SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/787 E. 2024/283 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/787

Karar No

2024/283

Karar Tarihi

29 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/787

KARAR NO : 2024/283

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/11/2019

KARAR TARİHİ : 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- menşeili ---- firmasının plastik enjeksiyon makinalarının Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis acentesi olduğunu, davalıların müvekkilin tek yetkilisi olduğu markanın ürünlerini yapılan araştırmalarda öğrendiği kadarı ile hileli işlemlerle ---- bir ----- firması üzerinden Türkiye'ye getirerek gerçek dışı ve yanıltıcı nitelikte acentelik belgesi düzenlemek suretiyle iş bu belgeyi piyasada müvekkilinin iş yaptığı çevrelere göndererek ve piyasa müşterilerine gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu ve müvekkili kötüleyici küçük düşürücü yanlış ve yanıltıcı beyanlarla makineyi satışa sunduğunu, müvekkilinin Türkiye'ye getirdiği makine ile ilgili yaptığı tanıtımdan ve pazarlamadaki özel çabalarından elde ettiği başarıdan yararlanmak istemekte olduğunu, haksız rekabette bulunmak suretiyle müvekkilin müşterileri, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri ve ekonomik menfaatlerinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, yasal zorunluluk gereği arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya dair ve sair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Türkiye’de tek satış ve servis yetkilisi olduğu ---- marka Plastik Enjeksiyon makinesinin davalılarca 4-7 ARALIK 2019 Tarihinde-----Fuarı organizasyonunda sergilenmesi,katalog ve sözlü ve görsel surette ürün tanıtımı ve satışı sunma şeklindeki FUAR STANT ve KATILIMININA yönelik işlem ve eylemlerinin durdurulmasını,------web sayfası üzerinden ve başkaca internet üzerinden ve başkaca yollarla yazılı ,görsel vs surette ve yine katolog,broşür,fiyat listesi v.s ürün tanıtımı ve satışı sunma şeklindeki işlem ve faaliyetlerinin durdurulmasını, ----- marka Plastik Enjeksiyon makinesine yönelik katolog,broşür,fiyat listelerinin toplatılmasını, davanın kabulüne, davalı taraf eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbiti ile haksız rekabetin men-ine haksız rekabet ile ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı tarafın haksız rekabet sebebiyle davacıyı uğrattıkları ve dava sonrası döneme de teşmil etmek suretiyle ileriye yönelik uğratacakları muhtemel maddi kayıplarının ve TTK'nın 58.maddesi d-e bendi uyarınca davalıların haksız rekabet ile elde etmesi mümkün görülen menfaatlerinin karşılığının tesbiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeniyle 10.000-TLmanevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari sicil kayıtlarına göre davacı şirketin ortak ve müdürlerinin ---- - ve ----- isimli kişiler olduğunu, daha önce müvekkili ----- çalıştıklarını, ----- 01.10.2016 tarihinde hizmet akdini haksız şekilde tek taraflı olarak feshettiğini,------ise 31.07.2017 tarihinde şirketten istifa ederek ayrıldığını, müvekkili şirkette bu personellere işe başlatılmadan önce ve sonra; özel ve teknik eğitimler verildiğini, bu eğitimler sonucu bu kişilerin mesleğinde uzman yapıldığını, en az 3 yıl işten ayrılmaması herhangi bir sebeple ayrılması halinde de; rekabet olabilecek firmalarda en az 3 yıl süreyle çalışmaması ve müvekkili şirketin gönderdiği eğitimlerde ve işyerindeki çalışmalarında öğrendiklerini de haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanmayacağına ilişkin şahıslarla sözleşme akdedildiğini, tüm bunlara rağmen bu kişilerin hem müvekkili şirketten ayrılmadan önce hem de haksız olarak işten ayrılmalarından sonraki dönemde müvekkili şirket hakkında şirket müşterilerine ve şirketin mümessili olduğu yurt dışı firmalarına karşı aleyhe propagandalar yaparak müvekkilin zararına neden olduklarını, haksız rekabet oluşturacak eylemler gerçekleştirdiklerini, yapmış olduğu görevler nedeniyle müvekkili şirketin sırlarına vakıf olduklarını, müşterileri tanıdıklarını, bu bilgileri yazılı sözleşme ile rekabet yasağı olmasına rağmen müvekkili şirket ile aynı işleri yaptığı anlaşılan------ ünvanlı şirketi 25.01.2017 tarihinde faaliyete geçirerek haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştirdiklerini, bu eylemleri ile müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediklerini, bu durumun müvekkilinin ticari hayatını olumsuz etkilediğini ve müvekkilin iş yaptığı bazı şirketlerin davacılar ile iş yapmaya başladığını, bu nedenlerle; haksız, mesnetsiz ve suiniyetli açılan davanın reddine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacıya HMK 329 da belirtilen vekalet ücreti haricinde de yasal vekalet ücreti yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

----- CBS ----- ve ---- soruşturma sayılı dosyası, -----ATM nin ----- Esas sayılı dava dosyası,-----CBS----- soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ----- şüphelilerin ---- ve ------ olduğu, suç tarihinin 2017 olarak belirtildiği, soruşturmanın "Ticari Sır, Bankacılık Sırrı veya Müşteri Sırrı Niteliğindeki Bilgi veya Belgeleri Açıklamak, Fiyatları Etkileme, Güveni Kötüye Kullanma, Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak, Hırsızlık" suçlarına ilişkin yürütüldüğü, "....şüphelilerin eski çalışanları olduklarını,çalıştıkları dönem içerisinde kendileri tarafından mesleki konularda pek çok kez farklı ülkelere eğitime gönderilerek ustalaştıklarını,yaptıkları iş nedeniyle şirketin pek çok ticari sırrını ve müşteri listesini öğrendiklerini,şüphelilerle yaptıkları iş sözleşmesine göre aldıkları eğitimler nedeniyle işten 3 yıl süre ile ayrılamayacaklarını,ayrılsalar bile aynı ticari alanda faaliyet gösteren bir işte çalışamayacaklarını,buna rağmen şüphelilerin işten 3 yıllık süreden önce kendileri ile rekabet etmeyeceklerini,rekabet konusu oluşturabilecek iş kollarında çalışmayacaklarını ve kendi müşterileri ile ticari münasebette bulunmayacaklarını taahhüt ederek işten ayrıldıklarını,üstelik aynı alanda faaliyet gösteren------ünvanlı bir şirket kurduklarını,kendi müşterileri ile irtibata geçerek kendileri ile çalışmalarını istediklerini,hatta şüphelilerden ----- kendileri adına ----- bir eğitim vermesi gerekirken şahsı adına bu eğitim verdiğini,kendi çalışanlarını ayartak kurdukları şirkette çalışmalarını istediklerini,kendileri hakkında müşterileri olan şirketlere asılsız e-mailler göndererek asılsız isnatlarda bulunarak ticari itibarlarını zedelediklerini,kendileri için çalışmış oldukları dönemde öğrenmiş oldukları teknik bilgileri kullanarak kendi kurmuş oldukları şirketlerinde kendi müşterileri için kullandıklarını,şüphelilerden ----- ayrıca kendileri için çalıştığı dönemde kendi kullanımı için tahsis edilen bilgisayarda kayıtlı bulunan ----- isimli proğram ile kendilerinden gizli çalışmalar yaptığını ve korsan proğram yüklenmesi iddiası nedeniyle 8 bin USD para cezası ödemek zorunda kaldıklarını,---- depolarına giderek kendilerinin bilgisi olmadan bazı makina parçalarını aldığını,ancak fark edilmesi üzerine kutuyu açmadan aracına binerek oradan uzaklaştığını,bu şekilde güveni kötüye kullanmak ve hırsızlık suçlarına teşebbüs ettiğini,----- menşeili kendileri tarafından satılan bazı robotları sanki kendisi satıyormuş gibi katolog çıkartarak müşterilerine ilettiğini,bu şekilde fiyatları etiketlediğini,kendilerine çalıştığı dönemde öğrendiği gizli politikalar ve iş planlarını müşterilerine ve rakiplerine deşifre ederek ticari sırlarını açıkladığını,kendileri için çalıştığı dönemde yaptığı iş gereği öğrendiği kendilerine ait birikmiş iş bilgilerini formatlayıp,sonra da silerek bilgileri yok edip,zararlarına sebep olduğunu ve kişisel verilerini kaydettiğini iddia ederek şikayette bulunduğu,şüphelilerin suçlamayı kabul etmedikleri, olaya dair tanık bulunmadığı ve başkaca bir delil bulunmadığı ,iddia olunan hususlar ile ilgili olarak Başsavcılığımız Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu'nda ----- sırasında haksız rekabet suçundan derdest soruşturma bulunduğu gibi aynı konularda-----.İş Mahkemesi'nin ------ sırasında da derdest hukuk davası bulunduğu anlaşılmakla; Şüpheliler hakkında müsnet suçtan suçun işlendiğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmayışı nedeniyle şüpheden sanık yararlanır genel ilkesi gereği..." gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği görüldü.

-----CBS----- soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ---- şüphelilerin ----- ve ------ olduğu, suç tarihinin 2017 olarak belirtildiği, soruşturmanın "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet" suçuna ilişkin olarak yürütüldüğü, " şüpheliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturma kapsamında şüphelilerin alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri , dosyanın kül halinde tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle müştekinin iddialarının soyut nitelikte kaldığı, şüphelilerin haksız rekabete konu eylemleri ne şekilde gerçekleştirdiği hususunda delil bulunmadığı, şüphelilerin salt teklif sunma ve müşteki ile aynı sektörde faaliyeti gösterme eylemlerinin TTK’nın 62. Maddesi kapsamında haksız rekabet suçunu oluşturmayacağı, ancak TBK’nın 444. Vd. maddesi uyarınca tazminat hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği,Tüm soruşturma evrakı bir arada değerlendirildiğinde şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter kesin, somut , inandırıcı delil açmaya yeter kesin , somut , inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, ...." gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği görüldü.----- CBS----- soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ----- şüphelinin ----- olduğu, suç tarihinin 2018 olarak belirtildiği, soruşturmanın "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet" suçuna ilişkin olarak yürütüldüğü, "Bilirkişi raporunda özetle; Müşteki ile çalıştığı beyan edilen ------ isimli müşterinin şüpheli tarafından kendisine transfer edildiği iddiasıyla ilgili olarak; bu müşterinin şüpheli tarafından kendi firmasına transfer edilip edilmediği ve transfer edilirken haksız rekabete sebebiyet verecek ne tür teklifler sunulduğu ve müştekinin şüphelinin haksız eylemi nedeniyle kazanç kaybına sebebiyet verilip verilmediğinin ispatı gerekmektedir. Dolayısıyla şüphelinin müşteki ile salt aynı sektörde faaliyet göstermesi haksız rekabet eylemine sebebiyet vermeyeceği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Haksız rekabetin söz konusu olması için ------ firmasının şüphelinin haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde ------ firması ile çalışmaya başlaması ve bu çalışma nedeniyle şikayetçi firmanın da somut zarara uğramış olması gerekir. Bu hususlar dosyadan anlaşılamadığından şüphelinin eyleminin başkalarının iş ürünlerinden haksız yararlanma eylemini oluşturacağı söylenemeyecektir. İkinci olarak şüpheli tarafından ------ firmasının yetkilisine gönderilen mailde müşteki şirket tarafından ------ isimli müşterinin makinesinde bulunan sorunun giderilemediğinin kendisine ifade edildiği ve kendisinin bu makinedeki problemi görmek için ------ firmasına gittiğim, mailin gönderildiği firmaya yetkilisi muhatabın izni olmadan makineyle ilgili bir müdahalede de bulunulmayacağını ifade ettiği görülmektedir. Görüleceği üzere bu mailde yer alan ifadelerin müşteki ile süreklilik arz eden ticari ilişkisi bulunan muhatap ----- tarafından müşteki firmaya sorularak teyit ettirilmesi mümkündür. Nitekim muhatap da o şekilde yaparak maili müşteki firmaya göndermiştir. Dolayısıyla bu durumda şüphelinin beyanlarının muhatabının yanıltılması veya hataya düşürecek nitelikte olduğu ve dolayısıyla kötüleme olgusundan söz edilemeyecektir, denilmektedir. İddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve dosya kapsamından; şüphelinin üzerine atılı eylemlerin atılı haksız rekabet suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı anlaşıldığından; ..." gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı ----’--- firmasının Türkiye’de tek yetkili Satış ve Servis Acente’ si olduğuna dair------Noterliği, 03.10.2019 tarihli ----- yevmiye no’lu tercümesi ile Yetki Belgelendirmesi ----- bulunduğu, belgenin ----- adına süreli olarak 08.05.2019 düzenlenme tarihinden itibaren 07.05.2021 tarihine kadar------ tarafından verildiği, sözleşme no: ------ olarak belirtildiği, imzalı ve kaşeli olduğu, açıklama olarak “Onaylanan proje kapsamında firmanız nitelik bakımından test edildi, bu vesile ile -----Türkiye’de tek yetkili satış ve servis acentemiz olarak yetkilendirdik, ------ ürünlerimizin (------ marka plastik enjeksiyon makineleri) tanıtımı, satışı, müşteri servis hizmetleri ve diğer ilgili iş yönetim çalışmalarından sorumlu firma olarak yetkilendirilmiştir. Bu vesile ile yetkilendirilir!” şeklinde bir ifade yer aldığı,----- Noterliği, 05.07.2019 tarihli, ------ yevmiye no’lu tercümesi ile ------ yetkilisinden mail ile “-----” Türkiye Acentesi hakkında beyan başlıklı açıklaması ile ----- ile imzalanan anlaşmanın ekte olduğunu, ----- Türkiye’deki tek satış ve servis acentesi olduğunu, başka hiçbir şirketin ---- satış ve servis konularında sorumluluk almadığını, ------ dışında başka bir şirket ----- adına acentelik sözleşmesi gösterirse sahte olacağını, ----- pazarında bir ------- ticaret şirketinin uygun olmayan yollarla bazı makineleri alıp Türkiye’ye gönderdiklerini tespit ettiklerini” ifade eden bir yazının iletildiği, ----- Ticaret Odası Sicil kayıtları incelendiğinde, ----- ve----- ortakları olduğu, ----- firmasının 2001 yılında kurulan ----- 31.01.2018 tarihli unvan değişikliği ile tescil olduğu, ---- adresli sitesinde ---- ait iletişim ve adres bilgileri ile aynı bilgilerin verildiği, ---- yetkililerinin, düşük bütçede ucuz makineye gidilecekse mümessili oldukları ----- marka enjeksiyon makinelerinden stoklarına gelecek 10 adet içinden istenen modellerin özel fiyatlardan rezerv edilebileceğinin ifade edildiği teklifler içeren ve ekinde mümessili olduklarına dair belge ve tanıtımların yer aldığı yazışmaların ----- adı ve logosu altında ve aynı teknik kadro ile hizmet verildiğine dair belgeler bulunduğu, söz konusu yazışmaların 19.12.2017 tarihinde yapıldığı, ekinde bulunan ve müşteriye sunulan -----tarafından ----- acente yetkilendirme belgesinin süreli olduğu, imzalı ve kaşeli olduğu, 09.10.2017 tarihinde düzenlendiği, 1 yıl süreli olarak 08.10.2018 tarihine kadar ---- firmasını ------ marka makinaların Türkiye pazarında satış ve servis hizmetleri konusunda benzer şekilde yetkilendirdiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde;----- olarak söz konusu makinaların satış ve servis hizmetlerini halihazırda sürdürdüğü, ana firma ------ sitesi incelendiğinde ise ----- isminin halihazırda kullanılmadığı, fakat söz konusu makinelerin farklı bölge ve piyasalarda marka ve pazar stratejisine bağlı olarak özellikle ---- okunuşuna ve fonetiğine yakın olduğu için ------ ve ----- markaları ile pazarlandığı, dosya içeriğinde yer alan broşür, katalog ve tanıtımlardan dava konu ---- enjeksiyon makinelerinin ----- olarak 09.10.2017 – 08.10.2018 tarihleri arasında ve ------ tarafından 08.05.2019 - 07.05.2021 tarihleri arasında Türkiye pazarı içinde acente olarak temsil edildiği, dosyada mübrez belgelerden ----- firmasının davacı ---- Şirketi’ni 13.1.0.2019-17.05.2021 tarihleri arası dönemi için tek yetkili satış ve servis acentesi olarak yetkilendirdiği, ----- firmalarının davalı -----Şirketi’ni 19.10.2017-18.10.2018 dönemi için ----- markalı makinelerin Türkiye’de satış ve servis acentesi olarak yetkilendirmiş olduğu, her iki tarafın da aynı marka enjeksiyon makineleri için farklı dönemlerde satış ve servis hizmetleri için yetkilendirildiği, dava konusu ürünlerin serbest dolaşıma giriş işlemlerinin davalı şirket tarafından paralel ithalat kapsamında gerçekleştirildiği, orijinal olan bir ürünün serbest dolaşıma girmesine engel olabilecek bir mevzuat ya da kontrolün bulunmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen davalı eylemlerinin dava dışı firma tarafından yetkilendirildiği 2017-2018 dönemini kapsadığı, dosya kapsamından davalıların 08.10.2018 tarihinde yetki belgesinin süresinin dolduğu tarihten sonra dava konusu makina ve davacı hakkında herhangi bir beyan ve işlemine ait bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu haliyle davalı tarafın davacı aleyhine haksız rekabet teşkil eden iş ve eylemlerinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,48 TL harcın mahsubuyla bakiye 171,12 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  4. Davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

  5. Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  6. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyedelillerticaretaralık(HaksızmahkemesistantkatılımınınaRekabettenhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim