SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/835 E. 2024/642 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/835

Karar No

2024/642

Karar Tarihi

17 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/835

KARAR NO: 2024/642

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 04/12/2023

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı---- plaka sayılı araç, müvekkili sigorta şirketi nezdinde -----numaralı Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığını, 01/07/2022 tarihinde sigortalı aracın trafik kazasına karıştığını, tanzim edilen tutanakta, davalının sahibi bulunduğu ----- plakalı vasıta sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin tespit edildiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ile de kayıt altına alındığını, kaza dolayısıyla, 23.06.2023 tarihinde, mağdura zararı için 100.000,00 TL hasar tazminatı sigorta poliçesi kapsamında ödendiğini, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı B.4.f maddesi gereği sigorta poliçesi nezdinde ödenmiş olan 100.000,00 TL tazminat bedelinin tahsili amacıyla; -----İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunu itirazı ile takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi gerektiğini, davacı yanın, müvekkili şirket adına kayıtlı ----- plakalı aracın kendileri nezdinde ZMS kapsamında sigortalı olduğunu ve aracın 01.07.2022 tarihinde kazaya karıştığını belirtmişse de, bu husus doğru olmadığını, müvekkili şirkete ait söz konusu ---- plakalı araç 01.07.2022 tarihinde hiçbir kazaya karışmadığını, söz konusu araç kazaya karışmadığı için olay yerini terk gibi bir durum da söz konusu olmadığını, tek taraflı ve gerçekleri yansıtmayan sözde tutanak nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, aracın hiçbir şekilde kazaya karışmadığını, kaza oldu ise dahi, başka bir araç ile kaza yapılmış, plakada hata yapılmış veya ikiz sahte plaka ile kaza gerçekleşmiş olabileceğini, kesinlikle ve kesinlikle müvekkiline ait aracın böyle bir kazaya karışmadığını, davacının ilk olarak müvekkiline ait aracın söz konusu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, tek taraflı tutulan ve sadece beyana bağlı olan bir tutanağa itibar edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı, kaza dolayısıyla 23.06.2023 tarihinde mağdur araç için 100.000,00 TL hasar tazminatı ödediğini iddia etmişse de; kimse kendi kusurundan hak elde edemez genel kuralı gereği söz konusu bedeli müvekkilinden talep etmesi mümkün olmadığını, somut olayımızda müvekkiline ait araç kazaya karışmadığından, kaza oldu ise dahi müvekkilinin dışında başka bir araç ile meydana geldiğinden emsal olarak sunulan kararın dosyayla ilgisi bulunmadığını, şartları oluşmadığından İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyan ile, izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün ----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün -----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda ," Davacı şirkete sigortalı, davalının maliki olduğu araç sürücüsünün (Firari Sürücü) ( --- plaka sayılı ----- markaltip araç sürücüsü) %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, dava konusu araç sürücüsü dava dışı ---- plaka sayılı----markaltip, ----- model araç sürücüsü) %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, vaktin gündüz olduğu, ışık kontrollü kavşak olduğu, dava konusu otomobil ile çekicinin herhangi bir temasının olmadığı hususu, dava konusu otomobilin trafik lamba direğine çarpması sonucu direğin devrildiği ve otomobilin spin attığı ve ağır hasar aldığı hususu da dikkate alındığında, Kolluk Görevlileri tarafından hazırlanan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının kısmındaki değerlendirmeye tarafımca uyulduğu, 01/07/2022 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ve olay yeri hasar fotoğrafları dikkate alındığında, ----- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın, kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, dava konusu --- plaka sayılı ----marka tip, ----- model aracın kaza tarihi itibariyle dava konusu kazadan önceki piyasa rayiç değerinin serbest piyasa koşullarında 700.000,00 TL ve hasarlı değerinin-sovtaj değerinin 395.000,00 TL olabileceği, aracın hasar durumu ve onarılması durumunda toplam hasar tutarının 327.371,36 TL hesaplandığı hususu ve mevcut hasarlı değeride dikkate alındığında onarımının ekonomik olmadığı, pert-total kabul edilebileceği, dava konusu ----- plaka sayılı araçta meydana gelen hasar-zarar tutarının kaza tarihi itibariyle (700.000,00 TL - 395.000,00 TL -) 305.000,00 TL olabileceği, davalı tarafa ait araç sürücüsünün (Firari sürücü) kusuruna isabet eden tutarın; 305.000,00 TL x %75 kusur oranı = 228.750TL olabileceği, davalı tarafa ait ---- plaka sayılı ----marka tip aracın, davacı ---- Sigorta Şirketi'nce düzenlenen, dava konusu 01/07/2022 tarihini kapsayan, 04-06-2022 / 04-06-2023 tarihleri arasında geçerli, ---- nolu ZMS -TRAFİK Sigorta Poliçesi bulunduğu, ZMS -TRAFİK Sigorta Poliçelerinin, 01/07/2022 tarihinden sonraki kaza olayları için araç başına maddi hasar teminatı 100.000,00 TL, kaza başına maddi hasar teminatı 200.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında davacı sigorta tarafından dava konusu ---- plaka sayılı aracın hasar/zararına ilişkin 23/06/2023 tarih ve “100.000,00 TL” tutarlı dekont örneği bulunduğu, davacı sigorta tarafından, davalı tarafa ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı icra dosyası kapsamında, 100.000,00 TL Toplam Alacak (100.000,00 TL asıl alacak (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz)| olan, 18/09/2023 tarihli İlamsız takip başlatılmış olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı ---- Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan ----- plakalı aracın Zorunlu trafik sigortası poliçesi 04.06.2022-04.06.2023 tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 01.07.2022 tarihinde gerçekleşmiştir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Yargıtay ---- HD.'nin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair -----Sayılı ilamında da bu husus belirtilmiştir.Somut olayda davalıya ait aracın sürücüsünün %75 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında ----- plakalı aracın hasarlandığı ve araçta 305.000 TL hasar meydana geldiği, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin belirtildiği, davalının Genel Şartlar B.4. Maddesindeki zorunlu nedenlerden dolayı olay yerini terk ettiğini ispat edemediği, davacı sigortanın sigortalısına rücu şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf aracının kazaya karıştığı ve olay yerini terk ettiği olgularını kabul etmemekte ise de sahteliği ispatlanmamış kaza tespit tutanağına göre davalıya ait aracın trafik kazasına karıştığı ve olay yerini terk ettiği, kaza tespit tutanağını hazırlayan polis memurları tarafından olay yerini gören kamera kayıtlarının incelendiği, kamera kayıtlarına göre davalının aracının kazaya karışıp olay yerini terk ettiğinin belirlendiği görüldüğünden davalının savunmalarına itibar edilmemiştir. Ayrıca davalı vekili tarafından olay yerini gören kamera kayıtlarının celbi talep edilmiş ise de aradan geçen zaman dikkate alındığında kamera kayıtlarının muhafaza edilmemiş olması ihtimali ile usul ekonomisi gereğince ve kaza tespit tutanağına göre de polis memurları tarafından kaza görüntüleri incelenerek tutunak tutulduğu anlaşıldığından davalının talebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmadığından dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

  1. Davalının . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,

  2. Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,

  3. Karar harcı 6.831‬,00. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.207,75 . TL harcın mahsubu ile bakiye 5.623,25‬. TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 269,85. TL başvurma harcı, 1.207,75. TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.477,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  5. Davacı tarafından yapılan 53,50. TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.053,50. TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

  9. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretİtirazınİptalimahkemesi(HaksızEylemdenZararKaynaklanangerekçeNedeniyle)hükümsavunmakabulünetrafik

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim