SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/896 E. 2024/548 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/896

Karar No

2024/548

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/896

KARAR NO : 2024/548

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/12/2023

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili ... ----- İli ---- İlçesi ---- Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta ---- parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek ----- binalara ilişkin önce sözlü olarak " Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" konusunda anlaştıklarını, akabinde taraflar 01.10.2017 Tarihinde bir araya gelerek " Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalamışlardır. İş bu sözleşmeye göre "---- İli ---- İlçesi --- Mah. 3 pafta ---- parselde ---- İnşaat tarafından yapılacak inşaatın bitiminde, ----- İnşaata düşecek dairelerin % 50 sinin davacı ... devredileceği" kararlaştırıldığını, yine tarafların 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme imzaladıklarını, bu ek sözleşmeye göre davacı ... yaptığı ve yapacağı ödemeler karşılığında ... hissesinin % 75 olacağı, inşaatlar bittikten sonra davalı ----- İnşaata düşen dairelerin % 75 ' nin ... devredileceği" kararlaştırıldığını, bu inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkete karşı -----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyadan tapu tescil olmazsa alacak istemli dava açıldığını, yine davalı şirket ile davacı müvekkili arasında yapılan " 26.10.2018 tarihli sözleşme " uyarınca ---- İli ---- İlçesi ---- Mah. ----- Pafta ----- Ada ---- parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerin davacıya verilmemesinden dolayı----- Asliye Hukuk Mahkemesi ------ esas sayılı dosyadan tapu tescil davası görülmekte olduğunu, davalı şirketin 26.01.2023 tarihinde ---- Tapu Müdürlüğünde, Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesinden kaynaklı bir kısım tapuları müvekkiline devrederken davalı şirket yetkilisi ----- yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ----gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak" müvekkiline alel acele 50.000 USD 'lik bir senet imzalattığını, müvekkilinin söz konusu senedi defalarca davalı şirketten istemesine rağmen, davalı şirket yetkilisi ----- ve ----- , şirkete karşı ----.Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyadan ve -----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------- esas sayılı dosyadan davalar açıldığını kastederek senedin fotokopisini dahi vermediklerini, davalı şirket tarafından----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyada davalı şirket tarafından verilen cevap dilekçesi ve ekinde 15.11.2022 tarihli bir sözleşme sunulduğunu, sözleşmenin 2 nolu bendinde bu proje ile doğabilecek her türlü sorun, ----- , maliye ,ceza,vergi, harç vesaire giderler için davacının 50.000 USD teminat vereceğinin belirtildiğini, kıymetli evrakta mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereği takibe konu senetlerin kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermesi gerektiğini, eğer senet borcunun sebebi belirli ise bu senedin artık kambiyo vasfı kalmadığını, yine teminat amaçlı verilen senedin, kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadini taşımadığını, diğer anlatımla senetlerin kambiyo vasfı kalmadığından geçersiz olduğunu, 15.11.2022 tarihli sözleşmedeki imza, yazı ve tarihin müvekkiline ait olmadığını, yine davacı müvekkili ile davalı taraf arasında derdest ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından sunulan " 09.10.2022 tarihli yazılı belgenin sağ üst köşesinde yer alan imza "müvekkiline ait olmadığını tüm bu nedenlerle 01.10.2017 tarihli Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi ve 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme uyarınca inşa edilen ---- İli ---- İlçesi ---- Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta ----- parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek----- binalara ilişkin davalı ---- yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ---- gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak verilen 26.01.2023 tarihinde ---- Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedin, ilyetten mücerret olmaması, ve teminat senedi olması nedeniyle söz konusu senedin hükümsüzlüğünün ve bedelsizliğinin tespitine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat senedinin şartlarının oluşmadığını, senedin teminat senedi olarak kabulünün mümkün olmadığını, bir senedin teminat kapsamında verilip verilmediğinin Yargıtay içtihatları ve doktrinde belirli çerçeve dahilinde ele alınmakta olduğunu, bilindiği üzere, teminat senedi bir anlaşma uyarınca işin, verilen sözün, mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını, taahhüdün sorun olmadan yerine getirileceğini, verilen taahhütlerin yerine getirilmediği takdirde, nasıl bir sorumlulukla karşı karşıya kalacağını beyan eden tarafın imzaladığı şartlı-bedeli senede denmekte olduğunu, yani teminat senedinin; bir işin, taahhüdün, alım-satımın veya hizmetin kararlaştırıldığı şekilde tamamlanacağının, aksi halde senette yazan parasal miktarın ödeneceğinin taahhüt edildiği yazılı belge olduğunu, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmesinin ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanması gerektiğini, senet üzerine yazılacak olan ‘’teminattır’’ ibaresinin tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmadığını, teminat senedidir, devredilemez, ciro edilemez ibareleri tek başına geçersiz, hiç yazılmamış kabul edildiğini, bu hususlarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamlarının mevcut olduğunu, davacının, 50.000 USD lik bir senedin varlığını ve bu senedin teminat olarak verildiğini iddia etmekte olduğunu, davacının iddiasını destekler yazılı delil bulunmadığını, huzurdaki davanın menfi tespit talepli iddia olunan senedin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun iddia eden taraf Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, Yargıtay ----Hukuk Dairesi bu konuya ilişkin -----. sayılı 21.09.1989 tarihli kararında aynen “Çekin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden taraf bu hususu ispat etmekle yükümlüdür” şeklinde içtihat ettiğini, teminat senedi kapsamında varlığı dahi ispatlanamayan senedin hükümsüzlüğünün tespitinin mümkün olmadığını, İspat külfeti altında olan taraf iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, çünkü HMK’da yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı bulunduğunu, işbu hüküm gereğince senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılmalısı gerektiğini veyahut sözleşme üzerine teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması gerektiğini, teminat kapsamında değerlendirilse dahi senedin hükümsüzlüğü mümkün olmadığını, taraflar arasında inşaat sözleşmelerinden dolayı bir kısım derdest davalar görülmekte olduğunu, davacının, müvekkilini ticari hayatını ve ihtilaf konusu edilen inşaat projesinin devamına mani olmak amacıyla kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, mevcut senedin varlığı dahi tartışmalı olduğunu, kaldı ki, mevcut bir senedin varlığı olsa dahi taraflar arasında yapılan ortaklık ve inşaat sözleşmelerinde yapılacak işlerin tamamen yerine getirildiğinde işin biteceğinin kararlaştırıldığının görülmekte olduğunu, şartlar oluşmadığından iadesi veya hükümsüzlüğünün mümkün olamayacağını, davacının davasının, samimiyetsiz ve haksız olduğunun açık olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı düzenlenmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, niteliği itibariyle TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan değildir.Dava veya takibin konusunun bono ya da çek gibi bir kambiyo senedine dayalı olması tek başına davanın ticari dava olduğunu göstermez. Mahkemenin görevini tayin için tarafların her ikisinin de tacir olup olmadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığı ve aralarındaki temel hukuki ilişkinin niteliğine bakılması gerekmektedir. Davalı şirket tacir ise de mahkememizce yapılan araştırmada, gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşıldığından, davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Nitekim ---- BAM ----. HD'nin ---- Esas, --- Karar sayılı ve ----- Esas, ------ Karar sayılı ilamları da bu doğrultudadıır.

Bu durumda Mahkememiz işbu davaya bakmakla görevli olmayıp, 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine karar verilir.

Tüm bu yapılan açıklamalar neticesinde, görev hususu dava şartı olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,

  1. ) Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili . . . . . NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  2. ) 6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına ancak Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi ve bu durum belirtilerek Mahkememizden talepte bulunulması durumunda harç ve yargılama giderleri konusunda Mahkememizce karar verilmesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile tensiben karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeMenfiticaretmahkemesi(KambiyoSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim