SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/812 E. 2024/649 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/812

Karar No

2024/649

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/812

KARAR NO : 2024/649

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/11/2023

KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ----- ait ---- plakalı araç ile 31/12/2022 tarihinde müvekkili davacıya ait konteynera dikkatsizlik sonucu geri geri gelirken haksız bir şekilde çarptığını, müvekkiline ait konteynerin büyük bir hasara uğradığını, meydana gelen hasar sonrasında müvekkilinin poliçe genel ve özel şartlarında gösterildiği davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu, sigorta şirketince davacıya gönderilen ibranamede söz konusu konteynerin piyasa rayiç değerinin 59.000,00 TL olarak tespit edildiğini, konteynerin sovtajını 15.000,00 TL davalı sigorta şirketinin ödeme yapacağı miktarın 35.000,00 TL olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından davacıya 35.000,00 TL ödeme yapıldığını, 9.000,00 TL KDV bedelinin ödenmediğini bildirdiğinden bahisle eksik ödenen bedelin tazminini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından -----25.01.2023 tarihinde 35.0000 TL ödenmiştir. Teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının başkaca hak ve alacağı kalmamıştır. Davacı ile mutabakata varılmış olup haksız davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının tespiti bakımından

dosyanın Adli Tıp Trafik Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, aracın pert olup olmadığı rayicine göre değerlendirilmesi gerektiğini, poliçenin teminat bedeli gözetilmesi gerektiğini, davacının aracının kasko sigortacısı

öğrenilerek hasar dosyasının celbinin yapılmasını talep ettiklerini, araç mahrumiyet ve çekici ücreti ZMS teminatı dışında olduğunu, tüm bu anlatımlar ve emsal kararlar kapsamında ve hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Aleyhimize tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için

tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, başvuru konusu haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle, karşı tarafın Avans / Ticari / Temerrüt Faizi talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, usule yönelik itirazlarımızın karara bağlanmasına karar verilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH:

Davacı vekilince sunulan 16/09/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile müddeabihin bedel artırım yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde müvekkiline ait konteynerda meydana gelen pert total bedeli için talep ettikleri 10,00-TL tazminat alacaklarını, davalı sigorta şirketinin daha önce hasara ilişkin olarak yapmış oldukları ödemelerin mahsubu ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti dahilinde talebimizi 8.990,00 -TL artırarak toplamda 9.000,00 TL nin davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazısı nedeni ile davacıya ait konteyner da hasar bedeli tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle;Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- plakalı aracın sürücüsü ------ meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu,konteyner maliki ----- kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı, davacının talep edebileceği bakiye zarar bedelinin 9.000 TL olduğu, davacının davalıdan talep hakkı olduğu,temerrüt tarihinin bildirim tarihi 31.08.2023 +8 işgünü= 11.09.2023 olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin ----.sayılı kararı).

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi---- hukuku ilkelerine göre sigortacının, poliçe limitini aşmamak kaydıyla gerçek zarar ve buna tahakkuk edecek KDV miktarı ile sorumlu olacağı (Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 05/03/2013 tarih, ----- Esas, ---- Karar sayılı kararı, aynı dairenin 10/09/2012 tarih, ---- Esas, ----- karar sayılı kararları ile Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarih, --- Esas, ---- karar sayılı kararı da bu yöndedir.),Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda ---- plakalı aracın sürücüsü -----meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu,

konteyner maliki ------- kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı, davacının talep edebileceği bakiye zarar bedelinin 9.000 TL olduğu, bilirkişi tarafından verilen rapor ile tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişinin hasar bedeli hesaplamasının usulüne uygun olduğu, yukarıda açıklanacağı üzere kdv nın dahil edilmesi gerektiği sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı nazara alınarak davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile,

  1. 9.000 TL hasar tazminatının davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limite gözetilmek suretiyle 25/01/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,

  2. Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 614,79 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL ile değer artırım ile tamamlanan 155,00 TL olmak üzere toplam 424,85 TL' nin mahsubu ile bakiye kalan 189,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 155,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 694,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 148,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.148,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  7. Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  8. Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeincelemeticaretFiilden(HaksızmahkemesikabulüıslahgerekçeKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim