SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/799 E. 2024/579 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/799

Karar No

2024/579

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/799 Esas

KARAR NO:2024/579

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 21/11/2023

KARAR TARİHİ: 12/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Müvekkil, asma tavan ve alçıpan malzemelerinin üretimi ve satışı ile iştigal etmekte olup, davalıya 3 adet fatura içeriğindeki malzemeyi satmış, teslim etmiş ancak ödeme yapılmadığını,------ Miktarlı fatura İhraç kayıtlı olarak kesilmiş olup, davalı tarafından bu faturadaki malların ihraç edildiğine dair gümrük beyannamesi ve fatura dosyaya sunulduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine davalı aleyhine --------sayılı dosyasıyla, 3 adet faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe dayanak olarak gösterilen faturalara konu malların teslimine dair dosyada takibe konu alacağın ispatına yarar herhangi bir belge bulunmadığını, faturalara konu mal veya hizmetin gerçekten temin edilip edilmediğinin ispat yükü mal veya hizmeti sağlayan tarafta olduğu ve sadece faturaya itiraz edilmemesinin faturaya konu iş ve hizmetin yapıldığı anlamına gelmeyeceğinin açık olduğunu, davacıya ait delillerin itiraz edilmeyen faturalardan ibaret olduğu gözetildiğinde, fatura konusu mal/hizmetlerin sağlandığına ilişkin olarak dosyaya herhangi bir esaslı delil sunulmadığını, işlemiş faizin icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilmemesi nedeniyle huzurdaki davaya konu edilebilmesi mümkün olmadığını, işlemiş faizin icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilmemesi nedeniyle huzurdaki davaya konu edilebilmesi mümkün olmadığını, bununla birlikte ödeme emrindeki faiz talepleri de belirsiz ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----------- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterleri 6762 sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64- ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu, Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdikleri süresinde yapıldığı, Ticari defterler VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, davacı şirketin 2023 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ve HMK 222. md gereğince delil niteliğine haiz olabileceği, davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait Davalı şirketin ticari defterleri 6762 sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64- ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulduğu Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdikleri süresinde yapıldığı, Ticari defterler VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, davalı şirketin 2022-2023yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu görüldüğü, 5) Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 ve HMK 222. md gereğince delil niteliğine haiz olabileceği, davacı şirket Davalı şirkete 3 adet toplam 430.045,50 TL tutarında ticari fatura düzenlediğinin görüldüğü, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 430.045,50 TL tutarında alacaklı olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkette 430.045,50 TL tutarında borçlu olduğu, Davacı şirket Davalı şirkete --------- faturayı ihraç kayıtlı düzenlendiği, Dosya kapsamındaki gümrük beyannamelerinden görüldüğü üzere Davacı şirketin imalatçı olduğu ve Davalı şirketin malı alıp yurtdışı firmasına satışını yaptığı tespit edildiği, Davacı şirket Davalı şirkete -----tarihinde ------tutarında fatura düzenlediği (ihraç kayıtsız) ve Davalı şirketin bu faturalara yasal süre içerisinde iade faturası düzenlemediği görüldüğü, Davacı şirket icra takibinde toplam 430.045,50 TL asıl alacağa her ne kadar 33.000,00 reeskont avans talep etmiş olsa da, TTK 1530 göre toplamda 28.586,12 TL tutarın da faiz talep edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.------ Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelendiğinde lehinlerine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacının davalı şirketten 430.045,50 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacı şirkette 430.045,50 TL tutarında borçlu olduğu davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır.Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, davalı tarafın fatura bedellerinin ödenmediği, davacının davalıdan 430.045,50 TL asıl alacağının bulunduğu bu miktar üzerinden davanın kabulü ile icra takibi öncesinde davalının temerrüte düşürülmediği kanaati ile işlemiş faiz talebi yönünden reddi yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birliktedeğerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kısmen kabulü ile . . . . . . . . esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin 430.045,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine

  2. Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  3. Şartları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına

  4. Karar harcı 29.376,41 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.592,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.784,2‬0 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  5. Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.592,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.862,06‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.585,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.329,87 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 66.206,37 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  9. Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 222,24 TL'nin davalıdan, 2.897,76 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretİptaliİtirazınmahkemesiSatımdan(TicariKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim