SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/740 E. 2024/327 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/740

Karar No

2024/327

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/740

KARAR NO : 2024/327

DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19/11/2019

KARAR TARİHİ : 14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkililerinin daha önceden tanışmış olduğu davalı şirket yetkilisi ---- ile aralarında sözlü olarak bir sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalının aracı olduğu şirketlerin bu tür teşvik işlemlerinden gelen gelir taraflarcayarı oranında paylaşılacağını, davacı, ilk başta davalı vasıtasıyla ----- şirketinin geçmiş dönem (-----) teşvik işlemlerini gerçekleştirdiğini, daha sonrasında yine davalı şirket yetkilisi ----- firmasıyla yüzde 5 anlaştığını söyleyerek yine bu şirketin de teşvik işlemlerinin yapılmasını söylediğini, müvekkili şirket bu firmanın da geçmiş dönem---- teşvik işlemlerini başarıyla sonuçlandırdığını, ----- sistemine teşvikli personellerin bildirgelerini de yüklediğini, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi ---- müvekkili 2018 Temmuz ayında arayarak----- Otomotiv şirketinin geçmiş dönem (----- teşviklerinin ----- tarafından sistemden onaylanmamasına rağmen kendisine ödeme gerçekleştirdiğini, 5.000,00 TL + KDV şeklinde fatura düzenlenmesi gerektiğini söylemesi üzerine müvekkili şirket ---- 17/07/2018 tarih ve ----- sayılı fatura düzenlediğini ve davalı şirketin de ödemesini yaptığını, yapılan bu işlemlerden sonra davalı şirket; zaten bu firmaların bordro işlerini yapmaları sebebiyle yukarıda anılan madde uyarınca gerçekleştirilen teşvik işlemleri üzerine firmalardan herhangi bir ücret alamayacaklarını, bunları ücret almadan yapmaları gerektiğini söylemek suretiyle bu teşvik işlemlerini yine müvekkili şirkete yaptırdığını, ----firmalarının Temmuz 2018 ve Ocak 2019 cari dönem teşvikleri de yine müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bunun yanı sıra----- şirketlerinin teşvik işlemlerinin de yine davalı şirket aracılığıyla yapıldığını, ancak tüm bunlardan sonra müvekkili şirket yetkililerinin, yapılan bu işlemlere karşılık davalı şirketin işveren firmalardan %20 oranında ücret aldığını harici olarak öğrendiğini, davalı ile müvekkili şirketin anlaşması gereği olan yarı oranında ücretini davalı taraf ödemekten kaçındığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve davalı şirketten doğmuş olan 1.000,00 TL alacaklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (belirsiz alacak), yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili firmanın, şirketlere bilişim hizmeti vermekte olduğunu, çalıştığı şirketlerin ---- sistemine bordro girişleri, teşvik işlemleri ve her türlü ---- sistem işlerini yaptığını, müvekkili firma ile davacının, müvekkili firmanın güncel---- teşvikleri ve hizmet verdiği diğer konularda yıllardan beri müşterisi olan ----- firmasının ---- sisteminden geçmişe yönelik teşvik işlemlerinin yapılması işi konusunda anlaştıklarını, davacı tarafından ----- firmasının geçmişe yönelik teşvik işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu durum üzerine, müvekkili firma tarafından, ----- firmasının teşvik işlemleri henüz onaylanmamış olmasına karşın yine de davacıya 5.000,00 TL + KDV olmak üzere ödeme yapıldığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ----- uzun yıllardan beri müvekkil firmanın müşterisi olduğunu, bu firma ile ilgili olarak davacı ile müvekkili şirket geçmiş dönem teşvik girişlerinin ---- sistemine kayıt yapılması konusunda hazırlık yapıldığını ancak sonrasında, ----- firması tarafından bu hizmet satın alınmadığından davacıın talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket hizmet verdiği şirketlerin ----- üzerinden güncel teşvik işlemlerini kendisi yaptığını, davacı ile ----firmasının geçmiş dönem teşvik işlemleri için çalışıldığını ve davacıya ödeme yapıldığını, diğer firma -----ile ilgili hazırlık yapıldığını ama sonrasında hizmet verilmediğini, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu firmaların tamamının müvekkili şirketin müşterisi olduğunu ve müvekkili şirket tarafından bahsi geçen firmalara hizmet verildiğini, bu firmaların güncel ----- teşvik işlemlerinin de, davacı ile işbirliği yapılmadan bizzat müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği üzere müvekkili şirket tarafından müşterilerinin geçmiş dönem ---- teşvik işlemlerine ilişkin ekstra hizmet bedeli almış olmasının söz konusu olmadığını, davacı dava dilekçesinde, müvekkili şirketin çalışmakta olduğu firmaların hali hazırda bordro işlemlerini yapmaları sebebi ile teşvik işlemleri için ayrıca ücret almayacağını davacıya beyan ettiğini belirttiğini, ancak buna karşın, davacı tarafından teşvik işlemleri yapılmaya devam edildiğini, davacının ücret alınmayacağını bildiğini beyan ettiğini, ancak yine de geçmişe dönük ---- teşvik başvurularını yapmış olduğunu belirttiğini davacının hiçbir kazanımı olmaksızın müvekkili firmaya hizmet verdiği iddiasının hayatın olağan akşına aykırı olduğunu, taraflar karşılıklı olarak birbirlerine hizmet verdiklerini beyan ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller

Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----- Kurumuna yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.

----- Bankasına yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.

---- hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve bankacılık uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:

Dava, taraflar arasındaki sözleşme sebebiyle davacının herhangi bir alacağı olup olmadığına dair alacak davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.

Dosya, sosyal güvenlik hukuku alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir heyetine tevdi edilmiş, 01.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafın ----- ilinde olmasından dolayı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı firma tarafından, davalı firma adına "danışmanlık bedeli" açıklaması ile 17/07/2018 tarih ve ----- sıra numaralı 5.900,00 TL ( %18 KDV Dahil) bedelli faturanın keşide edildiği, fatura bedelinin, davalı tarafından, davacı yana 23/07/2018 tarihinde havale yolu ile ödendiği, tarafların da kabulünde olduğu, davacı tarafından düzenlenen 1 adet fatura karşılığı bedelin ödenmiş olduğu üzere tarafların ilgili faturadan dolayı herhangi bir borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, ---- tarafından gönderilen belgelerde davaya konu olan ----teşvik ve indirimleri için yapılan başvuruların dava dışı firmalar tarafından yapıldığı, dava dışı firmaların hangi dönemde ve ne tutarda teşvik ve indirimlerden yararladığının dosyaya sunulan belgelerden tespit edilemediği, davaya konu olan alacaklara ilişkin taraflar arasında yapılmış her hangi bir sözleşme tespit edilemediği, rapor edilmiş olup, taraflarca rapora itirazların irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca, davalının, ---- bankası (varsa diğer banka hesaplarının) kayıtlarının incelenmesi hususu uzmanlık gerektirdiğinden heyete bankacı bilirkişi dahil edilmesi ile ---- dava dışı firmaların, 30.05.2018 tarihinden davacı tarafından bildirilecek tarihler aralığında aylar itibariyle ne kadar teşvikten yararlandığının öğrenilmesi ile, davalı firmanın 6 farklı firma ile olan cari hesap ve defterlerinin incelenmesi gerektiği hususu belirtilmiştir.

04/07/2022 tarihli ek raporun sonuç kısmında belirtilen eksik hususların tamamlanması amacı ile davacı vekiline süre verilerek, aynı bilirkişi heyetine bir bankacılık uzmanı bilirkişi eklenmek sureti ile ek rapor sunmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek rapora göre belirtilen 6 firma ile davalı ve davacının -----müşterileri olduğu, 2017-2018-2019 yıllarında ----- dışında diğer 5 firma tarafından davalı ve davacı hesaplarına herhangi bir para gönderimi yapılmadığı, bu sebeple banka sistemlerinde bir kayda rastlanılmadığı, 2017-2018-2019 yıllarında -----. tarafından ...hesabına toplam 18 adet işlem ile toplam 95.063,76 TL gönderildiği, gönderilen işlemlerin CD içindeki açıklama sahasında 17 adet işlem için "Toplu Havale - EFT- Otomatik" bilgisinin yer aldığı, 1 adet işlem için ise "-----" bilgisinin yer aldığı, bu sebeple işlemlerin mahiyeti hakkında yeterli bilgi sahibi olunamadığı, personel bordrolama işlemlerine aracılık edilmesi sonucunda sağlanan teşvik primlerinin paylaşılması hususunda bir değerlendirmede bulunulması karşılıklı yazılı bir mutabakat olmadıkça oldukça zor olduğu, zira teşvik işlemlerinin hangi taraf tarafından gerçekleştirildiği, davacı firma ile işbirliği yapılıp yapılmadığı, işbirliği yapıldıysa teşvik miktarının ne kadar olduğu ve bu tutarın taraflar arasında nasıl paylaşılabileceği hususlarında değerlendirme yapılamadığı rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı görülmüştür.

14.05.2024 tarihli celsede:

"...

Davacı vekili tarafından e-duruşma talebi gönderildiğinden bahisle mazeret sunduğu, yapılan kontrolde hakim ekranında herhangi e-duruşma talebinde bulunulmadığı görüldü.

Davalı vekilinin yokluklarında davanın reddine karar verilmesi talepli mazeret dilekçesi sunduğu görüldü.

Geçen celse ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin görev tanımına uygun rapor sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı görüldü.

G.D

  1. Taraf vekillerinin mazeretlerinin, dosyanın geldiği aşama, yargılamada hedef sürenin sağlanması, usül ekonomisi ilkesi, davanın basit usüle tabi bir dava olması, raporların alındığı ve savunmaların yapıldığı nazara alınarak vekil. müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek tefhim ile açık yargılamaya duruşmasına devam olundu.

Dosya incelendi.

Dosyanın aydınlandığı, HMK 320 gereği tahkikatın bittiği, davanın basit yargılama usulüne tabi bir dava olup dilekçeler teatisinin ve taraf teşkilinin sağlandığı, 7251 sayılı kanun ile getirilen değişikliğe uygun olarak sözlü yargılama duruşması için ayrı bir gün tayinine yer olmadığı anlaşılmakla sözlü yargılamaya geçildi."

Şeklinde ara kararlar oluşturularak yukarıya aynen aktarılmıştır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, her ne kadar davacı tarafça alacak isteminde bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan alacağı bulunduğuna dair dosyaya somut bir delil sunulmadığı, incelenen defter ve kayıtlarına göre de davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, TMK 6 maddesi uyarınca tarafların dayandığı olguları ispatla yükümlü olduğu, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile 383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaretmahkemesi(KomisyonculukSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim