SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/283 E. 2024/303 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/283

Karar No

2024/303

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/283

KARAR NO : 2024/303

DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 06/01/2022

KARAR TARİHİ : 06/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali davasında Mahkememizin ------ Esas ----- karar sayılı 18/01/2024 tarihli kararı ---- BAM ---- Hukuk Dairesinin 17/04/2024 tarih ------ Esas ------ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına yeniden kaydı yapıldı; dosya tensiben incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan ----- plaka sayılı aracın ehliyetsiz halde kullanılması sonucu ----- plakalı araçta yaralanmalı ve maddi hasarlı zarar meydana geldiğini, hasar sebebi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören araç sahibine ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı/borçlu aleyhine ----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile borca,takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında dava dışı 3. şahsa 09.11.2020 tarihinde 29.450,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, -----plaka sayılı araçta oluşan hasarın alacaklı nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ----- plaka sayılı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığı esnada meydana geldiğinden, müvekkili şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini davalı sigortalısından Trafik Sigortalı Genel Şartları uyarınca rücuen talep etme hakkı doğduğunu, davalı sigortalı araç sahibi ---- -, 15.04.2021 tarihli dilekçesi ile aracı kaza tarihinden önce 13.05.2020 tarihinde sattığını beyan ederek borca itirazda bulunduğunu,----- Noterliği'nde ---- numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ----- yapılan işbu satış işleminin müvekkili sigorta şirketine bildirilmediğini, bu nedenle müvekkili şirket ile -----sayılı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ilişkisi devam ettiğini, itirazlarını iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı 04/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ------ Plakalı Aracı Satılması için eşine vekalet verdiğini, ----Şirketine Noterde satışını verdiğini, satışı saat 12:15 te verdiğini, saat 15:00 da sigortayı iptal ettirdiğini, bu kazayla hiç bir alakası olmadığını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı 18/01/2024 tarihli duruşmada ; Ben de önceki yazılı ve sözlü beyanlarımı tekrar ediyorum, ben üzerime kayıtlı minibüsü satmıştım ve sigortasını da iptal ettirmiştim ancak sonradan öğrendiğime göre aracı sattığım kişi bu araçla kaza yapmış, ben aracı sattığım ve sigortayı iptal ettirdiğim için sorumluluğum yoktur, ben aracı 13/05/2020 tarihinde eşim aracılığıyla sattım ancak sattığım şahıs 15/05/2020 tarihinde kaza yapmış, ben bu durumu sigorta şirketi bana icra takibi yapınca öğrendim, benim sigortanın ödediği miktara bir itirazım yoktur zira bu ödemeye ilişkin bir bilgim de yoktur, benim olayla hiçbir ilgim yoktur, benim de araştırılmasını istediğim bir husus yoktur, davanın reddine karar verilsin, biz bundan kurtulalım başka bir şey istemiyorum, 2 senedir 3 senedir Mahkemelere gidip gelmekten yoruldum...'şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLER : ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, Nüfus Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Trafik Sigorta Poliçesi, ----- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----.Noterliğinin 13 Mayıs 2020 tarihli ----- yevmile numaralı araç satış sözleşmesi, Trafik Tescil Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, ZMMS sigorta poliçesi nedeniyle sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle dava dışı sigortalısına trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar onarımı için ödediği bedelin; araç sürücüsünün kusuruna ve ehliyetsiz araç kullanmasına bağlı olarak işleten/malik sıfatıyla davalı sigortlıdan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine ; 2004 Sayılı İİK'nin 67/1 maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce işbu dosyaya ilişkin verilen ---- BAM -----. Hukuk Dairesinin 17/04/2024 tarih ---- Esas ------Karar sayılı ilamı gereğince Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenleme kapsamında dava şartlarına yönelik yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu değildir.6102 Sayılı TTK'nin 4.maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın konusu işin her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine Kanunun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmediği gibi görevin belirlenmesi yönünden bir etkisi de bulunmamaktadır. Öyleyse davanın açıldığı 19/10/2021 tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında görev hususu değerlendirilmeli ve belirlenmelidir.28.11.2013 tarihli ---- yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. hükmü, (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Aynı kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tüketicinin ''Ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi' ifade edeceği, (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nin 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.

Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalara göre somut olayda; uyuşmazlığın ZMMS sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, ancak Somut olayda davalı gerçek kişi olup, davacı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan -----plaka sayılı aracın kullanım amacının dosyada mevcut araç kaydında Yük Nakli - Hususi olarak gösterildiği, Davalı ile davacı sigortacı arasında düzenlenen poliçede de aracın ticari amaçla kullanıldığı konusunda herhangi bir belirleme bulunmadığı, olayda davalı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davacı sigorta şirketi ile aralarında düzenlenen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olması, aracın cinsinin kamyonet olarak gösterilmiş olmasının da; davacı ve davalı arasında düzenlenen poliçeyi tek başına tüketici işlemi olmaktan çıkarmayacağı anlaşılmıştır. ( ---- Bam----.HD. ---- esas ve----karar sayılı, Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin ----esas ve ---- karar sayılı emsal içtihadı-) Bu nedenlerle davalı gerçek kişinin olayda ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmediği açık olduğundan kendisinin tüketici konumunda kabul edilmesi gerekmiştir. Bu tespitlere ve dosya kapsamına göre, davalının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tüketici sıfatını sahip olması ve sigorta sözleşmesinin de kanunda tüketici işlemleri arasında sayılması nedeniyle uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (----) Binaenaleyh; 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (---- BAM----- Hukuk Dairesinin 17/04/2024 tarih ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )6100 sayılı HMK'nin 114/1. c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1. 2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

  2. )6100 sayılı HMK'nin 114/1. c ve 6502 sayılı TKHK'nin 3/k,l 73/1,83/2 maddeleri uyarınca görevli mahkemenin. . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

  3. )6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ . . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE ,

  4. )Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,

  5. )6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin,süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerasliyeticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZarardavatalepKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim