SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/703 E. 2023/850 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/703

Karar No

2023/850

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/703

KARAR NO : 2023/850

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/11/2021

KARAR TARİHİ : 30/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı-----31.03.2021 tarihli ---- nolu 11.037,24 TL tutarlı fatura ve 09.04.2021 tarihli ----- nolu 2.020,77 TL tutarlı fatura borçlarından kalan bakiye 8.856,83 TL'nin, borçlu/davalı---- tarafından ödenmediğini, bu sebeple taraflarınca ---- İcra Dairesi'nin----- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, kötü niyetli olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın aynı araç ile birçok mal aldığını, defalarca irsaliye ve fatura düzenlendiği ve diğer borçların ödendiğini beyan ederek; davalı borçlunun ----. İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında cari bir ticari hesap mevcut olduğunu, ancak; davaya konu edilen iki adet faturaya ilişkin herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, davalının, davacıya bu nedenle herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde bahsi geçen 31.03.2021 tarihli ----- nolu 11.037,24 TL tutarlı fatura ve 09.04.2021 tarihli ----- nolu 2.020,77 TL tutarlı faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan ürünlerin teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinde davalı firmanın mal teslim almaya yetkili bir çalışanın ya da şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, sevk irsaliyesinde şoför olarak imzası bulunan ... davalı şirketin çalışanı olmayıp davalı adına mal teslim alma yetkisi bulunmadığını, bu kişinin davacının çalışanı olduğunu tahmin ettiklerini, sevk irsaliyesinde davalı ile ilgisi olmayan kişilerin imzası bulunduğunu, bu nedenle davalı şirketi bağlayıcı mahiyette olmadığını beyan ederek; davanın reddine, haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER:-----.İcra Dairesinin -----dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Taraf Şirketlerin bağlı Bulunduğu Vergi Daireleri Mükellef Kayıtları ve BA-BS Formları, (2021 BA/BS formları) Faturalar, Sevk İrsaliyeleri, ---- Kayıtları ,---- Noterler Birliği araç Kayıtları, Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri, Bilirkişi Raporu, Mesaj Kayıtları, Tanık, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

Davacı tanığı) ... ;ben yaklaşık 15-16 yıldır davacı şirkette üretim sorumlusu olarak çalışırım ve halen işime devam etmekteyim, biz şirket olarak kimyasal madde üretir ve satarız, davalı şirkette bizim müşterilerimizden biridir, ben bana sormuş olduğunuz faturaların içeriğini tam bilemiyorum bu hususa muhasebe servisi bakmaktadır, bana sormuş olduğunuz ... isimli şahsı ise tanıyorum bu şahıs bizim şirketten sürekli olarak panalven tipi bir aynı araçla gelip malzeme alıp götürüyordu, bu şahıs benim bildiğim ve gördüğüm kadarıyla ---- Şirketi adına hareket ediyordu, daha doğrusu bizden aldığı malzemeleri davalı şirket adına teslim alıyordu, ben bu kişinin 15-20 defa mal teslim aldığını bizzat gördüm ancak ne kadar mal aldığını veya bu malların ücretini bilemiyorum ben yine bu kişinin bizden aldığı malları davalıya verip vermediğini bilemem' şeklinde beyanda bulunmuştur.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :

Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali ve Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, hak düşürücü süre ve harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas-----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları çıkartılarak dosyaya konulmuş; bağlı bulundukları ----- Vergi dairelerinden vergi mükellef kayıtları ile özellikle uyuşmazlığa konu 2020-2021 yıllarına ait BA-BS formları getirtilmiş ve dosyaya kazandırılmıştır. Ayrıca teslim yönünden tanık dinlenmiş, ----- ve araç kayıtları istenmiştir.

Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı şirket vekili tarafından----.İcra Dairesinin---- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen 31/03/2021 tarihli 11.037,24 TL, 09/04/2021 tarihli 2.020,77 TL bedelli faturalara dayalı olarak bakiye alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebliğine bağlı olarak yasal süresi içinde davalı/borçlu tarafından icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, bunun üzerine icra takibinin durdurulduğu ve davacı-alacaklı tarafından bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış, işin niteliği gereği uyuşmazlığın çözümüne etki edecek gereken tüm bilgi ve belgeler ilgili yerlerden celbedilmiştir. Akabinde öncelikle taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda faturalar düzenlendiği , takibin temelinin de bakiye fatura alacağından kaynaklandığı ve taraflarca ticari defter ve belgelere de delil olarak dayanıldığı anlaşılmakla, 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 maddeleri ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. ----Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Bilirkişi SMMM ----tarafından tarafların ticari defterleri ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 29.05.2022 tarihli raporda özetle; Davacının, dava ve takibe konu olmayan 12.03.2021 tarihli -----no.lu 6.436,30 TL tutarlı, dava ve takibe konu edilen, 31.03.2021 tarihli ----- no.lu 11.037,24 TL tutarlı, 09.04.2021 tarihli -----no.lu nolu 2.020,77 TL tutarlı faturalara konu malların davalıya teslimine ilişkin düzenlenen sevk irsaliyelerinde, fatura muhteviyatında ki ürünlerin,-----plakalı araç ile ... tarafından teslim alındığına dair imza bulunduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı defterlerinde kayıtlı olmayan davacı faturası olarak kayıt edilen 28.05.2021 tarihli -----no.lu 10.766,87 TL tutarlı faturanın, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından BS formunda bildirilmemiş olduğu, davalının iş bu fatura kaydını neye istinaden yaptığına dair dosyada dayanak belge veya faturada bulunmadığı, dosya kapsamında davalının 19.02.2021 tarihli 472,00 TL tutarlı aide faturasının, davacı tarafa tebliğ edildiğine veya iade faturasının davacının hangi faturasına istinaden düzenlendiğine ve iade edilen mallara ilişkin sevk irsaliyesi bulunmadığı, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının, takibe konu olmayan 12.03.2021 tarihli -----no.lu 6.436,30 TL tutarlı, dava ve takibe konu edilen 31.03.2021 tarihli ----- no.lu 11.037,24 TL tutarlı ve 09.04.2021 tarihli ----- no.lu no.lu 2.020,77 TL tutarlı faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü halinde, davacının takibe dayanak gösterilen 2 adet faturadan kaynaklı bakiye alacağının 8.856,83 TL olduğu, bu halde 8.856,63 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 9016,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek taraf vekillerince bildirilen beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir. (HMK,266,281, 282,) Mahkememizce bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede uyuşmazlığın faturalara konu malların teslimi noktasında olduğu anlaşılmakla ve teslim konusunda ispat yükü davacıda olduğundan davacı tarafından gösterilen tanıklanın dinlenmesine ve teslim olgusunun araştırılmasına karar verilmiştir. Buna göre tanık ... dinlenmiş ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi doğrulayarak malların sürekli olarak davalı şirket adına diğer tanık ... tarafından teslim alındığını beyan etmiştir. Tanık olarak gösterilen ...'a bütün usulü işlemlere rağmen ulaşılamamış ve taraf vekillerinin vaki vazgeçme iradelerine göre işbu tanık dinlenmemiştir. Ne var ki sevk irsaliyelerine göre malların teslim ve taşınması için adın geçen ...' ın ----- kayıtları ve taşımada kullanılan ----plakalı araç kayıtları getirtilmiştir. Buna göre işbu kişinin davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmemiş ise de, aracın ... adına kayıtlı olduğu ve cinsi itibarıyla iddiayı ve dinlenen tanık beyanlarını doğruladığı anlaşılmıştır. Mamafih, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olması , taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki kapsamında başkaca faturalar ve ödemelerin bulunması, takibe ve davaya konu faturalardaki ve sevk irsaliyelerindeki imzalı ve plakalı teslim olgusu yanında, özellikle dosyaya mübrez tarafların çalışanlarına ait inkar edilmeyen mesaj kayıtlarına göre davacı taraf adına dava konusu alacağın ödenmesi konusundaki oldukça nazik taleplerde bulunulmasına karşın ödemenin yapılacağı ifade edildiği ve sürecin sükut edilerek geçiştirildiği ve nihayetinde ödemenin yapılmadığının hukuken ve vicdanen tespit edilmesi karşısında; davalı tarafın teslime ve teslimi alan kişinin çalışan olmadığına yönelik savunması TTK'nin 18/2 maddesinde düzenlenen basiretli tacir kavramı nezdinde TMK'nin 2.maddesi kapsamında yerinde görülmemiş ve uyuşmazlığa konu faturalarda/sevk irsaliyeleri, yer alan malların teslim edildiğinin ispat edildiği kabul ve takdir edilmiştir. Filhakika, davalının artık faturalara konu malların bedelini ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı şirket ise bu yönde bir savunma ve delil sunmamıştır. Böylece davacının icra takibine konu ettiği alacağına ilişkin davasını TMK'nin 6. HMK'nin 190 ve 222/3 maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan kendi ticari defter ve kayıtları, sevk irsaliyeleri ve faturalar, tanık beyanı, mesaj kayıtları, bilirkişi raporu ve sair delillerle açıkça ispat ettiği anlaşılmıştır. Binaenaleyh, taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre takip tarihi itibariyle faiz tür ve oranı ile 6098 Sayılı TBK'nin 117/1 maddesi gereğince temerrütün icra takibiyle oluştuğu gibi hususlar da gözetilmiş ve dosyaya mübrez bilirkişi raporunun da mahkememizce kabul edilen teslim vakıasına göre gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yeterli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile; davalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin -----Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (8.856,83 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.(AY,138/1,TBK,207 vd, TMK,2,3,TTK,18/2,HMK,266,vd,190,222Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibe konu alacak yönünden davalının itirazının haksızlığına karar verilmiş olması ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin evveliyetle sabit olması, davaya esas faturaya konu malların teslim alındığının kabul edilmesi karşısında davalı borçlu yönünden asıl alacak/borç likit/muayyen olduğu anlaşılmakla İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluştuğundan asıl alacağın % 20'si olan 1.771,36 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. )Davanın KABULÜNE,

  2. )2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı. borçlunun. . . . İcra Dairesinin . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (8.856,83 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen DEVAMINA,

  3. )Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (8.856,83 TL) %20'i olan 1.771,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. )Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 605,01 TL karar ve ilam harcından; dava açılışında peşin yatırılan 106,98 TL harcın ve icra dosyasından alınan 44,28 TL harcın mahsubuyla bakiye 453,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  5. )Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  6. )Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 106,98 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 204,25 TL posta masrafı ve 850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 1.229,03 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. )Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 8.856,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. )6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (8.856,83 00 TL <17.830,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeticaretİptaliİtirazınmahkemesidavatalepSatımdan(TicarihükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim