İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/831 E. 2024/278 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/831
2024/278
25 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/831
KARAR NO : 2024/278
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 05/04/2017
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkiline ait ----plaka sayılı aracın------plaka sayılı araçla karışmış olduğu 04/01/2017 tarihli kaza ile ilgili olarak haksız fiil neticesinde oluşan hasarın ve dolayısıyla müvekkilinin uğradığı zararların haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ----- plaka sayılı aracın başkalarına satışını ve üzerinde bir hak tesisini engellemek amacıyla trafik kaydına dava kesinleşinceye kadar ihtayati tedbir konulmasına-----. Sulh Hukuk Mahkemesi ------sayılı dosyasında yapılan 936,60 TL delil tespiti harç ve giderlerinin işbu davadaki yargılama eklenmek suretiyle davalılara yüklenmesine ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı ---- ve -----. vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın sigorta yönünden esas hakkında inceleme yapılmaksızın usulden reddine karar verilmesini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, sigorta şirketinin kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında doğan zarardan sorulduğu olduğunu, tramer kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere söz konusu kazada araç sürücüsünün kusuru olmadığını ----- plakalı araçta bulunan davacının %100 kusurlu olduğunu, ------ Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespitin taraf katılımı olmadan tek taraflı olarak yapıldığını, bu nedenler ile davacının sigorta şirketi yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı------vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın sigorta yönünden esas hakkında inceleme yapılmaksızın usulden reddine karar verilmesini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, sigorta şirketinin kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında doğan zarardan sorulduğu olduğunu, tramer kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere söz konusu kazada araç sürücüsünün kusuru olmadığını ----- plakalı araçta bulunan davacının %100 kusurlu olduğunu,----- Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespitin taraf katılımı olmadan tek taraflı olarak yapıldığını, bu nedenler ile davacının sigorta şirketi yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Hasar dosyası, Ön Ekspertiz Raporu, Teklif formu, Faturalar, Fotoğraflar, Trafik Tescil kayıtları, Sigorta Poliçeleri, Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, ------ Kusur Raporu, dosyadaki sair tüm bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı ile ikame araç bedelinden mütevvellti zararlardan hasar onarım bedeli ve değer kaybı için 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd, 1483 vd maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketi, işleten ve sürücüden, ikame araç bedeli zararının ise davalı işleten ve sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
Dosya Mahkememize-----.Asliye Hukuk Mahkemesinin----- Esas -----.sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı sonucunda gelmiştir. Mahkememizce basit yargılama usulüne tabi işbu davada taraflara davetiye gönderilerek duruşma açılmış, deliller toplanmış değerlendirilmiş ve böylece tahkikat işlemleri tamamlanmak suretiyle duruşmaya katılan taraf vekillerinin son beyanları alınarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan yargılama sırasında verilen süreye göre 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru şartının da yerine getirildiğinin ve bir sonuç alınamadığının anlaşılması üzerine yargılamaya devam edilerek davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Mahkememizin önceki ----- Esas ----- karar sayılı kararı ---- BAM -----. Hukuk Dairesinin 07/11/2023 tarih ----- Esas ------ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına tekrar kaydı yapılmış ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilerek tahkikat tamamlanmış ve duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip tutanağa yazılarak bu kez uyulması yasal zorunluluk olan BAM kararı gereği aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. 6098 sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni 15/03/2018 T.-----sayılı ilamı) İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığının hüküm tesisinde dikkate alınması gerekir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay -----HD ----- sayılı ilam),Yukarıda yapılan açıklamalar, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; 04.01.2017 tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı ------sevk ve idaresindeki davalı şirket adına kayıtlı ----- Plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ise diğer davalı şirket adına kayıtlı aracın kaza tarihini kapsar şekilde 31/03/2016-31/03/2017 başlangıç ve bitiş olmak üzere başına 31.000,00 TL maddi teminat limitli olarak ZMMM sigortacısı olduğu hususları tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle tarafların özellikle kusur durum ve oranları ile hasar ve zarar üzerinde yoğunlaştığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda öncelikle kusur irdelemesi yapılması gerekecektir. Dosya kapsamına alınan-----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyasından alınan ve itiraza uğrayan bilirkişi raporuna göre kazaya karışan sürücülerin %50-%50 kusurlu olduklarının bildirildiği görülmüştür. Olaya ilişkin Bilirkişi Makine Mühendisi----- tarafından hazırlanan rapora ise davacı %70 davalı araç sürücüsü %30 oranında kusurlu görülmüştür. Yapılan itiraz sonucu hazırlanan ek raporda ise bu oran %80 davacı %20 davalı araç sürücüsü olarak değişmiştir. Mahkememizce bu sefer rapor için dosya----- Trafik ihtisas dairesine gönderilmiş ve Trafik İhtisas dairesinden verilen raporda ise davacı sürücü %80 davalı sürücü %20 oranında kusurlu bulunmuştur. Bu rapordaki orana davacı vekilince itiraz edilmemiş ve dava anılan kusur raporu ve önceki hesap ek raporu nezdind ıslah edilerek hasar onarım ve değer kaybı talepleri artırılmıştır . Bir kısım davalılar vekili tarafından ise işbu rapordaki kusur durum ve oranına da itiraz edilmiştir. Mahkememizce mevcut kusur raporları, kaza tespit tutanağı ile sair tespit ve görüntüler kapsamında kusur durum ve oranına ilişkin başkaca rapor alınmasına gerek görülmemiş; özellikle kusura ilişkin BAM kararı da gözetilerek -----İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Dosyada mevcut bilirkişi-----tarafından düzenlenen 22/10/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun da hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillere uygun olduğu gibi kaza ve dava tarihindeki piyasa rayiçlerine de göre da kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açılmış olup yargılama sırasında ıslah işlemi yapılarak hasar onarım bedeli ve değer kaybı yönünden miktarların arttırıldığı bedihidir. Böylece somut olayda kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen ----- kusur raporu ve makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; kusur oranına göre hasar onarım bedeli ve değer kaybı yönünden müşterek sorumluluk esasında tüm davalıların zararları tazmin etmelerinin gerektiği, ikame araç bedeli yönünden ise sorumluluğun yine kusura bağlı olarak yalnızca işleten ve sürücüde olduğundan işbu zarardan da işleten ve sürücü davalıların müştereken ve müteselsil sorumlu tutulmaları gerektiği tespit edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında esastan haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki ıslah işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihinde oluşan temerrüt, davalıya sigortalı aracın hususi/otomobil niteliğine göre işlemiş ve işleyecek faizin yasal faiz oluşu ve poliçe teminat limiti de gözetilmek ve kararda gösterilmek suretiyle, ikame araç tazminatı yönünden fazlaya ilişkin talebin dışlanması gerekeceğiğinden, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 5.389,40 TL hasar onarım tazminatı ve 1.460,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 6.849.40 TL tazminatın davalı gerçek kişi ve davalı işleten şirket yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 04/11/2017 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 31.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 100,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 04/11/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı gerçek kişi ve davalı işleten şirketten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ( 400,00 TL) ilişkin talebin/davanın reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6, TBK, 49, 50/1, 51/1, 74, 117/1,2 TTK, 1401 vd, 1409, 1459, 1461, 1463, 1483, KTK. 85, 86, 88, 91, 97, 99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, HMK, 25,27, 33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise; maddi tazminatlar yönünden davacının reddedilen davasının değerine göre , toplam kabul edilen miktar ve işin niteliği gereği reddedilen kısmi maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettiren bir kısım davalılar lehine vekalet ücreti hesap edilmesi dışında ; dürüstlük kuralı tamelinde yargılamaya matuf tüm giderlerin dosya bütünü için yapılmış olması, davada davalılar yönünden ihtiyari dava arkadaşlığı ve objektif dava birleşmesi gibi hukuki durumların da bulunması nazara alındığında açıklanan vekalet ücreti hesabı dışında tüm yargılama giderlerinden HMK'nin 326/1,2,3,327/1 maddeleri gereğince davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın Kısmen Kabul; Kısmen Reddine,
-
)a. 5.389,40 TL hasar onarım tazminatı ve 1.460,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 6.849.40 TL tazminatın davalı gerçek kişi ve davalı işleten şirket yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 04/11/2017 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 31.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-100,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 04/11/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı gerçek kişi ve davalı işleten şirketten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ( 400,00 TL) ilişkin talebin/davanın reddine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 474,71 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 50,15 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 91,35 TL harcın mahsubuyla bakiye 333,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 50,15 TL peşin harç, . . . . . Sulh Hukuk Mahkemesi . . . . . .İş sayılı dosyasından yapılan 936,60 TL tespit masrafı, İstinaf Karar Harcı 59,30 TL, İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı 162,10 TL ve 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.244,15 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı tarafından yapılan 609,90 TL posta ücreti, 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.109,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 6.949,40 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davalı gerçek kişi ve davalı işleten şirkett kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre işbu davalılar vekilleri için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2, 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 400,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak gerçek kişi ve davalı işleten şirket vekillerine müştereken (1/2) verilmesine,
-
)Davalılar tarafından kendilerini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ------vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı karar tarihi itibarıyla ( 6.949,40 TL / 400,00 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39