İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/757 E. 2023/902 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/757
2023/902
18 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/757
KARAR NO : 2023/902
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı olan -----plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ----- numaralı ---- Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya ait -----plakalı aracın 05.07.2019 tarihinde kural ihlali yaparak gerçekleştirdiği dönüş sebebiyle, dava dışı ---- plakalı aracın kaldırıma çıkarak trafik levhasına çarpmasına neden olduğunu ve bu kaza neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda dava dışı ----- plakalı sayılı araç maliki tarafından aracında meydana gelen değer kaybının tazmin için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, yapılan yargılamada 16/05/2020 tarih, -----sayılı karar ile söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete sigortalı aracın %75 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğini ve başvuru sahibinin talebinin kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı müvekkili şirket tarafından yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna İtiraz Hakem Heyeti'nin 21/07/2020 tarih ve ------sayılı kararı ile itiraz, reddedilerek kararın kesinleştiğini, karar uyarınca müvekkili şirket tarafından ---- İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyasına 11.181,41 TL ödendiğini, meydana gelen kaza sonrasında davalıya ait olan sigortalı araç sürücüsü kaza mahallini terk ettiğini, bu hususun kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” ile tespit edildiğini, bu nedenlerle; davalının, -----İcra Müdürlüğü'nün-----Sayılı dosyasındaki 11.181,41 TL asıl alacağa, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 330,85 TL faiz ile takip sonrası işleyecek faize ve borcun ferilerine yaptığı itirazların iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay günü ----ile dava dışı -----arasında meydana gelen trafik kazasından sonra aracından indiğini, dava dışı ----- yardım edebileceği bir husus olup olmadığını sorduğunu,----herhangi bir problem olmadığını beyan etmesi üzerine, ---- olay yerinden ayrıldığını, dava dışı----- daha sonra polis ekiplerini arayıp tek taraflı beyanlarla kaza tespit tutanağını tutturduğunu, dava dışı ---- kötü niyetli hareketleri nedeni ile, davacı ----- vekil edene rücu etmesi hakkaniyete aykırı olduğunu,. davacı vekil edenin ZMMS sigortacısı olduğunu, söz konusu hasarları gidermekle yükümlü olduğunu, aracı kullanan kişinin rücu imkanını ortadan kaldırmak amacıyla ve bu doğrultuda özel bir saikle olay yerini terk ettiğine dair ispat külfeti de sigorta şirketine ait olduğunu, şoförün alkollü olduğu için kasıtlı olarak olay yerini terk ettiği iddiası varsa bunu sigorta şirketinin ispatlaması gerektiğini, davacı borçlu tarafından müvekkili-----aleyhine ikame olunan haksız ve hukuka aykırı iddiaları havi dava dilekçesinin kabulü taraflarınca mümkün olmadığını, bu nedenler; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, İfade Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, -----İcra Müdürlüğü'nün ----- dosyası, ZMMS Poliçesi, Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Ödeme Belgeleri, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından maddi hasarlı trafik kazası sonucunda dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemenin kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği iddia edilen davalı sigortalıdan rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; -----plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü 05.07.2019 günü iki yönlü, ----Caddesi üzerinden seyrederken ---- Sokak kavşağına geldiğinde, ---- Sokağa doğru sola dönüş yaptığı esnada karşı istikametten ---- Caddesi istikametine seyreden ---- plaka sayılı araç sürücüsü---- sola dönüş yapan ----- plaka sayılı araca çarpmamak için sağa doğru kaçış manevrası yapması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ ön kısımlarıyla ---- sokak içeresinde bulunan yaya kaldırımına ve kaldırım üzerinde bulunan DUR trafik tanzim işaret levhasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür.
Davacı, dava dilekçesinde sigortalısı araç malikine rücu nedeni olarak; ZMMS genel şartları B.4-a ve f maddeleri uyarınca, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk etmesine ve ihbar yükümlülüğüne aykırılığa dayanmaktadır. Bu anlamda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazada sigortalı araç sürücüsünün, kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki veya kusur nedeniyle kaza nedeniyle meydana gelen rizikonun ve zararın sigortalıdan rücuen tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının sigortalısına rücu hakkına ilişkin düzenlenen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesi;
"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 1409/2 maddesi6102 Sayılı TTK'nin 1409/2 maddesi;
''Sigortacı ,sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.' düzenlemesi bulunmaktadır.
01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesi;
"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) BEDENİ HASARA NEDEN OLAN TRAFİK KAZALARINDA sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan zarar ödemesini rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Yukarıda rücu sebepleri arasında sayılan hususlardan olayımızı ilgilendirme ihtimali bulunanlar koyulaştırılmış durumdadır.
Huzurdaki davada; davalı sigortalıya ait ------plakalı minibüs 08/10/2018 ilâ 08/10/2019 tarihleri arasında davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, 05.07.2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre dava konusu kazanın sigorta poliçesi kapsamında kalan sürede gerçekleştiği ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin tespit edildiği, dava dışı ----- plakalı araç sürücüsü tarafından davacı sigortaya yapılan başvuru üzerine davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporuna göre oluşan zararın karşılandığı ve huzurdaki dava ile zarar görene ödenen bedelin rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Dosyadaki maddi hasarlı trafik kazası başta olmak üzere tüm bilgi ve belgeler ile iddiaya göre uyuşmazlığın kaynağı trafik kazasının maddi hasarlı olarak gerçekleştiği tartışmasızdır. Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir.
ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğması, ikincisi ise sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin zmms genel şartları b.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu haller dışında bir sebeple olay yerinden ayrılmasıdır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sigorta hukukunda asıl amaç riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terk edilmesinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınmasının mümkün olmadığı, davaya konu trafik kazasında bedeni hasar meydana gelmediği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin açıkça araçta meydana gelen maddi hasara ilişkin olduğu, dolayısıyla yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı ve şartları gösterildiği üzere ZMMS genel şartları gereğince davacının davalı sigortalısına ödemiş olduğu dava konusu hasar bedelini rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden davanın reddine karar verildiğinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davacı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 139,05 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 130,80 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 11.512,26 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49