SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/770 E. 2024/553 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/770

Karar No

2024/553

Karar Tarihi

5 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/770 Esas

KARAR NO: 2024/553

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/11/2019

KARAR TARİHİ: 05/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil 2011 yılından beri davalı taraftan karkas et aldığını, Davalı tarafın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları aşmak maksadıyla 2018 yılı temmuz ayında müvekkilden yaklaşık 500.000-TL tutarında avans çekler talep ettiğini, çekler ile mal alacağını, çeklerin vadeleri gelmeden bedelleri karşılığı da et teslim edeceğini müvekkile bildirdiğini, . Bu çeklerin bir kısmına denk gelecek şekilde teminat olmak üzere müvekkile 65 bin TL tutarlı iki adet ki toplamda 130 bin liralık bono keşi,de ederek verdiğini bu bonolar -------- sayılı dosyasında icraya konulmuş, ancak davalı taraf kötü niyetli olarak imzaya inkar ettiğini, müvekkilinin davalı taraftan toplamda 230.000-TL alacağı olduğu ortaya çıkmış, müvekkilim bu alacağın 130.000-TL lik kımı bono ile temin edildiğinden bonoları takibe koymuş, teminata bağlı olmayan alacağını da iş bu davaya konu ------ sayılı dosyasında icraya konulmuş, davalı tarafın haksız itirazı üzerine takip durduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA :Müteveffa (Davalı) ---------vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kasap olup davacı şirket ise hazır yemek üretici olduğunu,. Davacı şirket müvekkilden karkas et alarak yemek fabrikasında kullanmakta, müvekkilime bunun karşılığı çek verdiğini, müvekkilin beyanına göre davacı şirket 2018-2019 yılında müvekkile toplamda 500.000-TL tutarında çek vermiş, bu çeklerin karşılığı da davacı tarafa et olarak verildiğini, . Müvekkilim bu mal alışverişine ait faturaları düzenleyerek davacı tarafa teslim etmiş, faturaların bir kısmını teslim alıp ticari defter ve belgelerine işleyen davacı taraf , aralarında çıkan hesap anlaşmazlığından sonra müvekkilin kendisine tebliğ ettiği faturaları iade ettiğini, ancak iade edilen faturaların karşılığı et olarak kendisine teslim edildiğini, müvekkilin ------- aldığı ve muhasebecisi tarafından verilen dökümlere göre davacı tarafa yaklaşık 48.000-TL fazla mal verdiği ortaya çıkmış olup müvekkilinin davacı taraftan aslında alacaklı durumda olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Taraflar arasında 2018 Yılı öncesinden süre gelen 2018 yılında da devam ettirildiği görülen Mal Alım/Satımına dayalı Ticari İlişki bulunduğu, bu Ticari ilişki kapsamında Yemek Üretim ve Satışı yapan Davacı Şirketin, Et Satışı işiyle iştigal eden Davalı Firmadan Karkas Et Alımı yaptığı, Taraflar arasındaki Ticari ilişkiye ilişkin Ticari Defter kayıtları incelendiğinde, tarafların 2017 Yılından 2018 Yılına Devir gelen Borç/Alacak Bakiyesinde (0,05 TL Küsurat Farkıyla) Mutabık oldukları ve 2017 Yılı sonu/2018 Yılı başı itibarıyla Davalı Firmanın Davacı Şirketten 101.091,74 TL Alacaklı durumda bulunduğu,Davalı Firmanın devir gelen bu alacağından ve 2018 Yılında düzenlediği Mal Satış Faturalarından kaynaklanan Cari Hesap ilişkisi çerçevesinde, Davacı Şirketçe Davalı Şirkete Muhtelif Tarih ve Tutarlarda ileri vadeli çekler keşide edilmek suretiyle hem devir gelen borcun, hem de çeklerin keşide tarihlerinden önce davalı firmaca kesilen faturalardan kaynaklanan Borçların yanı sıra Davalı Firmaya mevcut borçtan fazla tutarda çekler keşide edilmek suretle Davacı Şirketin Davalı Firmadan avans alacaklısı durumuna geçtiği, Tarafların Ticari Defter Kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarına göre, Davacı Şirketin Davalı Firmadan 384.330,28 TL Avans Alacaklısı durumunda bulunduğu, Davalı Firma Ticari Defter Kayıtlarına göre, Davacı Şirketin Davalı Firmadan 11.398,29 TL Avans Alacaklısı durumunda bulunduğu, Dolayısıyla, Davacı Şirket ile Davalı Firma arasında (384.330,28 — 11.398,29-) 372.931,99 TL Mutabakatsızlık bulunduğu tespit edildiği, Davalı Satış Faturalarının İrsaliyeli Faturalar olmamalarına rağmen Faturalar İçeriği malların Davacı Şirkete Sevkine ilişkin Sevk İrsaliye Bilgisine haiz olmadıkları gibi, faturalar kapsamındaki malların ve faturaların Davacı Şirkete Teslim/Tebliğine ilişkin herhangi bir Teslim/Tebliğ Şerhinin söz konusu faturalarda yer almadığı, Davalı Firmanın Davacı Şirket adına düzenlemiş ve Ticari Defterlerinde Davacı Şirket adına Borç kaydetmiş olduğu Fatura Bedellerine hak kazanabilmesi için, fatura içeriği Malları davacı şirkete teslimini ispat yükü altında olduğu, Ayrıca Davalı Firma tarafından dosyaya sunulan ------ ekinde yer alan --------ilişkin Alım/Satımlara ilişkin oldukları, huzurdaki davaya ve mutabakatsızlığa konu satış faturalarının ise Aralık/2018 ve Ocak/2019 Aylarına ilişkin oldukları, Dosyada mübrez Deliller kapsamında Davalı Firmanın söz konusu Faturalar içeriği malları davacı şirkete teslimini ve faturaları tebliğ ettiğini kanıtlayamadığı Davalı Kayıtlarında yer alan ---------- Tutarlı Fatura: Davacı Şirketçe Davalı Firma adına düzenlenmiş bulunan Söz konusu Fatura, Davacı Firmadan temin edilerek ekte dosyaya sunulan ---------örneğinden de görüleceği Kredi Kartı aracılığıyla peşin ödenmiş olup, söz konusu faturanın Davacı Şirketçe Kasa Hesabıyla ilişkilendirmek suretiyle Peşin Satış şeklinde Ticari Defter kayıtlarına işlendiği, davalı firma cari hesabıyla ilişkilendirilmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla Davalı Firma kayıtlarında Cari Hesapla ilişkilendirilmek suretiyle yer alan ve mutabakatsızlığa sebebiyet veren kayıtlardan biri olan bu kayda davalı yanca Kredi Kartıyla peşin ödenmiş olması gerekçesiyle itibar edilmemesi gerektiği, ----- Bedelli, ------- Davacı Kayıt tarihli Çek Kaydı: Davacı Şirketçe ----Tarihinde Ticari Defter Kayıtlarında Davalı adına borç kaydı yapılan; ------- Çek kaydının Davacı Şirket tarafından Mükerrer olarak yapılmış olduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulan Çek Ödeme Dekontları ve Çek Fotokopileri içeriğinde bu çeke ilişkin dekont ve çek örneğine rastlanılmamış olup, söz konusu çekin, Davacı Şirketçe ---- tarihinde Davalı Firmaya keşide edilen -------- yer aldığı, bu nedenle bu çeke ilişkin mükerrer kayda itibar edilemeyeceği, Davacı Şirketin ------ASIL ALACAK Talebi Üzerinden Harçlandırmak suretiyle Davalı Firma aleyhine İkame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında, Davacı Şirketin 100.000,00 TL Alacak Talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Davacı şirket yetkilis------- beyanında; davacı şirket olarak davalı tarafa çek verilmiştir, bu çeklerin karşılığı olarakta davacı şirkete et verilmesi hususunda davalı ile anlaşıldı ancak davalı cevap dilekçesinde iddialar gerçeği yansıtmamaktadır her ne kadar davalı şirket et verdiğine ilişkin olarak davacı tarafa fatura düzenlemiş ise de söz konusu faturalar davacı şirket tarafından iade edilmiştir davalının davaya konu edilen borcunu ödediğine ilişkin hatta davalının davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin hususlar gerçek değildir söz konusu çek et karşılığında davalıya verilmiştir davalı söz konusu çek karşılığında herhangi bir et teslimi yapmamıştır dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim "şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yargılama devam ederken ---- vefat ettiği, davacı vekili 14/02/2022 tarihli dilekçesi ile Müteveffa ------ mirasçılarını davaya dahil ettiği görüldü. , davalı yanın mirasçıların mirası reddettiği anlaşılmakla, mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması ve tereke temsilcisinin atanması ve görevlendirilmesinin istenilmiş ve ---- esas sayılı dosyası ile tereke temsilcisi atanarak yargılamaya devam edilmiştir. Davacı, takip ve dava konusu alacağını davalıyla arasındaki ticari ilişki nedeniyle avans ödemesi olarak çek verildiği davalının mal ve hizmet vermediğini, yani avans ödemesinin davalı uhdesinde bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise ticari ilişkiyi ve avans ödemesini kabul etmiş söz konusu çeklerin karşılığı da davacı tarafa et olarak verildiğini, bu mal alışverişine ait faturaları düzenleyerek davacı tarafa teslim edildiği beyan etmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan içeriğine göre, TMK'nun 6 maddesi uyarınca; ispat yükünün ileri sürülen vakıadan lehine sonuç çıkartan taraf üzerinde olduğu, somut olayda davalı kendisine ödeme yapıldığını cevap dilekçesi ile ikrar etmekle ispat yer değiştirmiştir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu incelenmekle davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı firmadan 384.330,28 TL Avans alacaklısı durumunda bulunduğu, davalı firma ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı firmadan 11.398,29 TL avans alacaklısı durumunda bulunduğu, dolayısıyla, davacı şirket ile davalı firma arasında (384.330,28 — 11.398,29-) 372.931,99 TL mutabakatsızlık bulunduğu tespit edildiği, davalı satış faturalarının irsaliyeli faturalar olmamalarına rağmen faturalar içeriği malların davacı şirkete sevkine ilişkin sevk irsaliye bilgisine haiz olmadıkları gibi, faturalar kapsamındaki malların ve faturaların davacı şirkete teslim/tebliğine ilişkin herhangi bir teslim/tebliğ şerhinin söz konusu faturalarda yer almadığı, davalı firmanın davacı şirket adına düzenlemiş ve ticari defterlerinde davacı şirket adına borç kaydetmiş olduğu fatura bedellerine hak kazanabilmesi için, fatura içeriği malları davacı şirkete teslimini ispat yükü altında olduğu somut olayda davalı üzerine düşen ispat yükünü yani malların davacıya teslimini imzalı irsaliyeli fatura ile ispat edemediği tek başına düzenlenen faturanın malların teslim edildiğinin ispatı için yeterli olmadığı anlaşıldığından davalı yana yemin delili hatırlatılmış davacı şirket yetkilisi ---------- beyanında; özetle davacı şirket olarak davalı tarafa çek verilmiştir, bu çeklerin karşılığı olarakta davacı şirkete et verilmesi hususunda davalı ile anlaşıldı ancak davalı cevap dilekçesinde iddialar gerçeği yansıtmamaktadır her ne kadar davalı şirket et verdiğine ilişkin olarak davacı tarafa fatura düzenlemiş ise de söz konusu faturalar davacı şirket tarafından iade edilmiştir davalının davaya konu edilen borcunu ödediğine ilişkin hatta davalının davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin hususlar gerçek değildir söz konusu çek et karşılığında davalıya verilmiştir davalı söz konusu çek karşılığında herhangi bir et teslimi yapmamıştır dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim "şeklinde beyanda bulunmuş olmakla yapılan yargılamada davalının davacıya malın teslimini ispat edemediği bunun karşısında davacı yanın ödeme iddiasının ispat olunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

  1. Davalının . . . . . . . sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,

  2. Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Karar harcı 6.831,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.207,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.623,25‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.207,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.252,15‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  5. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.153,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  9. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeİtirazınİptaliticaret(TicarimahkemesigerekçeSatımdaniptalialacakitirazınhükümsavunmaKaynaklanan)kabulüne

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim