SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/961 E. 2024/273 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/961

Karar No

2024/273

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/961

KARAR NO : 2024/273

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 16/12/2022

KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında , dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/01/2022 tarihinde saat 01:10 sıralarında ---- mevkiinde, -----. adına kayıtlı, davalı şirketin ----- numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı ---- plaka sayılı tır, müvekkilin maliki ve kullanmakta olduğu----- plakalı binek araç seyir halinde iken yan yoldan kontrolsüz gelerek anılan aracın sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısmından çarpmış ve neticede maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağı ve eksper raporunun dilekçe ekinde mevcut olduğunu, bu kaza neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından açılan------ numaralı hasar dosyası kapsamında davacı hasar ödemesi yapılsa da değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu kazada sigortalı ----- plakalı araç sürücüsünün %50 kusurlu bulunduğunu, belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, kazada karşı taraf araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacı adına kayıtlı aracın sol arka kapı, sol arka çamurluk, kilit karşılığı, sol arka davlumbaz, depo dolum borusu ve tampon kısımları onarılıp boyandığını, davacıya ait aracın ----- model olup emsallerine göre diri bir araç olduğunu, daha önce hiçbir hasar (tramer) kaydı bulunmadığını, bu sebeplerle davacıya ait araçta kaza nedeniyle büyük bir değer kaybı oluşsa da kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, meydana gelen değer kaybının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuru dilekçesi gönderildiğini, ilgili dilekçenin 11.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve aradan geçen kanuni süre sonucunda taraflarınca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu durum üzerine taraflarınca 6102 sayılı kanunun 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı aracında sol arka kapı, sol arka çamurluk, kilit karşılığı, sol arka davlumbaz, depo dolum borusu ve tampon kısımları eksper raporuyla da sabit olduğu üzere onarılıp boyandığını, ilgili işlemler neticesinde hasar kaydı aracın tramer kaydına işlendiğini, Mahkemece de takdir edileceği üzere ikinci el araç satımlarında aracın hasar kaydının bulunup bulunmadığı alıcıların en çok dikkat ettiği unsurlardan biri olduğunu, ilgili araçtaki hasar kaydı aracın ikinci el araç piyasasındaki değerini olumsuz anlamda etkilediğini, aracı satacağı zaman hasar kaydı nedeniyle piyasa bedelinin altında satmak zorunda kalacağını, davacıya ait aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde değer kaybın uğramış olup iş bu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşuluyla şimdilik 50,00 TL değer kaybına ilişkin alacağı talep etme zorunluluğu tarafımızca hasıl olduğunu, arz ve izah etmeye çalışılan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının aracında gerçekleşen şimdilik 50,00 TL'lik değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karışan ----- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 26-10-2021 - 26-10-2022 başlangıç ve bitiş tarihli ---- no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket tarafından başvuru sahibine ödeme yapıldığını, bu ödemeyi aşan taleplerin fahiş olduğunu, bu başvurunun reddi gerektiğini, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine -----nolu hasar dosyası açıldığını ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan ekspertiz raporunda; araçta meydana gelen kaza ile ilgili değer kaybı tutarının %50 kusur nispetinde 479,08-TL olduğu tespit edildiğini, iş bu rapor doğrultusunda tespit edilen 479,08-TL değer kaybı miktarı başvurucu vekiline 30.03.2022 tarihinde ödendiğini ancak ödenen miktarın 31.03.2022 tarihinde taraflarına iade edildiğini, davalı şirket sorumluluğunu yerine getirme gayesiyle hareket etmiş olmasına rağmen talep sahibinin tutumu sebebiyle bahsi geçen miktarı karşı tarafa ödenemediğini, bu nedenle, davalı şirketin temerrüde düşmediğinin kabulü gerekeceğinden davalı şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, araç, kaza tarihi itibari ile ortalamanın üzerinde kullanılmış düzeyine sahip olduğundan ve konu dosyada mağdur aracın tramer sorgularında toplam 15 adet eski hasarının olduğu tespit edilip bu kadar çok hasar geçmişi olan bir aracın değer kaybının olamayacağı kanaatine varıldığını, meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait araçta herhangi bir değer kaybı meydana gelmediği sübuta ermiş olup, bu yönüyle, davacının haksız ve mesnetsiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, ZMM Genel Şartlarına eklenen Değer Kaybı Hesaplamasa başlıklı Ek-1’in 3. Maddesiyle eklenen hükmü gereğince de, değer kaybı zararının hesaplamasından önce maddi hasar tutarının bilinmesi gerektiğini, tespit edilecek maddi hasar tutarının aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması durumunda değer kaybı tazminatının, araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamayacağının açık olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan davalı şirketten kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, sigortacı olan davalı şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8. İş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceklerini, izah edilen sebeplerle; itirazlarının dikkate alınarak davacı aracında değer kaybı oluşmadığından davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Sigortaya Başvuru Belgeleri, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, ZMMS Poliçesi, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekotları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddesi gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile harç ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni -----sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 04/01/2022 tarihinde -----davacını maliki/işleteni/sürücüsü olduğu ---- plaka sayılı otomobil ile dava dışı şirket adına kayıtlı yine dava dışı ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı çekicinin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak asli kuralını ihlal ettiği için davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen----- plakalı ticari nitelikteki çekicinin kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ------ numaralı 21/10/2021-21/10/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, daval şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeline göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ------ Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazınlanan 23/05/2023 tarihli raporda özetle ; Davalı---- trafik sigortalı ----- plaka nolu çekici sürücüsü ----- %100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu,

davacı tarafa ait ------- plaka nolu otomobil sürücüsü ----- kusursuz

olduğu, davacı tarafa ait ----- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam hasar bedelinin 5.310,00-TL olup, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğundan, davalı sigorta şirketi bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, davacı tarafa ait ------ plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam değer kaybı

bedelinin 1.000,00-TL olup, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu

olduğundan, davalı sigorta şirketi bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, ancak sigorta şirketi daha önce 479,08 TL ödediğinden, kalan 520,92-TL den sorumlu olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve davacı vekili tarafından yapılan ödemeler nezdinde kalan miktar için bedel artırım dilekçesi verildiği müşahede edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/f maddesinde düzenlenen 'Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma' asli kuralını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu olduğu ve böylece kazada tam (%-100) kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ----.HD.-----.) Hasardran neşet eden değer kaybına gelince de, bilirkişi raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, aracın marka, model ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarında kadri maruf sayılması gerektiği, dosyada mukim delil niteliğindeki ekspertiz raporunun da hasar ve değer kaybı yönünden bununla yaklaşık olarak uyumlu olduğu anlaşılmakla, işbu raporun yargısal uygulamaya uygun olduğundan denetimi yapılarak hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle daha önce ekspertiz raporu gereğince yapılan ödemenin ------ tarafından iade edildiği anlaşıldığından toplam değer kaybı zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi verilerek harcın tamamlandığı da görülmüş ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, 50/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda olay haksız fiilden kaynaklandığından bedelin tamamına KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve olayda davalıya sigortalı araç ticari nitelikte olduğundan ticari avans faizi talebine göre işleyecek avans faiz tür ve oranı ile poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 24/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )Davanın kabulü ile, 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 24/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

  2. )Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 16,50 TL harcın mahsubuyla bakiye 330,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. )Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  4. )Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 16,50 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 76,00 TL posta masrafı ve 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1,765,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. )Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. )6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (1.000,00 TL< 28.250,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklı)(TrafikdelillerasliyeticaretdavatalepmahkemesiSigortasıSigorta

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim