SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/853 E. 2024/166 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/853

Karar No

2024/166

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/853 Esas

KARAR NO:2024/166

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:30/11/2019

KARAR TARİHİ:29/02/2024

----maddesine göre --- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız-----Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02/11/2019 tarihinde ------- imzalandığını, bu sözleşme ile taahhüt edilen süre içerisinde tüm dekorasyon, mimarlık ve inşaat işlerinin yapımı, projenin hazırlanması, projenin takibi gibi tüm bu işlerin tamamlanmasını kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yine sözleşme şartlarına uygun olarak süresinde ve eksiksiz olarak davalı şirkete gerekli ödemeleri yaptığını, davalı şirketin projenin yerine getirilmesi süresinde, sözleşmedik açık hükümlere rağmen ve kanunlara aykırı olarak, aracı firmalardan kendi adına komisyon aldığını, bu şirketlerden piyasa değerinin üzerinde mal temin ederek müvekkil şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri süresinde ve eksiksiz olarak ödediğini, ancak bu bedeli alan davalı şirketin karşılığında yükümlü olduğu işleri yerine getirmediğini, haksız kazanç elde ettiğini, yöne sözleşmeye aykırı olarak aracı firmalardan müvekkili şirketi zarara uğratarak bedelin üstünden mal almak suretiyle ve aracılık komisyonu da alarak haksız kazanç elde ettiğini, hem doğmuş olan zararlarının karşılanması hem de muhtemel daha fazla zararın ortaya çıkmasının önlenmesi için davalı şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasını, dava, belirsiz alacağa ilişkin olduğu için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sebep olduğu menfi, müspet ve munzam zararların tazmini için şimdilik 200.000.00 TL’nin davacı şirkete ödenmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yan dilekçesinde, davalı şirketin temsilcisi olarak --------- ismini yazmış olup, davalı şirketin böyle bir temsilcisi ya da çalışanı bulunmadığını, davalı şirket tadilat ve dekorasyon işleri ile iştigal ettiğini, faaliyetleri sebebi ile davacı şirketin kiralamış olduğu ------ adresinde bulunan -------kapalı alanda iki fazdan oluşacağı anlaşılan tadilat ve yapım işlerini ---------yürürlük tarihli sözleşme ile üstlendiğini, ancak gelinen süreçte davacı tarafın dilekçesinden de anlaşılacağı üzere işveren davacının ''edimlerin ifasını geciktirerek sözleşmeye aykırı hareket ettiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kendilerini zarara uğrattığı'' şeklinde itham ve iddialarına muhatap olduğunu ve sözleşmenin davacı işveren tarafından feshedilerek görevine son verildiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların hiçbirinin doğru olmadığını, bu bakımdan usul ve yasaya aykırı şekilde, haksız olarak açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle bilinmesi gerekir ki; davalı şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmede davacının iddia ettiği gibi mezkur işe dair uygulama projesinin hazırlanması işi davalı şirkete ait olmadığını, bu sürecin sözleşmede 1.bölüm 2.madde uyarınca davacı tarafından belirlenen, danışman mühendis sıfatı ile yer alan -------- tarafından uygulama -------- listesinin hazırlanması ve bu proje ile listenin davacı işverence onaylanması sonrasında ise davalı şirketin bu onaylı proje ve listeye göre çalışması şeklinde olduğunu, davalı şirkete yükletilmeye çalışılan gecikme iddiasının, davacı işveren------ yine sözleşmeye göre davacı tarafından belirlenen/atanan tasarım-denetimden sorumlu danışman mühendis sıfatlı -------- ünvanlı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye bağlı edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, süresinde ve eksiksiz olarak ödemeleri gerçekleştirdiği beyanı gerçek durumla örtüşmediğini, anılan sözleşme orjinali ve Mahkemece yaptırılacak resmi tercümesi incelendiği takdirde davalı şirketin kendisine gelen uygulama--- doğrultusunda hareket etme ve bu projeye göre iş yapma sorumluluğu bulunduğunun açık bir şekilde anlaşılacağını, söz konusu uygulama projesi ve boq'nun düzenlenmesi tasarım ve denetimden sorumlu, sözleşmede 1.bölüm 2.maddeye göre davacı tarafından atanan danışman mühendis sıfatı ile yer alan ------ait olduğunu, bu firmayla davacı firma arasında dava konusu sözleşme haricinde davacı tarafla yapılan sözleşme bulunması gerektiğini, ---------- tarafından hazırlanacak uygulama ---------- ise onaylanması ve işin sözleşmeye uygun zamanda bitirilebilmesi adına zamanında gönderilmesini sağlamak yine işveren davacının görevi olduğunu, benzer şekilde davalı şirket tarafından uygulama işlerine dair taşeron firma tekliflerinin tasarımcı denetiminden sonra işverene sunulmasından itibaren bu tekliflerin sözleşmede yazan yürürlük tarihleri arasında işin bitirilebilmesi adına makul zamanda onaylanması da davacı işverenin görev ve sorumluluğunda olduğunu, davacı şirket bu görev ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, ekte sunulan sözleşme uyarınca 325.000 TL olan ve her ayın başında 65.000 TL olarak beş eşit taksitte ödenmesi gereken iş karşılığını yalnızca ilk ay düzgün şekilde ödediğini, toplamda üç taksit ödendiğini, ikinci taksit 10/04/2019 tarihinde ve üçüncü taksit 02/07/2019 tarihinde gecikmeli şekilde ödendiğini, bunun haricinde ödeme diye sunulan belgeler iş karşılığı yapılan ödemelere değil, verilmiş olan iş avanslarına dair olduğunu, iş avansları adeta edimlere karşılık gelen ödemeler gibi gösterilmeye çalışıldığını, gerek 04/01/2019 tarih ve 50.000 TL bedelli dekont, gerekse de 02/07/2019 tarih ve 50.000 TL bedelli dekont davacı tarafın kendi eli ile sunduğu orijinal halinde iş avansı olarak geçtiğini, davacı iş karşılığı ücret ödeme edimini yerine getirmekten sebepsiz şekilde imtina ederek temerrüte düştüğünü, ödemelerin hiç yapılmaması veyahut da gecikmeli olarak yapılması doğal olarak çalışan ücretleri ve sair hususları etkilediğinden işverenden kaynaklı olarak işin gecikmesi sonucunu doğurduğunu, davalı şirket ile davacı işveren şirket anılan sözleşmeyi imzaladıktan ve sözleşme yürürlük başlangıç tarihi olan 15/11/2018 tarihinden sonra davalı şirkette fiilen çalışmaya başladığını, sözleşmede ifade edilen çalışma şekline göre işin yürütülmesi hedeflendiğini, sözleşmeye göre danışman mühendis sıfatı ile dahil olan ve tasarım ile denetimden sorumlu ------ yapılacak işin uygulama ------ hazırlayacak, işverenin onaylaması sonrası da davalı firmanın bu uygulama projesi ve boq'ya göre işleri yürüteceğini, yine taşere edilecek işlerle alakalı teklifleri davalı firma toparlayıp tasarım-denetim işinden sorumlu ------- ileteceğini, onlar da bu teklifleri değerlendirip işverene gönderecek ve tekliflerden birisi işveren tarafından onaylandıktan sonra söz edilen işle alakalı çalışmalar başlayacağını, taşeron firmalara ödenecek ücretler doğrudan ilgili firma ile işveren arasında gerçekleşeceğini, mevcut işin bu şekilde sonuçlandırılacağını, davalı şirket işe başlamadan önce belirli bir çalışma planı hazırladığını ve bu planı işverene sunduğunu, mevcut plana göre işin zamanında bitirilmesi mümkün ve muhtemel olduğunu, ancak ifade edildiği üzere bu plana sadık kalınabilmesi adına avam projeye uygun şekilde uygulama projesi ve boq'nun onaylı halinin zamanında davalı şirkete teslim edilmesi, davalı