İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/653 E. 2024/49 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/653
2024/49
16 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/653
KARAR NO : 2024/49
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ---- arasında müvekkili şirketin bünyesinde yer alan 4 adet otelin ve lojmanın elektrik kullanımı için 03/12/2020 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye ek olarak taraflar arasında aynı tarihli protokol ve Ek- Sayaç-Abonelik listesi düzenlendiğini, taraflar arasında bahse konu protokol ile ----- satış fiyatının 0.S00kWhH/Ay ----- enerji birim fiyatından yüksek olmayacağının kararlaştırıldığını, yine -----Elektrik Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde yer alan dengesizlik maliyetinin müşteriye yansıtılmayacağı hususunda anlaşma sağlandığı, müvekkil şirket ile davalı şirketin basiretli tacir olarak hür iradeleri ile imzaladıkları sözleşmede her ne kadar elektrik enerjisi satış fiyatının tavan miktarı ve dengesizlik maliyetinin yansıtılmayacağı belirlenmiş ise de davalı şirket tarafından iş bu sözleşmeye ve protokole uyulmadığı, davalı şirket tarafından, müvekkil şirket bünyesinde yer alan ve abonelik listesinde bulunan ----- (abone no:-----)----abone no:--------abone no:----, -----(abone no:------)isimli oteller ve şirketin kullanımında bulunan ----- lojman (abone ------ için 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin sözleşme ile belirlenen sabit birim kullanılmaksızın sözleşme yok sayılarak faturalar kesildiği, müvekkili şirket tarafından iş bu faturalandırmanın doğru yapılmadığı, sözleşmeye aykırı olarak faturalandırma yapıldığı yönünde davalıya bilgilendirme yapılmış ise de davalı şirket tarafından bu hususun kabul edilmediğini, müvekkili şirkette pandemi sebebiyle geç açılan turizm sezonunun tam ortasında elektrik faturasını ödememesi halinde elektriğinin kesilmesi ve tüm hizmetinin sekteye uğraması riski ile karşı karşıya kalmamak ve telafisi imkansız zararlara mehil vermemek amacıyla faturayı ödemek durumunda kalındığını, müvekkili şirket tarafından her ne kadar davalı tarafından kesilen faturalar elektrik enerjisinin kesilmesi yaptırımı ile karşı karşıya kalınmaması adına ödenmiş ise de müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden hesaplama yapılarak fazlaca kesilen bedellerin iadesi amacıyla fiyat farkı faturaları düzenlendiğini, davalı şirket tarafından bahse konu fiyat farkı faturalarının kabul edilmeyerek taraflarına iade edildiğini, davalı yanca iade kesilen faturalarında kabul edilmemesi üzerine taraflarınca ----. Noterliğinin 05.10.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek "...sözleşme ile belirlenen birim satış fiyatı üzerinden fatura düzenlendiği bu sebeple belirlenen birim fiyatı ile kesilen faturalardaki birim fiyat farkı arasındaki ve faturalandırılan bedelin müvekkil tarafa ödenmesi" hususu bir kez daha ihtar edildiğini, davalı tarafından iş bu ihtara rağmen de herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine dava açmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmuş olup yapılan müzakereler sonucunda anlaşamama tutanağı tutulduğunu beyanla; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı şirket tarafından sözleşmeye aykırı olarak kesilen faturalar sebebiyle fazlaca tahsil edilen şimdilik 10.000,00 TL'nin haksız olarak ödendiği tarihten itibaren ticari temerrüt ödenmesine, Yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Elektrik piyasası koşullarının, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra artan maliyetler neticesinde elektrik fiyatlarının hızlı bir ivmeyle arttığını, buna bağlı olarak müvekkili şirketin elektrik tedarik ettiği üretici firma ile alım sözleşmesinin üretici firma tarafından erken feshedildiğini, maliyetlerin öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıkmış ve davacı ile anlaşılan şekilde sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini, söz konusu üst fiyat limitinin sözleşmenin imzalandığı tarihteki ulusal tarife fiyatı baz alınarak belirlendiğini, tarifeye gelen zam ile söz konusu sınırında güncellendiğini, Ulusal tarifedeki değişikliklerin üst fiyat limitine yansıtıldığını, taraflar arasında sabit fiyat taahhüdü bulunmadığını, taraflar arasındaki ----- birim fiyatı (saatlik ---- x (1+MARJ)=%15 olarak belirlendiğini ve tüm faturaların bu formüle uygun olarak düzenlendiğini, müvekkilinin düzenlediği bu faturalara davacının iade faturaları düzenlediğini, müvekkilinin iyi niyet çerçevesinde ve davacıyı mağdur etmeme amaçlı olarak, sözleşmede yer alan cezai şart maddesi uygulanmaksızın sözleşmenin feshedilebileceğini belirttiğini, davacı tarafça sözleşme feshedilmeyerek müvekkili şirketten elektrik tedarikine devam edildiğini, dava dilekçesinde "elektriklerinin kesilmemesi için söz konusu bedellerin ödendiği" belirtilmiş, davacı taraf tacir olduğundan taraflar arasındaki elektrik satış sözleşmesinin ikili anlaşma niteliğinde olduğu ve ikili anlaşma kapsamındaki serbest tüketicilerin elektriklerinin, elektrik borçlarını ödememeleri sebebiyle kesilemediğini bilmesi gerektiğini, Türk Medeni Kanunu m.2'de yer alan objektif iyi niyet kuralı gereği, her zarara uğrayanın, zararını en aza indirmek için azami gayreti gösterme mecburiyeti olduğu, aksi halde hukuki güvenilirliğin zedelenmiş olacağı, davacının piyasadan, müvekkil tarafından sunulmuş olan yeni fiyatlardan daha düşük bir fiyatı bulmaya çalışması gerektiğini, müvekkili şirketin ulusal tarifeye uygun şekilde fatura düzenlemesine sebep olan hususların tüm dünyayı etkilediğini, bu durumun hiçbir tacir tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı, tüm elektrik piyasasını etkileyen bu sürecin tüm elektrik üreten, dağıtan, tedarik eden şirketlerin maliyetlerini olağanüstü şekilde artırdığını, Borçlar Kanununun 138. Maddesi "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." hükmünün havi olduğunu, sözleşmede yer alan fiyatlama modelinin dışına çıkmamış ve sözleşmeye uygun şekilde fatura keşmiş ise de öyle olmasaydı dahi, piyasa koşullarındaki öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü değişikliğin, müvekkili şirketten kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıktığı ve müvekkil şirketten aynı şartlarda ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağını, müvekkili şirketin fesih hakkı olmasına rağmen, ahde vefa ilkesine de uygun olarak, iki tarafı da mağdur etmeyecek şekilde, tarifeye uygun şekilde fatura düzenlendiğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, alacak davasına ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Sözleşme kapsamında ---Enerjisi Birim Fiyatının (Saatlik ---)x (1+MARJ) (MARJ=%15)) formülü ile hesaplanacağı ve -- Enerjisi Birim Fiyatı için 0,5 TL/kWh tan yüksek olamayacağının kararlaştırıldığı halde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda bu maddeye uyulmadığı, bu nedenle taraflar arasında imzalanmış, 01.02. 2021 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan elektrik satış sözleşmesine davalı tarafından düzenlenen elektrik faturalarının uygun olmadığı, sözleşme kapsamında yer alan ve abonelik listesinde bulunan ---- (Abone No: ----, ---- (Abone No:----, -----Abone No:----,--(Abone No :----isimli oteller ile lojman (abone no:----- için 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin sözleşme ile belirlenen ----Enerjisi Birim Fiyatı 0,5 TL/KWh tavan (üst) fiyat limitine uyulmaması nedeniyle davacı için düzenlenen faturalarda --- enerji bedeli, fonlar ( EF,--- ve BTV ) ve KDV miktarı olarak toplam 744.052,92 TL fazla tahsilat yapılmış olup bu miktarın davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; Kök rapordaki kanaatin değişmediği, şeklinde rapor sunulmuştur.
Elektrik enerjisini tedarik eden davalı .... ---. İle davacı ----(Müşteri) arasında elektrik enerjisinin tedariki ile satışı olmak üzere, dağıtım yada iletim hatları aracılığıyla müşterinin belirtilen tüketim noktasında tüketeceği elektrik enerjisinin satışına ve ilgili işlemlere ilişkin şartları düzenleyen 03/12/2020 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Ek Protokolün Açıklama bölümünde "... tüketiciye uygulanacak olan madde 1'de (---- Elektrik Enerjisi Birim Fiyatı ) belirtilen hesaplama yöntemine
göre elektrik enerjisi birim satış fiyatı 0,500 kWh/Ay ----enerji birim fiyatından yüksek olmayacaktır.” denilmiştir.
Yine aynı sözleşmenin 9. Maddesinde de sözleşmenin feshine ilişkin şartlar düzenlenmiş olup dava konusu sözleşmenin feshine ilişkin bir iddia veya delil dosya kapsamında yoktur. Bu durumda davacı ve davalı taraf sözleşme hükümlerine uymak zorundadırlar.
Sözleşme kapsamında ---- Enerjisi Birim Fiyatının (Saatlik ----)x (1+MARJ) [MARJ= %1,5] formülü ile hesaplanacağı ve---- Enerjisi Birim Fiyatı için 0,5 TL/kWh ‘tan yüksek
olamayacağının kararlaştırıldığı halde, mahkememizce alınan usul ve yasaya uygun kök ve ek bilirkişi raporlarında davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda bu maddeye
uyulmadan fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sözleşme kapsamında yer alan ve abonelik listesinde bulunan ----(Abone No: ----Abone No:----(Abone No:---- (Abone No
----) isimli oteller ile lojman (abone no:----- için 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin sözleşme ile belirlenen ---- Enerjisi Birim Fiyatı 0,5 TL/kWh tavan (üst) fiyat limitine
uyulmaması nedeniyle davacı için düzenlenen faturalarda ----enerji bedeli, fonlar ( EF, ---- ve BTV ) ve KDV
miktarı olarak toplam 744.052,92 TL fazla tahsilat yapıldığı bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiştir. Davalı taraf yapmış olduğu fazla tahsilatlar için elektrik piyasasındaki koşulların hızla değişmesi ve artan maliyetleri gerekçe göstermektedir. Dayanak olarak da iki haber sitesinde yer alan 15/10/2021 tarihli ve 12/01/2022 tarihli elektrik fiyatlarındaki artışa ilişkin haberleri göstermiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 03/12/2020 tarihli olduğu, fazla tahsilata sebebp olan faturaların ise haber tarihinden önceki dönemler olan 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin olduğu dikkate alındığından davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Basiretli bir tacirin işiyle ilgili alanın gerektirdiği alanın gerektirdiği teknik bilgiye, işin risklerine, risklere uygun önlemlere hakim olması gerekmektedir. Davalının sözleşme imzalar iken davacıya ait işyerlerinin otel olduğunu, tüketim hacmini öngörerek bir birim fiyat belirlemesi gerekmekte idi. Davalı basiretli davranmayarak sözleşmede belirlediği birim fiyatın üzerinde fiyatlandırma yapmıştır. Üstelik fazla fiyatlandırmayı sözleşmenin kuruluşundan kısa bir süre sonra yapmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre de basiretli bir tacirin TBK m. 138 bağlamında aşırı ifa güçlüğü sebebiyle sözleşmenin uyarlanmasını talep hakkı olmadığı gibi davalının sözleşmenin uyarlanması ile ilgili bir talebi de olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davalının davacıdan fazladan tahsil ettiği 744.052,92 TL'nin davacıya iadesi gerekmekte olup davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1. maddeleri uyarınca muaccel bir borcun alacaklısı tarafından bir ihtarname ile temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemez. Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunludur. Bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez. Yargıtay ----- HD.'nin -----. Sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Somut olayda davacı tarafından davalıya temerrüt için ihtar gönderilmiş ise de ihtarnamede belirli bir borç miktarı bulunmadığından ve temerrüdün şartları oluşmadığından kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; sözleşme ve fatura birim fiyat farklılığı sebebiyle fazladan tahsil edilen 744.052,92 TL'nin dava tarihi olan 14/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Karar harcı 50.826,25. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78. TL harç ile 12.535,79. TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan, 38.119,68. TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 170,78. TL peşin nispi harç ve 12.535,79. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.787,27. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
-
Davacı tarafından yapılan 287,00. TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.787,00. TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 110.167,41. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29