İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/467 E. 2023/811 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/467
2023/811
20 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/467
KARAR NO : 2023/811
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2020
KARAR TARİHİ : 20/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davalıdan 989.594,24 TL alacaklı olarak gözüktüğünü, müvekkili tarafından davalının defalarca aranmasına rağmen bakiye borcunun ödenmemiş olması nedeniyle alacağın tahsili amacıyla----- İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'dan aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılarak karara verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki alacak iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddia ettiği dava konusu faturaların mevcut dahi olmadığını, davacı tarafça bir takım faturalardan kaynaklı cari hesaba dayanan bakiye alacaklarının olması ve dava konusu borçların halen ödenmemesi sebebiyle müvekkiline yönelik icra takibi başlatmış olmasının hukuki bir dayanağının olmadığını, davacı tarafla müvekkili arasında herhangi bir akdi ilişkinin mevcut olmadığını, ayrıca müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanmış cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını, davacının iddiasındaki gibi müvekkili ile davacının alacaklı olduğunu gösteren mutabakat yapılmadığını, davacı tarafın alacağa dayanak gösterdiği faturalar ve buna ilişkin ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, dosyaya sunulan faturalar ve sevk irsaliyeleri, ticari defterler, cari hesap ekstreleri müvekkilinin hesaplarında mevcut olmadığını, taraflar arasında yapılmış hiçbir cari mutabakat da yapılmadığını ve söz konusu evraklarda müvekkilinin imzası veyahut herhangi bir beyanının da bulunmadığını, davacıdan daha önce alınan ürünlerin bedellerinin eksiksiz bir şekilde ödendiğini, davacıya başkaca bir borçlarının bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde davacı şirketin müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin takipte belirtilen 989.594,24 TL borcunun olmadığının açık ve net olarak ortaya çıkacağını, müvekkilinin borcu bulunmamasına rağmen davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ----- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosya ile hakkında icra takibi başlatıldığını söz konusu takibe haklı ve yerinde itiraz ettiklerini belirterek, davacının açmış olduğu davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
-----. İcra Müdürlüğü---- Esas sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları,SMMM ----- eliyle düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 29.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğunu ve lehine delil vasfı bulunduğu, tarafların ticari defterlerine göre dava konusu alacağa dayanak tüm faturaların taraf defterlerinde ve BA/BS formlarında aynen kayıtlı olduğu, dosya kapsamında davalı şirket tarafından faturaların iade edildiğine veya faturalar içeriği malların teslim alınmadığına ilişkin somut belgenin bulunmadığı, davacı defterlerinde, davalının hesabına borç kayıt edilen, eş değişle davalıya iade edilen toplam 898.447,19 TL tutarlı senet/veya çek ödemelerin davacı tarafından tahsil edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı, davalı tarafından davacının hesabına borç kayıt edilen, eş değişle davacıya ödenme kaydı yapılan toplam 1.928.245,19 TL tutarlı senet ve/veya çeklerin davacıya verildiğine dair dayanak belge bulunmadığı, hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 14.05.2019 takip tarihi itibariyle davalından 1.130.941,84 TL alacaklı olduğu, işbu alacağın 989.594,24 TL'sin dava ve takip konusu edildiği belirtilmiştir.
SMMM ----- eliyle düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı vekili tarafından 10.02.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan, --- Ekstre başlıklı belge ile ---- verilen evraklar başlıklı belgenin resmi evraklar olmadığı, sunulan ekstrede, davacı tarafa verildiği belirtilen ve davalı tarafından davacı adına yürütülen ----- Kodlu Satıcılar hesabında kayıtlı olan davacı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 1.550.920,50 TL tutarlı ödemelere ait olarak dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığı, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen bütün faturaların, davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından BA formu ile bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, dosya kapsamında davalı şirket tarafından faturaların iade edildiğine veya faturalar içeriği malların teslim alınmadığına ilişkin somut belgenin bulunmadığı, davacı defterlerinde, davalının hesabına borç kayıt edilen, eş değişle davalıya iade edilen toplam 898.447,19 TL tutarlı senet/veya çek ödemelerin davacı tarafından tahsil edildiğine dair dosyada dayanak belge bulunmadığı. davalı tarafından davacının hesabına borç kayıt edilen, eş değişle davacıya ödenme kaydı yapılan toplam 1.928.245,19 TL tutarlı senet ve/veya çeklerin davacıya verildiğine ve davacı tarafından tahsil edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı, hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 14.05.2019 takip tarihi itibariyle davalıdan 1.130.941,84 TL alacaklı olduğu, işbu alacağın 989.594,24 TL'sin dava ve takip konusu edildiği tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava,----İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, d davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Müdürlüğü ----Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 989.594,24 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde, davalının hesabına borç kayıt edilen ve davalıya iade edilen toplam 898.447,19 TL tutarlı senet/veya çek ödemelerinin davacı tarafından tahsil edildiğine dair dosyada dayanak belge bulunmadığı, davalı tarafından davacının hesabına borç kayıt edilen ve davacıya ödeme kaydı yapılan toplam 1.928.245,19 TL tutarlı senet ve/veya çeklerin davacıya verildiğine ve davacı tarafından tahsil edildiğine dair dosyada dayanak belge bulunmadığı, bu haliyle HMK m. 222/3 gereği davalı tarafın ödeme kaydını ispat edemediği anlaşılmakla tüm açıklamalar kapsamında davacının davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun . . . . İcra Müdürlüğü’nün . . . . Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 989,584,34 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 989,584,34 TL'nin % 20 si olan 197.916,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 67.598,50 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 11.790,58 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 55.807,92 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 11.790,58 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 1.337,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 138.854,28 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20