şirketin tasarımcı aracılığı ile işverene sunduğu taşeron tekliflerinin makul süre içerisinde seçilerek onaylanması, davalı şirketin ödemelerin eksiksiz ve zamanında yapılması gerektiğini, davacı taraf bunlardan hiçbirini düzgün şekilde yapmadığını, uygulama -------- çok geç ve parça parça gönderilmesi mevcutta sadece avam projesinin olması durumu adeta kör dövüşü haline getirdiğini, işveren davacının bu duruma müdahale etmemesi de gecikmenin kaçınılmaz olması sonucunu doğurduğunu, gecikmeye neden olan bir diğer sebep de sözleşmeye göre davalı şirketin sorumluluğunda olmayan elektrik tesisat işi ve klima sistemi olduğunu, klima sistemi ile ilgili teklifler toplandıktan sonra işverene iletildiğini, işveren bu husustaki görüşmeler, ürün seçimi, ödeme vs. tüm hususları kendisinin yürüteceğini ve davalı şirketin sadece durumu takip etmesini istediğini, çalışma planından ve yazışmalardan görüleceği üzere yangın sistemi, klima ve havalandırmaya dair işleri yapacak taşeron firma teklifi ancak ------ tarihinde onaylandığını, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin çok sonrasında kesinleştirilen klima sistemi diğer bütün çalışmaların da yapılmasını engellediğini, bu kapsamda davacı talep ettikleri klima tipi yönetimin sağladığı elektrik gücü yetmediğinden bağımsız trafo talep ettiğini, somut olayda davacı işveren tarafından işin yapıldığı esnada iş artışı ve yine iş değişikliği anlamına gelecek pek çok talep olduğunu, öncelikli olarak bu hususta tüm projeler ve yazışmaları ekte kronolojik olarak sunarak, hangi işin hangi zamanda geldiği, ilk tasarımda işveren talebi üzerine daha sonradan ne gibi değişiklikler yapıldığı ve yine bu durumun süre noktasında ne gibi bir etki yarattığı görüleceğini, davacı taraf sürekli olarak iyi niyetli şekilde hareket ettiğinden bahsettiğini, buna karşın davalı şirketin çözüme yanaşmadığını belirttiğini, yapılan projenin davacı tarafından tek taraflı fesihten önce geldiği son noktaya bakıldığında, sadece zemin ve ahşapların tamamlanmadığı, geri kalan kısımların bitirildiğinin görüleceğini, yani işin çok büyük bir bölümünün bittiğini, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmeyip işi geciktirdiği iddia edilmekte olmasına karşın, sözleşmede kararlaştırılan iş bitim tarihinden 3 aydan fazla süre geçmesine rağmen fesih yapılmaması ve davalı şirkete işi geciktirdiğine dair neden tek bir mail ya da mesaj atılmaması da ifade edilen tüm iddiaların aslında ne kadar tutarsız olduğunu, davacının da durumun kendisinden kaynaklandığını bildiğini gösterdiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; haksız olarak davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı ---- Son Tutanağı, ---- Kayıtları,---- Tarihli --- ve Çalışma Uygulama sözleşmesi, e-Mail , -------- Görüşmeleri, Fotoğraflar, Tanık, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI) --------; 'Ben davacı şirketin ----- ve şirketi temsile yetkili tek kişiyim. Şirketteki tek hissedar da benim. Biz davalı ile iç dekorasyon ve çalışma uygulamasına ilişkin bir sözleşme imzaladık. Ben ödemelerimi zamanında yerine getirdim. Hatta sözleşmeyi feshedene kadar ödemelerin %60'ını süresinde yaptım. Davalı taraf aramızdaki sözleşmeye uygun hareket etmediği için sözleşmeyi feshederek başka bir firma ile anlaşıp eksik kalan işleri tamamlattım. Benim sözleşmeye göre toplam borcum 2.500.000,00-TL iken davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği için cebimden çıkan para 6.000.000,00-TL'ye çıkmıştır. Her toplantıda bu durumu kendilerine belirtmeme ve kendilerinin de beni onaylamasına rağmen sorunlar bir türlü giderilmedi. Ayrıca alınan malzemeler ile alakalı olarak davalı şirket çalışanlarından ----- alınan malzemelere komisyon payı bırakarak fazladan para aldığını tespit ettim. Buna ilişkin ----yazışmalarını herkese gösterdim. Kendisi de fazladan para aldığını itiraf etti, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVACI TANIĞI) ------ 'Ben davacı şirkette idari işler müdürü olarak çalışmaktayım. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığa bizzat şahitim. Davacı 02/11/2019 tarihli sözleşmeye uygun olarak üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalı sözleşmeye konu işyeri tam olarak yerine getirmediği çin aralarında böyle bir problem ortaya çıktı. Hatta davacı malzeme satın alınan firmalara sözleşme yapılmadan bile avans şeklinde ödemeler yaptı. Ödeme konusunda herhangi bir problem yaşanmadı. Fakat davalı işlerini iyi takip etmedi. Şantiyede mühendis olarak bulunması gereken -----. şantiye alanında sürekli bulunmuyordu. Kendisini birkaç defa şantiyede gördük. İşler sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmiyordu. İşin 5 ayda bitirilmesi gerekiyordu. Fakat 10. Aya kadar uzayınca ve ----- bize malzeme satan firmalarla anlaşıp onlardan komisyon aldığını ve komisyonu bize yansıttığını öğrenince biz de sözleşmeyi feshettik. Feshettiğimiz tarihte bile işin %40'ı tamamlanmıştı. Bunu da zaten bizim denetçi mühendisimiz tespit etti. Daha sonra işi başka bir firmaya tamamlattık. Bildiğim kadarıyla davacının 500.000-TL'den fazla zararı meydana gelmiştir. Davalı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: biz sorunları yazılı olarak ve mail ile davalıya ihtar ettik. Hatta toplantıya gelmeleri için çağrıda bulunmamıza rağmen toplantıya da gelmiyorlardı. Onların bizi takip etmesi gerekirken sürekli biz onları takip etmek zorunda kaldık. Bizim rapor istemimize rağmen biten işler ile alakalı olarak bize rapor verilmiyordu. Bildiğim kadarıyla yapılan yazışmalar ve konuşmalar dosyada bulunmaktadır. Davalı şirket müdürü -----benim aramda herhangi bir akrabalık veya husumet yoktur.'şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVALI TANIĞI) --------Ben davalı firmanın yetkilisi ----- yakınen tanırım. Kendisi benim arkadaşım olur. Aynı zamanda ben de inşaat işleri uğraşırım. Ben mimarlık yapıyorum. Taraflar arasındaki sözleşmeye ve sonraki sürece ben de şahit oldum. Hatırladığım kadarıyla davalı sözleşmeye konu işleri parça parça olması gerektiği sıraya göre yerine getirirken davacı şirketin projede tadilat yapılması, yeni fikirler ortaya koyması sebebiyle işler aksamaya başladı. Zaten davalı şirket yetkilisi ----- bundan şikayetçiydi. Projelerin davacı tarafından sürekli değiştirilmesi nedeniyle işlerin uzadığından bahisle bana serzeniştte bulunuyordu. Yoksa şahit olduğum kadarıyla davalı tarafından işlerin vaktinde ve eksiksiz yerine getirildiğine şahit oldum. Sözleşmenin davacı tarafından neden feshedildiğini bilemiyorum.'şeklinde beyanda bulunmuştur.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava , Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi, Müspet ve Munzam Zararların tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk, HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile sıfat, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim arabuluculuk tutanağına göre zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davaya konu olayda taraflar arasında 01/11/2018 tarihli iç dekorasyon ve çalışma uygulama sözleşmesi yapıldığı ve uyuşamazlığın işbu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki işbu sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözülmesi gerektiği düşünülmüştür. 6098 Sayılı TBK'nin 470. maddesinde "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.' şeklinde düzenlenmiştir.

Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen 6098 sayılı TBK'nin 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK'nin 190 ve TMK'nin 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nin 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden TBK’nin 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz.

------- uygulamalar doğrultusunda, iş bedelinin tamamının yüklenici tarafından taşerona veya iş sahibince yükleniciye ödenmesi halinde eksik ve kusurların giderim bedeli hüküm altına alınabilir ise de iş bedelinin ödenmemiş olması halinde eksik ve kusurların giderim bedeli değil, varsa fazla ödenen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi gerektiği; sözleşme dışı ve fazla işler yönünden ise iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda TBK’nin 529. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir.6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. -------

Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda TBK'nin 474. maddesi, gizli ayıplarda ise TBK'nin 477. maddesi hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, TBK'nin 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK madde 147/son) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.-------Yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yargılamaya göre somut olaya bakıldığında; Dosyada bulunan ve -----dilinde hazırlanan 01/11/2018 tarihli iç dekorasyon ve çalışma uygulama sözleşmesi gereğince tarafların yükümlülükleri, yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği ve sözleşmenin feshinin sebep ve sonuçları ile haklılık durumu, sözleşmenin feshi ve sözleşmeye aykırılılık nedeniyle davacının tazmin edilmesi gereken bir zararının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle sözleşmenin tüm itirazlar da gözetilerek konusunda uzman bilirkişi marifetiyle------ çevirisi yaptırılmış ve dosyaya kazandırılmıştır. Ayrıca taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Öncelikle uyuşmazlığın niteliği gereği taraf vekillerince gösterilen tanıklar dinlenmiştir. Ancak dava konusu olayda sözleşme konusu işin tamamlandığı beyan edildiğinden keşif yapılmasında hukuki bir yarar görülmemiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan başta sözleşme ve ekleri olmak üzere iddia ve savunma dikkate alınarak sözleşmeye aykırılık ve tazminat hususunda rapor düzenlenmesi için dosya ------ resen seçilen bir iç mimar , bir serbest muhasebeci mali müşavir ve bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda taraf vekillerine öncesinde HMK'nin 273/1 maddesi gereğince imkan da verilerek iki kez rapor ve ek raporlar alınmasına rağmen taraf vekillerinin itirazlarına ve dosya kapsamına göre raporlar hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmemiştir. Bunun üzerine aynı konuda farklı bir heyet oluşturularak üçüncü kez rapor ve ek rapor alınmıştır. -------tarihli kök raporu teyit eden ek raporda özetle ; İşbu dosya kapsamında iki kere bilirkişi raporu alındığı, söz konusu bilirkişi raporlarında davalı

tarafından bir takım işler yaptırıldığı ve bunların tamamlanma oranlarına da değinildiği ve/fakat

kesin bir hesaplama yapılmadığı, davalı yüklenicinin sözleşme fesih tarihine göre yaptığı işlerin, puantaj verilerine göre yapıldığı dönemdeki değerine göre toplam değerinin KDV Dâhil 1.744.059,65 TL ettiği, dolayısıyla davacının yaptırmış olduğu işlerin tutarının puantaj tablosuna göre sözleşmesel değerin

(325.000,00 TL) çok üzerinde olduğu, dolayısıyla yapılan işler toplamının 1.744.059,65 TL olduğu göz önüne alındığında, davacının davalıdan talep ettiği 200.000,00 TL tutarın davalı taraftan alınarak iade edilmesinin uygun olmadığı yönünde rapor verilmiştir. Mahkememizce öncelikle dinlenen davacıtanıklarından birinin davacı şirketin temsilcisi olması karşısında taraf sıfatı taşıdığından tanık olarak dinlenmesi mümkün olmayıp beyanlanın ancak iddia kapsamında değerlendirilebileceği açıktır. Yine dinlenen diğer davacı tanığının davacı şirketin idari işler müdürü olması karşısında beyanlarının iddiayı tekrar eder mahiyette olduğundan hükme esas alınmamıştır. Davalı tanığının ise beyanlarının genel nitelikte olduğu, somut bir bilgi ve görgüye dayanmadığı, daha çok davalı şirket temsilcisinin hissiyat ve bilgilerine dayandığı görüldüğünden sonuca bir etkisi görülmemiştir. Mamafih tüm dosya kapsamı , bilirkişi raporları ve özellikle sözleşme içeriğine ve mail yazışmalarına göre sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız olarak fesih edildiği ve az yukarıda bahsedilen gerekçeli , hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporuna göre de, davalının sözleşme gereğince yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirdiği, davacının iddia ettiği gibi malzeme alımında komisyon alınarak fazla ödemeye neden olunduğunun ispat edilemediği, davacının fesih işleminin haksız olmasına göre eldeki davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri nazarında sözleşme ilişkisi kapsamında dosyaya sunulan sözü geçen üçüncü bilirkişi raporu ve ek raporunun da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yeterli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edildiğinden davacı şirketin ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiştir. -----

6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )Davanın REDDİNE,

  2. )Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. )Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının; peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubuyla bakiye 2.987,9 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

  4. )Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  5. )Davalı tarafından yapılan 1.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. )Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca takdir ve hesap edilen 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin ve 11,50 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. )6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerinticaretTazminattanığıuyuşmazlığınvakıaiddiasebepniteliğihukukitartışılıptanıksavunmadavalıcevapdeğerlendirilmesikapsamındaasliyedelillermahkemesidavacı(SözleşmedenKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim