İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/821 E. 2023/433 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/821
2023/433
8 Haziran 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/821 Esas
KARAR NO: 2023/433
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30/10/2022
KARAR TARİHİ: 08/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ------ Müdürlüğü hizmet sahasında ----- Mahallesi ----- Sokak No:---- Arası ----- adresinde 01.02.2020 tarihinde, davalı ----- yapmış/yaptırmış olduğu kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirketine ait kablo ve alt yapı tesislerine hasar verildiğini, şirketlerine verilen hasarlar nedeniyle, şirket elemanlarınca hasarlar tespit edildiğini, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetvelleri düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından hasarların giderildiğini, zararın tazmini için alacağının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca ----- nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibe ilişkin ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı taraf borcun tamamına itiraz edildiğini, ----- Arabuluculuk Bürosuna yapılan müracaatın anlaşmazlıkla sonuçlandığını, arz ve izah edilen nedenlerle, davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle davacının iş bu davaya ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle davanın, zamanaşımına uğramış olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ------ şirketi 01.02.2020 tarihinde ----- Müdürlüğü hizmet sahası ----- Mahallesi ----- Sokak No:----- adresinde bulunan tesislerine hasar verildiği iddiası ile ----- Sayılı dosya ile takip başlattığını, borca süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafından iş bu dava açıldığını, -----, 4646 Sayılı Kanuna göre,----- genelinde doğalgaz dağıtım ve satış faaliyetini yürüten, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, kayıtların tetkikinde; söz konusu adreste ----- ----- İnşaatı işi kapsamında ----- şirketleri iş ortaklığı tarafından kazı çalışması yapıldığını, ancak davacının iddia ettiği hasara ilişkin ellerinde herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle, meydana gelen hasarın iddia olunduğu şekilde doğalgaz çalışmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilemediğinden hasar kalemlerini kabul etmediklerini ------, doğalgazın şehir içi dağıtımını ve satışını yapmakta olup bunun dışında başka hiçbir faaliyet gerçekleştiremediğini, buna göre, müvekkili şirket -----’ ın asıl işi, ----- ili genelinde doğalgazın sürekli ve güvenli bir şekilde dağıtımını gerçekleştirdiğini, yasal düzenlemelere göre doğalgazın alt yapısıyla ilgili her türlü yapım işleri EPDK’dan yapım ve hizmet sertifikası almış kişi kurum ve kuruluşlara yaptırılmak zorunda olduğunu,----- Yapım ve Hizmet Sertifikası olmadığını, dolayısıyla alt yapı işleri bu konuda EPDK tarafından uzmanlığı sertifikalarla onaylanmış ve yetki verilmiş firmalara ihale edildiğini, ----- işin yapımını ihale uzmanına devrettiğinden işle ilgili kontrolün yine EPDK mevzuatı uyarınca ancak işin belirtilen zamanda kendisine teslim edilip edilmediği, şartnamede belirtilen malzemenin kullanılıp kullanılmadığı hususlarında olduğunu, iş bitirilip kendisine teslim edilinceye kadar uzmanlığı olmayan konuda işe müdahale ve yönlendirme yetkisi ve yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu hasarın tamir ve bakım miktarları da çok fahiş gösterildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda hasarın giderimi için talep edilen masrafların gerçek değerlerinden yüksek tutulduğunun açıkça görüleceğini, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar kalemlerini ve belirlenen masraf miktarlarını da kabul etmediklerini, ayrıca haksız fiilden kaynaklanan davalarda alacak likid olmadığından icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davaya konu olan kazı çalışması, ----- şirketi tarafından yapıldığından davanın bu firmalara ihbarını talep ettiklerini, yapılan kazı çalışmaları sırasında 3. şahıslara verilebilecek her türlü hasara karşı müteahhit firmalar tarafından ----- SİGORTA kapsamında sigorta yaptırıldığını, hasarın verildiği tespit edildiği takdirde davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz açılan davanın, husumet ve esas yönünden reddine, davanın müteahhit firma ve sigorta şirketine ihbar edilmesine, dava yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :------ sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Hasar Tespit Tutanağı, Hasar Bildirim Formu, Hasar Keşif Tutarı Formu, Hasar Giderim Belgeleri, Fotoğraflar, Tanık, 11.02.2019 tarihli Sözleşme, ----- ve----- Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali ve Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak dava şartları, hak düşürücü süre ,ilk itirazlar ve zamanaşımına ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davaya esas ------- sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca ------- Belediye Başkanlığına ve ------ Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız fiil eyleminin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından ----- hizmet sahasında ----- Mah. ----- Sok.No:----- ------- adresinde yapılan kazı çalışması sırasında verilen hasarın onarım bedelinin tahsili için davalı şirket aleyhinde ------ sayılı takip dosyası ile genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir. Somut olayda davalı şirketin kazı çalışmasını alt taşeron şirketin yaptığını savunarak sözleşme gereği kendilerine husumet yöneltilemeyeceği savunması haksız fiil sorumluluğunun sözleşme ile ortadan kaldırılamayacağı , işin sahibinin davalı şirket olduğu, davalı şirket ile eylemi bizzat yapan şirket arasındaki sözleşme ilişkisinin iş ilişkiye ilgilendirdiği, zarar görenin müteselsil sorumlu olan her iki şirkete başvurabileceği gibi birinden de talepte bulunabileceği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalının zamanaşımı itirazı da TBK'nin 72.maddesi gereğince takip tarihi itibariyle haksız fiil tarihinden itibaren iki yıllık süre dahi dolmadığından dinlenmemiştir. Hal böyleyken dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu , davalı ---- esasen zarara ve zarar miktarına ilişkin bir itiraz öne sürmediği değerlendirilmiştir. Dosyada bulunan 11.02.2019 tarihli sözleşmeye göre davalının dava dışı ------ şirketleri ortaklığı ile haksız fiilin vuku bulduğu alanı da kapsayacak şekilde servis hattı yapılması konusunda sözleşmesi bulunduğu görülmüştür. ------ Belediyesi tarafından gönderilen müzekker yanıtındaki bilgi ve belgelere göre de davalı şirketin işbu alanda kazı ruhsatı aldığı bakidir. Kaldı ki su, doğal gaz, ------, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşenen kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği maruftur. Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluğun sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır. Öte yandan davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararın ve miktarının davacı şirket tarafından açıkça dökümünün gösterildiği zararın hizmetin aksamaması için giderildiği ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya ibraz edilerek zararın ve miktarının esasen açıkça ortaya konulup ispat edildiği ve sürecin de işin bizzat takibini yapan tanık tarafından doğrulandığından uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delile gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Bütün bunlara göre davalının haksız fiilden doğan zararı, TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte varsa yüklenici firmalarla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda yalnızca davalıya da yönelebileceği ve tarafların tacir sıfatına göre ticari faiz talep edilebileceği ve uygulanabileceği düşüncesi hakim olmuştur. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince ispatlanan davanın kabulü ile ; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------ sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.575,44 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle toplam 4.658,70 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı şirket yönünden yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı. borçlunun . . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.575,44 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle toplam 4.658,70 TL üzerinden aynen DEVAMINA,
-
)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 318,23 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 237,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 55,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 227,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 3.575,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın, miktar yönünden (4.658,70 TL< 8.000,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:01