SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/910 E. 2023/894 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/910

Karar No

2023/894

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/910

KARAR NO : 2023/894

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/11/2022

KARAR TARİHİ : 14/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ----- plaka nolu aracın, ----- plaka nolu aracın sebep olduğu 13.05.2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre karşı tarafın sigortalısı olan aracın kazada kusurlu olduğu bildirildiğini, ---- plakalı müvekkiline ait araçta mezkur kaza nedeniyle değer kaybı ve hasar meydana geldiğini, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere değer kaybı ve hasar bedeli tazminini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu 13.05.2022 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ----- plakalı araçtaki değer kaybı ve hasar bedeli tazminatlarının belirlenmesi mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini, kusur oranına göre değer kaybı ve hasar bedeli hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere 13.05.2022 tarihinde saat 20:00 sularında ---- plakalı araç müvekkiline ait ----- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtildiğini, bu kazanın oluşumunda ----- plakalı araç sürücüsü dikkatsiz davranarak müvekkil araca vurmuş olup, davalı araç sürücüsünün kusuru söz konusu olduğunu, kaza sonucunda müvekkili araç hasara uğramış bunun sonucunda değer kaybı meydana geldiğini, buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ----- sayılı ----yayımlanan ---- Sayılı kararı uyarınca müvekkili şirket aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi hukuken mümkün olmadığını, hasara konu araçta hasara uğramış parçalar belli olup hasar fiyatlarının bilgisi de davacıda mevcut olduğunu, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu usulüne uygun olarak yerine getirilmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 21/01/2022 - 21/01/2023 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalısının kusuru oranında araç başına 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı taraf iddialarına dayanak, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespitine yarar resmî belge veya denetime elverişli herhangi bir somut delil sunamadığını, davacı taraf, davaya konu araçta hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini ve bahsedilen değer kaybı ve hasar bedelinin tamamının müvekkili sigorta şirketinden tazmin edilmesinin gerektiğini ifade ettiğini, iddia edilen değer kaybının ve hasar bedelinin tespiti için uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılmalı ve varsa değer kaybı miktarının bu şekilde belirlenmesi gerektiğini, mevzuat hükmü uyarınca, davacı tarafın hasara uğradığını iddia ettiği ve tamiri mümkün olmayan parçaların eşdeğeri parçaları ile değişiminin yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.7.2020 tarihli ve------ sayılı iptal kararından sonra, maddenin güncel hali AYM tarafından verilen iptal kararından bağımsız bir biçimde, Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddelerine istinaden düzenlendiğini ve halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartların poliçeden doğan işbu uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini, belirtilen nedenlerden ötürü davanın öncelikle usulden ve herhalde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza ve kazalı Motosiklet Fotoğrafları, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre dava açılmadan önce özel dava şartı olarak sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.

Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 13/05/2022 tarihinde davacının maliki olduğu dava dışı ----- isimli kişinin sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı motosiklet ile dava dışı ----- malik/işleteni ve sürücüsu olduğu -----plaka sayılı otomobil -----.kavşağında maddi hasarlı trafik kazasına karışmışlardır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda kazaya karışan sürücüler tarafından görüşlerinin de yazılı olduğu basit krokili maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen -----plaka sayılı araç kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine 21/01/2022-21/01/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 50.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından KTK'nin 97.maddesi gereğince dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar, hasar onarım bedeli ve değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybının ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran önce kusur konusunda rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Trafik Kural ve İşleyişi hakkında uzman bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 19/06/2023 tarihli raporda özetle ; ---- plakalı otomobil sürücüsü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında “h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Altmış (%60), ----- plakalı motosiklet sürücüsü -----2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı; Madde 52 – Sürücüler: “a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadırlar.” maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, yüzde kırk (%40) görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/h maddesinde yazılı geçiş önceliğine uymamak asli kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu olmakla birlikte ,davacı tarafa ait motosiklet sürücüsünün yavaşlama şansı bulunmadığını beyan etmesi karşısında sinyal vererek diğer sürücü ile aynı yöne (sağa) döneceği halde, ışıklı trafik işaretlerinin bulunduğu kavşağa hızlı ve kontrolsüz şekilde girdiği ve yolun en sağını takip etmediği anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirlenen tespit ve kusur dağılımının yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282, Yargıtay ----.HD.-----) Bu tespit ve kabulden hareketle, davacının motosikletinde meydana gelen hasar nedeniyle onarım bedeli ve değer kaybı yönünden ise dosya, yine kanun gereği ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 10/08/2023 tarihli raporda önceki bilirkişi tarafından belirlenen kusur dağılım da benimsenip gözetilerek yapılan değerlendirmede özetle; dosya içeriğinde bulunan ----- tarafından düzenlenen ekspertiz raporunun, söz konusu kazada hasara uğrayan----- plakalı motosikletin hasarının, trafik kazasının meydana gelme şekli ile uyumlu olduğu, motosiklet onarım ve işçilik değerleri 19.630,14TL' ni kadri maruf bulunduğu, ---- plakalı----- model ----- motosikletin meydana gelen trafik kazası sonrası hasarı nedeniyle, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen 15.740,89TL değer kaybının davacı tarafından sigorta mevzuatları kapsamında ve ------plaka sayılı araç sürücüsü kusuru oranında (15.740,89TLx% 60 = 9.445,00TL) talep edilebileceği yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi tarafından belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının, kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre; parça ve işçilik yönünden hasar bedelinin, motosikletin değer kaybı olarak belirlenin miktarın da, motosikletin marka, model ve kilometresine bakıldığında rayiç piyasa koşullarına göre kadri maruf sayılması gerektiğinden hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Bu kapsamda yapılan itirazlar yerinde görülmediğinden, talebi gereği kendisini talep artırım için süre verilmiş ve davacı vekili tarafından belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada talep artırılarak harç tamamlanmıştır. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetilerek, haksız fiil kapsamında davacının gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; zararın, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketinden istenebileceği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve talep artırım dilekçesi verilerek harcın tamamlandığı da görülmüş ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK, 49, 50/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden ise başvuruya bağlı olarak KTK'nin 97 ve 99.maddesi gereğince oluşan temerrüt tarihi, genel nitelikteki faiz talebi ve sigortalı aracın hususi niteliğine göre işleyecek yasal faiz tür ve oranı, poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 11,778,00 TL hasar onarım tazminatı ve 9.445,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 21.223,00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 07.07.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. (AY.138/1, TMK,1/1)

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )Davanın kabulü ile; 11,778,00 TL hasar onarım tazminatı ve 9.445,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 21.223,00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 07.07.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

  2. )Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.449,74 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 80,70 TL harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 362,44 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.006,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. )Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  4. )Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 362,44 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi gideri, 106,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.641,34‬ TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. )Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. )6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle . . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerasliyeticaretFiilden(HaksızmahkemesidavatalephükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim