İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/789 E. 2023/775 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/789
2023/775
13 Kasım 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/789
KARAR NO : 2023/775
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalıya ait ----- plakalı araç, müvekkili Sigorta Şirketi tarafından 29/12/2019 başlangıç tarihli ve ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ----- plakalı sigortalı araç, 27.11.2020 tarihinde -----sevk ve idaresindeyken, park halinde bulunan -----plakalı araca çarptığını, bu aracın zarar görmesine neden olduğunu, dosyada mevcut 27.11.2020 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; 27.11.2020 tarihinde saat 15.48 sularında-----plakalı sürücüsü firari araç ----Sokakta park halinde bulunan ----- plakalı araca çarparak olay yerini terk suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada zarar gören -----plakalı araç sürücüsü ... tarafından zararın tanzimi için Sigorta Tahkim Komisyonuna (10/12/2021 tarih ve -----sayılı) başvurulduğunu, 22.03.2022 tarih ve----- Karar sayılı Hakem Heyeti Kararına göre tespit edilen tutar-----. İcra Dairesi -----sayılı dosyasına müvekkili şirketçe ödendiğini, her ne kadar kaza tutanağında olay kazaya karışanlarca 27.11.2021 tarihinde ve saat 15.48 de meydana gelmiş olarak gösterilmişse de; müvekkili şirketçe yaptırılan özel araştırma sonunda sigortalı davalıya ait aracı kullanan sürücünün esasen olay sonrası hiç durmayarak olay yerinden kaçtığını, zarar gören araç malikinin plakadan yaptığı araştırma sonunda davalı sigortalıya ulaştığı ve kaza yerine aracı kullandığını iddia eden----- geldiğini ve tutanağın kazadan saatler sonra tutulduğu tespit edildiğini, davaya konu kaza sebebiyle müvekkili şirketçe zarar görene ödenen hasar bedelinin olay yerini terk etmeleri nedeni ile rücuen tazmin ve tahsili için, Sigorta Poliçesi ve Genel Şartlara aykırı davranan davalı sigortalı hakkında taraflarınca ----- İcra Müdürlüğü'nün-----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve icra takibi durduğunu, taraflarınca ilgili yasa gereğince arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak uzlaşmanın mümkün olmadığını, davalı borçlunun, aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibi konusu borca ve borcun fer'ilerine yapmış olduğu itirazların tümü haksız, mesnetsiz, usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle, haklı davamızın kabulüyle davalı borçlunun takip konusu borca ve borcun fer'ilerine vaki tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafça müvekkil hakkında-----.İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası üzerinden ----- plakalı araca zarar vermesi nedeniyle, müvekkil hakkında Hasar bedeli ve değer kaybının dava dışı ...ödendiği gerekçesiyle icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz etmemiz üzerine arabuluculuk aşamasının olumsuz sonuçlanmasından sonra iş bu davanın açıldığını, öncelikle zamana aşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının mevcut olduğunu, her ne kadar sigorta şirketince özel araştırma sonucunda müvekkile ait araç sürücüsünün olay sonrası hiç durmayarak olay yerinden kaçtığını, zarar gören araç malikinin plakadan yaptığı araştırma sonucunda davalı sigortalıya ulaştığını ve sonra kaza tespit tutanağının tutulduğunu iddia edilmiş ise de; iddiaları kabul etmediğini, davacı şirketçe yapıldığı söylenilen özel araştırmaların ve davacı şirketçe dosyaya sunulan hasar araştırma raporunun tamamen usule aykırı bir şekilde araştırma yapıldığını, müvekkile ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, olaydan çok sonra olaya ilişkin kaza tutanağının tutulduğu söylenilmiş ise de; müvekkile ait aracın kaza yapmasından sonra hasar gören müvekkile ait ----- plakalı araç sürücüsünün, -----plakalı araç maliki ile görüşmeleri üzerine kaza tespit tutanağı tutulduğunu, iddia edildiği üzere olaydan çok uzun süre sonra kaza tespit tutanağı tutulmadığını, hasar gören araç malikine ulaşılır ulaşılmaz kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza yerini terk iddiasını kabul etmemekle birlikte, tek başına kaza yerini terk rücu sebebi olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte müvekkili olay yerini terk ettiği mahkemece kabul edilecek olsa dahi kasıtlı bir şekilde olay yeri terk edilmediğini, müvekkili tarafından araç maliki olan -----plakalı araç sahibine kazadan hemen sonra bir miktar ödemede yapıldığını, bu nedenlerle; öncelikle davacının talebinin reddine karar verilmesi ile avukatlık ücreti dahil yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----. İcra Müdürlüğü'nün----ve ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası, Araç Trafik kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yazı cevabı.
---- İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;
Dava dışı takip alacaklısı ... tarafından dosyamız davacısı olan takip borçlusu aleyhine toplam 38.015,61 TL alacak yönünden 04.04.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "Hakem Uyuşmazlık Kararı'nin esas ve ----karar sayılı 22/03/2022 karar tarihli ilamı" açıklamasının gösterildiği, 30.05.2022 tarihinde dosyaya 43.412,35 TL ödendiği görülmüştür.
-----. İcra Müdürlüğünün------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 48.034,71 TL toplam alacak yönünden 15.08.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "Borçluya ait müvekkilim şirket sigortalısı -----plakalı aracın karıştığı 27.11.2020 tarihli kazada----- plakalı araca verdiği zarar bedeli müvekkilim şirketçe karşılanmış olup, aslında sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiği ve kaza tutanağını saatler sonra tuttukları için iş bu takip ile sigortalı borçluya rücu edilmektedir." açıklamasının gösterildiği, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından 02.09.2022 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin olay yerini terk sebebine dayalı rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Somut olayda; davalı tarafa ait ve davalı ... şirketine sigortalı -----plakalı aracın 27.11.2020 tarihinde dava dışı -----sevk ve idaresindeyken, park halinde bulunan-----plakalı araca çarparak, bu aracın zarar görmesine neden olduğu, kazada zarar gördüğü iddia edilen -----plakalı araç sürücüsü ... tarafından zararın tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna (10/12/2021 tarih ve ----- Karar sayılı) başvuruda bulunulduğu, 22.03.2022 tarihinde verilen karar ile hükmedilen tazminat bedelinin davacı tarafça ----İcra Dairesi ------Esas sayılı dosyasına ödendiği, huzurdaki davaya dayanak icra takip dosyası ile davalı tarafa ait araç sürücüsünün olay yeri terk etmesi ve ödenen tazminatın teminat dışında kaldığı iddiasıyla dava dışı zarar görene ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
"Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
14.05.2015 tarih ve -----sayılı -----yayınlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın " Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı " başlıklı B.4.f maddesine göre, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.
Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ------ sayılı kararı ile "Somut olayda rücu hakkının dayanağı olarak zararı oluşturan olay tamamen sigortalının kusuru nedeniyle oluşmuştur. Davacı ..., sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle, sigortalının yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, dosya içeriğine göre davalının olay sonrasında kolluk güçlerine ifade verdiği ve kaza tutanağına uyan beyanı ile de kusurun tamamının kendisinde olduğunu belirtmiştir. Salt olay yerinde bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermez." şeklinde karar verilerek sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; Davacı ... ile davalı arasında düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 30.05.2015 /2016 tarihli olduğu, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre 16.01.2016 tarihinde ----- plakalı aracın ----- istikametinden-----istikametine doğru seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidişe göre yolun solunda bulunan orta refüje çıkmak suretiyle ters dönerek durduğu, arkadan gelen ----- plakalı aracın durduğu, -----plakalı aracın duramayarak, söz konusu araca çarptığı, çarpmanın ivmesi ile aracın -----plakalı araca çarpmasıyla 3 taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ----- plakalı araç ve -----plakalı araç sürücülerinin tespit edilemediğinin tutanakta belirtildiği, düzenlenen tutanakta ----- plakalı araç sürücüsünün KTK 56/1. maddesi gereğince kusurlu olduğu, -----plakalı araç sürücüsünün 56/1-A maddesini ihlal ettiğinden 2. derecede kusurlu olduğunun açıklandığı, davacı şirket tarafından davacı şirket tarafından ----- plakalı araç sigorta şirketine 25.03.2016 tarihinde 15.525-TL hasar ödemesinin yapıldığı, davalı ZMMS sigortalı araç sürücüsünün olay yerini kaçmak suretiyle terk ettiği iddiası ile davacı sigortacı 3.kişiye ödenen hasar tazminatının teminat dışı olduğundan bahisle, davalı sigortalısına karşı rücuen tahsil için icra takibi başlatılmış, icra takibine süresinde itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından sigortalı araç sürücüsünün alkollü veya ehliyetsiz olma ihtimalinden söz edilmiş, sigortalı aracı kullandığı belirtilen-----yapılan sorgulamasında, 27.02.2012 tarihinden itibaren ehliyeti olduğu ve iptal edilmediği, sigortalı aracı kullandığı belirtilen kişinin ehliyetsiz araç kullanmadığı, sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olması ve Trafik kazası tespi tutanağında anlatılan kazanın meydana geliş şekli karşısında, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği sonucuna varılmakla, sigorta şirketinin sigortalıya rücu hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça davalının alkollü olması ve firar etmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığı iddia edildiği, davacının bu iddialarını ispatlama yükümlülüğü olduğunu, salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığı gibi sigortalıya rücu sebebi de olmadığını, yine dosya kapsamı itibariyle sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu sabit olmadığı gibi kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğine dair bir delil bulunmadığını, bu halde rizikonun teminat dışında kaldığını kabul etmeye yetecek bilgi ve bulgu bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir."---- BAM-----HD ----Esas ----- Karar sayılı ilamı.)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu olayda kaza anından yaklaşık 4 saat sonra davalı tarafa ait araç sürücüsü tarafından dava dışı zarar görene ulaşılarak kaza tespit tutanağı tutulduğu, dava konusu olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında dava dışı zarar gören ve davalı taraf beyanlarının aynı doğrultuda olduğu, tutanak içeriğindeki hususların dava dilekçesine ekli "Hasar Tespit Raporu" nda da tekraren kabul edildiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile de olayın oluş şekli ve kusur durumuna ilişkin herhangi bir itirazın ileri sürülmediği, yukarıda yer verilen BAM kararı ve içeriğinde yer alan Yargıtay kararında da belirtildiği üzere salt olay yerinde bulunmamanın sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermeyeceği somut olayın özelliklerine bakıldığında aksi yöndeki kabulün hakkaniyete aykırı olacağı, bu haliyle dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirme yapılabilmesi için yeterli olduğu, usul ekonomisi gereği tanık ve bilirkişi incelemesine gerek olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 580,05 TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 310,20 TL harcın davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38