İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/745 E. 2023/899 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/745
2023/899
14 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/745
KARAR NO : 2023/899
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesineden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2020
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
DAVA :Tazminat(Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2020
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin-----isimli firmada diktirmiş olduğu 19.063 adet pijamayı ---- çekici -----plakalı dorseye 06/10/2019 tarihinde yüklettiğini, bu aracın saat 18:00 civarında ----adresinde bulunan ---- Parkına aracı dorse ile birlikte park ettiğini, dorsede bulunan menkul mallar 07/10/2019 tarihinde sevkiyata çıkacağına ilişkin müvekkili ile sözlü olarak sözleşme yapıldığını, ancak aracın sürücüsü olan----- müvekkilini 06/10/2019 tarihinde arayarak bir kısım malların çalınmış olduğunu söylediğini, bunun üzerine tır parkına gidildiğini ve dorsede bulunan eşyalar sayılarak çalınan malların 55 koli ve 1650 adet pijamanın çalındığını tespit ettiğini, çalınan malların modelleri urban, ---- modeller olduğunu, müvekkilinin davaya konu çalınan eşyaları ---- bulunan atölyesinden-----Nakletmek üzere anlaşmış olduğu ... ile yapılan sözlü sözleşme neticesinde teslim ettiğini, ücretin malların teslimi sırada ödeneceğini, davalı ...malları teslim aldığı ----Cumhuriyet Başsavclığı'nın ----- soruşturma numaralı dosyasında vermiş olduğu ifade ile ve kendisi tarafından imzalanan irsaliye ile sabit olduğunu, soruşturma dosyasındaki ifadesinde Tır şöförü olduğunu, -----kolili tekstil malzemesi aldığını, ----Tır Parkına gittiğini, aracını park ettikten sonra evine gittiğini, ertesi gün aracın yanına gittiğinde aracın dorsesinde , 30 cm civarında kesik olduğunu, 155'i ve malın sahibi ... aradığını ifade ettiğini, davalı ... ve ortağı sahibi bulunduğu ---- ile ---- sayılı arabuluculuk dosyası ile görüşmesi yapıldığını, ancak anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, ----- ise soruşturmada verdiği ifadesinde, parkına sürekli araç giriş çıkışı olduğunu yakınında bir sanayi bölgesi olduğu sadece Tır ve Kamyonlara yer gösterdiklerini, bahse konu Tır 06/10/2019 tarihinde 18:00 sıralarında parka girdiğini, ertesi gün saat 09:02 sıralarında bir----marka bir aracın içeri girdiğini ve dava konusu malların olduğu Tır'ın yanına gidip hırsızlık olayı gerçekleştirdiğini, olayı fark etmediklerini belirttiğini, müvekkilinin kendisine ait malları davalı ..teslim edip, herhangi bir zarar gelmeden ilgili yere malı teslim edeceğine dair bir sözlü taşıma sözleşmesi yaptığını ve sevk irsaliyesi imzalattığını, bu sözlemenin gereği gibi yerine getirilmediğini, bundan başka TTK nun 850. vd maddeleri gereğince de davalıların tümünün müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, öncelikle şöfor ... müvekkiline ait menkul malların hukuki sorumluluğunun irdelenmesi sırasında dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta üzerinde durulacağını, birinci olarak davalı ile TTK anlamında bir taşıma sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeden murad edilen hususun; teslim edilen eşyaların zarar görmeden alıcıya tesliminin sağlanması olduğunu, bu sözleşmeye riyaet etmeyen şahıs bir de yaklaşık değeri 934.148,65 TL olan bir eşyayı sözleşme gereğince hırsızlık vb. haksız fiillere karşı koruyacak önlemleri alması gerektiğini, ----- müvekkilinin bir kısım malının çalınmasını önlemesi gerektiği halde Depoculuk (Saklama) sözleşmesi gereğince sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili adına hareket eden şöfor ... ücret karşılığında hem kendi aracının hem de dorsede bulunan eşyalara bir zarar gelme ihtimaline karşı korumak amacıyla adı geçen TIR parkına aracını teslim ettiğini, 2918 sayılı KTK gereğince tüm davalılar işletici, işletene yardım eden şöfor ve depocu olarak malın zararından dolayı müteselsilen sorumlu olduğunu, bilirkişi marifetiyle çalınan malların müvekkilin ticari defterlerine göre tasnifinin yapılarak, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla zararının belirlenmesini ve hesap edilen zararın davalılardan müteselsilen tahsilini, müvekkilinin malları siparişe uygun olarak teslim edememesi ve mallar satılsa idi elde etmesi gereken kazanç kaybı nedeniyle uğramış olduğu zararın da davalılardan birlikte ve müteselsilen giderilmesini, haksız fiilin gerçekleştiği 07/10/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı ... Ve ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ..., diğer davalı ----- sahibi ve temsile yetkili ortağı olduğunu, davacı şirket dava konusu malın taşıma anlaşmasını davalı -----ile yaptığını, taşıma anlaşmasında ... şahsen taraf olmadığını, olayın karayolunda gerçekleşen bir trafik kazası da olmadığını, bu nedenle Kara Yolları Trafik kanunu hükümlerine göre sürücüyü de sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, davalı şirket yetkilisi ... 06/10/2019 günü saat: 18:00'de ----- bildirilen adresten nakledilecek malı teslim aldığını ve ----bulunan----parkına giriş yaparak aracı gösterilen uygun bir yere park ettiğini, davalı şirket yetkilisi ---- bilgi vererek evine döndüğünü, ertesi sabah 11:30 civarında aracın yanına geldiğinde dorsenin sağ yanından yaklaşık 30 cm 'lik bir kesik olduğunu gördüğünü, hemen 155 hattından polise mal sahibi şirket yetkilisi ----ve garaj sahibine bildirdiğini, mal sahibinin gelmesi üzerine dorsenin arka kapağı açarak birlikte baktıklarını ve mal sahibi çalınan malın 90.000 TL değerininde olduğunu ifade ettiğini, bu olay akabinde mala ait irsaliye düzenlenerek şirket yetkilisi ... imzalatıldığını ve malın---- boşaltılacağı adresin de gösterildiğini, çalınanın dışındaki mal gösterilen adrese götürülerek teslim edildiğini, olayın karakola intikal ettirildiğini, ----- Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----Soruşturma dosyası ile yasal soruşturma yapıldığını, soruşturmanın devam ettiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir olarak üzerine düşen dikkat, özen ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, malı istenilen adresten teslim aldığını, mala zarar gelmeyecek şekilde yükleme yaptığını, yükünün güvenle korunacağını düşündüğü tır parkına teslim ettiğini, nakliyeciden beklenebilecek tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, ancak sonrasında gelişen hırsızlık olayında tır garajının kendilerine emanet edilen tır ve eşyayı ne kadar özenle koruduklarına ilişkin bir sorumluluk payının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerden dolayı, davalı ... yönünden husumet ve hiçbir kusuru bulunmamasından dolayı, davalı----- yönünden ise basiretli bir tacir gibi hareket etmiş olması ve hiçbir kusuru bulunmaması nedeniyle açılmış bulunan davaların reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- aleyhine açılan davadan E- Devlet üzerinden haberdar olmaları neticesinde derhal bahse konu dosya kapsamında vekalet sunulduğunu, müvekkilinin dava kapsamında taraf olmadığını ve sorumluluğu bulunmadığını, bu mahiyette husumet yönünden müvekkili adına davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili-----davaya konu hırsızlık olayında sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin bahse konu otoparkta sadece çalışan olduğunu, bu ahvalde davanın taraflarına yönlendirilmesi kabul edilemeyeceğini, davanın tarafları lehine reddi ile bilirlikte yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak tahsilini beyan ve talep etmiştir.
Birleşen ----ATM'NİN ----- Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----- isimli firmada diktirmiş olduğu 19.063 adet pijamayı, ---- çekici ----- plakalı dorseye 06/10/2019 tarihinde yüklettiğini, bu aracın Bu araç saat 18:00 civarında----adresinde bulunan davalı ----- aracı dorse ile birlikte park ettiğini, . Dorsede bulunan menkul mallar 07/10/2019 tarihinde sevkiyata çıkacağına ilişkin müvekkilim ile sözlü olarak sözleşme yapıldığını ancak aracın sürücüsü olan-----müvekkilimi 06/10/2019 tarihinde arayarak bir kısım malların çalınmış olduğunu söylediğini, davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, ----Cumhuriyet Başsavclığının ----- nolu soruşturma dosyası açıldığını, 2918 sayılı KTK gereğince tüm davalılar işletici, işletene yardım eden şöfor ve depocu olarak malın zararından dolayı müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu malların çalınması ile zarara uğrayan müvekkilinin öncelikle malları belirtilen sürede teslim edememesi, eksik teslim etmesi, çalınan mallar için kazanması gereken karı da elde edemediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----sayılı dosyasını ile birleştirilmesine, Davalı TIR parkında ----- çekici ----- plakalı dorseden çalınan malların müvekkilin ticari defterlerine göre tasnifinin yapılarak, zararının belirlenmesini ve hesap edilen zararın davalılardan müteselsilen tahsiline, müvekkilin malları siparişe uygun olarak teslim edememesi ve mallar satılsa idi elde etmesi gereken kazanç kaybı nedeniyle uğramış olduğu zararın da davalılardan birlikte ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL nin haksız fiilin gerçekleştiği 07/10/2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak tarafına ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin otopark hizmeti verdiği dava konusu olaydan sorumlu olduğunu kabul manasına gelmemek üzere; 06.10.2019 tarihinde çalındığını iddia ettiği mallara ilişkin tazminat talebini 15.08.2022 tarihinde işbu dava ile talep ettiğini, davacının taleplerini, iki yıllık zamanaşımı süresinden oldukça sonra talep ettiğinden öncelikle zamanaşımı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; davacı dilekçesinde zararın belirlendiğini beyan ettiğini, fakat sonrasında davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, davacının kendi iddiasıyla çelişen netice-i talebi açıkça HMK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket dava konusu olayda Tır Otoparkına park eden araçla ilgili olarak üzerine düşen edimleri layıkıyla yerine getirdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul manasına gelmemek üzere; öncelikle çalındığı iddia edilen koliler içerisindeki emtianın ne olduğu ve ne şekilde teslim edildiği hususu net bir şekilde tespit edilemediğini, bu nedenle öncelikle söz konusu TIR içerisinde ve çalındığı iddia edilen koliler içerisinde bahsi geçen ve bedeli talep edilen ürünün bulunduğu hususu kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının taşındığını iddia ettiği ürünlere bir ürüne dair fatura sunduğunu, ancak hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu faturanın ----- teslim edilen taşıma konusu emtianın içeriğine ilişkin olduğu hususunun belirsiz olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen fatura yalnızca davacı ile dava dışı -----. arasında bir satış sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna ilişkin delil teşkil edebileceğini, soruşturma evresinde kamera kaydı inceleme raporunda belirtildiği üzere; minibüsün çok kısa bir zaman diliminde hırsızlığı gerçekleştirdiğini, dava konusu olayda taşımayı yapan ------ taşımadaki özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, basiretli bir tacir gibi davranıp davranamadığı, ihmalinin yahut kastının olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, basit bir branda yırtığı ile tüm ürünlere ulaşılması, iç dorse kaplamasının olmaması hususu taşıyıcının güvenlik tedbirlerini almadığı ve bu suretle taşıyıcının eyleminin ihmal düzeyinde kalsa bile var ise zararın oluşumuna sebebiyet verdiği aşikar olduğunu,---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyasından verilen 13.09.2022 tarihli birleştirme kararından haricen haberdar olduklarını, ilgili mahkeme tarafından dava dilekçesinin tebliğinden sonra, süre uzatım taleplerinin değerlendirilmeksizin ve cevabı beklenmeksizin birleştirme kararı verildiğinden hak kaybına uğramamak adına davaya cevap dilekçelerini ve delil listesini süresi içerisinde sunduklarını ve Mahkeme nezdinde birleştirilen dosyanın yargılamasında yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini, haksız ve mesnetsiz iddialara dayanılarak açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları, Nüfus kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları, -----İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Kayıtları, ----Cumhuriyet Başsavcılığı Zamanaşımı Bürosunun ----Soruşturma Sayılı Dosyası UYAP kayıtları, İfade Tutanakları, Fatura, Otopark Giriş Fişi, ------ kayıtları Bilirkişi Raporları, Tanık Beyanları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; ' Ben davacı şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışmaktayım, davacı şirket eşim ... ait tek ortaklı bir şirkettir, bana sormuş olduğunuz dava konusu olayda biz ----- isimli şirket için ürettiğimiz tekstil malzemesi (pijamaların) taşınması için bir tıra ihtiyacımız vardı, bu iş için davalı ... için irtibata geçtik ve anlaştık,bizzat kendisi şoför olarak bizim firmanın kurulu olduğu yenidoğan ----geldi ve biz ürünleri tıra yükledik ve kendisi bizim fabrikamızdan ürünleri teslim etmek üzere ayrıldık, ben bu ürünlerin ---- deposuna teslim edileceğini biliyorum deponun da ---- olduğunu hatırlıyorum, malın gönderildiği günün ertesi sabahı eşime telefon geldi ve tırdaki pijamaların çalındığı söylendi, arayan kişi de tırın şoförü ...ti, biz de tırın olduğu bir tır parkına gittik, bu gittiğimiz park ---- bulunan ---- isimli işyeriydi, biz gittiğimizde tır parkında herhangi bir güvenlik olmadığı, isteyenin rahatça girip çıkabileceği bir yer olduğunu gördük ve tırın yanına ulaştık, biz gittiğimizde tırın kapıları açık ve brandanın da kesildiğini gördük, tır şoförü biz de tır parkından olduğunu sandığım bir kişi ile birlikte çalınan malları irsaliyeye göre sayıp teslim ettik, ben çeki listeme göre de kontrol ettim ve buna göre sanırım 52 koli toplam 1690 adet civarında pijamanın çalındığını tespit ettik, ben malların nasıl çalındığını bilemiyorum, şoför tırı parka çekerek sanırım evine gidip yatmış ve böylece hırsızlık olayı meydana gelmiş, biz tır parkına gittikten sonra ... olay yerine gelmişti, biz gittiğimizde dediğim gibi tırın kapıları da tamamen açıktı, biz bu durumu ----gelmeden önce bizzat görmüştük, biz tır parkına gittiğimizde sabah saat: 09:00-30 civarı gitmiştik, tır parkının etrafı metal bir eşyayla çevriliydi ancak giriş açıktı, girişte bir güvenlik kulübesi bulunuyordu ancak hiçkimse yoktu, biz eşimle birlikte araçla parka rahat bi şekilde girdik ve içerisinde bir süre hareket ettikten sonra başka bir kulübede bir kişinin olduğunu gördük, tır parkında bir hayli araç bulunuyordu, tırın üzerinde herhangi bir kilit yoktu dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (BİR KISIM DAVALILAR TANIĞI) ...;ben taşımacılık işi ile uğraşırım kendime ait 3 adet tırım bulunmaktadır. Ben zaman zaman davacı şirketin taşımacılık işlerini alır ve yaparım ancak tırlarım müsait olmadığı zamanda işi arkadaşım olan ...'paslarım. Bana sormuş olduğunuz olayda da benim araçlarım müsait olmadığı için davacı şirketin işini davalı ... göndermiştim. Davalı malı yükleyip ---- götürecekti. Davalı malı yükledi ancak malın boşaltılacağı yerde randevu sistemi olduğu için beklemesi gerekiyordu. Genelde bu tür durumlarda depoda mal beklemesi için veya dediğim gibi boşaltılacak yerde zaman ve randevu gerektiği için mal araçta bekleyebilmektedir. Bu şekilde mal tıra yüklendikten sonra beklemesi gerektiğinden ---- bulunan----parkı isimli yere park etmiş. Davacı ...- aracı oto parka çekmesi gerektiğini söylemiş,----- aracı otoparka çekmiş ve evine gitmiş bu şekilde araç otoparkda yüklü vaziyette kalmış. ----- davacı şirket temsilcisi arayarak malı teslim etmesini söylemiş ve ... tır parkına gittiğinde araçtaki malların bir kısmının brandanın kesilip açılması suretiyle çalındığını görmüş. Bunun üzerine durumu bana da anlattı. Çünkü işi ben kendisine paslamıştım. Ben de---- tır parkına gittim. Gittiğimde malların çalındığını gördüm ve bu durumu davacıya haber verdim. Onlar da gelip gerekli tespitleri yaptılar. Ben daha sonra olay yerinden ayrıldım. ----- bana anlattığına göre geri kalan malları alıcıya teslim etmiş. Bana sormuş olduğunuz----parkı isimli işyerini kimin işlettiğini bilmiyorum. ----isimli kişiyi de tanımıyorum. Ben de zaman zaman bu tır parkını kullanırım. Tır parkının etrafı çevrili olup bariyerli ve güvenlik bulunan bir kapıdan girilmektedir. Bildiğim kadarıyla gece de kapıda güvenlik görevlisi bulunmaktadır. Hatta gece arabaların arasında ve park içinde dolaşmak suretiyle kontrol de yapmaktadırlar. Olayda tır akşam saatlerinde oto parka çekilmiş ve sürücü evine gitmiştir. Hırsızlık olayı da hatırladığım kadarıyla sabah saatlerinde 09:00-10:00 saatlerinde meydana gelmiştir. Tırda yüklü olan malzeme tekstil malzemesiydi ancak benim değerine ilişkin bilgim yoktur dedi. Bir kısım davalılar vekili tarafından soruldu: davacı şirket bu tür durumlarda aracın güvenli bir otoparka çekilmesini talep ediyordu. ---- isimli otopark da sektörde güvenli olarak bilinen ve zaman zaman benim de kullandığım bir oto parktır. Bu şekilde birden çok oto park bulunmaktadır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Asıl ve Birleşen Dava Taşıma Sözleşmesi kapsamında taşımaya konu emtianın bir kısmının taşıma sırasında çalınması nedeniyle; zayi olan malların bedelinin davalılarca tazmin edimesi (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davalarda dilekçeler aşamaları tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda basit yargılama usulüne göre duruşma açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşmaları asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan ilgili taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada duruşmaya katılan tüm taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davaya konu uyuşmazlık yurt içi eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup olaya uygulanması gereken mevzuat genel olarak şu şekildedir.6102 sayılı TTK'nin A) Taşıyıcı başlıklı 850.maddesinde - (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar.
(2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.
(3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir.6102 sayılı TTK'nin 875/1 maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." denilmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş, sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir. Sorumluluktan kurtulma halleri 876 ve 878 maddelerinde, sorumluluğun sınırı ise 882 maddede belirtilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 876 Maddesinde;'' (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur '' hükmü düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 886 Maddesinde;''(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz,'' hükmü düzenlenmiştir.Tazminatta esas alınacak değer 6102 Sayılı TTK'nin 880. maddesinde düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 880. maddesine göre; (1)Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.
(2)Eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.
(3)Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Sorumluluk sınırları 6102 Sayılı TTK'nun 882. maddesinde düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 882. maddesine göre;
(1)Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı halinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(2)Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu;
a)Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,
b)Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(3)Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.
(4)Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, ---- Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. Düzenlemeleri bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nin 888. maddesinde; "1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir.(2) Fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar." hükmü bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı şirketin 16.10.2009 tarihinde 06/09/2019 tarih ----- seri numaralı faturaya göre toplam 934.148,65 TL bedelli tekstil ürünün davalı aynı zamanda asıl dosyanın davalılarından şirketin münferiden temsilcisi ve ortağı olan ...' sevk ve idaresindeki diğer davalı ... Adına kayıtlı ve şirketin fiilen işleteni olduğu -----plakalı çekici ve---- plakalı dorseye -----ilçesinden yüklenerek ---- ilçesine hareket edildiği sözleşme ilişkisi, taraf ve tanık beyanları ile resmi sicillere göre sabittir. Karayolu ile Eşya Taşıma sözleşme herhangi bir şekil şartına tabi öngörülmemiş olup olayda olduğu gibi sözlü olarak yapılması ve fiilen uygulanması mümkündür. Buna göre sözleşmenin taraflarının davacı şirket ve davalı şirket olduğu taraf beyanlarından çok açık bir şekilde tespit edilmiş durumdadır. Yine davalı ... şirketin münferiden yetkili temsilcisi olması bir yana varsa doğan zarardan fiili taşıyıcı (şoför) olarak müteselsilen sorumlu olacağı açıktır. Böylece davalı ... vekilinin işbu davalı yönünden davalı sıfatına yönelik itirazları yersizdir. (TTK,850,888) Dosya kapsamında yer alan ----- CBS'nin ------ soruşturma sayılı dosyası başta olmak üzere yine taraf ve tanık beyanları ile sair belgelere göre taşıma fiilinin başladığı ve davalı ...' yükün boşaltılması için ertesi günü beklemesi gerektiğinden kullandığı motorlu taşıtı taşımaya konu emtia yüklü bir şekilde----- bulunan ----isimli iş yerine park ettiği ve geceyi geçirmek üzere evine gittiği , geceleyin--- kamera kayıtlarından tespit edildiği üzere -----model bir araçla giren ve kimliği tespit edilmeyen şahıslar tarafından Tır'da yüklü bulunan hazır giyim niteliğindeki tekstil ürününün bir kısmının çalındığı anlaşılmıştır. Olayın hemen akabinde yapılan inceleme ve tespite göre 55 koli ve 1650 adetten oluşan pijama niteliğindeki tekstil ürünü çalınmış olduğu değerlendirilimiştir. Mahkememizce bu tespitler ışığında özellikle davacı şirketin zararı konusunda teknik bilgi ve hesap gerektiğinden dosya----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen taşımacılık ve tekstil alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişi verilmiştir. Bilirkişi ------ tarafından hazırlanan 16/02/2023 tarihli raporda özetle; Taşınan ürünlere konu olduğu belirtilen ve dava dosyasına delil olarak sunulan 06.09.2019 tarihli----- numaralı KDV dahil 934.148,65 toplam tutarında olan İrsaliyeli Fatura kapsamında tazminat tutarının: A. Çalınan malın tamamının 43.15 TL fiyatlı ürün olması ihtimalinde Tazminat Tutarı:1650x43,15-71.197,50 TL (KDV Hariç) B. Çalınan malın tamamı 55.15 TL fiyatlı ürün olması ihtimalinde Tazminat Tutarı: 1650x55,15-90.997,50 TL (KDV Hariç) C. Ağırlıklı ortalama fiyat olarak 45,37 TL alınarak Tazminat Tutarı: 1650x45,37-74,860,50 TL (KDV Hariç) olarak hesaplanabileceği; bu hesaplamalar içinde en makul olanın (C) şıkkı olduğu ve bu konuda takdirin sayın mahkemenizde olduğu yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğine müteakip yapılan itirazlar üzerine dosya ek rapora gönderilmiş ancak bilirkişiler kök raporda sebat etmişlerdir. Bunun üzerine birleşen dosya ve itirazlar da değerlendirilerek bu kez ----Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen sadece taşımacılık alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişi verilmiştir. Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan Birleşen davanın davalısı----- tarafından işletilen ----- Parkı'nda (dolayısıyla da onun hâkimiyet alanında) meydana gelen dava konusu hırsızlık hadisesi nedeniyle sorumluğu doğduğundan (kâr kaybı ve benzeri türdeki dolaylı zararlar dışında) oluşan zararın tazmininden ------mesul tutulabileceği, tahsilini teminen ikame edilmiş olan davanın kabulü halinde, davacının hükmolunacak alacağına, miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere (davacı taraf birleşen dava tarihinden önce miktarını belirtmek suretiyle keşide ettiği ihtarame ile -----mütemerrid duruma düşürmediğinden) 15.08.2022 tarihinden (somut olaya bağlı zararın haksız filden kaynaklandığının kabulü halinde ise 07.10.2019'dan) itibaren 3095 SK. Md.2/2'ye göre avans faizi oranında ticari faiz de yürütülebileceği yönünde rapor ve görüş verilmiştir. İşbu bilirkişi raporda taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Aslında olayda davalıların zarar ve zarar miktarına yönelik esaslı bir itirazları olmayıp deyim yerindeyse ellerine gelen ateş topunu diğer tarafa atmak suretiyle sorumluluktan kurtulmaya çalışmışlardır. Davacı taraf ise ise elindeki ateş topunu olaya karıştığını düşündüğü herkese atmak suretiyle sorumlu arayışına girdiği görülmüştür. Bu kapsamda davacı taraf asıl davada ----- kayıtlarına göre ---- çalışanı olduğu sabit olan---- aleyhine de dava açtıgı gibi, birleşen dava ile de, tır parkını işeleten şirkete karşı ayrı bir dava açmıştır. Tahkikat tamamlanmadan davacı-birleşen dosya davacı vekili tarafından yalnızca birleşen davaya konu miktar toplam 74.860,50 olarak ıslah edilmiş ve ıslah dilekçesi gereğince taraflar yönünden usulü prosedür tamamlanmıştır. Bu işlemlere ve açıklamalara göre davada kuşkusuz hukuken resen gözetilmesi gereken, taraf sıfatı ( Pasif dava ehliyeti) kavramı gündeme gelecektir. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Yargısal uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Başka bir anlatımla dava şartların işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (----). Açıklanan işbu ilke ve hususlar YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN BİR ÇOK KARARINDA DA YER BULMUŞTUR. Bu açıklamalar ışığından tekrar somut olaya döndüğümüzde asıl davada davalı olarak gösterilen ----- isimli kişinin ----- isimli iş yerinde birleşen dava dosyasının çalışanı olduğu, davacı şirket ile bu kişi arasında hiçbir sözleşme ilişkisi bulunmadığı bedihidir. O halde, maddi hukuk yönünden asıl dosya davalılarından ----- davacıya karşı maddi hukuka bağlı bir sorumluluğu bulunmadığı tespit edildiğinden, hakkında açılan davanın sıfat yokluğundan esastan reddi gerekmiştir. Aslı davada davacı vekili tarafından 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığından ve işbu miktar artırılmadığı ve sadece dava konusu edilen miktar (10.000,00 TL) üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi beyan edildiğinden işbu dava değeri üzerinden değerlendirme yapılması gerekmiştir. Buna göre, birbirlerini teyit eden ve bu yönüyle benimsenen bilirkişi raporlarına göre belirlenen miktar ile dava konusu miktar arasındaki bariz farka göre davacının herhalde öne sürülen zararların bu miktarı aşacağı dosya kapsamına giren taraf beyanları, kamera kayıtları, hırsızlık eyleminde kullanılan aracın niteliği ( -----aracın istiap haddi kadar mal çalındığı) fatura bedeline göre sabit görülmüştür. Öte yandan taşıma faaliyete yürüten davalı şirket ve sahibi şoförün basiretli davranma yükümlülüğü esasında; aracı yüklü bir şekilde çalışan ----- beyanı ve soruşturma dosyasından anlaşıldığı üzere ----- kozmopolit sosyolojisi ve benzeri hırsızlık suçu yoğunluğu da düşünüldüğünde yeterince güvenli olmadığı açıkça anlaşılan bir otoparka bırakarak geceyi geçirmek üzere evine gidip yatmasının tam bir basiretsizlik ve pervasızlık örneği olduğu, taşıyıcı tarafından adeta yükün kaderine terk edildiği, Tanık ... beyanlarının işi kendisinin göndermesi nedeniyle davalıları sorumluluktan kurtarma düşüncesinin ürünü kişisel yorumlara dayandığı kabul ve takdir edildiğinden işbu davalıların sorumluluktan kurtulmaları ve sınırlandırmalardan yararlanmaları mümkün görülmemiştir. Açıklanan bu sebeplerle, sorumlulukları kesin olan ve sorumluluktan kurtulma beyyinesi de getiremeyen taşıyıcı davalılar ... ve ------ yönünden davanın kabulü ile; 10.000,00 TL tazminatın; işbu davalıların TTK'nin 850/2 ve 875/1 maddelerine göre sözleşmeye aykırılıktan dolayı sorumlu olmaları nedeniyle temerrütün TBK'nin 117/1 maddesi gereğince dava tarihinden itibaren oluşacağı, ancak taraflanın sıfatı ve işin niteliği gereği avans faiziyle birlikte; davalılar ... ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.138/1, TMK,1/1,6, TTK,18/2, 850, 875, 876, 878, 886, TBK,117/1, HMK,190,198, 266 vd, 282,)
Burada birleşen dosya yönünden yukarıdaki açıklamalar nezdinde ayrı bir parağraf açmak gerekecektir. Birleşen dosya davalısı şirket----- işleteni olup davacı şirket ile işbu davalı şirket arasında da hiçbir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu şirket ile sözleşme ilişkisi içinde bulunan asıl dosyanın davalıları şirket ve/veya şoför arasında olduğu söylenebilir. Nitekim, dosyaya sunulan otopark giriş fişine göre taşımayı gerçekleştiren -----plakala aracın 06.10.2019-07.10.2019 giriş-çıkış tarihleri olayların gerçekleşme biçimine ve dosya kapsamına bire bir uymaktadır. Burada bir kısım asıl dosya davalısı ile birleşen dosya davalısı arasındaki hukuki ilişkiye, Türk Borçlar Kanunu'nun 561 ilâ 580 maddeleri arasında düzenlenmiş olan saklama sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Saklama sözleşmesi; saklayanın saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Açıkça öngörülür veya durum ve koşullar gerektirir ise saklayan ücret isteyebilir. Saklatan, sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları ödemekle yükümlüdür. Saklatan, kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe, saklayanın saklamadan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür. TBK'nin 579. maddesinde otopark sözleşmesi, bir tür saklama sözleşmesi olarak düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, otopark işletmecileri kendilerine bırakılan eşyanın çalınması halinde sözleşmenin diğer tarafı olan saklatana karşı sorumludur. Yine TBK'nin 567. maddesinde, birden fazla kişinin bir eşyanın saklanmasını üzerlerine almaları halinde, müteselsil sorumlu oldukları (TBK. m.162 vd.) düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, davacı şirket saklama sözleşmesinin tarafı olmayıp, doğrudan doğruya sadece asıl davadaki taşıma sözleşmesinin tarafları ile yapılan saklama sözleşmesinin tarafı olan otopark işletmecisi davalı şirkete yönelmesi mümkün değildir. Böylece, davalının davacıya karşı maddi hukuk yönünden bir sorumluluğu bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle birleşen davanın, davada, davalının taraf sıfatı (Pasif Husumet Ehliyeti) bulunmadığından; Davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri her iki dava yönünden aynı yasanın 326/1,3 maddeleri gereğince her aleyhinde hüküm verilen davacı ve davalılar yönünden ayrı ayrı belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de asıl davada aleyhine hüküm verilen bir kısım davalılardan; birleşen davada ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın davalılar ... ve . . . . . yönünden kabulü ile; 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte; davalılar ... ve . . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davada, davalı ... . . . . . taraf sıfatı (Pasif Husumet Ehliyeti) bulunmadığından; Davanın davalı ... . . . . . yönünden Esastan Reddine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından; 170,78 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 512,32 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve . . . . . . müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 440,00 TL posta masrafı, 2.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.272,98 TL yargılama giderinin davalılar ... ve . . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalılar ... ve. . . . . . müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davalı ... . . . . . . kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre işbu davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.7/2, 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalı ... . . . . . verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
-----.ATM'NİN ----. SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI YÖNÜNDEN;
-
)Davada, davalının taraf sıfatı (Pasif Husumet Ehliyeti) bulunmadığından; Davanın Esastan Reddine,
-
)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubuyla bakiye 99,07 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2,13/1 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair; asıl ve birleşen dosya davacısı vekili ile asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49