SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/210 E. 2024/302 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/210

Karar No

2024/302

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/210

KARAR NO : 2024/302

DAVA : Tespit (Sağlık Sigortası Poliçesinden Kaynaklanan )

DAVA TARİHİ : 16/09/2019

KARAR TARİHİ : 06/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- . Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sağlık Sigortası Poliçesinden Kaynaklanan Tespit davasında Mahkememizin ------ Esas----- karar sayılı 05/11/2020 tarihli kararı ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin 13/03/2024 tarih ----- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yeniden yapıldı; dosya tensiben incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile -----Arasında 1999 yılında özel sağlık sigortası poliçesi akdedildiğini, ----- Sigortanın ise 30/09/2014 yılında davalı tarafından devralındığını, bu kapsamda söz konusu sigorta poliçesinin davalı şirket tarafından haksız yere feshedildiği tarihe kadar her sene yenilendiğini, müvekkilinin doktor muayenesine gittiğinde sağlık sigortasının devam etmediğini öğrendiğini, müvekkilin konu ile ilgili davalı şirket yetkilileri ile görüşüp bilgi almak istediğini, davalı şirket tarafından sigorta prim taksitlerinin ödenmediği gerekçesi ile sigorta poliçesinin iptal edildiğini öğrendiğini, söz konusu taksitlerin ödenmediğine dair müvekkile herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, müvekkilin sağlık sigortası poliçesinin iptalinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek,----- numaralı sağlık sigorta poliçesinin davalı tarafça iptalinin geçersiz sayılmasına ve poliçenin yürürlükte olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen 12/05/2018-2019 tarihli ---- nolu-----Sigortası Poliçesi ile davacı --- -- poliçede belirlenen azami teminat limitleri dahilinde ve poliçede yer alan genel ve özel şartlar uyarınca güvence verildiğini, davacı tarafından bildirilen kredi kartı üzerinden prim tahsilatının gerçekleştiğini, poliçenin primlerinin taksitlerinin düzenli ödenmemesi sebebi ile 31/10/2018 tarihinde iptal edildiğini, poliçe primlerinin ödenmesi gerektiğini davacıya ait ----adresine gönderilen 24/09/2018 tarihli elektronik posta aracılığı ile bildirildiğini, prim borcunun ödenmemesi durumunda ise ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın poliçenin iptal edileceğinin belirtildiğini, aynı hususta davacının kayıtlı telefon numarasına da SMS atıldığını, bir yıl içerisinde de aktifleştirme talebi olmadığını belirterek davacı yanın hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: ------ nolu ---- Sigorta Poliçesi, Sigorta şirketi kayıtları, Nüfus Kaydı, Dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgeler

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Dava, davalı şirket tarafından taraflar arasında düzenlenen ----- Sigorta Poliçesinin' feshinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada; ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin 13/03/2024 tarih ------Esas --- Karar sayılı ilamı gereğince Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenleme kapsamında dava şartlarına yönelik yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda görev dava şartı eksikliğine bağlı olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu değildir.6102 Sayılı TTK'nin 4.maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın konusu işin her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine Kanunun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmediği gibi görevin belirlenmesi yönünden bir etkisi de bulunmamaktadır. Öyleyse davanın açıldığı 19/10/2021 tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında görev hususu değerlendirilmeli ve belirlenmelidir.28.11.2013 tarihli ---- - yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. hükmü, (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Aynı kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tüketicinin ''Ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi' ifade edeceği, (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nin 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalara göre somut olayda; uyuşmazlığın sağlık sigorta poliçesinden kaynaklandığı, sigorta sözleşmelerinin de kanunda tüketici işlemleri arasında sayıldığı, davacı gerçek kişinin olayda ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmediği anlaşılmakla, davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tüketici sıfatını sahip olması ve sigorta sözleşmesinin de kanunda tüketici işlemleri arasında sayılması karşısında uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (6502,2-73) Binaenaleyh; 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (---- BAM ----. Hukuk Dairesinin 13/03/2024 tarih ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )6100 sayılı HMK'nin 114/1. c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1. 2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

  2. )6100 sayılı HMK'nin 114/1. c ve 6502 sayılı TKHK'nin 3/k,l 73/1,83/2 maddeleri uyarınca görevli mahkemenin . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

  3. )6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ . . . . . . TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE

  4. )Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,

  5. )6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin,süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillerasliyeticaretdavatalepmahkemesiSigortası)Kaynaklanan(SağlıkPoliçesindenTespithüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim