İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/215 E. 2023/568 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/215
2023/568
14 Eylül 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/215 Esas
KARAR NO: 2023/568
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/01/2020
KARAR TARİHİ: 14/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve ------- plakalı araca haciz konulduğu, müvekkil tarafından ilgili icra dosyasına dilekçe verilerek borca itiraz edildiğin. İhtirazi kayıt düşülerek 1.572,00 TL ödeme yapıldığını, icra takibi haksız olduğundan ödenen bedelin iadesi gerektiğini, müvekkilin davalı bankadan taşıt almak için ticari kredi kullandığını ve --------- plakalı aracı satın aldığını, ödemelerin bir kısmın gecikmesi ve temerrüte düşmesi nedeni ile hakkında --------- Esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını ve borcun tamamının ödenerek dosyanın infaz edildiğini, ticari taşıt kredisinden dolayı müvekkilinin 16.10.2018 günü itibari ile her hangi bir borcu kalmadığını, davalının bir kez daha müvekkil aleyhine 17.12.2019 tarihinde kasko poliçesinden kaynaklanan prim borcu olduğu iddiası ile takip başlattığını, müvekkilin davalıya kasko poliçesinin olduğunu, poliçe istemediğini ifade etmesine rağmen bir kez daha aracı sigortaladığını ve prim bedelini tahsil etmek için takip başlattığını, müvekkilinin aracını kasko sigortası yapma konusunda serbest olduğunu, nitekim 08.06.2019 tarihinde -------- Sigorta isimli şirkete kasko yaptırdığını belirterek icra dosyasına kasko prim borcu olarak ödenene 1.572,70 TL'nin ödeme tarihi olan 19.12.2019 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından --------- plakalı araç için --------- sayılı poliçe ile kasko sigortası yapıldığını, müvekkil ile davacı arasında ak edilen sözleşme neticesinde borçluya kredi kullandırıldığını, borçlunun borlarını ödememesi üzerine kendisine ----------- Noterliğinin 08.04.2018 tarihli -------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini borçlu aleyhine prim borcunun tahsili talebi ile --------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, taraflara arasındaki sözleşmede sigorta poliçesinin otomatik olarak yenileneceğinin kararlaştırıldığını, davacının prim borcundan sorumluluğunun olduğunu belirterek davanın reddini beyan ve talep etmiştir.
----------ATM'NİN ----------- ESAS --------- KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA;
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde ----------İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin kendisine ulaşmadan, telefon ile aranarak, --------- plakalı araca haciz konulduğunu, aracın bağlanacağı ifade edilerek ödeme yapılması istendiğini, bu nedenle, 05.02.2020 tarihinde --------- Esas sayılı dosyasına dilekçe verildiğini, talebin haksız olduğunu, borca itiraz edildiğini, istirdad davası açma haklarını saklı tuttukları hususunda ihtirazi kayıt düşüldüğünü ve 1552,74 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı bankadan taşıt almak maksadıyla ticari kredi kullandığını ve --------- plakalı aracı satın aldığını, ödemelerin bir kısımının gecikmesi nedeniyle hakkında --------- Esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını ve 16.10.2018 günü kredi borcunun tamamının icra dosyasına ödendiğini, ödeme neticesinde rehnin paraya çevrilmesi şerhi ve yakalama şerhi kaldırıldığını ve dosyanın infaz edildiğini, müvekkilin, davalıya ticari taşıt kredisinden dolayı, 16.10.2018 günü itibariyle herhangi bir borcu kalmadığını, davalının daha önce de 17.12.2019 tarihinde kasko prim borcu iddiası ile -------- Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığını, bu dosyaya da haciz baskısı altına ödeme yapmak zorunda kalındığını, bu bedelin iadesi için de -------- Esas sayılı dosyası ile istirdad davası açıldığını ve dosyanın derdest olarak devam ettiğini, davalının, 31.01.2020 tarihinde ikinci kez --------- numaralı, 08.06.2019 tarihli kasko poliçesinden kaynaklanan prim borcu iddiası ile müvekkili aleyhinde taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, müvekkili aleyhinde yapılan takip nedeniyle --------- Esas sayılı icra dosyasına da, 1 552,74 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, müvekkili ile davalı arasında kurulan taşınır rehin sözleşmesinden doğan kredi borcunun 16.10.2018 günü, --------- Esas sayılı dosyası ile tamamen ödenerek kapanmasına, rehin sözleşmesinin artık hükümsüz olmasına, davalının artık bu şekilde takip yapma hakkı olmamasına rağmen davalının prim borcu iddiası ile sürekli taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmaya tevessül ettiğini, müvekkilinin davalıya, aracın zaten kasko poliçesinin olduğunu, poliçe istemediğini ifade etmesine rağmen, davalının haksız talepler ile sigorta prim bedelini tahsil etmek için müvekkili aleyhine taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, davalının yapmış olduğu icra takibinde haksız olduğunu, takip yolu seçiminden dolayı ayrıca kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla davalının ayrıca kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bunların yanında, aracın sigortası mevcut iken bankanın iştiraki olan -------- Sigorta isimli şirketten sigorta yaptığını iddia ederek; davanın kabulü ile -------- Esas sayılı dosyasına ödenen 1.552,74 TL'nin davalıdan, ödeme tarihi olan 05.02.2020 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak kanuni temerrüt faizi ile birlikte tazmin edilerek istirdadına, davalının dava konusu alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili kurum ile borçlu/davacı -------- arasında akdedilen sözleşme neticesinde borçluya kredi kullandırıldığını, borçlu lehine açılan krediler nedeniyle doğan tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere -------- plakalı aracı müvekkili kuruma rehnedildiğini, söz konusu aracın müvekkili kurum tarafından -------- numaralı poliçe ile kaskolandığını, borçlunun borçlarını ödememesi üzerine, kendisine --------- Noterliği'nin 09.04.2018 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, iş bu ihtarnamelerin davalının müvekkili bankaya bildirmiş olduğu en son adresine gönderildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla borçlu aleyhine poliçe prim borcunun tahsil edilmesi talebiyle ---------- E. sayılı dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, vadesi gelen diğer sigorta prim taksitlerine ilişkin olarak ise; işbu davaya konu -------- E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, sonuç olarak her iki takip dosyasının farklı dönemlere ait sigorta prim borcuna ilişkin takipler olduğunu, davacının imzalamış olduğu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ve borçları yerine getirmediğini, bu sebeple borçlu aleyhine yasal takibe geçildiğini, iş bu davanın, davacının altında imzası bulunan Kasko Sigorta Poliçesinin ilgili maddeleri karşısında haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira söz konusu Kasko Sigorta Poliçesi'nde "sigorta poliçesi 1 yıl olup hasar olmaması durumunda poliçenin vade bitiminde, ürünün yenileme tarihindeki geçerli primi üzerinden otomatik olarak yenileceği" dendiğini, ayrıca Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinde bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği hudut dairesinde, serbestçe tayin olunabileceği vurgulandığını, bunun dışında borçluların kendi temerrüdünden ve bundan kaynaklı faiz ve ferilerden de sorumlu olduklarını, borçlunun ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve takip tarihine kadar herhangi bir ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü, davacının haksız ve yolsuz taleplerinin, tamamen müvekkili kurumun alacağını sürüncemede bırakmak amacını taşıyan kötüniyetli talepler olduğunu, borca yapılan böylesi itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı da ödenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddine, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
---------ATM'NİN ---------- ESAS -------- KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA;
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine --------- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi , -------- Esas sayılı dosyası ile de taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattıklarını ve müvekkiline ait -------- plakalı araca haciz konulduğunu, aracın bağlandığını ve bu durumun akabinde ödeme yapılmasını istenildiğini ve icra dosyalarına haciz baskıları altında ödeme yapılmak zorunda kalındığını ve icra dosyalarına toplam 3.947,67 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafa hiçbir borcu olmadığı halde ve müvekkilinin onayı olmadan kasko poliçe , prim, borç iddiaları ile müvekkili davalının sürekli icra takipleri başlattığını, davalının bir kez daha --------- esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve müvekkilin aracının bağlandığı, haciz baskısı altında para tahsilatı yapıldığını, haksız ödenen bu paranın iadesi için -------- esas sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, davalı yanın, yine sigorta prim borcu iddiası ile müvekkili aleyhine --------- esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, bu dosyada da haciz baskısı altında ödeme yapıldığını ve bu paranın iadesi için ---------- esas sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, bu davanın --------- esas sayılı dosyası ile birleşerek derdest olarak devam ettiğini beyan ederek davalının haksız kötü niyetli bir biçimde icra takibi yapması nedeni ile icra dosyasına haciz baskısı altında yapılan ödemelerin iadesinin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdatına, dosyanın --------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Birleşen--------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- esas sayılı dosyası, Birleşen -------- esas sayılı dosyası, -------- esas sayılı dosyası, --------- esas sayılı dosyası UYAP içeriği, ---------- esas ve -------- esas sayılı dosyası UYAP sureti, -------- Esas sayılı --------- Esas sayılı, --------- Esas sayılı dosyaları, -------- Bankası'na ait Genel Kredi Sözleşmesi Sureti, --------- plakalı araca ait poliçe örneği ve sicil kaydı,-------- ve --------- Sigorta Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçeleri, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanakları, Bilirkişi Raporu, Dosyadalardaki mevcut sair tüm bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLAR: Dava; Asıl dava ve birleşen davalar 2004 Sayılı İİK'nin 72/7,8 maddeleri gereğince Açılmış İstirdat ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İstemine İlişkindir. Asıl dava ve birleşen dava dosyaları taraflar arasındaki aynı hukuki ilişkiden yani sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından yapılacak açıklamalar ve gerekçe ortak olacaktır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davalarda mahkememizce ve birleşen dosyalar yönünden mahkemelerce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları ile hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiş, deliller toplanıp incelenmiş ve tahkikat tamamlanmıştır. Karar duruşmasına katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Mahkememizce asıl ve birleşen dosyalar yönünden dayanak --------- Esas sayılı -------- Esas sayılı, -------- Esas sayılı dosyaları fiziki ve UYAP sistemi üzerinden getirtilerek Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, icra dosyalarının infaz edildiği ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davaların açıldığı tespit edilmiştir. Davacı her üç davada da ödemek zorunda kaldığı paraların gerçekte verilmesinin gerekmediği iddiası ile iadesini /istirdatını istemektedir. Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır; 2004 Sayılı İİK'nin 72/7-8 madde ve fıkralarında " Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde ,umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları ,takibi yapan icra dairelerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi ,davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur" düzenlemesi bulunmaktadır. İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İlk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. İkinci şart ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehditi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/7). İstirdat davasında önemle vurgulanması gerekli bir husus daha vardır ki, o da; borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılması gerekir (İİK.m.72/7.) Dolayısıyla, borçlunun parayı doğrudan alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelin icra dairesine ödendiği tarihte bir yıllık istirdat davası açma süresi başlar. 6098 Sayılı TBK'nin 77.maddesinde 'Haklı bir sebep olmaksızın ,bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.' hükmü bulunmaktadır. Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacının davalı bankadan ticari kredi kullanmak suretiyle --------- plakalı aracı satın aldığı, yanlar arasındaki sözleşme gereğince aracın rehin olarak verildiği, sözleşmeye göre davacı tarafından taksitlerin bir kısmının ödenmemesi nedeniyle davalı şirket tarafından---------- Esas sayılı dosyası ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış ve davacı-borçlu tarafından 16.10.2018 tarihinde borç ödenerek dosya infaz edilmiştir. Bu hususlar anılan icra dosyası ile sabittir. Yine davalı şirket tarafından kasko poliçesinden dolayı asıl davaya veya birleşen davalara konu ----------- Esas, ---------- Esas, --------- Esas sayılı dosyalarından aynı nevinden icra takipleri yapılmış ve borçlar icra dosyalarından anlaşıldığı üzere ödenmiş ve dosyalar kapatılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık rehinli aracın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kasko sigorta poliçesi yapılması ve poliçenin düzenlenme tarihleri ve kapsamın ile süresine ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında tüm deliller toplanmış ve dosya üzerinden rapor düzenlenmesi için bir bilirkişi görevlendirilmiştir. Bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen 17.03.2023 tarihli raporda özetle ; Mahkemeniz dosyasına konu ----------- Esas sayılı dosyası ile talep edilen sigorta priminin yerinde olmadığı , davacı sigortalının sorumluluğunun oluşmayacağı, Birleşen ---------- Esas sayılı dosyasına konu edilen ---------- ve-------- Esas sayılı dosyası ile talep edilen sigorta priminin yerinde olmadığı , davacı sigortalının sorumluluğunu oluşmayacağı, Birleşen --------- Esas sayılı dosyasına konu edilen -------- Esas sayılı dosyasında, iki ayrı poliçe için prim borcu talep edildiği, ----------- sayılı kasko sigorta poliçesi yönünden bakiye prim borcundan davacının sorumluluğunun bulunduğu, ---------- sayılı kasko sigorta poliçesi yönünden bakiye prim borcundan sorumluluğunun oluşmadığı, ancak icra takibinde her iki poliçenin primleri ayrıştırılmadan toplam 1.002,77 TL talep edildiği, icra takibine konu edilen her iki poliçenin primlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun davalı banka tarafından ayrıştırılması gerektiği, ayrıştırma sonrasında davacının ne kadarlık kısım yönünden sorumluluğunun bulunmayacağının belirlenebileceği yönünde tespit ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilirmiştir. Bilindiği üzere Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde tanımlanmıştır. Hükme göre sigorta sözleşmesi, "sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir". Bu hükme göre, sigortacı, belli bir prim karşılığında sigorta ettirenin malını yahut bedensel zararlarını doğabilecek rizikolara karşı sigorta etmeyi kabul etmektedir. Bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen olaydır. Sigorta sözleşmelerinde tarafların hak ve yükümlülükleri 6102 sayılı TTK'nin 1421 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İlk olarak sigortacının borç ve yükümlülükleri düzenlenmiş olup bunlar arasında kendisi ile sözleşme yapılacak olan kişinin satın alacağı ürün ile ilgili olarak onu aydınlatma yükümlülüğü, akabinde sözleşme ile teminat altına alınan rizikoyu taşıma yükümlülüğü ve rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna karşın sigorta ettirenin de borç ve yükümlülükleri 6102 sayılı TTK'nin 1430 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup ilk olarak sigorta primini ödeme ve akabinde sözleşmenin yapılmasında beyanda bulunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Beyan yükümlülüğü sigorta sözleşmesine ilişkin olarak sigortacının sözleşmeye yönelik kararını etkileyebilecek önemli hususların bildirilmesini kapsamaktadır. Önemli olma kıstası sigortacıya hiç bildirilmeyen veya eksik yahut yanlış bildirilen bir hususun sigortacının kararına etkilemeye elverişli olup olmadığı saptanarak belirlenmektedir. Bu aşamada sigortalının sigortacıya yönelik bildirimde bulunması doğru beyan yükümlülüğü ile sağlanmalıdır. Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, görüldüğü üzere taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. 6102 sayılı TTK'nin 1434. maddesinde “sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur. İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur. İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır”. hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı TTK'nin 1456/5 maddesinde ise “Sigorta ettiren veya sigortacı tarafından sözleşme feshedildiğinde veya sözleşmeden cayıldığında; sigortacı, fesih veya cayma bildirimi kendisi tarafından yapılmışsa, söz konusu bildirim tarihinden, diğer hâllerde sözleşmenin sona ermesinden itibaren, onbeş gün içinde, durumu sınırlı ayni hak sahiplerine bildirir. Sigorta sözleşmesi, ayni hak sahipleri yönünden sözleşmenin sona ermesinden itibaren onbeş gün süre ile geçerli olur. Durumu öğrenen ayni hak sahibi, bu onbeş gün içinde sözleşmeye devam edeceğini sigortacıya bildirmediği takdirde, sigorta sözleşmesi, ayni hak sahibi için de geçersiz hâle gelir. Ayni hak sahibi sözleşmeye devam etmek isterse, sigortacı haklı bir neden olmadığı sürece bu istemi reddedemez.” hükmü düzenlenmiştir. Burada kısmen anılan yasal düzenlemeler ve genel hukuki prensiplere göre yeniden somut olaya döndüğümüzde; taraflar arasındaki rehin sözleşmesi ilişkinin esasen 16.10.2018 tarihi itibariyle sona erdiği, buna rağmen rehin sözleşmesine esas aracın bir ihtiyari sigorta poliçesi olan kasko sigortasının kendiliğinden yenilendiği, TTK'nin 18/2 maddesi gereğince basiretli tacir kavramına dahil davalının işbu yükümlülüğe uymadığı gibi TMK'nin 2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralını da aykırı olarak sözleşmenin fiilen ve hukuken sona ermesine rağmen poliçenin otomatik olarak yenilemesini yaparak davacının zararına hareket ettiği, davacının başka bir şirketten kasko sigortası bulunduğundan bu durumun menfaatine de olmadığı, davacının telefonla aranıp ulaşılamamasının davalıya poliçeyi otomatik yenileme hakkı vermediği, davalının aydınlatma yükümlüğü ve ihtar prosedürünü işletmeden prim ödeme borcundan dolayı üst üste takipler yapmak suretiyle davacının icra takiplerini ödemek zorunda bırakıldığı, gerek asıl ve gerekse birleşen dosyalar yönünden davalının işlemlerinin başta sözleşme hürriyetine aykırılık olmak üzere külliyen hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olup davalıca yapılan iş ve işlemlerin TBK'nin 526 vd maddelerine göre iş sahibinin iradesine ve menfaatlerine aykırı şekilde vekaletsiz iş görme kapsamında kaldığı düşünülmüştür. Öyleyse, icra baskısı altında yapılan işbu ödemelerin aslında verilmesinin lazım gelmediği ve oluşan mevcut duruma göre davalı açısından sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden İİK'nin 72/7,8 ve TBK'nin 77 vd maddeleri gereğince iade edilmesi gerektiği aşikardır. Binaenaleyh, davacının asıl ve birleşen davaların TMK'nin 6, HMK'nin 190 ve İİK'nin 72/8 maddeleri nazarında esastan ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesi nazarında ödeme tarihlerine göre oluşan temerrütler, aracın niteliğine göre faiz tür ve oranı da denetlenmek suretiyle, dosyada mukim gerekçeli ,denetime açık ,hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için genel olarak esasa dair benimsenen bilirkişi raporu da gözetilerek ; asıl dosyada --------- E.sayılı dosyasına yatırılan 1.572,70 TL'nin 19/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, birleşen -------- Esas Sayılı dosyasında ---------- Esas sayılı dosyalarına yatırılan toplam 1.552,74 TL'nin 05/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, Birleşen -------- Esas Sayılı Dosyasında ---------- E.sayılı dosyasına ve --------- E.sayılı dosyalarına yatırılan toplam 3.947,67 TL'nin 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına karar verilmiştir. Davacı tarafın haksız ve kötüniyetli takipler nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; 2004 sayılı İİK'nin 72/7,8 maddelerinde düzenlenen İstirdat davasında kötüniyet tazminatı talep edilebileceğine yönelik yasal bir düzenlemede bulunmadığından her bir davada ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yeri gelmişken; yasal hiçbir dayanağı olmayan işbu ve benzeri taleplerin ileri sürülmesinin 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2/1,2 maddelerine aykırılık oluşturacağının değerlendirildiği ifade edilmelidir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince her bir dosya yönünden ayrı ayrı tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi-------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. Maddeleri gereğince . . . . . . . . . E.sayılı dosyasına yatırılan 1.572,70 TL'nin 19/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına,
-
)Davacının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin REDDİNE,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 215,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı 54,40 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 87,35 TL posta masrafı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.203,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca 1.572,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
BİRLEŞEN --------- ATM'NİN -------- ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. Maddeleri gereğince . . . . . . . . Esas sayılı dosyalarına yatırılan toplam 1.552,74 TL'nin 05/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına,
-
)Davacının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin REDDİNE,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 215,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı 54,40 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 68,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 185,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca 1.552,74 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,
BİRLEŞEN --------- ATM'NİN --------- ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)2004 Sayılı İİK'nin 72/VII ve 72/VIII. Maddeleri gereğince . . . . . . . . . E.sayılı dosyasına ve . . . . . . . . E.sayılı dosyalarına yatırılan toplam 3.947,67 TL'nin 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya itasına,
-
)Davacının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin REDDİNE,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubuyla bakiye 215,45 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı 67,42 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 14,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 149,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca 3.947,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, asıl ve birleşen dosyalar davacısı vekilleri ile asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekilinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının her bir dosya yönünden ayrı ayrı miktarlar itibariyle (1.572,70 TL / 1.552,74 TL/ 3.947,67 TL < 17.830,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49