İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/747 E. 2024/580 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/747
2024/580
12 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/747 Esas
KARAR NO:2024/580
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/11/2019
KARAR TARİHİ:12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ilkokul 1. sınıfta trafik kazası geçirdiğini kaza esnasında araba arkasında bisiklet ile sürüklendiğini, bu tarihten sonra kekelemeye başladığını,----- o yıllarda bir ay psikiyatrik tedavi görmüşse de kekelemesi hiçbir zaman düzelmediğini, 42 yaşında davalı ---- evlendirildiğini, davalı ----- zamanla davranışlarının değiştiğini, davalı --- maaşlarını aldığı kart bu dönemde---- olduğunu, ----- sayılı dosyasında 03.06.2015 tarihinde boşanmalarına karar verildiğini, kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, boşanmaya ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden sonra ---- kandırarak, notere götürmüş ve ------- yevmiye sayılı vekaletnameyi aldığını, anılan vekaletname ile ------ mirasçılık belgesi alma ve satış vaadi sözleşmesi yapma yetkilerini aldığını, vekaletname sureti incelendiğinde sol alt köşede -------yazdırıldığı görüleceğini, vekaletnamenin alındığı gün huzurdaki dava konusu senetlerin de davalı müvekkile zeka geriliğinden faydalanılarak imzalatıldığı gün olduğunu, bu vekaletname dahi ----- her şeyi tek tek planladığının çok açık bir örneği olduğunu, bu vekalet ile ----- babasından kalan -------yeri satmayı planladığını, dava konusu senetlere dayanılarak 05.10.2015 tarihinde icra takibi başlatılması neticesinde, ---- haberdar olduğunu, -----arasında bu konu konuşulurken, ------ dava konusu senetleri imzaladığı tarihte kendisinden ayrıca vekaletname alındığını ağzından kaçırdığını. bunun üzerine ------ kardeşinden hangi noterde vekaletname verdiğini öğrenerek, ----- yevmiye sayılı azilnamesi ile --------azledilmesini sağladığını, -----nedeniyle kandırılmaya çok müsait olduğunu, ve bu durumunun çok eski tarihlere dayandığını, 2001 yılında işyerindeki şefi için 5 bankaya kefil olmuş, borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle, aile o dönemde de ciddi sıkıntılar yaşandığını, evlilikleri döneminde davalı -------defalarca bankalardan kredi çektirdiğini, ayrıca ------ yardım sandığındaki paralarını da aldığını, bankadan alınan kredilerin ödemesi de yine ---- tarafından yapıldığını, ------ davasının açılmasını müteakip, "kenarda biriktirdiği" nafaka alacağı için icra takibi yapması ve fazla talebin iptali için açılan davadan da ------- davadan feragat ettirilmesi neticesinde ödenmesi gereken 73.386,77 TL"haksız" borç meydana geldiğini, -------kardeşi ve yeğeninin sokakta kalmayacakları, kızının da haklarının korunacağı şekilde, dava konusu evdeki kardeşine ait hisseyi bedeli mukabilinde almaya karar verdiğini, taraflar arasında yapılan protokol neticesinde, ------- icra borcunun ödenmesi, önceden aldığı borçlar, davalar için ----- tarafından ödenen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, tapu harçları ve artı 45.000 TL nin ----ödenmesi kararlaştırılmış ve devir yapıldığını, ------kısıtlanması ve kendisine vasi olarak atanması talebiyle,------ davasını açtığını, davacının kısıtlanmasına karar verildiğini, dava konusu senetlerden davacı müvekkilin ailesinin ancak takip yapılmasıyla haberi olduklarını, davalı -----bedelli senetlere dayanarak ------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, mezkur senetlerin düzmece olduğunu, davalı -------- davacı müvekkilin zeka geriliğinden faydalanarak onu alabildiğine suistimal etmek suretiyle kendisine bugüne değin yaptıklarını açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu alacak gerçek bir alacak olmadığını, davanın kaynağını oluşturan senetler, davalı müvekkilin bahsi geçen rahatsızlığı açıkça suistimal edilerek, dava konusu taşınmazın devrinden sonra, 31.07.2015 tarihinde, ------ isimli eski eş tarafından imzalatıldığını, gerek senetlerin gerçekte imzalatıldığı 31.07.2015 tarihinde boşanma kararının kesinleşmemiş olması gerekse senetler üzerindeki gerçeğe aykırı olarak yazılan düzenleme tarihinde davacı müvekkil ile davalı ------ olduğunu, davacı müvekkilin davalı -------- borcu olmadığı gibi olması da mümkün olmadığını, senetlerde yapılacak imza incelemesi ile senetlerin ne zaman imzalanmış olduğu ortaya çıkarılacağını, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, dava konusu senetler nedeniyle müvekkilin bir borcu olmamakla birlikte, davalı---- davalı----işbirliği içinde olduğunu, bu senetleri eski eş ---neye dayanarak ve ne zaman aldığını, ------ hiçbir mal varlığı olmamasına rağmen, bu şahıs ile 100.000 TL lik borç-alacak ilişkisini ne karşılığında neye güvenerek kurduğunu, davalılar arasında dava konusu senetlerin devrini gerektirecek hiçbir gerçek hukuki ilişki olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, dava konusu -------- sayılı dosyasındaki takibin davacı müvekkilin ayırt etme gücünden yoksun olması ve bu durumun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, mahkeme aksi kanatte ise icra veznesine yatacak paraların davalı --------- ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, ----- dosyasında davalı ----- tarafından dava tarihi itibariyle tahsil edilen 39.350,00 TL'nin istirdatı ile davacı müvekkile ödenmesine, bakiye dosya borcu yönünden davacı müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı------ takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, haksız olarak başlatılan ---- sayılı takibinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin alacaklısı olduğu ----- sayılı dosyasına konu 2 adet senetle ilgili 4 senedir icra takip işlemleri yapıldığını,. Davacının vasisi olan ----- davacı arasındaki muvazaalı tapu satış işleminin iptali için --------- dosyası ikame edilmiş olup hala derdest olduğunu, davacının taşınmazı kardeşi olan vasiye mal kaçırmak amacıyla devrettiğini, gerçek bir satış iradesi bulunmadığını, davacının vasisi 4 senedir icra takibinden ve işlemlerden haberdar olmuşsa da şimdi harekete geçmiş ve hayal ürünü iddialarla menfi tespit davası açtığını, Vesayet altına alınan ----- maaşına 4 yıldır haciz uygulandığını. Kendisi Posta Teşkilatı'nda memur olarak çalıştıını, Dolayısıyla davacının borçlarından kurtulmak için Mahkemeyi yanıltmak ve usulsüz yollara başvurmak suretiyle vesayet kararı çıkarttığını, huzurunuzdaki menfi tespit davasını açtığı açıkça ortada olduğunu,. davalı ------ ilgili yazılanlar hakkında taraflarnıda bir malumat bulunmadığını,. Ancak davacının vasisi ile ortak menfaat içerisinde hareket ettiği sabit olduğundan bahsi geçen iddiaların hiçbirini kabul etmediklerini Davacının vesayet altına alınması gerektiği düşünülecek olsa dahi senetlerin tanzim tarihi 2014'tür. 2014 yılında davacı hakkında alınmış bir vesayet hükmü bulunmadığını, bulunmuş olsaydı dahi müvekkilimin bu durumu bilebilme olanağı kesinlikle olmadığını, Müvekkilim inşaat malzemeleri satan bir şirketin sahibi olup diğer davalı------- da bu vesile ile tanıdığını müvekkilinin verdiği borcun geri ödenmemesi üzerine senetleri icra takibine koyduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacının evliliklerindeki olumsuzlukların kaynağı dava dilekçesinde de izah edildiği gibi davacının borçları olduğunu, evlilikleri boyunca davacının tüm borçlarını müvekkili ödediğini, davacının iddia edilen dönemde karşılıklı açılan tüm davalarda kendisini vekille temsil ettirdiği, vekilin veya sözde vasisi ablasının, bu dönemde yapılan işlemlere muhalefet etmediği ortada olduğunu, davacının akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasında bulunulmuş ancak davacının sözde vasisi olan ------yapılan davacıya miras kalan gayrimenkulün devri ile ilgili imzalanan protokol ve tapu devrinin geçerli olduğu varsayıldığını, Davacı ------ devlet memuru olarak görev yaptığını, Vesayet kararının borçlardan kurtulmaya yönelik davacı ve vasisinin ortak işbirliği içinde alındığı açıkça ortada olduğunu. Senetlerin tanzim tarihi 15.01.2014'tür. Bir an alınan vesayet kararının geçerli olduğu kabul edilse dahi vesayet kararı 2018 yılında alındığını, 2014 yılında imzalanan bir senedin irade dışı imzalandığının kabulü mümkün olmadığını, davacının akıl sağlığı hala yerinde olup çalıştığı kurumda işine devam etmekte hayatını tek başına devam ettirdiğini, İcra takibinden ve icra işlemlerinden 4 yıl sonra açılan menfi tespit davasının, davacı ile vasisine açılan tasarrufun iptali davasından sonrasına denk gelmesi, davacının ve vasisinin iş birliği içerisinde kötü niyetli dava ikame ettiklerinin ispatı olduğunu, davacının dava dilekçesindeki hikayelerin neresinden tutsanız elinizde kaldığını, Hayal ürünü iddiaların hiçbirini kabul etmediklerini davacının iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının imza itirazını ve diğer geçersizlik iddialarını kabul etmediklerini, senedin geçerli bir borç ilişkisi için verildiğini, İmza davacının imzası olduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği nakit para karşılığı senet almış ve borçlu olduğu diğer davalı -------- ciro ettiğini, Takip tarihinden 4 yıl sonra açılan menfi tespit davasının kötü niyetli olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.----- tarafından alınan raporda özetle; 31/07/2015 tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığı sorulan davacı ---- Kurullarınca ---- tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; halihazırda fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama halinin tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya da rastlanmadığı, işlem tarihinde ve halihazır durumu ile menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ----- halihazır durumu ve 31/07/2015 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. ------ tarafından alınan raporda özetle; 31/07/2015 tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda --- tarihli sağlık kurulu raporu ----- tarafların itirazları da değerlendirilerek ---- rapor düzenlenmesi istenen davacı ---- hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyası ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak ----- değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; -------- tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama halinin tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya da rastlanmadığı, işlem tarihinde ve halihazır durumu ile menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; --- tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Duruşma da dinlenilen tanık ------ beyanında "davacı taraf benim kuzenim olur davacı taraf ilk okul birinci sınıfta trafik kazası geçirmişti trafik kazası sonrasında kekelemeliği başlamıştır, iş hayatında ve arkadaş çevresinde de saf olması nedeniyle bir çok defa boş kağıda imza attığını biliyorum hatta ablası hala diğer borçları ödemektedir davacı ----------- çalışmaktadır ancak teknik bir görevde bulunmaktadır yalnızca kağıtlara adres bilgilerini yazmaktadır bildiğimi kadarıyla davaya konu senetler davacının davalının elinden boşandıktan sonra davalı ---- imzalatılan senetlerdir, davacının saflık derecesinde tabir eksiğin akıl zayıflığı nedeni ile imza attığı evrakların okuduğunu düşünmüyorum bildiğim kadarıyla şu anda davacının vesayetindedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Duruşmada dinlenilen tanık -------beyanında;" Davacı taraf benim kardeşim olur kardeşim ilk okul birinci sınıfta ikin ağır bir trafik kazası geçirdi ancak kazana nedeni ile beyinsel fonksiyonlarının hasar görüp görmediğini bilmiyorduk, o zamanlar emar yahut tomoğrafi cihazları yoktu, daha sonra kardeşimin iş yerinde bazı arkadaşlarına sürekli kefil olduğunu senetler imzaladığını, duydum, akabinde davalı -------- solmazın kardeşimden boşandıktan üç ay sonra kardeşime bazı evraklar imzalattığını akabinde notere eşi olduğu bahsi ile genel vekaletname çıkarttığını davaya konu senetlerden dolayı eve haciz geldiğinde anlamış olduk akabinde kardeşimi Nöroloji uzmanını götürdük geçirmiş olduğu kaza nedeni ile beyin fonksiyonlarının yerinde olmadığı tespit edildi, bize vermiş olduğu raporda bu hususun süreklilik arz ettiğini öğrenmiş olduk, kardeşime hala ---------çalışmaktadır ancak basit bir iş yapmaktadır yalnızca tebligatların üzerine adres bilgilerini geçmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur
Duruşmada dinlenilen tanık ------ Beyanında; "Ben davacıyı aynı iş yerinde 18 yıl beraber çalışmam nedeni ile tanırım davalı ------------ davalının eski eşidir davaya konu olaylarla ilgili doğrudan bilgim olmamakla birlikte davacı o tarihlerde ayrı yaşadığı eşinin kendisinin eve davet ederek gönül ilişkisi yaşadıkları için zorla senet imzalattığını bana bahsetti bu olay tam tarih veremem ancak 2010 yılından sonra olduğunu hatırlıyorum hatta o tarihlerde ---- kendisinin söz konusu senetleri ---------sahibinin bile imzalayamayacağının kendisinin neden imzaladığı hususun da da sitem de bulunduğunu biliyorum davacının eşi zaman zaman çalıştığımız -------- gelerek davacıya bağırıp çağırmak ta idi bir kaç defa hakaret ettiğine ben de şahit oldum ayrıca davalının eşinin davacıya ------------ bankasında çeşitli miktarlarda kredi çektirdiğini biliyorum kendisine sorduğumuzda yanlış hatırlamamakla birlikte yaklaşık 12.000 TL kredi çektiğini ( bu olay on yıl önce yaşanmıştır) kendisine ise 150 TL verip geri kalan kısmını davalı eşi kullandığını biliyorum davacı hafif akıl zayıflığı yaşamakta idi hatta on dakika yapılacak işini bir haftalık süreye yayarak yaptığını kendisini çalışma ortamında bir şekilde idare edildiğini biliyorum davacının akşam yemeklerinin iş yerinde yediklerine bir kaç defa şahit oldum kendisine neden eve gitmediğini sorduğumda eşinin kendisine sadece plav pişirdiğini ve evde farelerin olduğunu söylediğini duydum biz davacıyı -------- sadece getir götür işlerini yaptırıyorduk önemli evrak işlerini vermiyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava hukuksal niteliği itibariyle, ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak davacını tarafından tanzim olunan takip konusu bonolardan kaynaklı olarak İİK'nın 72 maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının bonoların tanzim tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Ehliyet hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi maddi hukuk anlamında re'sen nazara alınacak itiraz sebeplerinden olması nedeniyle hadise (ön mesele) biçiminde öncelikli olarak araştırılmıştır. ---- tarafından alınan raporda özetle; ------- ( bono tanzim tarihi olan ) tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda ---- tarafların itirazları da değerlendirilerek ------ tarafından rapor düzenlenmesi istenen davacı ------- düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyası ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak ---- değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; --------------yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama halinin tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya da rastlanmadığı, işlem tarihinde ve halihazır durumu ile menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; --------tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Somut olayda davacının bono tanzim tarihleri itibariyle fiil ehliyetine bulunduğu bu nedenle bononun tanzim edeni olan davacının fiil ehliyeti bulunmadığı yönündeki itirazların reddi gerekmekle davacının fiil ehliyeti yerinde olduğu sürece imza attığı belgelerin hukuki mahiyetini kavrayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olduğu bilirkişi raporu ile ispat olunmakla davacı yan iddialarını ispat edemediğinden aşağıdaki şekilde sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir.--------
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesinde, ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmünün yer aldığı, buna göre, somut olayda mahkememizce verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığından dolayısıyla tazminat koşulların oluşmamıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Şartlar oluşmadığından davalılar lehine tazminat hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Karar harcı 427,60. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.995,85 TL peşin harçtan mahsubu ile artan1.568,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 18.699,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01