İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1000 E. 2024/16 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1000
2024/16
11 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1000
KARAR NO : 2024/16
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait olan ve ----- plakalı çekiciye bağlı bulunan -----plakalı dorse, 3/04/2022 günü saat 09:45 sıralarında, ----bulunan ---- Fabrikasındaki kömür döküm alanında, araçtaki malzemenin dökümü sırasında yan devrilerek hasar gördüğünü, konuyla ilgili olarak----- tarafından olayın hemen akabinde olay yerinde tutanak tutulduğunu, şirket çalışanı---- denetimindeki hasara uğrayan----plakalı dorse, davalı -----Tarafından 5/10/2021 başlangıç ve 5/10/2022 bitiş tarihli ------ poliçe numaralı poliçe ile sigortalandığını, olayın gerçekleştiği tarihte, müvekkili şirkete ait ----- plakalı dorse; genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin koruması kapsamında olduğunu, bu nedenle müvekkiline atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmayan olay sonucunda oluşan ve sigorta poliçesine göre herhangi bir istisna ya da kloza dahil olmayan zarardan ötürü müvekkilin sigorta tazminatı alacağının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, araçta meydana gelen zararın tazmini için sigorta şirketine yapılan başvurumuz üzerine---- sayılı hasar dosyası açılmış ancak müvekkilinin zararının tamamı tazmin edilmediğini, bunun üzerine uyuşmazlık konusu ile ilgili tarafımızca zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 50.000-TL tazminatın rizikonun gerçekleştiği tarih olan 03/04/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte poliçe miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlık konusu kazaya karıştığı iddia edilen ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 05.10.2021 - 05.10.2022 vadeli, ----- nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortacılığın temel prensiplerinden olan ‘iyiniyet’ prensibine göre sigortacı almış olduğu belli bir prim karşılığında poliçede yazılı risklerin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ancak sigortacı bunu yaparken imkanı varsa sigortalıyı veya tazminat alacak hakkı bulunan üçüncü kişiyi mağdur etmeden kendi masraf ve giderini de azaltmaya yarayacak yöntemleri uygulama hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketin, davacı tarafın aracında meydana gelen hasara ilişkin ödeme yükümlülüğünü yukarıda belirtilen hususlara uygun bir şekilde yerine getirdiği sabit olduğundan, davacı tarafın işbu haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçe konusu araç römork olup, römorkların ----Şirketleri Birliği'nde araç değeri bulunmadığından, müvekkili şirket nezdindeki poliçe, sigortalı aracın -----Şirketleri Birliği'nde araç değeri bulunmadığından davacı tarafın beyan ettiği 200.000,00-TL bedel üzerinden düzenlendiğini, dava konusu aracın rayicine ilişkin yapılan incelemeler neticesinde, dava konusu aracın rayiç bedelinin poliçe tanzim esnasında 300.000,00-TL civarında olduğu tespit edildiğini, davacı taraf, poliçe tanzim aşamasında 300.000,00-TL rayici olan bir aracı 200.000,00-TL bedelle teminat altına altına aldırmak istediğini, 200.000,00-TL rayiç bedel için prim ödemesi yaptığını, bu yönüyle, dava konusu poliçede eksik sigorta bulunduğu hususu tartışmasız olduğunu, davacı taraf da, dava dilekçesinde aracın rayiç değerinin 200.000,00-TL'den çok daha yüksek olduğunu açık bir şekilde kabul ve ikrar ettiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, açıklanan sebeplerle; müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, herhalükarda fahiş olan talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi, 03/04/2022 tarihli -----Jandarma Karakol Komutanlığı Tutanağı, Sevk İrsaliyeleri, Fatura, Sigorta başvuru/İhbar/hasar Dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Bilirkişi Raporu, Fotoğraflar, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacı şirkete ait çekiciye bağlı dorsenin devrilmesi sonucunda dorsede meydana gelen hasar bedelinin 6100 Sayılık TTK'nin 1409.maddesi gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak arabuluculuk dahil dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanıp, incelenmesi ve değerlendirilmesi tamamlanmış ve tahkikat tamamlanarak karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nın 1401. maddesinde tanımlanmıştır. Söz konusu hükme göre, sigortacı belli bir prim karşılığında sigorta ettirenin malını yahut bedensel zararlarını doğabilecek rizikolara sigorta etmeyi kabul etmektedir. Bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur, rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen olaydır.
6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir . TTK'nin 1446. maddesi uyarınca, Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. TTK'nin 1427/2. Maddesi uyarınca ;Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, gösterilen yasal düzenelemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 03/04/2022 tarihinde sabah 09:45 sularında -----plakalı çekiciye bağlı bulunan-----plakalı dorse,-----Mahallesi ----- bulunan -----Fabrikasındaki kömür döküm alanında dorsedeki malzemenin dökümü sırasında yan devrilerek hasar görmüştür. Dosyada bulunan tescil kayıtlarına göre hasar gören çekici/dorse kaza tarihi itibarıyla davacı şirket adına kayıtlıdır. Yine dosyada bulunan 03/04/2022 tarihli ----- Karakol Komutanlığı tutanağına ve fotoğraflara göre davaya konu sigortalı dorsenin iddia edildiği gibi devrilmek suretiyle hasar gördüğü tespit edilmiştir. Dava konusu çekici/dorsenin kaza tarihini kapsar şekilde 05/10/2021 başlangıç ve 05/10/2022 bitiş tarihli ----- poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu tarafların kabulünde olup dosyada bulunan bilgi, belge ve poliçe ile de sabittir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı kaza nedeniyle doğrudan hasar ve hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve hasar onarım bedelinin sigorta teminatı kapsamında davalıca tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve hasara uğrayan dorsenin bulunduğu yer olan -----Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinden istinabe istenerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişiler Makine Mühendisi ------ tarafından dorse üzerinde inceleme yapılmak ve fotoğraflar çekilmek ve rapora eklenmek suretiyle hazırlanan 09.10.2023 tarihli raporda özetle ; dava konusu dorsenin güncel piyasa değerinin Yİ-ÜFE endeksine göre değerleme yapıldığında kazadan önce hasarsız halindeki emsal piyasa değerinin olay tarihi itibariyle ortalama 334.000-TL (Üç Yüz Otuz Dört Bin Türk Lirası) olacağı, Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelerden ----- model dorsenin KDV ve işçilik dâhil toplam onarım masrafının aracın %57'ine yaklaştığından dolayı tamirinin ekonomik olmayacağı, perte ayrılması gerektiği, tam hasarlı hali (sovtaj) bedelinin kaza tarihi itibariyle Yİ-ÜFE endeksine göre değerleme yapıldığında ortalama 132.000-TL (Yüz Otuz İki Bin Türk Lirası) olacağı, Dava konusu aracın 2. el piyasa rayiç bedeliyle kazadan sonraki sovtaj (hurda) değerinin belirlenmesi ve piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubuyla gerçek zararın tespit edilmesi neticesinde kaza tarihi itibariyle hasar tazminatı bedelinin 334.000-132.000 = 202.000-TL (İki Yüz İki Bin Türk Lirası) olacağı, Davalı sigorta şirketince davacı şirkete toplamda 95.000-TL hasar tazminatı bedeli ödeme yapıldığı göz önünde bulundurularak bakiye hasar tazminatı bedelinin 202.000 - 95.000 = 107.000-TL (Yüz Yedi Bin Türk Lirası) olacağı görüş ve kanaatiyle rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporu gereğince dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırım dilekçesi verilmiş ve artırılan bedel üzerinden harç tamamlanmıştır. Davalı vekili tarafından ise özetle yapılan ödemenin yeterli olduğu ve eksik sigorta bulunduğundan bahisle rapora itiraz edilmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle sigorta sözleşmesinde sigorta bedeli başlığı ile 'sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibarıyla rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Rayiç bedelin belirlenmesi usulü de poliçenin ilgili kısmında belirlenmiştir. Hasar durumunda eksik /aşkın sigorta uygulanmayacaktır' düzenlemesi gereği eksik sigorta savunması yerinde görülmemiştir. Öte yandan bilirkişi tarafından poliçedeki ilkeler nezdinde yapılan ödemeler de gözetilerek hasar bedeli bulunduğundan ödemenin yeterli olduğu savunmasına da itibar edilmemiştir. Nitekim Mahkememizce dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bulunan sonucun piyasa koşullarına ve hadiseye göre kadri maruf olduğu; raporun gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Binaenaleyh, taraflar arasında hasarın oluşumuna ve ihbara ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, sigortacının rizikonun gerçekleşmesine bağlı olarak gerçek zararı ödeme yükümlülüğünde hareketle davacının zarara ilişkin davasını, 6102 Sayılı TTK'nin 1409 ve kasko Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266 vd maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve doğru ihbar külfetini yerine getirdiği sabit olmakla davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre somut olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya/ihbara bağlı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1427 ve 1446 maddelerine göre ihbardan itibaren kırkbeş gün sonrası oluşan temerrüt tarihi, taraflanın tacir sıfatı yanında davalıya sigortalı aracın ticari niteliğine göre avans faizi yerine taleple bağlılık ilkesi gereği işlemiş ve işleyecek yasal faizi tür ve oranı ve poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 107.000,00 TL tazminatın mahkememizce temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 TTK,16/1, 1401, 1409, 1427, 1446, HMK, 25,26, 107,187/1, 190, 198, 266 vd, ,282, Kasko Sigortası Genel Şartları A/1, )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın kabulü ile; 107.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/05/2022 tarihinden itibaren (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1427 ve 1446 maddelerine göre ihbardan itibaren kırkbeş gün sonrası) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.309,17 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 853,88 TL harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 974,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.481,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç, 974,00 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi gideri, 227,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.147,58 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35