemez hale getirirdi. Bunu öngören kanun koyucu, özel denetim talebinde bulunan kişi için ispat yükünü daha da ağırlaştırarak dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanacağını düzenlemiştir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılsa dahi mahkeme kararlarında ikna edici bir zararın ortaya konulması gerektiğini ifade etmiştir:"Bu kapsamda davacıların özel denetim talebi öncesi, bilgi alma ve inceleme haklarını genel kurul toplantısından evvel şirket yönetimine ihtarname göndermek suretiyle belge istemleri ve genel kuruldaki soruları itibariyle kullandıkları kabul edilse dahi, özel denetim talebi genel kurul tarafından reddedilmiş olmakla, kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya şirket sözleşmesini ihlal ederek şirketi veya pay sahibi davacıları zarara uğrattıkları ikna edici bir şekilde ortaya konulmalıdır." ---- Asliye Ticaret Mahkemesi,-----)

"davacı ortağın şirketin zarara uğratıldığı iddiasında olduğu ancak işbu durumun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 439/(2) maddesinde öngörüldüğü üzere mahkememizi ikna edici bir şekilde ortaya koyamamış olduğu, bunun yanı sıra 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 438. maddesine göre, özel denetçi atanma talebinde bulunabilmek için öncelikli koşulun aynı kanunun 437. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının gerekmesi," ( ----. Asliye Ticaret Mahkemesi,-----)"davacı ortakların şirketin hakim şirket konumunda olan ---------------------- lehine olacak şekilde zarara uğratıldığı iddiasında oldukları ancak işbu durumun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 439/(2) maddesinde öngörüldüğü üzere mahkememizi ikna edici bir şekilde ortaya koyamamış oldukları, dinlenen davacı ortak ...'ın beyanlarında da bu durumun bu şekilde olduğunu ''düşündüklerini'' veya ''bilgi olarak bildiklerini'', bu hususta yazılı bir delilin olmadığını beyan etmesi karşısında özel denetçi atanması gerektirecek hukuki bir sebep olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir."-----Asliye Ticaret Mahkemesi, 13.03.2019 tarihli ve ----- sayılı kararı)"davacı tarafa genel kurul toplantısından önce şirketle ilgili talep etmiş olduğu bilgi ve belgelerin mail ortamında gönderildiği, söz konusu bilginin ve belgelerin eksik gönderilmesi durumunda davacı tarafın TTK 437/5 md gereğince dava yoluyla bilgi edinme hakkını kullanması gerektiği, bilgi edinme hakkı kullanılmadan özel denetçi atanmasının talep edilemeyeceği, ayrıca davacı tarafça TTK 439/2 md gereğince şirket yöneticilerinin şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıkları yönünde ikna edici bir şekilde dosyaya somut bir delil sunulmadığı; doktrinde kabul edilen genel görüşe göre, özel denetçi atanmasını isteyen pay sahibinin hangi pay sahipliği hakkını kullanılması bakımından denetimin gerekli olduğunu da ispatlaması gerektiği, olayımızda belirtilen özel denetçi atanmasına ilişkin koşulların gerçekleşmemiş olması nedeniyle istemin reddine" -----. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12.02.2020 tarihli ve ----- sayılı kararı)Davacı taraf dilekçesinde zararın varlığına yönelik açıklama yapmadığı gibi sadece kanun maddesine değinilerek bu şartı talebinde sağlayamamıştır. Şu ifadelerle zararın varlığı şartının sağlanması mümkün değildir:

"Yönetim Kurulunun ve Genel Kurulun kanunu ve esas sözlesmeyi ihlal ederek, hissedarı müvekkili zarara ugratmıs, sirketin sermaye yapısını yasaya aykırı yollarla bozmus olabilecekleri kanısı ile TTK 438, 439, 440 ve 200. maddeler ile ilgili sair yasa hükümleri uyarınca Sn. Mahkemeden, asagıda sunulan bilgi alma taleplerimizin reddi nedeni ile isbu konularda aydınlatılmamız açısından özel denetçi atanmasını talep etmek zorunlu olmustur"Davacı yukarıda yer alan zararın varlığına yönelik olarak ifadelerinde "müvekkili zarara uğratmış-, şirketin sermaye yapısını yasaya aykırı yollarla bozmuş olabileceği kanısı ile" yer vererek aslında işbu davanın dayanaksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu doğrulamaktadır. Şöyle ki; özel denetim, hukuka uygunluk denetimi olmadığından, bir davranışın hukuka uygun olup olmadığı, mantıkî illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ne miktarda tazminat hakkının olduğu türünden hukuki sorunların aydınlatılmasını konu edinemez. Hiçbir bilgisinin olmadığı bir hakkın ihlâl edilmiş olabileceği ümidiyle tamamen araştırmaya yönelik bir özel denetim talep edilemez.Davacı şirketin ve hissedarların zarara uğratıldığını ikna edici bir şekilde ortaya koyamadığı gibi sadece bir kanıya dayanarak özel denetim talebinde bulunmuştur. Bu durum da kanun koyucunun özel denetime kanunda yer vermesi amacına aykırıdır. Kanun koyucunu özel denetimi öngörmesindeki amacı, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanmalarından sonra şirketin zarara uğradıklarını ortaya koyabilen pay sahiplerine şirketle ilgi bilgi sağlanmasından ibarettir.Yukarıda detaylıca izah edilen gerekçelerle, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığı konularda özel denetim talebi yapması gerekirken davacı tarafından genel kurulda özel denetim talep edilen konularda bilgi alma hakkı kullanılmadan işbu dava açılmıştır. Özel denetçi talebine sebep olarak yer verdikleri açıklamaların birçoğu 2013 - 2020 arası yıllarda (bu tarihlerde davacı müvekkil şirketin ortağı bile değildir) ve 2021 yılındaki genel kurullara ilişkin olup bu yönde açılmış genel kurul iptal davaları varken özel denetim konusu yapılması pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli değildir. Özel denetçi atanması için kanunda düzenlenen özel denetçi atanmasını gerektirecek kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıkları bir durum mevcut olmadığı ve davacının bunu dilekçesinde ikna edici bir biçimde ortaya koyamadığı ortadadır. İşbu sebeplerle kanunda öngörülen şartların hiçbirini taşımayan özel denetim talebinin reddi gerekmektedir. Bu dava kötü niyetli olarak açılmıştır. Payları borsada işlem gören ve elektrik sektöründe önemli bir konumda bulunan müvekkil şirketin herhangi bir zarara uğratılması durumunda ----- değerli endekslerden biri olan ----- endeksinde yer alamayacağı açıktır. SPK düzenlemeler gereğince bağımsız yönetim kurulu üyeleri ve davacının da mirasçısı olduğu hisse gruplarına ilişkin yönetim kurulunda temsil sağlanmakta olup bu durumda zararın varlığını yönetim kurulunda bulunan hissedar grubu tarafından kolaylıkla ispatlanması gerekirken, ikna edici bir şekilde davacı tarafından zararın varlığı ispatlanamamıştır. Tüm bu hususlar karşısında, işbu haksız davanın reddi gerekmektedir.

  1. Son olarak, Davacı taraf dava dilekçesinde, elektrik satışlarının kimlere yapıldığı, elektriğin maliyetinin nasıl hesaplandığı, farklı müşterilere satış yapılsaydı daha karlı olunup olunmayacağı gibi konularda denetim talep ediyor ve işbu hususların denetlenmediğini iddia ediyor olsa da EPDK’nın tam olarak Davacı’nın dava dilekçesinde listelediği hususlarda denetim yapıyor olduğunu belirterek, Müvekkil Şirket nezdinde gerçekleştirilen faaliyetleri hassasiyetle takip ediyormuş izlenimi yaratmaya çalışan Davacı’nın konudan ne denli uzak olduğunu Sayın Mahkemeniz takdirine sunarız.Müvekkil Şirket’in tüm faaliyetleri başta bu üç ayrı merciin denetiminden geçmekte ve Müvekkil Şirket, özellikle SPK ile EPDK’nın yoğun denetimine tabi olup Müvekkil Şirket bünyesinde gerçekleştirilen finansal faaliyetlerin tamamı açıklık ve dürüstlük prensipleri kapsamında yürütülmekte ve ----- platformu aracılığı ile bilgilendirilmektedir. Çok kısaca ifade etmek gerekir ki, iddia edilen ihlallerin, olası zarar olgularını hiçbir somut gerçekliğe ve hukuki zemine dayandırmayan Davacı’nın taleplerinin kabulü ve Müvekkil Şirket’e denetçi tayin edilmesi yönündeki olası bir mahkeme kararı, halka açık anonim şirket mantığına tamamıyla ters olacak; kanunun öngördüğü anonim şirket yönetim prensipleri ile çelişecektir. İlaveten, Müvekkil Şirket’in de tabi olduğu düzenleyici ve denetleyici kurumlar olan SPK, EPDK ve Ticaret Bakanlığı tarafından icra edilen denetleme ve düzenleme görevini hiçe sayacaktır. İlgili hususlar kapsamında iyi niyetli olmayan bir yaklaşımın ürünü olarak ikame edilen işbu davanın reddedilmesi gerektiği açıktır.

..........

