İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/563 E. 2023/378 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/563
2023/378
25 Mayıs 2023
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/563 Esas
KARAR NO : 2023/378
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile idare arasında işletmesi altında bulunduğu işyerine ait olan ----- adresine su temin etmek için 06.02.2020 tarihinde imzalanan ------ nolu sözleşmenin borcunun ödenmediği tespit edildiğini, bu durum ekte sunulan abone hesap kartı ve abone föyünde görüldüğünü, ödenmeyen tahakkukların tahsilini teminen merkezi takip sistemi ile icra takibi başlatıldığını, takip tarihi itibariyle ilgili sözleşmenin 968,31 TL asıl alacak 3,04 ödenmemiş faiz, 88,28 TL faiz, 15,89 TL KDV olmak üzere toplam 1.075,52 TL borcu bulunduğunu, davalının vaki itirazı sebebiyle duran icra takibinin devamı için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkili idarenin, 2560 sayılı kanunla su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, ilgili kanunun 2. m.de ----- görevleri sayıldığını, 13. maddede su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden ücret alınacağı, 23. m.de ise, hizmetlerin sunulması için tarifeler yapılacağı düzenlendiğini, Tarifeler Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri de aboneye verilen hizmet itibariyle fatura tanzimi, bedeli ve faturaların zamanında ödenmemesi ile kaçak veya usulsüz su kullanılma hallerinde uygulanacak prosedürü düzenlendiğini, bu hükümlere istinaden davalıya, tahakkuk yapıldığını, davalı iş bu tahakkukları ödemediğinden hukuki yollara başvurulduğunu, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sürecin anlaşmama ile sona erdiğini, belirtilen nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER :Merkezi Takip Sisteminin (MTS) ------ esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Abonelik Sözleşmesi, Abone Föyü, Hesap kartı, Fatura, ----- Vergi Dairesi Kayıtları, ------Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği kayıtları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi uyarınca İtirazın İptali, Takibin devamı ve Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanI üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya esas Merkezi Takip Sisteminin (MTS) ------ Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; Merkezi Takip Sisteminin (MTS) ------ Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında su abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, abonelik sözleşmesi, ilgili bilgi ve belgeler ile fatura getirtilmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede davalının borca itirazında sözleşme ilişkisini inkar etmediği , itirazın genel ve soyut nitelikte olduğu, davalının iş yeri niteliğindeki yerde tüketim sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalara konu bakiye borcu ödemediği, borcun miktarının kamu kurumu niteliğindeki kurumsal yapı tarafından kanun ve yönetmeliği uygun olarak hesaplandığı, faturalara ve takibe konu borcun sabit, itirazın haksız ve yersiz olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, mevcut sözleşme ilişkisi ve sair tüm deliller de gözetildiğinde açıkça ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; faiz oranı ve KDV'ye yönelik hususlar da gözetilip denetlenmek ve teyit edilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile, davalı-borçlunun Merkezi Takip Sisteminin (MTS) ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 968,31 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 tamerrüt faizi uygulanmak suretiyle toplam 1.075,50 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı taraf da borcunun varlığı ve miktarını açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumdadır. Bu nedenlerle davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve davalı-borçlu yönünden sözleşme, icra takip dosyası, faturalar ve bilirkişi raporu itibariyle mevcut alacak/borç likit/muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmakla asıl alacağın % 20'si olan 193,66 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı. borçlunun Merkezi Takip Sisteminin (MTS) . . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa ( 968,31 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 tamerrüt faizi uygulanmak suretiyle toplam 1.075,50 TL üzerinden aynen DEVAMINA,
-
)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın %20'si olan 193,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 99,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
)Arabuluculuk Kanununun 18/A. (13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca . . . . . . bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç 11,50 TL vekalet harcı, 72,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 245,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 1.075,50 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; davalının yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (1.075,50 TL <17.830,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:55