SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/867 E. 2023/918 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/867

Karar No

2023/918

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/867

KARAR NO : 2023/918

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 19/12/2023

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkili Şirket nezdinde ---- sayılı Kasko Sigorta Poliçesi sigortalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç, davalının işleteni olduğu----plakalı aracın-----adresinde mukim -----isimli iş yerinden / önünden ani, hızlı ve tedbirsiz çıkması sonucunda sigortalı araç sürücüsünün kaza yapmasına sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı aracın tamamen kusurlu olduğunu, kaza sonrası yapılan ekspertiz çalışması neticesinde aracın onarımı yapılarak hasarın giderilebileceği değerlendirildiğini, tespit edilen 801.103,05 TL hasar tutarından 85.541,52 TL bakiye sigorta prim borcu mahsup edildikten sonra 715.561,53 TL 14.10.2022 tarihinde onarım servisine tediye edildiğini, müvekkili sigorta şirketi zararı tazmin ettikten sonra TTK Md.1472 hükümleri uyarınca sigortalının haklarına halef sıfatını aynı zamanda TBK temlik hükümleri uyarınca temlik alan sıfatını kazanıldığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü dolayısı ile davalı işleten %100 kusurlu olduğunu, davalı / borçluya karşı ---- İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyasına kayden davalı 801.103,05 TL asıl alacak ve ödeme tarihi 14.10.2022 tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi 49.613,52 TL ile birlikte toplam 850.716,57 TL'nin tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, söz konusu dava da ticari arabuluculuk görüşmesi yapılmış ise de uyuşmazlık sulhen çözümlenmediğinden işbu sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat davası ikamesi yoluna gidildiğini, bu nedenlerle; davalının ----İcra Müdürlüğü ----- Sayılı İcra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, yargılama harç ve masraflarının, dava vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.:

Dosya üzerinden karar verildiğinden henüz cevap dilekçesi bulunmamaktadır.

DELİLLER:

Dosyadaki bilgi ve belgeler.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava; kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir.

6102 sayılı TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir. (Yargıtay HGK'nın,----tarih ve sayılı kararı).

Davacı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Buna göre; 6102 sayılı TTK’nın 4. ve 1472. madde hükümleri kapsamında sigortacının halefiyetine dayalı dava, mutlak ticarî dava olmayıp; sigortalı ile zarara sebep olan arasındaki hukukî ilişkinin ticarî davaya sebebiyet vermesi halinde ticarî dava olarak kabul edilmektedir.

----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilmiştir.Anılan YİBK ve yasal düzenlemeler karşısında somut olaya gelindiğinde; dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmakta olup, davalının halefi olduğu sigortalı gerçek kişi olduğu gibi, kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış araç da hususi otomobildir. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." -----BAM ----. HD.-----Esas----Karar sayılı ilamı ve aynı yönde ----- BAM ----. HD ----- Esas ----Karar,-----BAM -----. HD---- Esas ----- Karar)

Somut olayda; davacı sigortacının dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken davalı tarafa ait araç ile çarpışması sonucu kaza yaptığı, kaza sonucunda sigortalıya araçtaki hasar bedelinin öndendiği, sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsili için ilâmsız icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Bu durumda, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a hükmü uyarınca mutlak ticarî dava olmadığı, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, haksız fiilin tarafları dava dışı sigortalı tacir olmadığından, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde de değildir; bu durumda nispî ticarî dava da söz konusu değildir. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle huzurdaki davaya konu hukuki uyuşmazlığın çözümünde asliye mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. ) Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1. c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1. 2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

  2. )6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin . . . . . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

  3. )6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ. . . . . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  4. )Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,

  5. )6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

niteliğihukukidelillerasliyedavanınticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZararKaynaklananNedeniyle)hükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim