İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/196 E. 2024/481 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/196
2024/481
5 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/196
KARAR NO : 2024/481
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2021
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile -----arasında gerçekleşen --- 0,5mg ve --- 1.5mg enjeksiyonluk çözelti tozu içeren ---- adlı ilaçların alımı ve ilaçların miadının dolması sebebiyle müvekkilinin zararının doğduğunu, --- 30/09/2019 tarihinde davalı ile birleşerek infisah olduğunu, davalı ile birleşen ----. tarafından --- 0,5mg ve ---- 1.5mg enjeksiyonluk çözelti tozu içeren ---- adlı ilaçlar için tek seferde toplu alım yapılması durumunda hastalara dair olası ölüm ya da tedavi terki, ürünün ruhsatlanması veya regülasyon değişiklikleri nedeniyle ürün tedarikinin müvekkili tarafından mümkün olamaması halinde kalan ürünler için geri alım garantisi verildiği hususunun 18/07/2014 tarihli yazı ile müvekkiline taahhüt edildiğini, davalı ile birleşen ----- 06/12/2016 tarihli, ----- nolu fatura ve 18/04/2017 tarihli, ---- nolu fatura ile toplam 6250 kutu/adet ---- 1.5mg 1 ----- ve 225 kutu/adet ---- 0,5mg 1 -----isimli ilaçların alındığını, söz konusu ilaçların Sosyal Güvenlik kapsamında tedarik yetkisinin 08/05/2017 tarihinde ------ Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne geçtiğini, bu süreçte müvekkilinin hastalara sadece ücretli olarak söz konusu ilaçları tedarik ettiğini ve elinde kalan 1839 adet/kutu ---- 1.5mg 1 ----- ve 40 adet/kutu --- 0,5mg 1 ----- ilaçların miadı dolarak 19/11/2019 tarihli tutanaklar ile imha edildiğini, anılı faturalarda belirtilen adet/kutu fiyatları/bedelleri üzerinden yapılan hesaplama gereği müvekkilinin zararının toplam 176.427,91-Euro olduğunu, müvekkiline geri alım garantisi veren ---- firmasının davalı tarafından devralınması sebebiyle husumetin davalıya yöneltilmesi zaruretinin doğduğunu, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 21/01/2020 tarihli mail ekinde imha tutanakları gönderilerek ilaç bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, sonrasında ---- Noterliği'nin 12/03/2020 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarlarına karşı keşide edildiğini, davalı tarafından keşide edilen ----Noterliği'nin 21/04/2020 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarı ile taahhütnamenin paylaşılmasının talep edildiğini, ---- Noterliği'nin 23.07.2020 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarname ekinde taahhütname suretinin tebliğ edildiğini, davalı vekili ile yapılan mail yazışmalarında talep edilen belgelerin gönderilerek 16.10.2020 tarihli mail cevaplarında da ihtarname içeriğinde bedel açısından hataya düşüldüğünün ve toplam zararın 176.427,91 Euro olduğu belirtilerek ödenmesinin talep edildiğini, aradan geçen sürede uzlaşmanın sağlanmadığını, müvekkili zararının tahsili için ---- Arabuluculuk Bürosuna yapılan Büro Dosya No: ----- Arabuluculuk No: ---- sayılı arabuluculuk dosyası ile yapılan dava şartı arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 176.427,91-Avro alacağın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin muamele merkezi itibari ile davada ----- Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya ilaç satışında bulunmadığını, taahhütnamenin müvekkili yetkili temsilcilerince imzalanmadığını, müvekkilinin sorumluluğunu doğuracak yasal ve akdi bir dayanak olmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddinin gerektiğini, yine mübrez taahhütname doğrultusunda açılan davanın haksız olup, davacının tazminat talep edemeyeceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarih, ----- esas ve ----- karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş ve Mahkememizin ----- Esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce; ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ---- ait tüm ticaret sicil kayıtları, ---- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortaları Genel Müdürlüğü'nden dava konusu ---- 0,5mg ve ---- 1.5mg enjeksiyonluk çözelti tozu içeren ----- adlı ilaçların tedarik yetkisinin belirlenmesine dair 05/02/2017 tarihli ve 08/05/2017 tarihli yazılar ile varsa bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile bu yazıların davacı ---- İktisadi İşletmesi'ne tebliğ edilip edilmediği hususu ve tebliğe ilişkin evrakları ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş ve bir nitelikli hesap uzmanı ile bir sektör bilirkişisin den oluşan bilirkişi heyetinden kök rapor alınmış, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda da ek rapor alınarak tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 21/06/2023 tarihli, -----esas ve ---- Karar sayılı ilamı ile; uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı gibi uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı kanaatiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi ile, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve dosya yeniden Mahkememize gönderilmiştir.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespitler uyarınca; davacı ve --- -arasında --- 0,5mg ve ----- 1.5mg enjeksiyonluk çözelti tozu içeren ---- adlı ilaçların alımı hususunda anlaşma yapıldığı, dosya kapsamı ve ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı uyarınca ---- sicil nolu ------ şirketin tasfiyesiz infisah nedeniyle sicil kaydının 30.09.2019 tarihinde terkin edildiği, şirketin ----- sicil nolu davalı ---- tarafından devir alındığı, davacının davalı ile infisah yoluyla birleşen ---- Tarafından verilen 18/07/2014 tarihli geri alım garantisi taahhüdü içeren yazısına istinaden, söz konusu ilaçların sosyal güvenlik kapsamında tedarik yetkisinin 08/05/2017 tarihinde ----- Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne geçmesi nedeniyle miadı dolan ilaçların imha edilmek zorunda kalındığı ve bu surete zarara uğradığı iddiasıyla zararın tazmini maksatlı işbu davayı açtığı, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı uyarınca; 20/01/2022 tarihli ---- Birliğine yazdıkları yazı ile, birliklerince temin edilen dava konusu ilaçların temin işlemlerinin 07/02/2017 tarihinden itibaren kurumlarınca gerçekleştirileceği ve bu tarihten itibaren söz konusu işlemler için kurumlarınca ödeme yapılmayacağının bildirildiği, ancak söz konusu ilaçların kurumca teminine ilişkin planlamalar çerçevesinde bu ilaçların bir süre daha -----tarafından temini uygun görülerek ilaçların ----- tarafından 01/05/2017 tarihine kadar teminine devam edilebileceğinin bildirildiği, dava konusu ilaçların kurumca teminine ilişkin sürecin tamamlanması sonrasında ise söz konusu ilaçların 15/05/2017 tarihinden sonra temini halinde ödeme yapılmamasına karar verilerek ---- bildirimde bulunulduğu bilgisinin yer aldığı, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nün ---- - hitaben yazılmış 25/01/2017 tarih ve----- sayılı ve Yurt dışından İlaç temini işlemleri konulu yazısı ile; sağlık giderleri kurumları tarafından karşılanan sigortalı ve hak sahiplerinin tedavileri için gerekli görülen ancak ülkemizde ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde çeşitli nedenlerle üretilmeyen veya ithalatı yapılmayan ilaçların yurt dışından temini işlemlerinin Kurumları ile ---- arasında imzalanmış 01/05/2016 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Yurt Dışından Şahsi Tedavi İçin Reçete Bazında İlaç Teminine İlişkin Protokol" kapsamında yürütüldüğü, kurumlarının Sağlık Bakanlığı tarafından şahsi tedavi için yurt dışından ilaç temini yapma hususunda 20/07/2016 tarihinde yetkilendirildiği, yine 05/02/2017 tarihli ve----sayı numaralı Yurtdışı ilaç konulu yazıda da; ----- sayılı yazılarına ilgi tutularak, yazı ekindeki ilaç kalemlerinde üretici/tedarikçi firmalar kaynaklı değişikliklere gidildiği, faaliyetlere ekte yer alan güncel ilaçlar ile başlanacağı, bununla birlikte kurumları ile ---- arasındaki "Yurt Dışından Şahsi Tedavi İçin Reçete Bazında İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 01/05/2017 tarihine kadar yürürlükte olduğu göz önüne alınarak bahsi geçen ilaçların teminine Kurumları yanında anılan protokol çerçevesinde ---- tarafımdan da devam edilebileceği bilgisinin yer aldığı, SGK Genek Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nün ---- Birliği'ne hitaben yazılmış 10/05/2017 tarih ve -----sayılı yazısında ise; Sağlık giderleri Kurumları tarafından karşılanan sigortalı ve hak sahiplerinin tedavileri için gerekli görülen ancak ülkemizde ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde çeşitli nedenlerle üretilmeyen veya ithalatı yapılmayan ilaçların yurt dışından temini işlemlerinin Kurumları ile ---- arasında imzalanmış 02/05/2017 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Yurt Dışından Şahsi Tedavi İçin Reçete Bazında İlaç Teminine İlişkin Protokol" kapsamında yürütüldüğü, kurumlarının Sağlık Bakanlığı tarafından şahsi tedavi için yurt dışından ilaç temini yapma hususunda yetkilendirildiği, gönderilen tabloda barkod numaraları ve isimleri yer alan ilaçların temin işlemlerinin 15/05/2017 tarihinden itibaren kurumlarınca yürütüleceği ve bu tarihten itibaren ---- tarafından temin edilen ilaçlar için kurumlarınca her hangi bir ödeme yapılmayacağı, reçete sahiplerinin bildirilmesinin istendiği hususlarının bildirildiği, gönderilen tabloda dava konusu --- 0,5 mg 1 ---- isimli ---- 1,5 mg 1 ---- isimli ilaçların da bulunduğu; SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nün ----- Birliği'ne hitaben yazılmış 25/01/2017 tarih ve ------ sayılı ve yurt dışından İlaç temini işlemleri konulu yazısının 26/01/2017 tarihinde davacı ----- yetkilisince tebellüğ edildiği, bu yazıda ekli listede barkod numaraları ve isimleri yer alan ilaçların temin işlemlerinin 07/02/2017 tarihinden itibaren kurumlarınca yürütüleceği ve bu tarihten itibaren ---- tarafından temin edilen ilaçlar için kurumlarınca her hangi bir ödeme yapılmayacağı hususunun bildirildiği, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü'nün ------ hitaben yazılmış 05/02/2017 tarih ve ----- sayı numaralı Yurtdışı ilaç konulu yazısı ile de, kurumları ile ---- arasındaki "Yurt Dışından Şahsi Tedavi İçin Reçete Bazında İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 01/05/2017 tarihine kadar yürürlükte olduğu göz önüne alınarak bahsi geçen ilaçların teminine kurumları yanında anılan protokol çerçevesinde ---- tarafından da devam edilebileceği bilgisinin yer aldığı, 18/07/2014 tarihinden beri, dava konusu ilaçları ithal eden ----- aylık ilaç kullanım miktarını, depo stok durumunun ne şekilde olacağını, sipariş miktarının ne olabileceği konusunda yeterli tecrübeye ve bu tecrübeyi sağlayacak veri girişine sahip olmasının bekleneceği, stok yönetimi gereği tedarikçi firma ile irtibat sağlanması, miadları yaklaşan ilaçların daha ileri miadlı ilaçlar ile değiştirilmesi gerekirken bu davranışın sergilenmediği, dava dosyasında bu irtibat ile ilgili herhangi bir yazışma tespit edilemediği hususları göz önüne alındığında, bu yöndeki bilirkişi raporunda yapılan tespitler de nazara alınarak, Eczacılar ve Eczaneler hakkındaki yönetmeliğin 6/c maddesi ile Ecza depoları ve Ecza Depolarında Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 26. Maddesine açıkça aykırı davranıldığı kanaatine varılmıştır.
SGK tarafından söz konusu ilacın tedarikinin 07/02/2017 tarihine kadar yalnızca kendisi tarafından yapılacağını davacıya bildirmiş olmasına ve davacının elinde bulunan stoklar nedeniyle bu süre 15/05/2017'ye kadar uzatılmış olmasına rağmen, davacının bu süreç içerisinde davalı ile son kullanma tarihi yaklaşmış ilaçların iadesine / değişimine yönelik olarak iletişime geçtiği hususunu ispatlayamadığı, her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde bu yönde yazışma yapıldığına yönelik mail yazışmalarını dosyaya sunmuş ise de; davacı tarafın dava ve cevaba cevap dilekçesi eklerinde bir kısım mail yazışmaları yer almakla birlikte rapora itiraz dilekçeleri ekinde sunduğu söz konusu ilaçların geri alınmasına yönelik taleplerini içeren mail yazışmalarının ancak rapora itiraz aşamasında sunulduğu, Mahkememizin 27/04/2022 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyede, "...davetiyenin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dilekçenizde gösterdiğiniz ancak henüz sunmadığınız belgeleri Mahkemeye sunmanız veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmanız, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız, HMK'nun 150/1 maddesi gereğince belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrünüz olmadan ön inceleme duruşmasına gelmediğiniz takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtar olunur." şerhi yazılmak suretiyle verilen kesin sürede bu mail yazışmalarının sunulmadığı, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında süresinden sonra sunulan delillere Mahkememizce muvafakat edilemediği; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca hertacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, tüm ticarî faaliyetlerinde sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve tedbirli davranarak işlemlerini organize etmek zorunda olup, bu kapsamda gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması kabul edilebilecek bir durum olmadığı, işlettiği ticari işletme dolayısıyla tacir sayılan ve sürekli olarak yurt dışından ilaç tedariki yapan davacının bu tür konularda tecrübeli olduğu ve ihtilaf bazında basiretli davranması gerektiği, veri değerlendirilmesi yapılmadan ilaç siparişi verilmesi ve stok kontrolü yapılmadan ilaçların imhasına kadar yapılması gereken işlemlerin yapılmaması sebepleriyle gereken özenin gösterilmediği, dolayısıyla davacının ilaç imhası ve oluşan zararda kusurunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 32.935,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariye yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 228.354,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19