NETİCE VE TALEP : Tüm haklarımız saklı kalmak şartıyla, yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebepler neticesinde,TK m. 439/1'de aranan şartın sağlanmaması ve davacının beyanları doğrultusunda kardeşi ----- ile birlikte el birliği mülkiyetiyle sahip olduğu paylardan dolayı tek başına işbu davaya açamayacağından taraf ehliyetinin olmaması nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE,

TK m. 438 çerçevesinde, pay sahipliği haklarının kullanılmasını gerektirecek herhangi bir durum olmadığından ve özel denetçinin şartları oluşmadığından özel denetçi atanması talebine yönelik haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan davanın REDDİNE,

Bu davanın açılması için gerekli olan bilgi alma ve inceleme hakkının davacı tarafından mahkeme yolu tüketilmeden, özel denetim talebinden önce ve özel denetimdeki konular kapsamında kullanılmadığından davanın USULDEN REDDİNE,

..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Ticaret sicil kayıtları, davaya konu olan genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli temin edilerek deliller toplanmıştır.

Davalı şirketin adresinin ''-----'' adresi olduğu ve TTK Madde 439 düzenlemesine göre Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu talebin reddedildiği genel kurul tarihinin 20/12/2023 ve dava tarihinin 27/12/2023 olması nedeni ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu belirlenmiştir.Davadan önce bilgi edinme hakkı yönünden yasal prosedürün işletilip işletilmediği hususunun değerlendirildiği ve taraf vekilleirnin bu konudaki beyanlarının yer aldığı 22/05/2024 tarihli duruşma tutanağı:''...

Davacı vekilinden soruldu: dava dilekçesini, önceki duruşmada zapta geçen 23/04/2024 tarihli dilekçemizi tekrar ediyoruz, cevapları kabul etmiyoruz, dedi.

Davalı vekilinden soruldu: cevap dilekçemizi aynen tekrar ederiz, dedi.

TTK. Madde 437 ve 438 düzenlemeleri yönünden soruldu:

Davacı vekili: bilgi alma ve inceleme hakkımızı genel kurul nezdinde kullandık ancak genel kurulun bu konudaki kararına karşı TTK. Madde 437 düzenlemesi gereğince Mahkemeye başvurmadık, bize göre genel kurulda ileri sürmemiz eldeki dava yönünden yeterlidir, Mahkemeye de başvuruda bulunmuş olmamız zorunlu değildir, dedi.Davalı vekili: davacı taraf TTK. Madde 437 ve 438 düzenlemeleri yönünden gerekli şartları yerine getirmemiştir, kaldı ki özel denetimi gerektirecek sebepler de söz konusu değildir, dedi.Dosya incelendi. Zapta geçen beyanlara, davanın niteliğine ve dosya kapsamına nazaran davanın aydınlandığı, tahkikatı gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla tahkikatın bittiği belirtilerek son beyanlar soruldu:

Davacı vekili: talebimiz gibi karar verilsin dedi.

Davalı vekili: davanın reddine karar verilsin dedi.

Dosya incelendi. Yargılamanın bittiği bildirildi.

...''şeklinde olup gerekli kısımlar yukarıya aynen aktarılmıştır.

Dava ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın ilgili maddeleri:

'' IV - BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

Madde 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.

(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.

(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.

(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.

(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.

(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.Madde 438- (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.

(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.

Madde 439- (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.

(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. Madde 440- (1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir.

(2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir. ''şeklinde düzenlemeler içermektedir.TTK. madde 437/5 düzenlemesi çerçevesinde dava yoluna gidilmediği açıkça belli olduğu gibi davacı vekilinin son duruşmadaki beyanına ve dosya kapsamına göre dava öncesinde bilgi edinme hakkı yönünden yasal prosedörün eksiksiz işletilmediği belirlenmiştir.Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan ilgili yasal düzenlemeler, TTK. madde 437/5 düzenlemesinde yer alan "...bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. ..." şeklindeki düzenleme ile TTK. madde 438 düzenlemesinde yer alan "... bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa ..." şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamına nazaran davanın niteliği gereği öncesinde bilgi edinme hakkının kullanılmış olmasının dava şartı niteliğinde olduğu; TTK. madde 437/5 düzenlemesinde yer alan dava hakkı kullanılmadığı takdirde TTK. madde 438' de yer alan hakkın daha önce kullanılmış olamayacağı ve bu dava öncesinde bu dava şartının yerine gelmediği anlaşıldığından dava şartı eksikliğine bağlı olarak davanın usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki karar verilmiş olup bu dava şartına göre ikincil derecede olan diğer itirazların irdelenmesine gerek kalmamıştır.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın bilgi edinme prosedörünün işletilmemiş olmasına bağlı dava şartı eksikliğinden ve usulden reddine,Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,

Artan avansın ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda oy birliği ile yasa gereği kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(ŞirketetalepreddinemaddeDenetçiŞirketÖzelasliyeticaretTicarimahkemesiEdilmesi)neticeTayinkonusuaçıklamalarusulden“hmk”

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim